İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ruhsat devri sözleşmesi sonrası davalı adına ödenen kamu borcunun rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bu ticari alacak davası, davacı şirketin davalıdan devraldığı ruhsat sonrası ortaya çıkan kamu borcunu ödemek zorunda kalması nedeniyle, bu borcun rücuen tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir; davalı tarafın cevap vermediği ve duruşmalara katılmadığı yargılamada, mahkeme davacının, davalının sorumlu olduğu ve kendisinin ödediği borcun varlığını ispat yükümlülüğünü taşıdığını belirtmektedir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████ Karar DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında düzenlenen 15.06.2021 tarihli devir sözleşmesi ile davalı şirkete ait olan “...” ruhsatının müvekkili şirkete devredilmiş olduğunu, ruhsat devri yapıldıktan sonra sözleşme yapılarak Medula ekranının açılması için müvekkilince Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvurulmuş olduğunu, ancak tıp merkezi ruhsatını devreden davalı şirketin kamu borcu bulunması nedeniyle SGK'nın sözleşme yapılamayacağını bildirdiğini, ruhsatı devralan olarak kamu borcundan sorumlu olmadıkları iddiasıyla ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açtıkları davanın kısmen kabulü ile ...'ne yönelik taleplerinin reddine karar verilmiş olduğunu, dava aşamasında kamu borcunun ödenmesi için davalıya ihtarname gönderilmiş ise de davalı şirketçe borcun ödenmemiş olduğunu, bu nedenle kurumla sözleşme yapılabilmesi için davalı şirkete ait kamu borcunun 20.01.2025 tarihinde müvekkilince ödenmiş olduğunu, müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı kamu borcunun rücuen tahsili için ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası başlatılan icra takibine davalı şirketçe itiraz edilmiş olduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle davalı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafın usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara da katılmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, itirazın iptali davasıdır.Huzurdaki davada davacı taraf, davalı şirket ile arasında ... 1.Noterliğini'nin ... tarihli ve ... yevmiye onaylı "..." ile ...Valiliğinin ... tarih ve ... ruhsat nolu ... adına olan ... sahipliğinde bulunan "..." ruhsatının müvekkil şirket ...A.Ş'ne devri konusunda sözleşme yapıldığını,Ruhsat devri yapıldıktan sonra davalı şirkete ait kamu borcu 20.01.2025 tarihinde ödenmek zorunda kalındığını, davacı şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan kamu borcunun rücuen tahsili için ... 2.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası açıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.... 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ..., borçluların davalı ... ve dava dışı ... olduğu ve alacak kaleminin ....Şti nin SGK ya olan kamu borcunun 20.01.2025 tarihinde ödenmek zorunda kalınmasından dolayı rücuen alacak 625.813,07 TL tahsili talebi olduğu görülmüştür.Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olay incelendiğinde davacı taraf davalının sorumlu olduğu borcu ödemesi sebebiyle davalıdan alacağının bulunduğunu ispatlamak durumundadır.Borçlu taraf icra takibine yaptığı itirazda alacaklı görünen tarafa müvekkilimizin herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu nedenle takibe, borca, yetkiye ,ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, ferilerine açıkça itiraz etmekteyiz. Şeklinde itiraz etmiştir.Davalının takibe itirazda yetkili icra dairesini belirtmemesi sebebiyle icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.Taraflar arasında akdedilen devir sözleşmesinden sonra davalı şirkete ait kamu borcunun davacı yanca ödendiği iddiası ile bu ödemenin davalıdan rücuen tahsili için davacının davalı aleyhine başlattığı ... 2. İcra Dairesi'nin ... E.sayılı dosyasında haklı olup olmadığı ve davacının davalıdan icra takibine konu ettiği alacağının olup olmadığı hususunda rapor düzenlemeleri için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişiler dosyaya sunduğu raporda; Taraflar arasında ... 1. Noterli ce ... tarih ve .. yevmiye no ile akdedilen sözleşmenin salt ruhsat devrine yönelik olduğu; TBK m. 202'de düzenlenen işletmenin devri hükümlerine tabi olmadığı, bu itibarla ruhsat devir işleminin, devreden işletmeye ait kamu borçlarından devralan şirketin sorumlu olmasını doğurmayacağı, bu borçların devreden şirketin yükümlülüğü olmaya devam edeceği, Buna rağmen davacı şirketin, davalının kamu borcuna karşılık 20.0.2025 tarihinde 8 ayrı ödeme ile yaptığı toplam 625.813,07-TL'yi, taraflar arasındaki ... 1. Noterliği'nce ... tarih ve ... yevmiye no ile akdedilen sözleşmenin 4-d maddesinde yer alan, ruhsat devri öncesine ait dönem borçlarından ruhsatı devredenin sorumlu olacağı hükme istinaden, Rücuen talep etmesinin yerinde olduğu, Davacı tarafın davalı şirket adına yapmış olduğu 625.813,07-TL tutarındaki kamu borçları için 20.01.2025 ödeme tarihinden icra takibi tarihi olan 05.06.2025 tarihine kadar talep edebileceği yasal faiz miktarının 55.963,12 TL olabileceği yönünde rapor ibraz etmişlerdir.Taraflar arasında ruhsat devir sözleşmesi söz konusu olup, davacı taraf davalının dönemine ait kamu borçlarını ödemiş olup ödemeye ilişkin belgeyi dosyaya ibraz etmiştir. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda ... 1. Noterli ce ... tarih ve .. yevmiye no ile akdedilen sözleşmenin salt ruhsat devrine yönelik olduğu; TBK m. 202'de düzenlenen işletmenin devri hükümlerine tabi olmadığı, bu itibarla ruhsat devir işleminin, devreden işletmeye ait kamu borçlarından devralan şirketin sorumlu olmasını doğurmayacağının rapor edilmesi karşısında davalıya ait kamu borçları davacı yanca ödenmiş olduğundan davacı taraf ödemiş olduğu tutarı ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile talep edebilecektir. Davacı tarafın davalı şirket adına yapmış olduğu 625.813,07-TL tutarındaki kamu borçları için 20.01.2025 ödeme tarihinden icra takibi tarihi olan 05.06.2025 tarihine kadar talep edebileceği yasal faiz miktarının 55.963,12 TL olduğunun rapor edilmesi karşısında davanın kabulü ile, davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 625.813,07 TL asıl alacak, 55.963,12 TL işlemiş faiz olmak üzere 681.776,19 TL üzerinden devamına, asıl alacak 625.813,07 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 oranındaki 125.162,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... sas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 625.813,07 TL asıl alacak, 55.963,12 TL işlemiş faiz olmak üzere 681.776,19 TL üzerinden devamına, asıl alacak 625.813,07 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesine, asıl alacağın %20 oranındaki 125.162,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 46.572,13 TL karar harcından peşin alınan 11.643,04 TL'nin mahsubu ile bakiye 34.929,09 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvurma harcı ve 11.643,04 TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 18.060,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 108.266,43 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026 Katip ...e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır