Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi: Eser sözleşmesinden kaynaklanan iletken teslimatı alacağı uyuşmazlığında itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki belgede, taraflar arasında imzalanan iletken satışına ilişkin protokol kapsamında, davalıya faturası kesilen ancak tamamı teslim edilmeyen malzemelerin bedelinin tahsili amacıyla davacı tarafından başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasına dair istinaf başvurusu incelenmekte olup; davacı, 300 km malzeme bedeli için faturanın düzenlendiğini, yapılan peşin ödemelere rağmen 195 kmlik kısmın teslim edilmediğini, ihtarname ve iade faturalarına rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlattığını ileri sürerken, davalı taraf protokolü imzalayan kişinin şirket adına imza yetkisinin usulüne uygun olmadığını iddia etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: ████████ - Karar No: ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
NUMARASI : ████████ ████████
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında "300 km MCM ACSR Pheasent İletken" satışına ilişkin 01.10.2019 tarihinde Protokol imzalandığını, protokole göre, satış konusu toplam malzeme bedeli olan 1.423.501 USD + KDV tutarında 38675 no'lu 01.10.2019 tarihli faturanın teslimden önce peşin düzenlendiğini, fatura konusu malzemelerin fatura tarihinde henüz teslim edilmediği ve irsaliyesiz olarak düzenlendiğini, sözleşmede malzemelerin yalnızca alıcının yetkili temsilcisinin imzası karşılığında teslim edileceğinin, alıcının yetkili imzasını taşımayan belgelerin geçersiz olacağının, malzeme bedelinin ayıpsız teslime müteakip 120 gün vadeli çekle ya da aynı vadeli banka havalesi yoluyla ödeneceğinin, alıcının (davalının), faturalar her iki tarafın ticari defterlerine işlenmiş olsa dahi istediği zaman faturanın iptalini (iadesini) talep etme hakkına sahip olduğunun ve bu durumda satıcı tarafından herhangi bir bedel talep edilmeyeceğinin, alıcının, bobin boylarını sevk tarihinden 60 gün önce satıcıya bildireceğinin, satıcının malzemeleri alıcının bildireceği sürede eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim etmekle yükümlü olduğunun kararlaştırıldığını, henüz ödeme yükümlülüğü doğmamış olmakla birlikte, şirketler arasındaki iyi ticari ilişkiler kapsamında ve davalı şirket yetkilisinin talebi ile 1.321.846,40 USD ve 724.349,91 TL tutarında ödemeler yapıldığını, TL tutarının KDV tutarına ilişkin olduğunu, davalı şirket tarafından sözleşme kapsamında satışı ve teslimi yüklenilen toplam 300 km malzemenin yalnızca 105 km kısmı müvekkili şirkete teslim edilmiş olup, tüm yazılı ve sözlü taleplere rağmen bakiye 195 km malzemenin teslim edilmediğini, malzemelerin teslim edilmemesi üzerine davacı tarafından Adana 16. Noterliği'nin 23.12.2020 tarih ve 9138 yevmiye no'lu ihtarnamenin keşide edilerek, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren bakiye 195 km iletkenin teslim edilmesinin aksi takdirde 1.423.501 USD tutarındaki faturanın teslim edilmeyen malzeme tutarında iade edilerek ödenen bedelin ticari faizi ve diğer fer'ileriyle talep ve dava edileceğinin ihtar edildiğini, söz konusu ihtarnamenin davalıya 08.01.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen ihtarnameye hiçbir cevap verilmediğini ve ihtarname konusu malzemelerin davacıya teslim edilmediğini, ihtarname tebliğine rağmen davalı şirket tarafından malzemelerin teslim edilmemesi üzerine davacı tarafından teslim edilmeyen malzeme tutarında 30.01.2021 tarihli GOK2021000000005 no' lu 812.645,83 USD + KDV bedelli iade faturası düzenlendiğini, söz konusu iade faturasına istinaden davalı tarafından 30.01.2021 tarihli GIB2021000000056 no'lu iade faturasının düzenlendiğini, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine ve hukuka uygun olmadığından, müvekkili tarafından Adana 16. Noterliği'nin 03.02.2021 tarih ve 1045 yevmiye no'lu ihtarnamenin keşide edilerek söz konusu faturanın iade edildiğini, ayrıca ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde 812.645,83 USD + KDV' nin şirket hesabına ödenmesinin ihtar edildiğini, ödeme ihtarı 12.02.2021 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmiş ve verilen süre içinde ödeme yapılmaması üzerine Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı dosyası kapsamında 812.645,83 USD ve 469.856,64 TL tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının 01.03.2021 tarihli dilekçe ile herhangi bir gerekçe göstermeksizin icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun ticari alacağa ilişkin olması sebebiyle arabuluculuğa başvurulduğu ve anlaşmaya varılamadığını ileri sürerek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu sözleşmeleri şirketi temsilen...'in imzaladığını ancak Bozüyük Noterliği'nin 17.04.2020 tarih ve 04786 yevmiye numaralı imza sirkülerinde temsile ilişkin A,B,C, ve D grubu olmak üzere dört gruba ayrıldığını, Yalın Zeybek'in yetki kullanım şeklinin müştereken olduğunu ve B grubu imza yetkilisi olduğunu,...'in yetkisinin ...A.Ş'de çalıştığı dönemde şirketin B grubu imza yetkililerinden olduğunu ve yetkinin kullanım şeklinin müştereken olduğunu, bu nedenle yetkisini aşarak sözleşmeyi imzaladığını, davalının sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirerek ürünleri teslim ettiğini, elektrik üretim hatlarının ... tarafından ihale edildiğini, bu ihalelerin genelde ... A.Ş. adlı şirketçe alındığını, ...'ın elektrik iletim hatlarında kullanılan ürünlerin çoğunu davalının ürettiğini, ...'ın aldığı her ürün için test raporu düzenlediğini, kayıt altına aldığını, her hattın numarası olduğunu, ...'ın hangi miktarda hangi malın hangi üreticiden geldiği bilgisine sahip olduğunu, davacı şirketin... A.Ş.'ye mal sağladığını, davacının da kabul etmiş olduğu üzere 105 km'lik malı davacıya teslim ettiğini, bu ürünleri ...'ın H605 referans numaralı projesinde kullanıldığını, 195 km'lik ürünü ise davacının sözlü ve e-mail talimatları ile... şirketinin ... kapsamında yapımını yüklendiği projelere teslim ettiğini, davalının protokole konu malları davacının talimatları ile... şirketinin ...'dan aldığını ve ihale projelerine uygun olarak teslim ettiğini, işin aciliyeti ve zorunlulukları gereği bu şekilde yapıldığını, davacının ilerleyen süreçte kötü niyetli olarak kendisine teslimat yapılmadığı gerekçesi ile icra takibi başlatıldığını savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, protokol başlıklı 01.10.2019 tarihli sözleşme incelendiğinde; alıcının.... A.Ş., satıcının... A.Ş., satıcının 1.423.501,00 USD + KDV tutarındaki 300 km 1272 MCM ACSR Pheasant iletkeni, ...'ın teknik şartnamelerine uygun bir şekilde imal ederek, alıcıya teslim edeceği, alıcınında, eksiksiz ve ayıpsız teslim sonrasında ödemeyi taahahüt ettiği, satıcının toplam malzeme bedeli için 38675 nolu 01.10.2019 tarihli 1.423.501,00 USD +KDV tutarında faturayı düzenlediği, fatura (malzemeler henüz alıcıya teslim edilmediğinden) irsaliyeli fatura olmayacağı, satıcı tarafından bu faturaya ilişkin olarak imal edilmiş veya edilecek iletkenin henüz alıcıya teslim edilmediği, 1.423.501,00 USD + KDV tutarındaki fatura bedelinin tamamının ancak tüm malzemeler eksiksiz ve ayıpsız olarak alıcıya teslim edildikten sonra, en az 120 gün vadeli çekler ya da aynı vadeli banka havalesi oluyla ödeneceği, malzemelerin yalnızca alıcının yetkili temsilcisinin imzası karşılığında teslim edileceği ve alıcının yetkili imzasını taşımayan belgenin geçersiz olacağı, uyuşmazlıkta Ankara mahkemelerinin yetkili olacağı hususlarının kararlaştırılmış olduğu, sözleşmeyi davalı adına kaşesi üzerine tek imzanın temsil ettiğinin görüldüğü, davalı vekilinin, sözleşmeyi imzalayan...'in şirketin genel müdürü olduğu ancak tek başına imza yetkisinin olmadığı, yetkisini aşarak sözleşmeyi imzaladığı ve bu sözleşmenin kendilerini bağlamadığı yönündeki itirazının ise, davalı şirketin söz konusu protokol kapsamında faturayı düzenlediği ve karşılığı ödemeyi aldığı gibi bir kısım kabloyu da teslim ettiğinden, itiraz ettiği yetersiz imzayı benimsendiğinin anlaşıldığı, bu aşamada sözleşmenin geçersizliği ve imzanın kendilerini bağlamayacağı yönündeki itirazının dinlenilmediği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafından davacıya satılan ve bedeli teslimden önce ödenen 300 km kablonun, 195 km'lik kısmını teslim edilip edilmediğine ilişkin olduğu, davacı vekili, 300 km kablonun, 105 km'sinin teslim edildiğini ve bunun ...'ın H605 referanslı Yeniçates-Bartın EİH projesinde kullanıldığını ancak H410 referanslı Akkuyu - Konya (2.Kısım)EİH projesi için alınan 195 km kısmının teslim edilmediğini, davalı vekili ise, 300 km kablonun tamamının teslim edildiğini, 105 km'lik teslim edilen ürünleri ...'ın H605 referans numaralı projesinde kullanıldığını, 195 km'lik ürünün ise davacının sözlü ve e-mail talimatları ile... şirketinin ... kapsamında yapımını yüklendiği projelere teslim edildiğini iddia ettiği, davalı vekilinin 195 km'lik kablonunda teslim edildiği ve davacının dahil olduğu ve... ile birlikte yürüttüğü ... projelerinde kullanıldığı iddiası ve talebi üzerine ...'dan......A.Ş'nin tüm projelerinin ve projelerin alt yüklenicilerinin, daval...A.Ş.'nin ürünlerinin kullanıldığı proje bilgilerinin, davacı .....A.Ş.'nin aldığı proje olup olmadığı, varsa bilgileri ile H605 referans numaralı projeye ilişkin mal teslimlerinin hangi şirket tarafından yapıldığı hususlarında bilgi istenilmesi üzerine, ... tarafından binlerce projenin bulunduğu belirtilerek, ilgili projelere ilişkin açıklayıcı bilgilerin sunulması halinde bilgi verileceğinin bildirildiği, bu yazı sonrası davacı vekilinin ilgi projelere ilişkin bilgiyi sunması üzerine, yeniden ...'a yazı yazıldığı ve 06.06.2022 tarihli yazı ile ekinde 2009 H605 referanslı Yeniçates-Bartın EİH projesi ile H410 referanslı Akkuyu-Konya 2.Kısım EİH projesi yönünden bir kısım dokümanların gönderildiği, talimat mahkemesi vasıtasıyla davalının ticari defteri üzerinde mali müşavir bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alındığı, daha sonrasında elektrik yüksek mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesap uzmanından oluşturulan heyetten 01.12.2022 tarihli raporun alındığı, ...'a yeniden müzekkere yazıldıktan sonra ek rapor alındığı, taraf itirazları üzerine 2. Ek raporun dosyaya kazandırıldığı, tüm dosya kapsamı, dava, cevap, 01.10.2019 tarihli satış protokolü, faturalar, davacı ödeme belgeleri, tarafların ticari kayıt ve belgeleri, ... den celp edilen kablo test raporları ile bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek raporlar birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 01.10.2019 tarihli sözleşme gereğince, üretici/ satıcı davalının 300 km 1272 MCM ACSR Pheasant iletkeni ...'nin teknik şartnamelerine uygun bir şekilde imal ederek, 1.423.501,00 USD + KDV bedel karşılığında alıcı davacıya teslim etmeyi taahhüt ettiği, davalının imal ederek teslimi yapmadan sözleşme gereğince 01.10.2019 sözleşme tarihli 1.551.616,09 USD