Ticari yedek parça alım satımından kaynaklanan borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası, taraf düzeltmeleri ve alacak/borç ihtilaflarıyla.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacının yedek parça alım satımından kaynaklanan ticari faaliyet kapsamında gönderdiği depozito ve mal bedelinin, iade edilen parçalara rağmen davalı tarafından geri ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın giderilmesi talebiyle açılmış olup, davacı borcun davalı tarafından kabul edildiğini iddia ederken, davalı ise icra takibinin taraf teşkilindeki usuli hatalar nedeniyle sakat olduğunu ve herhangi bir borcu bulunmadığını savunmaktadır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ...VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ :KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında yedek parça alım satımı kapsamında ticari faaliyet yapıldığını, 2021 yılında yapılmakta olan alım satım sırasında davacı tarafından anlaşmaya istinaden depozito ve mal bedeli gönderildiğini, sonrasında yaşanan olumsuzluklar nedeniyle davalıdan alınmış olan yedek parçaların davacı tarafından iade edildiğini, banka aracılığıyla ödenilen tutarın iadesinin istendiğini, yapılan konuşmalarda davalının para iadesi yapacağını kabul etmiş olduğu, ancak iadeyi gerçekleştirmediğini, dolayısıyla malların ve ödenen depozito bedelinin tahsili için icra takibi hazırlandığını, UYAP'tan başlatılmak istenen icra takibinde müvekkili şirketin yabancı vergi numarasını sistemin kabul etmediğini, teknik yetersizlikten ötürü sistem yerine elden takip hazırlandığını, icra müdürlüğünün takibi giremeyeceğini, şirket yetkilisi adına takip açılıp daha sonra taraf düzeltilmesi talebinde bulunulduğu takdirde işlemin gerçekleşeceğini aktardığını, bu sebeple UYAP sistemi üzerinden şirket yetkilisi adına Konya . İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyası ile takip açıldığını, alacaklı tarafın davacı olduğu bu sebeple taraf kaydının düzeltilerek yeniden ödeme emri düzenlenmesi ve bunun davalı şirkete gönderilmesinin talep edildiği, bu talebin icra dairesince işleme alınmadan şirket yetkilisi adına ödeme emri hazırlanarak borçlu şirkete gönderildiğini, borçlu şirket tarafından yapılan itirazdan sonra taraf düzeltilerek ikinci bir ödeme emri düzenlenerek borçlu şirkete yeniden gönderildiğini, borçlu şirketin alacaklı tarafa borcumuz yoktur diyerek borca tekrar itiraz ettiğini, yapılan itiraz neticesinde arabuluculuk için UYAP sistemi üzerinden başvuru gerçekleştirilmeye çalışıldığı ancak sistemdeki teknik yetersizlik nedeniyle başvurunun gerçekleştirilemediğini, bunun üzerine fiziki evrak hazırlanarak arabuluculuk bürosuna götürüldüğünü, başvuru neticesinde bu tür başvuruların kendilerince sistemden yapılamadığını, merkeze mail atarak onlar tarafından kayıtlarının gerçekleştirebileceğinin belirtildiğini, nitekim arabuluculuk bürosu tarafından başvurunun alındığı ve merkezce de işlemimizin gerçekleştiğini, yapılan başvuru neticesinde arabuluculuk toplantısı yapıldığı ancak görüşmenin olumsuz sonuçlandığı ve anlaşamama tutanağının düzenlendiğini, davalının davacı ile yaptığı yazışmalarda borcu, kaynağını ve sebebini defaatle kabul ettiğini ve ödeyeceğini belirttiğini, ancak davalının hiçbir şekilde ödeme gerçekleştirmediğini, davacının işlerinin aksamasına ve uluslararası derecede itibarının sarsılmasına sebebiyet verdiğini belirttiği görülmekle, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıya icra müdürlüğü tarafından tebliğ edilen ödeme emrinde alacaklı tarafın ... isimli bir şahıs olduğunu, davalının bu isimde birine herhangi bir borcu olmadığını ve bu isimde birini tanımadığı nedeniyle ilamsız icra takibine itiraz edildiğini, itirazlar sonucunda icra takibinin durduğunu, davacının ve icra dairesinin borca itirazlarımızı yok sayarak taraf değişikliği yoluna gittiğini, icra dosyasında davalı şirkete karşı alacaklı olarak yer alan davacı şirket adına ödeme emri düzenlendiğini, düzenlenen ikinci ödeme emrine herhangi bir borcun olmadığı ve taraf değişikliğine muvafakat olmadığına dair itirazların olduğu, davacı tarafa teminat yatırması için kesin süre verilmesini ve verilen kesin sürede teminatın yatırılmaması halinde davanın usulden reddini talep ettiğini, davalının ... isimli şahıs ile herhangi bir kişisel veya ticari ilişkisi ayrıca borcu ve alacağı bulunmadığını, davacının yapmış olduğu ayıp bildiriminin tamamen kötü niyetli bakiye borcu ödememek için kurguladığı bir durum olduğunu, davacının mail metnini davaya dayanak göstermesinin tarafınca kabulünün mümkün olmadığını, icra takibinin bütünüyle sakat olduğu belirttiği gibi nedenlerle davalı şirketin iradesi dışında icra takibinde iradi taraf değişikliği nedeni ile davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise uluslararası sözleşmeler gereği davacı tarafa talep tutarını karşılar teminatı yatırması için kesin süre verilmesini, İcra dosyasının asıl alacaklısı olarak gözüken ... adlı şahıs ile müvekkil şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmaması nedeni ile açıklamalar çerçevesinde davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli olan davacının tüm taleplerinin reddini, Konya 13. İcra Dairesi tarafından ... numaralı icra takibinin iptalini, davacı şirketin takip konusu alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafından karşılanmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasındaki satım sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan satın almış olduğu krank millerinin ayıplı olduğu iddiası ile davalıya söz konusu ürünlerin iade edilmesi üzerine iade edilen bu malların bedeli ile ödenen depozito ücretinin tahsili amacı ile davacı tarafından davalı hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin istinaf kaldırma kararı öncesi ... esas sayılı dosyasına sunulan █████/2024 tarihli davalının ticari defterleri incelenerek alınan SMMM bilirkişi raporunda özetle; Davalı tarafa ait 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerin zamanında beyan edilmiş olduğunu, davalının ticari defter kayıtlarında dava konusu alacağın mevcudiyeti ile ilgili olarak; Davacı şirket ile ilgili “... YARD” adında hesap açılmış olunduğunu, işbu hesaba, 01.01.2021 tarihli kayıtla ... nolu hesaptan 7.865,00 USD'nin aktarılmak suretiyle alacak kaydı yapılmış olunduğu; 11.01.2021 tarihli kayıtla 9.635,00 USD'nin “HAVALE NOLU DEKONT ...” açıklaması ile alacak kaydı yapılmış olunduğunu, 13.04.2021 tarihli kayıtla 29.242,00 USD'nin “HAVALE NOLU DEKONT ...” açıklaması ile alacak kaydı yapılmış olunduğunu, 18.04.2021 tarihli kayıtla 29.242,00 USD'nin “... -... ” açıklaması ile borç kaydı yapılmış olunduğunu, 10.06.2021 tarihli kayıtla 19.690,00 USD'nin “HAVALE NOLU DEKONT ... ” açıklaması ile alacak kaydı yapılmış olunduğunu, 17.06.2021 tarihli kayıtla 19.530,00 USD'nin “... ” açıklaması ile borç kaydı yapılmış olunduğunu, davalının ticari defterlerinde alacak/borç durumu ile ilgili olarak; davalı taraf ticari defterlerinde, davacı şirket ile ilgili “... ” adında açılmış olunan hesabın 17.500,00 USD alacak bakiyesi vermiş olduğu, yani davalının davacıya bu tutar kadar borçlu olduğunu bildirir rapor sunmuştur.Mahkememizin █████/2024 tarihli kararında davanın reddine karar verilmiş kararı davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine dosya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin ... Esas ... sayılı kararıyla kaldırılarak mahkememize gönderilmiştir. Mahkememiz █████/2026 tarihli celsesinde davalı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davalı vekili █████/2026 tarihinde yemin teklifine ilişkin yemin metnini mahkememize gönderdiği anlaşılmıştır.Bunun üzerine █████/2026 tarihli duruşmada davacı şirket yetkilisi ..., yeminli tercüman ...'ın eşliğinde;Davacı şirket yetkilisi ... duruşmada alınan yemin beyanında:, "..Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" dedi devamla, "Davalı şirketten yedek parça alım satım sonucunda şirketimiz tarafından alınan 9 adet krank milini iade ettiğimize, ilgili 9 adet krank milinin iade edilmesinden sonra davalı şirket tarafından herhangi bir şekilde 9 adet krank milinin bedeli olan 5760 USD'nin ve depozito bedeli olarak verilen 10.000 USD'nin tarafımıza iade edilmediğine, davalı şirket tarafından tarafımıza ilgili malların bedeli noktasında ayrıca bir ödeme yapılmadığına," Bu hususlara ilişkin dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim' şeklinde yemin edasını gerçekleştirmiştir.Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası dava dışı ... tarafından davalı aleyhine borcun sebebi ''İade Edilen Mal Bedeli 5.760,00 USD, Depozito Bedeli(Teminat) 10.000,00 USD'' olarak gösterilmek suretiyle toplam 15.760,00 USD alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip başlatan kişinin davacı şirketin yetkilisi olduğu, daha sonra icra dosyasında taraf değişikliği yapılarak davacı şirketin alacaklı olarak dosyaya eklendiği, Konya .İcra Müdürlüğü'nün mahkemeye verdiği cevapta; İİK.nun 58/l.maddesinde varsa T.C. no veya vergi kimlik numarası şeklinde düzenleme olup, yabancı şirketlerin T.C. no veya vergi numarası olmadığından takibin teknik olarak şirket yönünden açılamadığının, takip açıldığında , alacaklı tarafın makul zamanda taraf değişikliği talebinde bulunması halinde, 6100 sayılı HMK.124/3.maddesi gereğince ve Yargıtay .H.D... Esas ve ... Karar sayılı ilamları gereği, maddi hatadan kaynaklanan ve dürüstlük kurallarına aykırı olmayan taraf değişikliğinin Müdürlüklerince kabul edilmekle, bu dosyadaki somut olayda bu kapsamda değerlendirilerek taraf değişikliğinin kabul edildiğinin bildirildiği görülmüştür.Taraflar arasında ''Krank Mili'' satışına ilişkin bir ticari ilişki olduğu, bu ticari ilişkide davacının alıcı, davalının da satıcı konumunda olduğu dosya kapsamıyla sabit olup, davacının icra takibinde iade edilen mal bedeli olarak talep ettiği 5.760,00 USD'nin 9 adet krank mili bedeli olduğu, davacının 10.000,00 USD'de davalıya depozito (teminat) verdiğini iddia ederek bu bedelinin de iadesi talep ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı 9 adet krank milini davalıya iade ettiğini davalının iadeyi kabul ederek 9 adet krank milini geri aldığını iddia etmekte olup, 9 adet krank mili davalı tarafından iade alınmış ise artık ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının ya da ayıp ihbarının ne şekilde yapıldığının araştırılmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı malları iade almakla ayıbı kabul etmiş olacağından, bedelini iade ettiğini ispatlayacaktır. Mahkememizce davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, davalı ticari defterlerine göre taraflar arasındaki 2021 yılının başından itibaren incelenen kayıtlara göre davalının davacıya 17.500,00 USD borçlu olduğu anlaşılmıştır. Ancak itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğu için icra takibinde talep edilen alacaklar yönünden inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmektedir.Davacı tarafından delil olarak e-mail ve whatsapp yazışmaları da sunulmuş olup davalının bu yazışmaların içeriğine açıkça bir karşı çıkması bulunmamaktadır.Tüm bu nedenlerle yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda icra takibinde talep edilen alacaklar yönünden taraf delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu doğrultuda davalı vekiline malların bedelinin iade edildiğine dair ve bunun dışında 10.000 USD'nin davacıya iade edildiğine dair varsa belgelerini sunmak üzere süre verilmiş olup herhangi bir belge sunulmamıştır. Mahkememizce davalıya yemin delili hatırlatılmış olup davacı şirket temsilcisi usulüne uygun şekilde yeminli beyanda bulunduğundan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Asıl alacağın belirli ve likit olduğu değerlendirilmekle icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.Yabancı para üzerinde yapılan takipler ve açılan itirazın iptali davalarında yargılama giderleri, vekalet ücreti ve kesinlik sınırı dava tarihindeki kur esas alınarak, İcra inkar ve kötü niyet tazminatları ise takip tarihindeki kur esas alınarak belirlenir. Yargıtay . Hukuk Dairesinin istikrarlı bir şekilde kabul ettiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması da gerekmektedir.(Yargıtay . Hukuk Dairesinin 14.12.2022 Tarih ve ... E.- ... K. sayılı; 19.09.2011 Tarih ve ... E. - ... K. Sayılı kararları.Dava tarihindeki kur bilgisi 1 USD = 18,85 TL olduğundan dava değeri buna göre belirlenmiştir.Dava değeri 297.069,70 TL'dir.Takip tarihindeki kur bilgisi 1 USD= 18,6571 TL olduğundan İcra inkar tazminatı buna göre belirlenmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ İLE;-Davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile; takibin 15.760,00 USD üzerinden aynı hal ve şartlarda devamına,2-294.035,30 TL (takip tarihindeki değer) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 59.007,18 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 20.147,83-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 3.551,22-TL peşin harç ve 1.470,18TL icra harcının mahsubu ile bakiye 15.126,43-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından karşılanan 179,90-TL başvurma harcı, 3.551,22-TL peşin harç, 1.470,18TL icra harcı, 177,90-TL posta ve tebligat gideri, 1.800,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 25,60-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 8.374,20-TL nin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 47.531,15- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; davacı şirket yetkilisi ve taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2026Katip ... Hakim ...