Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin gerekçeli kararında, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davası kapsamında işçilik alacakları nedeniyle ödenen meblağın taşeron firmalardan tahsili talebi ve kısmi dava itirazları değerlendiriliyor.
Özet: Davacı şirket, uhdesindeki iş kapsamında taşeron olarak çalışan davalı firmaların işçilik alacakları nedeniyle, arabuluculuk süreci sonucunda bir işçiye ödediği 45.096,27 TL tutarındaki bedeli, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayanarak davalılardan rücuen tahsilini talep etmektedir; davalı şirketler ise davanın usul yönünden kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ödenen miktarın hesabının belirsizliğini, arabuluculuk sürecine dahil edilmediklerini ve söz konusu işçinin kendi dönemlerinde alacaklı olmadığını iddia ederek, davanın reddini savunmaktadırlar.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Rücuen Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2025
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; ... İşl. Ltd. Şti. Uhdesinde bulunan "... İl Sınırları ve Sorumluluk Alanları İçerisinde Bulunan Yeşil Alanlar Parklar, Refüjler, Yan Bantlar, Mezarlıklar, Piknik Alanları, Barajları, Gölleri Rekreasyon Alanları ve Tesislerin Bakım- Onarım ve Tadilat İşi" kapsamında, geçmiş dönemlerde dava dilekçesinde yazılı taşeron firmalarda çalışan ve ... karşı Arabuluculuk Başvurusu sonucunda 20.02.2019 tarihinde taraflar anlaşmış olup, anlaşma ile neticelenen ... (TC....) lehine hükmedilen arabuluculuk anlaşması sonucu taraflarınca ödenmiş olduğunu. Davalı taşeron şirketlerle ile arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin ilgili maddeleri uyarınca müvekkili idare tarafından davalardan rücuen tahsili gerektiğini. Davalı şirketlerin müvekkil şirketin taşeronları olarak çalışmış olduklarını Davalının taşeron olarak çalıştığı dönemlerde, davalı şirketde çalışan işçilerden ... (....) işçilik alacakları için ... karşı Arabuluculuk yoluna başvurmuş olduğu Arabulucuk görüşmeleri neticelerinde 20.02.2019 tarihinde taraflar anlaşmış olup, başvurucunun işçilik alacakları ... tarafından ödenmiş olup, ayrıca Arabuluculuk ücret ve masrafları ödenmiştir. 45.096,27.TL ödeme tutarı, müvekkili şirketin hakediş alacaklarından 25.08.2022 tarihinde kesilmiş olup, müvekkil davacı tarafından hizmet sözleşmeleri gereği zorunlu arabuluculuk yoluna başvurularak davalı taşeron şirketlerden talep edilmiş olup arabuluculuk sürecinde anlaşılama olmadığını. Fazlaya dair tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile kısmi dava olarak şimdilik 700,00.TL'nin ... tarafından müvekkil şirketin hakedişinden kestiği 25.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıların sorumlu olduğu payları oranındaki miktarlar kadar tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI ... ŞİRKET VEKİLİ CEVAP DİLEKÇELERİNDE: Arabuluculuk süresinin zamanında tamamlanıp tamamlanmadığının araştırılması gerektiğini. Davanın kısmi dava olarak açıldığının anlaşıldığını. Davanın “belirsiz alacak davası” olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını. Belirsiz alacak davası HMK’nın 107. maddesinde düzenlenmiş olduğunu. Huzurdaki davada; alacaklar belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka uygun olmadığını. .... Sayılı 17.06.2013 tarihli kararında belirlenebilir alacaklar bakımından kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı ve davanın esasa