bedelli, yine 27.03.2020 tarihli 10.699,53 USD bedelli olmak üzere toplam 1.562.315,62 USD tutarında iki adet faturayı düzenleyerek davacıya teslim ettiği, davacı tarafından ticari kayıtlara alındığı ve karşılığında 1.451.593,62 USD ödendiği, bu faturalar ve ödemelerin her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu gibi tarafların kabulünde de olduğu, davacı tarafından, bu ödemeye karşılık sadece 105.300 metre kablonun teslim edildiği, bakiye 195 km kablonun teslim edilmediği iddia edilerek, fazla ödemenin iadesini talep edildiği, davalının ise, bakiye 195 km'lik kablonun, davacının sözlü ve e-mail talimatları ile... şirketinin ... kapsamında yapımını yüklendiği projelere teslim edildiğini belirttiği, davalının teslim iddiası yönünde ...'den celp edilen yazı içerik ve eklerinde, sadece bu satış sözleşmesi kapsamında teslimi gereken 300 km kablonun 105 km'lik kısmının ...'ın H605 referans numaralı projesinde kullanıldığı, test raporlarında ve davacı kabulleriyle anlaşıldığı, davalı tarafın 195 km kısım yönünde, bu kablonun ...'ın H.410 referanslı Akkuyu – Konya (2.kısım) EİH projesi için davacının sözlü ve e-mail talimatları ile... şirketine teslim edildiği yönünde iddiada bulunduğu ancak malzemelerin kim tarafından teslim alındığına ilişkin... şirketi yetkilisi veya ... yetkililerinin imzasını içeren bir belge sunulamadığı gibi, celp edilen bu projeye ilişkin test raporlarında, davalıya ait bir test raporunun bulunmadığı vede bu projede üçüncü şirketlere ait kablolara ait test raporların bulunduğunun anlaşıldığı, yine, dava dışı ... şirketinden kendilerine gönderilen e-maillerin ispata elverişli olmadığının görüldüğü, ayrıca ...'ın H605 referans numaralı projesinde kullanılan 143.340 metre iletkene ait gönderilen “Malzeme Muayene Protokolü" test raporunun
04.05.2018 tarihli olduğu, oysaki dava konusu 300 km iletkene ilişkin protokolün 01.10.2019 tarihli, yani bu satım öncesine ilişkin olduğu, davalının bu 195 km kabloya ilişkin teslimi ispat edemediği, sözleşme kapsamında edimini yerine getirmediği, davacının ödediği bedelin, 105 km teslim edilen kabloya isabet eden kısmı dışındakinin fuzuli olduğu görülmekle, davacı tarafından bu kısmına yönelik tahsil istemli başlattığı icra takibine, davalının yaptığı itirazın haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, takip konusu alacak miktarı likit olduğundan davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece yetkisiz çalışanın imzalamış olduğu sözleşmenin geçerli kabul edildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı icra dosyasında takibe itiraz edilmesi ve takibin durması sonucu itirazın iptali davası açıldığını, davacı iddialarının dayanağı olarak müvekkili şirket ile arasında imzalandığını ileri sürdüğü 01.10.2019 tarihli sözleşmeyi sunduğunu ancak söz konusu sözleşmenin müvekkili şirketin yetkilileri tarafından imzalanmamış olup, sözleşmenin müvekkili şirketi bağlamasının kabul edilemeyeceğini, cevap dilekçesinde ayrıntıları ile açıklandığı üzere müvekkili şirketin 1977 yılından beri Bahreyn merkezli faaliyet gösteren ... iştiraki bir şirket olup, ...'in aralarında Türkiye'nin de bulunduğu dört farklı ülkede ticari faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin, ülkemize döviz kazandıran yabancı sermayeli bir şirket olmasının yanısıra, ülkemizdeki elektirik dağıtımının yapıldığı iletken tellerin %75'inin tek başına üreticisi olduğunu, davacı ile müvekkili arasında imzalandığı ileri sürülen ve iddia edilen sözleşmelerin hiç bir şekilde müvekkili şirket tarafından kabul olunmayan, şirketin eski çalışanı... tarafından yetkisiz imzalandığı anlaşılan sözleşmeler olup, ...'in ise, ...Kablo şirketinde 14.12.2020 tarihine dek çalıştığını, yetkisini aşarak gerçekleştirdirdiği işlemler nedeni ile görevlerinin gereklerini yerine getirmeyerek şirkete zarar verdiği yönünde yapılan ön tespitler gereği iş akdinin 14.12.2020 tarihinde sonlandırıldığını, müvekkili şirketin temsiline ilişkin kuralların ayrıntılı olarak düzenlenerek Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunduğunu, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 22.12.2015 tarihli sayısında ilan edilen 1 no'lu ve 08.12.2015 tarihli İç Yönergenin üçüncü bölümü 7.maddesinde "Temsil ve İlzam yetkisi" düzenlenmiş olup, bu iç yönerge ve Bozüyük Noterliği'nin 17.04.2020 tarih ve 04786 yevmiye numaralı imza sirküleri incelendiğinde, ...'in yetki kullanım şeklinin müştereken ve B grubu imza yetkilisi olduğunun görüleceğini, buna göre...'in yetkisi irdelendiğinde ......A.Ş'de çalıştığı dönemde şirketin B grubu imza yetkililerinden olduğunun ve yetkinin kullanım şeklinin müştereken olduğunun, buna ek olarak maksimum 350.000 USD ile sınırlı olduğunu, ...'in dava konusu sözleşmeyi imzalama yetkisinin bulunmadığını, söz konusu sözleşmenin tek imza ile ve 350.000 USD'lik yetki sınırı aşılmak sureti ile imzalandığının açık olmasına rağmen mahkemece söz konusu sözleşmenin geçerli kabul edildiğini, mahkemenin, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak imzaladığı sözleşme ekinde, sözleşmenin karşı tarafı adına sözleşmeyi imzalayan kişinin gerçekten sözleşmeyi imzalamaya ehil olup olmadığını sorgulamamasını ve imza sirküleri örneklerinin sözleşme eklerinde yer almamasını kararında dikkate almadığını, Ticaret Sicil Gazetesi aleni olup, ilan edildiğinde üçüncü kişileri bağlar nitelikte olduğunu, basit bir inceleme ile internet üzerinden herkesin erişimine açık olan Ticaret Sicil Gazetesinin davacı tarafından incelenmemesi ve sözleşme eklerinde imza sirkülerinin aranmamış olmasının, davacının kendi kusuru olduğunu ve bu kusurun müvekkiline yükletilemeyeceğini, bu nedenlerle de aksi yöndeki mahkeme kararının yerinde olmadığını, 03.11.2021 tarihli ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konularının tamamı çözüme ulaştırılmamış olup, bilirkişilere verilen görevin eksik yerine getirildiğini, bilirkişi heyetinin uyuşmazlık konularını çözümlemeye ehil hukukçu bilirkişi içermediğini, mahkemece 11.05.2022 tarihli 4 nolu ara kararda bilirkişilere verilen görevin "...Yukarıdaki ara kararlar yerine getirildikten sonra mahkememizce re'sen seçilecek bir mali müşavir, bir elektrik mühendisi, ve ticari işlerden anlar nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye dosyanın tevdii ile tarafların iddiaları, mahkememizce ön incelemede tespit edilen uyuşmazlık konularını açıklayıcı, ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporunun düzenlenmesine ..." şeklinde belirlendiğini, bilirkişilere verilen görevin ön incelemede tespit edilen uyuşmazlık konularında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor sunmak olmasına rağmen bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan kök ve ek heyet raporları incelendiğinde ön incelemede tespit edilen uyuşmazlıklardan biri olan "█████/2019 tarihli sözleşmeyi imzalayan...’in şirketi temsile yetkisi bulunup bulunmadığı, davalının yetki bulunmadığına ilişkin itirazı sonrasında infazının sözleşmeye icazet olarak değerlendirip değerlendirilemeyeceği" konusunun raporda irdelenmediğinin, zaten bilirkişi heyetinde bu belirtilen uyuşmazlık konusunu açıklamaya ehil uzman bulunmadığının anlaşılacağını, bu hususun bilirkişi raporlarına karşı sunulan yazılı beyanlarda mahkemeye bildirildiğini ve dosyaya hukukçu bilirkişi