İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin, haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan itirazın iptali davasında delil toplama eksikliği sebebiyle ilk derece mahkemesi kararını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf incelemesi, davacının altyapı çalışması sırasında atık su hatlarına verilen zararın tazmini amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin zararın davalıya atfedilemediği gerekçesiyle reddettiği karara karşı davacının eksik inceleme itirazıyla yaptığı başvuruyu değerlendirmektedir; belge ibrazı, somutlaştırma yükü ve taraflarca getirilme ilkesi gibi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerini göz önünde bulundurarak yargılamanın usulüne uygunluğunu sorgulamaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından, idare İstanbul/... İlçesi, Çağlayan Mah., ... Cad.,... kapı No’lu bina önünde █████/2024 tarihinde yapılan alt yapı çalışması esnasında İdaremize ait atık su hatlarına zarar verildiği, ihbar üzerine iş emri düzenlenmiş olup gerekli onarım işleri mezkûr iş emrine istinaden yapıldığı, yapılan giderlerin ödenmesi davalıdan istenmiş ancak davalı söz konusu hasar masraflarını ödemeye yanaşmadığı, bunun üzerine müvekkil idare tarafından davalı aleyhine yukarıda mezkûr icra dosyası üzerinden (hasar tarihi itibariyle yasal faizleri ile birlikte) toplamda 90.211,80-TL üzerinden icra takibi başlatılmış, takibe davalı/borçlu tarafından itiraz edildiği, yukarıda izah edilen sebepler muvacehesinde; haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına; asıl alacağa 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesindeki belirtilen orana göre gecikme zammı uygulanmasına, borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; "Dosya kapsamında davacı tarafından sunulan belgeler haksız fiilin meydana geldiği bunun sonucunda oluşan hasar sebebiyle maddi zararın oluştuğu sabit ise de, haksız fiilin davalı ...'ın çalışması sonucunda meydana gelip gelmediği bakımından ...'ye yazılan müzekkereye verilen yanıtta mahkememizce bildirilen tarihte ve mahalde herhangi bir kazı çalışması yapılmadığının buna ilişkin herhangi bir ruhsat izni verilmemiş olduğunun bildirildiği, davacı tarafça bunun aksini ispata elverişli herhangi bir delil de sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davanın dosya kapsamı ile sabit olduğunu, aksi halde de mahkemenin davalı kurumun olaya ilişkin kayıtları celp edilmeden eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan alacak takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. 6100 sayılı yasanın Tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu başlıklı 219. maddesine göre; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Tarafın belgeyi ibraz etmemesi hali yasanın 220. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre de; İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.6100 sayılı yasanın Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi başlıklı 194. maddesine göre; Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.Aynı yasanın Taraflarca getirilme ilkesi başlıklı 25. maddesine göre; Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz.Eldeki davada davacının delil olarak davalı kurum kayıtlarına açıkça dayanmadığı, celbi için ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında talepte bulunmadığı, anlaşılmakla bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından hasarın davalı tarafından verildiği sabit olmayıp ispat edilmeyen davanın reddine karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2025 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026