Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari kumaş yıkama işinden kaynaklanan bakiye alacak için itirazın iptali ve icra takibinin devamı davası.
Özet: Davacı şirket, davalıya sunduğu kumaş yıkama ve apre hizmetlerinden kaynaklanan 156.069,50 TL alacağı için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali davası açmıştır. Davalı, icra takibine konu borcun 150.000 TLlik kısmını itirazına rağmen ödemiş, ancak kalan 6.069,50 TL ana para için itirazını sürdürmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi raporu, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 156.069,50 TL alacaklı olduğunu ve yapılan ödeme sonrası bakiye 6.069,50 TL ana para ile işlemiş faizin (toplam 11.967,06 TL) tahsil edilebilir olduğunu tespit etmiştir. Dava, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile bakiye alacak, icra vekalet ücreti ve masraflar için takibin devamını talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin kumaş yıkama ve apre işi yapmakta olduğunu, davalıya kumaş yıkama ve apre işi yapmış olduğunu, davalı tarafın yapılan iş nedeni ile 156.069,50 Tl lik iş yapılmış olduğunu, ödemenin yapılmaması üzerine Küçükçekmece İcra Dairesi ..... sayılı dosyadan icra takibi yapılmış olduğunu, icra takibine borcu olmadığı iddiası ile davalı tarafından itiraz edilmiş olduğunu, itirazdan sonra ise ..... bank ..... Şubesi ....keşideli █████/2025 vadeli 150.000.Tl bedelli çeki vererek kabul etmediği borcun 150.000,00-TL'sini ödemiş kalanına olan itirazından ise vazgeçmemiş olduğunu, sunulan çekin davalının borca haksız ve kötü nişteli olarak itiraz ettiğinin göstergesi olduğunu, davalı tarafın kabul etmediği bakiye 6.069.50-TL lik alacak ve icra takibi nedeni ile oluşan avukatlık ücreti nedeni ile itirazın iptali ve bakiye alacak için takibin devam edilmesini talep etmek gerekmiş olduğunu, davalı borçlu tarafından borcu olmadığı itirazına rağmen kabul etmediği alacak için ödeme amaçlı ekteki çeki vermiş olması alacağın olduğunun ispatı olduğunu, davalı tarafla bakiye alacak ve icra vekalet ücreti ve masraflara ilişkin için görüşmeler devam etse de bir uzlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı borçlunun bakiye alacak miktarını ödemekten kaçınmış olduğunu, davalının kötü niyetli olarak ısrarla borcu ödemekten imtina etmekte olduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde kiralama ilişkisine dayalı olarak davalı tarafından bakiye alacak miktarının henüz ödenmediği görüleceğini, tüm bu nedenlerle; davalının; Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın bakiye ana para 6.069.50.TL; icra vekalet ücreti ve masraflar açısından iptaline ; takibin talep edilen alacaklar açısından devamına, davalı borçlu haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden dava konusu edilen alacağın %20 ‘sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine; mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına; davalı arabuluculuk görüşmesine katılmadığından verilecek kararda bu durumun göz önüne alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Mahkememizce Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... TEKSTİL APRE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ borçlusunun ..... ÖRME TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, 156.069,50-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .....'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2026 tarihli raporunda özetle; " Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 156.069,50 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 156.069,61 TL borçlu olduğu, Tarafların ticari defter ve kayıtları takip tarihi itibariyle karşılaştırıldığında, taraflar arasında 0,11 TL yuvarlama kayıt farkı dışında herhangi bir cari hesap farkının veya uyuşmazlığın olmadığı, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafın davalı taraftan alacaklı konumda olduğu, Netice itibariyle, Davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan 156.069,50 TL alacağı talep edebileceği, 29.04.2025 takip tarihinden sonra 15.05.2025 tarihinde 150.000,00 TL tutarın davalı tarafından davacı tarafa ödendiği ve davacı tarafın 6.069,50 TL alacağının kaldığı, Davacı tarafın dava dilekçesindeki talebinin 6.069,50 TL tutarlı ana paranın icra, vekalet ücreti ve masrafların açısından itirazın iptali ile takibin devamı yönünde olduğu, İcra takip dosyasının tahsil harcı, başvuru harcı, vekalet ücreti ve icra masrafı vs. gibi hususlarının hesaplamasının tarafımdan mümkün olmadığı/olamayacağı ancak 29.04.2025 takip tarihinden başlayarak 15.05.2025 ödeme tarihi ve 04.11.2025 dava tarihi itibariyle işlemiş faizin hesaplandığı ve alacak tutarının tespit edildiği, Buna göre sadece işlemiş faiz hesaplanarak ve yapılan ödeme düşülerek 04.11.2025 dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan ana para 6.069,50 TL * faiz 5.897,56 TL olmak üzere toplam 11.967,06 TL alacaklı olduğunu" belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıdan takip dayanağı faturadan kaynaklı cari alacağının bulunup bulunmadığı, davalı tarafça icra dosyasına yapılan itirazın iptali koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Davacı yan dava dilekçesinde davalıya kumaş yıkama ve apre işinin yapılmış olduğunu, bu işlemlerden kaynaklı davalıdan takibin başlatıldığı tarih itibariyle 156.069,50-TL alacağının bulunduğunu, davalı aleyhine takibe girişilmesinden sonra davalının çek vermek suretiyle borcun 150.000,00-TL'lik kısmının ödenmiş olduğunu, bakiye 6.059,60-TL'lik alacak ve icra takibi nedeni hak kazanılan icra vekalet ücreti ve takip masrafları yönünden itirazın iptali ile takibin devamı için işbu davanın açılmış olduğunu ifade etmiştir. Somut olayda tarafların kendilerine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sundukları, hükme esas alınan bilirkişi raporunda her iki tarafın da ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, bu nitelikleri itibariyle de sahipleri lehine delil vasfı taşıdıkları, takibe konu faturaların tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlenmiş olduğu, tarafların BA/BS formlarının birbiri ile uyumlu nitelik arz ettiği, her iki tarafın defter ve kayıtlarına göre de takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 156.069,61-TL alacağının bulunduğu, her iki tarafın defter ve kayıtlarına da düşülen █████/2025 tarihli 150.000,00-TL'lik ödeme kaydı ile birlikte davacının alacak tutarının 6.059,61-TL'ye düştüğü, bu bakımdan somut olayda 6.059,61-TL'lik asıl alacak miktarı bakımından itirazın iptali koşullarının sabit olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacının işbu davaya konu ettiği takibin ferileri yönünden istemi bakımından yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun .... Esas, ...... Karar sayılı kararında; " Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir." denilmiştir. Bu esaslar çerçevesinde somut olayın ele alınmasında taraflar arasında takibe konu asıl alacak tutarının 150.000,00-TL'lik kısmının takipten sonra, davanın açılmasından önce davalı tarafça ödenmiş olduğu yönünde herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, icra takibine davalı tarafından itiraz edilmekle icra takibinin durması sağlanmış olduğundan mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından icra takibi ile istenen alacağın ferileri ve icra giderleri yönünden davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ancak yine ilgili içtihatta ifade edildiği üzere bu talepler hakkında mahkemece hesaplama yaptırılamayacağı açık olup, bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Ulaşılan bu kanaatler doğrultusunda da Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın 6.069,50-TL asıl alacak ve takip çıkışı miktar olan 156.069,50-TL alacak tutarı esas alınmak suretiyle tüm ferileri bakımından iptaline karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davaya konu asıl alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine davaya konu edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın 6.069,50-TL asıl alacak ve takip çıkışı miktar olan 156.069,50-TL alacak tutarı esas alınmak suretiyle tüm ferileri bakımından İPTALİNE,
2-Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 6.069,50-TL asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 1.213,90-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.120,38-TL ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.504,98-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 122,50-TL posta masrafı, 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 11.353,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 31.040,62-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!