eklenmek suretiyle yeniden heyet oluşturularak rapor alınması talep edilmişse de, mahkemece bu eksikliğin giderilmediğini, mahkemeden toplanmasını istenilen tüm deliller toplamadan eksik delil ile karar verildiğini, kesinlikle davacı tarafından dosyaya sunulan ve müvekkili tarafından imzalandığı ileri sürülen sözleşmenin kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacının dosyaya sunduğu sözleşmenin ... projelerinde kullanılan MCM ACSR Pheasant İletken ürün alımına ilişkin olduğunu, ülkemizdeki elektrik iletim hatlarının ... tarafından ihale edilerek yaptırıldığını, bu ihaleleri genelde ......A.Ş. veya bu şirketin grup şirketlerinden ya da ihalelere girmek için şirket kurucuları ile aynı soy isimdeki başka aile üyeleri üzerine kurulmuş ancak yine ... şirketi yöneticileri tarafından yönetilen şirketler tarafından yüklenilidiğini, müvekkili şirketin üretim kapasitesi çok yüksek olup, ... elektrik iletim hatlarında kullanılan ürünlerin çoğunu da müvekkili şirketin ürettiğini, ...'ın aldığı her ürün için test raporu düzenlediğini, kayıt altına aldığını ve her hattın bir numarasının bulunduğunu, bu nedenle her ne kadar ihale yüklenicisi ... şirketi olsa da ... hangi miktardaki hangi malın hangi üreticiden geldiğinin bilgisine sahip olup, bu kapsamda ... şirketi projelerine ürün teslimlerinin yapıldığının açıklandığını, mahkemece ...'tan bilgi sorulmasının istenildiğini, ...'tan verilen cevabın açıklayıcı olmaması üzerine davacıdan proje bilgilerin sorulduğunu, davacının H410 ve H605 nolu proje numaralarını dosyaya bildirdiğini ancak ...'tan bu numaralar kapsamında bilgi sorulup malzeme muayene test raporları istendiğinde proje yüklenicilerinin ... şirketi ve bu şirketin yöneticileri ile aynı soy isme sahip kişilerce kurulmuş ... A.Ş. olduğunun anlaşıldığını, buna ilişkin Ticaret Sicil kayıtlarının dosyaya sunulduğunu ancak yargılamanın çeşitli aşamalarında ...'tan dosyaya gönderilen bilgilerin eksik olduğunu, mahkemeden bu eksikliklerin giderilmesi talep edilmişse de, eksikliğin giderilmediğini, ...'ın verdiği cevaplarda H605 nolu projede 143,34 km müvekkili şirket ürününün kullanıldığının belirtildiğini ancak ...'ın yine davacının kabulünde olan ve ayrı bir teslimat olan 105 km'lik ürüne dair test raporu veya bilgi vermediğini, bu hususun ise bilirkişiler tarafından 3 farklı raporun dosyaya sunulmasına neden olduğunu, öncelikle bu eksikliğin giderilmesi istenilmişse de, mahkemece bu eksikliğin de giderilmeden eksik delile dayalı değerlendirme içeren birbirleri ile çelişkili bilirkişi raporlarını dikkate alınarak karar verildiğini, her iki teslimat birlikte değerlendirildiğinde 248,34 km'lik ürünün müvekkili tarafından teslim edilmiş olduğunun açıkça anlaşılmaktayken, mahkemece yalnızca 105 km'lik ürün teslim edildiği kanaatine varıldığını, kaldı ki davacının yargılama sırasında yazılı beyanı ile 143,34 km'lik ürünü de teslim aldığını ikrar ettiğini, bu ikrarın davacının 1. ek rapora beyan dilekçesinde "...H. 605 Bartın projesi 1. Kısım ve 2. Kısım olarak 2 kısımdan olusmaktadır. H.605 sözlesmesi imzalandıktan sonra 1. Kısım için 143,34 km malzemenin testleri yapılarak Midal’den teslim alınmıs ve kullanılmıstır. Bu husus hakkında bir uyusmazlık bulunmamakta olup..." şeklinde olup, görüldüğü gibi davacının H605 projesi için 105 km ve 143,34 km olmak üzere toplam 248,34 km'lik ürün teslim aldığını kabul ettiğini, davacının yargılamanın başında dava konusu sözleşmenin 605 nolu sözleşmeyi kapsadığını ve 105 km'lik ürünün yine bu proje kapsamında teslim edildiğini ifade ettiğini, bunun üzerine mahkemece ... kayıtları istenilmiş olup, gelen cevaplarda bu projede 