İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, pandemi nedeniyle turizm hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak iadesi talepli itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Seyahat acentası olan davacının, online tur tedarikçisi davalıdan pandemi nedeniyle iptal olan yurt dışı konaklama ve transfer hizmetleri için yaptığı peşin ödemelerden kalan 3.935,17 euro bakiyenin iadesini talep ettiği ve davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak tarafların önceki mutabakat metnindeki 872,84 euro üzerinden davanın kısmen kabulüne ve icra inkâr tazminatına hükmetmiş, davacı ise bilirkişi raporunda tespit edilen 3.935,17 euro alacağının göz ardı edildiği ve sonraki hesap hareketlerinin dikkate alınmadığı gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO: ███████ KARAR NO: ████████KARAR TARİHİ: █████/2021DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirketin turizm alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin seyahat acentalığı faaliyeti davalının da online tur tedarikçisi faaliyeti yürüttüğünü, müvekkilinin müşterileri için davalının sistemleri üzerinden yurt dışı konaklama rezervasyon ve transfer hizmeti satın alarak davalıya peşin ödemelerde bulunduğunu, 2020 yılının başlarında turizm sektörünün pandemi nedeniyle yaşadığı durum ve iptaller üzerine müvekkilinin müşterilerinin iade taleplerini karşıladığını ve davalıya müracaat ederek daha önceden yaptığı peşin ödemelerden kalan 3.935,17 Euro bakiyesinin iadesini talep ettiğini, taraflar arasında yapılan yazışmalarda davalı tarafın farklı tarihlerde gönderdiği cevabi yazılarda ileriye dönük tarihler vererek ödemenin yapılacağı bilgisini verdiğini, her seferinde ödeme tarihini ertelediğini ve neticede ödeme yapmadığını, .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından 3.935,17 Euro alacağın fiili ödeme tarihindeki karşılığının tahsili yönünde ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı/borçlunun işbu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili olan şirketin her zaman müşteri memnuniyeti ve en güvenilir hizmet verme anlayışında olduğunu, COVID-19 salgın hastalığının mücbir sebep teşkil ettiğini, ülkemizde şehirlerarası ulaşımın yasaklanması ve sokağa çıkma yasağı uygulamasına kadar genişleyen tedbirlerin hayatın olağan akışını etkilediğini, birçok sektörün özellikle de turizm sektörünün oldukça zarar gördüğünü beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; "...Davacı ve davalı tarafın dava konusu döneme ait ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak yapılmış olduğu, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 2018 yılından devam eden bir ilişki olduğu, davacının davalının sistemleri üzerinden konaklama rezervasyon ve transfer hizmetleri satın aldığı, alınan hizmetlere biaen peyder pey ödemeler yaptığı, davacı ile davalının defter ve kayıtlarının, incelemeye sunulan yardımcı muavin defter dökümlerinin örtüşmediği, bu mutabakat farklarının karşılaştırmalı şekilde incelenerek tespit edildiği, 2019 yılı açılış yevmiye maddesinin örtüşmediği, davacıda görünen ödeme şeklinde kayıtların davalıda gözükmediği, (01.02.2019 tarihli 741,51 Euro,28.02.2019 tarihli 2.561,38 Euro muhasebe kaydı), iş bu farklar sebebi ile davacı şirketin 2019-2020 yılı defter kayıtlarına eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalar, ödemeler, mutabakat farkları oluşan 31.12.2020 tarihi itibariyle 33.920,63 TL (3.935,17 Euro) defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü, bu alacağın 2021 yılına devrettiği başkaca ödeme olmadığı, iş bu farklar sebebi ile davalı şirketin 2019-2020 yılı defter kayıtlarına eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalar, ödemeler, mutabakat farkları oluşan 31.12.2020 tarihi itibariyle 10.369,44 TL borç (1.151,... EURO) defter ve kayıtlarında davacıya borçlu gözüktüğü, bu borcun 2021 yılına devrettiği başkaca ödeme olmadığı, tarafların karışık hesaplar nedeniyle mail ortamında yazışmalar yaparak oluşan farklar konusununda mutabakata vardıkları, davacı ile davalının 28.02.2019 tarih itibariyle imzaladıkları mutabakat metninde 872,84 Euro bakiyede mutabık kaldıkları, 28.02.2019 tarihinde davacının cari hesap bakiyesi ile bu tutarın örtüştüğü, bu tarihten sonraki hareketlerinde tarafların yardımcı muavin defter dökümlerinin örtüştüğü bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşıldığından, tarafların mutabık kaldıkları 872,84 Euro üzerinden davanın kısmen kabulüne alacak likit olduğundan, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine..." karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkilinin 3.935,17 Euro alacaklı olduğunun tespit edildiğini, mahkemece █████/2019 tarihli mutabakattan sonraki hesap hareketleri ve raporun sonuç kısmındaki nihai tespit nazara alınmadan karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın "Ülke parası ile" başlıklı 99. maddesinde "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir.2004 sayılı İİK'nın "Takip Talebi ve Muhtevası" başlıklı 58.maddesinde takip talebinde hangi unsurların bulunması gerektiği açıklanmıştır. Bu unsurlardan birisi de 2. fıkranın 3 no.lu bendinde "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi" olarak belirtilmiştir. Yani icra takibinin konusu olan alacak yabancı para alacağı ise bu alacağın Türk parası karşılığı olan tutarın takip talebinde gösterilmesi gerekir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan resen nazara alınması gerekmektedir. Alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi mecburiyeti, takip talepnamesine uygun olarak düzenlenmesi gereken ödeme emri için de geçerlidir (Timuçin Muşul, İcra ve İflas Hukukunda Şikâyet, Ankara, 2018, s. 297).Takip talebinde ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmesine dair zorunluluğun kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olduğu hususu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/1999 tarihli █████-271 E. ██████ K. sayılı kararında; "İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır" şeklinde ifade edilmiştir. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2024 tarihli ███████-957 E. ████████ K. sayılı kararında; "...yabancı para alacağı üzerinden ödeme emri düzenlenemeyeceğinden bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olup, takibin her safhasında resen göz önünde tutularak ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekir. Bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olduğundan tarafların bu eksikliği daha önce öğrenmiş olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır..." yönünde karar verilmiştir..... İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyasında, davacı alacaklı tarafından, █████/2020 tarihinde davalı aleyhine 3.935,17 EUR üzerinden takip başlatılmıştır. Ancak takip talebinde ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının Türk parası karşılığı belirtilmemiş, harca esas değer gösterilmemiştir. İİK'nın 67. maddesine göre itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması özel dava şartıdır. İİK'nın 58, TBK'nın 99. maddelerine aykırı şekilde takip talebinde ve ödeme emirlerinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemesi halinde usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ██████████ E. █████████ K., Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ K., Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ████████ E. ██████████ K. sayılı kararı da aynı yöndedir. Anılan yasa hükümleri kamu düzenine ilişkin ve emredici nitelikte olup somut olayda ise; emredici yasa hükümlerine uyulmadığı, bu itibarla usulüne uygun başlatılmış bir takip bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacı tarafın istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, re'sen nazara alınması gereken özel dava şartı yokluğundan HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine dair HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca KABULÜ ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021... E. 2021/... K. sayılı █████/2021 tarihli kararınınHMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK;a-Davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 416,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 315,98 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,ç-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesi gereğince 35.219,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,2-İstinaf yargılama giderleri yönünden,a-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafça yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafından sarfedilen istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,ç-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,d-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026