İzmir Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde basın sektöründe marka tecavüzü, iltibas ve tazminat talepli hukuki dava.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, basın ve gazetecilik sektöründe faaliyet gösteren davacının, davalının "..." gazete ve ".../" internet adresi kullanımının kendi tescilli "..." ve "... İzmir" markalarına tecavüz oluşturduğunu, benzer kullanımların karışıklığa yol açarak haksız rekabete, çevrimiçi trafik ve kazanç kaybına neden olduğunu, bu durumun bir bilirkişi raporuyla da desteklendiğini iddia ederek tecavüzün durdurulması ve tazminat talebinde bulunması; davalının ise kendi "..." markasının 2008 yılından beri basılı ve çevrimiçi olarak meşru şekilde kullanıldığını, davacı markalarıyla yeterince ayırt edici olduğunu, farklı sınıflarda tescilli olmaları nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunmadığını ve davanın reddedilmesi gerektiğini savunması üzerine kuruludur.

T.C.
İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ███████DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025Davacı vekili tarafından █████/2024 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Yayıncılık İletişim San. ve Tic. A.Ş. "..." ve "... izmir" markalarının sahibi olduğunu uzun yıllardır basın sektöründe hizmet vermekte ve ülke genelinde gazetecilik yapan ve bilinirliği yüksek bir şirket olduğunu, geleneksel satış kanalının yanında müvekkilinin şirketi ayrıca internet kanalıyla online platformlarda hesaplara sahip olduğu buralarda .../ intenet sitesi,.../ sayfalarından hizmet sağlamakta olduğunu, taraflarınca davalı kurumun “..." şeklindeki gazete ve ".../” şeklindeki URL kullanımı ile basın, yayın ve gazetecilik sektöründe haksız kazanç elde ettiği ayrıca müvekkilinin adına tescilli yenigün markasına tecavüzde bulunduğu istihbar edilmiş olduğu, akabinde durumun tespiti amacıyla taraflarınca İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası ikame edilmiş, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ile; "Muhalefete konu ibarenin aynı ya da aynı türden mal ve hizmetleri içerdiği, iki ibarenin görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduğu, karıştırılma ihtimalinde ölçü olarak kabul edilen ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali oluşturabileceği, karıştırılma ihtimali oluşturmasa dahi iki ibare arasında birbirine iktisaden bağlı işletmelere ait olduğu izleniminin de iltibas tehlikesi yarattığı." şeklinde görüş bildirilmiş olduğunu, Anılan rapor işbu dilekçe ekinde olduğunu, Bilirkişi raporunun tarafımıza tebliğ sonrasında davalı kurumla haricen iletişime geçilmiş ve tecavüzün sonlandırılması, belirtilen URL ile yayınlanan içeriklerin kaldırılması talep edilmiş aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı bildirilmiş olduğunu, davalı kurum tarafından kullanıma ve içerik yayınına devam edilmiş olduğunu, aynı zamanda bu kullanım sebebiyle müvekkile ait online platforma ve kanalların internet ortamındaki tıklanma sayısı azalmakta olduğunu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na yazılacak müzekkere ile sübuta erecek olduğunu, yine işbu haksız kullanım sebebiyle müvekkiline ait platformların Google arama motoru üzerindeki sıralaması geriye düşmekte bu durum ise müvekkilin Basın İlan Kurumu'ndan aldığı teşvikin azalmasına yol açmaktadır. Haliyle gerek içeriğin yayından kaldırılarak marka hakkına tecavüzün sonlandırılması gerekse müvekkile ait markanın kullanımıyla elde edilen haksız kazanç ve müvekkilin yoksun kaldığı kazancın tazmini amacıyla işbu davayı ikame etme zorunluluğumuz doğmuştur. Zira Sınai Mülkiyet Kanunu'nun; "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür." şeklindeki 150. ve “Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar." şeklindeki 151. Maddeleri uyarınca davalı kurum, müvekkilin markasını kullanmak suretiyle uğramış olduğu zararı tazminle yükümlüdür. Zira davalı tarafça müvekkil şirket ile aynı faaliyet kolunda müvekkilin markasını kullanmak suretiyle kazanç sağlanmakta, tüketicinin algısında kurumlar arası karışıklığa yol açmakta, müvekkilin de zararına sebep olmuş olup davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davaya dayanak yaptığ... no.lu "..." markası 38 ve 41 sınıflarda, ... no.lu "...İzmir" markası 16. Sınıfta tescilli olduğu, her ne kadar dosyaya sunulan ve yokluklarında alınan ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunda zikretmese de müvekkilinin de 16.sınıfta... markası olduğunu, davanın sırf bu nedenle dahi reddi gerekmekte olduğunu, müvekkilinin kullanımı hukuki bir sebebe, bir hakka dayanmakta olduğunu, ve müvekkilinin kullanımı da 21.07.2008 t.den itibaren basılı şekilde günlük çıkan "..." gazetesi ve 18.12.2008 t.den itibaren de bu gazetenin internet ortamında yayını olan ... şeklinde olduğu, davacının kamuya açık bu yayına ve kullanıma karşı bugüne kadar ses çıkarmayıp şimdi dava açması ki niyetini göstermekte olduğunu, diğer yönden her halükarda davacının markalarını taklit ve iltibas da olmadığını, karıştırılma ihtimali de bulunmamakta olduğu, zira 16. sınıfta davacının markası "... İzmir", davalının "..." olduğunu, ayrıca davalının 38 (Radyo TV yayın hizmetleri) "..." markası ile müvekkilim tescilli olduğu 16. Sınıf (gazetecilik) birbirlerinden farklı sektör olduğu, bir gazetenin internet yayını da yapması onu Radyo TV kurumu yapmayacağı, İnternet yayınında müvekkil... url'sini kullanırken davalı... adresini kullanmaktadır. İçerisinde ... ibaresi geçen 16, 38 ve 41. Sınıflarda 42 adet marka vardır. Bu markalarda ortak nokta ...ibaresi olup her birinde ayırt edici vasıflar vardır. Başta davacının markasında olduğu gibi "İzmir", "..." "... "..." gibi ayırt edici vasıfları vardır. Ayrıca davacının markalarındaki esas unsur şekil unsuru olup şekilde de nazar boncuğudur. Müvekkilimin şeklen bir benzerliği de -..." isimleri yoktur. ... gibi Türkiye'de kullanılmakta olup, bunlar özgün gazete isimleri olmayıp, yanında başkaca isimlerle kullanılmakta olduğunu, dünyadaki örneklerine bakılacak olursa, ...gibi ek olarak kullanılan örneklerin olduğunu, bilirkişi incelemesinde haklılıklarını ortaya çıkaracak olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı adına tescilli "..." ve "... İzmir" ibareli markalarıyla internet ortamında gazetecilik yayını yaptığı, davalının ise ... İ.baresiyle gazete faaliyetinin davacının markasına ihlalin haksız rekabeti oluşturup oluşturmadığı marka hakkına tecavüzün tespiti meni ve tazminat taleplerinin haklı yerinde bir talep olup olmadığı davalının... İbaresinin 2008 yılından itibaren eskiye dayalı olarak kullanıp kullanmadığı davalı kullanım tarihi itibariyle davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğrayıp uğramadığı hususlarında itilaf toplanmakta olup yapılan yargılama sonucunda; Marka mevzuatı açısından: 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrası: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” hükmünü amirdir. 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 2.,3. Ve 4. fıkrası:(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir. İşaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.c) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. 6769 s.lı SMK. "Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” başlıklı 29.maddesi-(7) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.6769 s.lı SMK. “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” başlıklı 149.maddesinin 1.fıkrası: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması, Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması. (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. Madde 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.Tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanması iltibastır. İltibas için markanın aynı, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerinde aynı olması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde ise ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir, doktrinde ise bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vesair sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olarak tanımlanmaktadır.Somut olayda; davacı adına...numaralı markaların tescilli olduğu TPMK'nin resmi kaydında tescilli olduğu ve hukuken geçerliliğini korumakta olduğu anlaşılmaktadır. SMK 25/6. Maddesinde: Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez şeklindeki yasal düzenlemenin davaya konu olayda uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesine geçilmiş olup, davalının internet sitesinin █████/2008 tarihinde faaliyet başladığı ve ilk paylaşımında 2010 tarihinde yaptığı Bilirkişi raporuyla tespiti yapılmıştır. Yine davalı şirketin █████/2013 tarihinde kurulduğu ticaret unvanında ...Sanayi ve Ticaret A.Ş olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasını █████/2024 tarihinde açmış olup her ne kadar davacı davalının markasını şubat 2023 tarihli 32091 sayılı resmi yayın ilan yönetmeliği değişikliği sonrasında davalının markayı kullandığını öğrendiğini öğrenme tarihinde bu tarihten itibaren başlayıp 5 yıl süresinin dolmadığını iddia etmiş olsa da bu iddiasına itibar edilmemiş olup, davacı ve davalı şirketin faaliyetlerinin internet alanında da gazetecilik faaliyetinde bulundukları davalının internet alan adını eskiye dayalı 2008 tarihinde oluşturup 2010 tarihinden itibaren kullandığı günümüzde dijital kullanımın çok yaygın olarak kullanıldığı ticaret alanında da kişi ya da ticari şirketlerin faaliyetlerini dijital ortamda çok kolay şekilde tespiti yapılabildiği davalının alan adının kurulma tarihi itibariyle yani 2008 ve ilk paylaşımının da 2010 yılından itibaren yapıldığı dava açılma tarihi itibariyle yaklaşık 14 yıl sonra dava açılmış olup, SMK 25/6'da belirtilen davacının yaptığı faaliyet aynı alanda olması ve bilmesi gerektiği tarihin 2010 olarak kabulü gerekeceği ve bu tarihten itibaren 5 yıl süre içerisinde dava açmadığından sessiz kaldığı dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporu kapsamında anlaşılmış olup, davacının davasının reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanacağı Üzere1-Davacının davasının, davalının internet alan adının eski olması (2008) ayrıca davacının SMK 25/6 maddesi gereğince sessiz kalması nedenleriyle davacının davasının reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile eksik olan 187,80 harcın davacı tarafından alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı kendisini vekille ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.'ne göre belirlenen miktar 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan 87,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, 6-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. █████/2025Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır