İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi tarafından, trafik kazası kaynaklı cismani zarar ve sürekli iş göremezlik tazminatı davasında ilk derece mahkemesi kararının istinafen düzeltilmesi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu ağır yaralanan davacının davalı sigorta şirketine karşı açtığı maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin 312.586,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmetmesi üzerine, hem davacı vekilinin düşük maluliyet oranı ve tazminat miktarı, ticari faiz talebi gibi gerekçelerle, hem de davalı vekilinin kusur oranı, müterafik kusur ve hesaplama yöntemleri gibi sebeplerle yaptığı istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince kısmen kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararında düzeltme yapılmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2021
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
DAVA TARİHİ:█████/2018
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı aracın dava dışı araç sürücüsü ... yönetiminde iken 03.10.2017 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, müvekkilinin ağır yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı olarak 2.000.00 TL sürekli /daimi iş gücü kaybı tazminatı olarak 3.000,00 TL olmak üzere toplanı 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davada İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisizlik nedeni ile davanın reddini, ön görülen sürenin geçmiş olması nedeni ile zamanaşımı itirazlarının olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile; 312.586,89 TL tazminatın ( sürekli iş göremezlik) dava tarihi 24.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı ve davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı başkanlığının raporlarına göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik esas alındığında davacının sürekli maluliyet oranının %36 olduğu, 9 ay süre ile iş göremez halde kaldığı, 3 ay başkasının yardımına muhtaç olduğu, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alındığında %21 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 18 ay iş göremez halde olduğu, 3 ay başkasının yardımına muhtaç olduğu tespitlerinin yapılmış olduğunu, davacının sürekli maluliyet oranının %36 olduğu rapor esas alınması gerekirken düşük oranlı olan raporun esas alınmasının hatalı olduğunu, tazminatın da az hesaplanmış olduğunu, dava edilen ve ıslah edilen tüm tazminatın kabulü gerektiğini, avans ticari faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının fahiş ve hatalı olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve kusur oranlarının tespiti için karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğü’nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının da yeterli değerlendirilmemiş olduğunu, kaza sırasında motosiklette yolculuk yapan davacının kask ve koruyucu ekipmanları takıp takmadığının tespit edilerek takmadığının tespit edilmesi halinde %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yeni genel şartlara tabi konu dosyada TRH-2010 (kadın-erkek hayat) tabloları ve %1.8 teknik faiz kullanımı gerekirken yeni genel şartlara tabi konu dosyada TRH ve progresif rant üzerinden yapılan hesaplama ile hatalı olduğunu, maluliyet oranının belirlenmesi için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davacı tarafça sunulan raporlar arasında ciddi farklar olduğunu, kalıcı maluliyet oranı belirlenirken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerektiğini, poliçe genel şartları uyarınca geçici iş göremezliklerden ve geçici bakıcı giderinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, müvekkili sigorta şirketi açısından gerekçeli karardaki hükmedilen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin faizden sorumluluğunun davanın ıslah edildiği tarihi ile başladığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dairemizin 09.11.2022 tarih, █████████ Esas ve █████████ sayılı kararı ile " ... davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek 312.586,89 TL maddi tazminattan Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında bulunan 250.069,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatı için davanın kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı talebi bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; Müterafik kusur indirimi nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet indirimi mahiyetinde olduğundan istinaf talep eden davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiş ve aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına" karar verilmiştir.
Bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 11.02.2026 tarih, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamıyla " Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- ███████-███████ sayılı kararı ile KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gerekmektedir. Hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "..." cetvellerine göre saptanmakta ise de; ...'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "..." hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ███████-███████ sayılı kararından önce alınan 24.02.2020 tarihli hesap raporunda davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplanmış olup, davacı tarafça bu rapora itiraz edilmemiş ise de bu durum raporun alındığı tarihteki hukuka uygun olduğundan ve bu halde davacıdan rapora itiraz etmesi de beklenemeyeceğinden, bu hususta davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu söylenemeyecektir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ███████-███████ sayılı kararından önce alınan 24.02.2020 tarihli rapordan sonra alınan ek bilirkişi raporunda tazminat hesabı ... cetveli ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle yapılmış ve davacı tarafça bu rapora itiraz edilmiş olup, itiraz üzerine alınan 22.04.2021 tarihli raporda ise tazminat hesabı TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle yapılmıştır. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlemesi yapıldığının doğru olduğu ifade edilmiş ise de; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılan 24.02.2020 tarihli hesap raporunda hesaplanan tazminat miktarı üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı hüküm altına alınmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, davaya konu kaza 2017 yılında gerçeklemiş olup, Dairemizin içtihatları gereği TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve yine işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplama yapılması gerektiğinden ve davacı vekilinin buna yönelik itirazlarını tüm aşamalarda ileri sürmüş olması nedeniyle, davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlendiği ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplama yapan raporun hükme esas alınması gerekir. Öte yandan her ne kadar kaza sırasında ayak bölgesinden yaralanan davacının, kaza sırasında koruyucu ekipman olarak dizlik kullanmadığı gerekçesiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış ise de mevzuatta motosiklet sürücülerinde bu bölgeler için koruyucu ekipman kullanımı zorunlu tutulmadığından müterafik kusur indirimi yapılmadan davacının talebi ve poliçe limiti de gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle hükmün bozulması karar verilmiştir. Dairemiz tarafından bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Somut olayda █████/2017 tarihinde davacının sevk ve idaresinde olan ... plakalı motosiklet ile dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki sigortalı ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı ve uyulmasına karar verilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığının bozma ilamı doğrultusunda; Davacının dizlik, koruyucu ekipman takma zorunluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.
Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarih, ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. ve ██████████ K., ██████████ E. ve ██████████ K., ██████████ E. ve ██████████ K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████ E. ve ███████ K., █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararları).
Somut uyuşmazlıkta, uyulmasına karar verilen usul ve yasaya uygun Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 11.02.2026 tarih, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamında belirtilen tazminat hesaplama yöntemine göre ilk Derece Mahkemesince aldırılan █████/2021 tarihli aktüerya ek bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak davacının sürekli maluliyet zararının 474.266,28 TL olduğu belirlenmiştir. Davalı sigorta şirketinin limitinin 330.000 TL olması, davacının 27.02.2020 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 3.000 TL talep ettiği sürekli iş göremezlik zararını 309.586,89 TL arttırarak toplamda 312.586,89 TL talep etmiş olması nedeni ile 312.586,89 TL üzerinden sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bozma ilamı dışında kalan ve kesinleşen hususlarda yeniden gerekçe yazılmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile, 312.586,89 TL tazminatın dava tarihi 24.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Geçici iş göremezlik tazminatı talebi bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gerekli 21.352,81 TL nispi ilam harcından peşin yatırılan 35,90 TL peşin harç ile 1.058,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 20.258,91 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç, 1.058,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.129,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı yanca yargılama gideri yapılmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
6-Tarafların yatırdığı gider/delil avansının artan kısmının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
7-Davacı tarafından yapılan 1.300,00 TL bilirkişi ücreti, 373,70 TL posta ve tebligat gideri, 400,00 TL muayene ücreti ile 323,00 TL adli tıp gideri olmak üzere toplam 2.381.,47 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca 50.013,90 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından, karar tarihindeki AAÜT'nin ikinci kısım ikinci bölüm 18/b bendi gereğince 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!