143.34 km'lik daha ürünün teslim edildiğinin sabit olduğunu, davacının dilekçesinden alıntılanan ve bilirkişi raporunda da yer alan beyanları ile sabit olduğu üzere davacı 143,34 km'nin müvekkili Midal'den teslim alınarak kullanıldığını dava içinde ikrar etmiş olmakla, bununla birlikte müvekkili şirket ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafından müvekkili şirkete yapılmış başkaca bir ödeme görülmediğini, Bozüyük Talimat Mahkemesince müvekkili şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde gerçekleştirilen bilirkişi incelemesinde 143,34 km'lik ürünün teslimatına dair davacı tarafından yapılmış ayrı bir ödemenin tespit edilmediğini, yine mahkemece davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde de davacının müvekkili şirkete 143,34 km'lik ürün için başkaca bir ödeme yaptığının tespit edilmediğini, tarafların ticari defter ve kayıtları esasında davacının işbu davaya konu yaptığı ve iadesini istediği ödemenin 143,34 km'lik ürünü kapsadığını ispatladığını, davacının bunun aksini yani 143,34 km'lik ürün bedelinin ayrıca ödendiğini gösteren bir delili dosyaya sunmadığını, buna rağmen mahkemenin yalnızca 105 km'lik ürün teslimatı yapıldığını kabul edilerek, davanın kabulüne karar verilmesinin son derece yanlış olup, davacının haksız zenginleşmesine sebep olduğunu, ayrıca toplanması istenilen diğer delillerin de toplanmadan karar verildiğini, ... şirketi tarafından müvekkiline gönderilen ve davacıyı da ilgilendiren, mal teslimine ilişkin bir e-mail dosyaya sunulduğunu, davacı ile ... şirketi arasındaki ilişkinin ortaya çıkartılması ve müvekkili şirket teslimatlarının anlaşılabilmesi için bu delilin önem arz ettiğini, bu kapsamda ... şirketine müzekkere yazılarak dosyaya sunulan e-mailde geçen hesabın resmi şirket e-mailinden gönderilip gönderilmediğinin, davacı Gökkaya şirketi ile aralarında imzalanmış sözleşme olup olmadığı hususlarının sorulması, varsa dosyaya sunulmasının istenilmesi ve ayrıca dava dışı ... şirketinden davacı şirket ile aralarındaki ilişkinin açıklanmasının istenilmesinin mahkemeden defalarca yazılı olarak talep edildiğini ancak bu taleplerinin karşılıksız bırakıldığını, gerekçeli kararda da bu hususa dair bir açıklamada bulunulmadığını, mahkemece yetersiz ve birbirleri ile çelişkili bilirkişi kök ve ek raporları esas alınarak davanın kabulüne dair karar verildiğini, mahkeme dosyasından öncelikle 21.12.2022 tarihli kök bilirkişi raporu alındığını ve bu raporun hazırlanırken mahkemece ara karar kurularak ...'tan belge talep edildiğini, bu raporda ayrıca davacı şirketin davalı şirketten 812.645,83 USD kadar alacaklı duruma geçtiği şeklinde bir tespitte bulunulduğunu ancak bu tespitin davacının ticari defter kayıtlarındaki alacağın tespiti şeklinde bir görüş olup, alacağın kaynağına dair bir tespit yapılmadığını, ayrıca davacı ve ... şirketi arasındaki ilişkinin sadece bir iddia olduğu şeklinde yanlı bir tespitte bulunulduğunu, dosyaya sunulan e-mail hakkında ise "...E-mailin atıldığı hesabın dava dışı ... Şirketine ait bir mail hesabı olup olmadığı ve e-maili gönderen kişinin bu şirket adına işlem ve beyanda bulunmaya yetkili olup olmadığı hususlarının takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemeye aittir..." tespitinde bulunulduğunu, bu rapora karşı ayrıntılı olarak itiraz edildiğini ve mal teslimi iddialarının ispatı için öncelikle ... şirketi ile davacı arasındaki ilişkinin araştırılması için ... şirketine müzekkere yazılmasının talep edildiğini ancak mahkemece bu talebe karşılık verilmediğini, ...'tan talep edilen ek bilgi ve belgenin dosyaya celbinden sonra dosya 2.kez bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, bu aşamada ...'tan 143,34 km'lik ürüne ilişkin bilgi geldiğini, 19.06.2023 tarihli raporun dosyaya sunulduğunu ve bu raporda da bilirkişilerin 143,34 km ürünün teslim edildiğine kanaat getirerek davacı alacağının 641.697,62 USD + KDV olduğunun belirtildiğini, rapora itiraz edilerek, 143,34 km ve 105 km'nin de eklenerek toplamda 248,34 km'lik ürün teslim edildiğinin göz ardı edildiğinin açıklandığını, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasın talep edildiğini, mahkemece yeniden rapor alınmasına karar verildiğini, 08.10.2023 tarihli 2.heyet ek bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, bu raporun ise son derece yanlı, önceki rapor ile çelişkili bir rapor olup, bilirkişilerin bu kez 143,34 km'lik test raporunun tarihinin davaya konu edilen müvekkili şirket tarafından hiç bir zaman kabul edilmeyen sözleşmenin imza tarihinden daha eski olması nedeniyle bu teslimatın hesaplamaya dahil edilemeyeceğini belirttiklerini, bu değerlendirmenin yanlış olup, kabulü halinde davacının bu miktardaki ürüne ilişkin ayrı bir ödemesinin tarafların ticari defter ve kayıtlarında ayrıca görünmesi gerektiğini ancak taraf ticari defter kayıtlarında ayrıca bir ödeme kaydı bulunmadığını, bilirkişlerin fazla ödeme dedikleri miktarın esasında müvekkili tarafından teslim edilmiş olan 143,34 km'lik ürünün bedeli olduğunu, mahkemece de bu raporun dikkate alınarak müvekkili aleyhine karar verildiğini, dosyadaki 3 raporun da birbirinden farklı tespitler içeren farklı delillere dayanan çelişkili raporlar olduğunu, bilirkişi raporlarının denetime elverişli karar vermeye yeterli raporlar olmadığını, bu raporlara dayanılalarak karar verilmesinin Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına da aykırı olduğunu, bilirkişi kök ve ek raporlarını hazırlayan bilirkişilerin değerlendirmelerinin somut ve denetlenebilir verilere dayanmadığını, tamamen öznel ve soyut beyanlar olduğunu, sonuçları itibariyle taraflar üzerinde ağır ekonomik etkisi olacak olan bir yargılamanın bu şekilde çelişkili ve öznel değerlendirmeler içeren bilirkişi raporlarına dayanılarak neticelendirmesinin müvekkilinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, bu durumun hukuki belirlilik veya güvenlik ilkesi ile de çeliştiğini, mahkeme kararı tarafların iddialarının, uyuşmazlık konusunun bilirkişi raporunun ve dosyaya tedarik edilen bilgi ve belgelerin bir özeti niteliğinde olup, mahkeme kararında gerekçe belirtilmediğini, mahkeme kararının HMK'nın 27, 297.maddeleri ile Anayasa'nın 141.maddesinde düzenlenlemelere aykırı olup, istinaf ve Yargıtay denetimine el vermeyecek şekilde gerekçelendirilmeden hazırlanmış olduğunu ve dosyadaki belgelerde yer alan bilgilerden çıkarılan sonuçların hukuki denetime elverişli şekilde açıklanmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davalının dava konusu edilen 195 km iletkenleri davacıya veya davacının talimatı doğrultusunda 3.kişilere teslim edildiği hususunu yasal delillerle kanıtlayamamış olmasına, mahkemesince konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınan ve dosya kapsamına uygun, denetlenebilir kök, 1.ek ve 2.ek bilirkişi raporlarında iddia, savunma ve taraf itirazlarının değerlendirildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 419.568,53 TL istinaf karar harcından peşin alınan 104.893,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 314.675,53 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04.06.2025 Tarihli Resmî Gazete’de Yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi dikkate alınarak belirlenen temyiz kesinlik sınırı ve HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!