geçilmeksizin reddedilmesi gerektiğini. Davanın bu nedenle -HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNDAN- REDDİNE karar verilmesini talep ettiklerini. Esas hukuku yönelik itiraz olarak, geçmiş dönemlerde müvekkil şirket ve diğer davalılarda ki çalışmasına istinaden dava konusu işçiye arabuluculuk başvurusu sonucunda 45.096,27.TL'nin ödendiğini bildirmiş ancak bu rakamın hesabının nasıl, hangi veri ve belgelere göre yapıldığı belirtilmediğini. Söz konusu arabuluculuk sürecinin öncesinde veya sonrasında müvekkil şirkete her hangi bir ihbarda bulunulmadığını. Başvurucunun gerçekten böyle bir alacağının olup olmadığının araştırılması gerekmekte iken mutlak bir şekilde alacaklı olduğu kabul edilerek anlaşılmasının sebebi ve dayanağı tarafımızca anlaşılamadığını. Davacı tarafından 45.096,27.TL ödeme yapılan ... isimli işçinin müvekkili şirkettte 02.03.2019 - 26-03.2019 tarihleri arasında toplam 25 günlük çalışması bulunmakta olup müvekkil şirketten herhangi bir alacağı da bulunmadığını. Dava konusu işçiye, müvekkili şirket tarafından çalışma süresi içindeki tüm hak ve alacakları, banka kanalıyla eksiksiz olarak ödendiğini. Bu durum ödeme dekontları ile örtüşür nitelikte olduğunu. Dava konusu işçiye çalıştığı süreç içerisinde ücreti eksiksiz olarak ödenmiş olup demelere itiraz edilmemiş olduğunu. Davacı tarafın taleplerinin ve davasının haksız olduğunu. Dava konusu işçinin müvekkil şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edilebileceği arzdan vareste olduğunu. Haksız ve yersiz davanın reddini talep ettiklerini. İspat külfeti davacı tarafa ait olup buna göre, davanın öncelikle usul itirazlarımız yönünden reddine, Davanın esasına girilmesi halinde ise davacının kötü niyetle yönelttiği tüm haksız ve talepleri ile mesnetsiz iddialarının davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DAVALI ... ŞİRKET VEKİLİ CEVAP DİLEKÇELERİNDE: Dava dışı ... ise müvekkili şirket ve diğer davalı şirketler bünyesinde, bahse konu iş kapsamında işçi olarak çalışmış olup müvekkil şirketler nezdinde hak etmiş olduğu tüm alacaklar kendisine ödenmiş olduğunu. Ancak her nasılsa dava dışı işçi (başkaca pek çok işçi ile birlikte) yapmış olduğu arabuluculuk başvurusunda, idare ile arabulucu belirleme tutanağı imzalamış, taraflarca birlikte belirlenen arabulucu eşliğinde yapılan ilk toplantıda, işçinin gerçekten bir işçilik alacağı olup olmadığı hususunda taşeron şirketlere hiçbir söz hakkı tanınmaksızın anlaşma tutanağı imzalanmış olup işçiye ödemeler yapılmış olduğunu. Herhangi bir araştırma yapılmaksızın arabuluculuk tutanağı ile işçiye yapılan ödemelerin, müvekkili davalıdan talep edilmesinin yalnızca yasaya ve usule değil hakkaniyete de aykırı olduğunu. Söz konusu arabuluculuk görüşmelerinden ise müvekkili ile diğer şirketler hiçbir şekilde haberdar edilmemiş olup işçinin alacak talepleriyle ilgili değerlendirmede bulunmak için müvekkile söz hakkı tanınmamış olduğunu. Dava dışı işçinin işçilik alacakları ile ilgili talepte bulunduğu yönünde müvekkili davalı şirkete bildirim yapılması halinde, müvekkil herhangi bir alacak hakkının olmadığını tüm belge ve delilleri ile birlikte ispat edileceğini. Bunu ödemesi gerekenin davacı şirket ve ihale makamı olan idare olduğunu. İdare tarafından haksız yere ödemeler yapılmış olup zamanaşımı hususu da dikkate alınmamış olduğunu. Arabuluculuk başvurusu müvekkilline haber verilmeden anlaşma belgesi imzalandığından müvekkilin bu hususta beyan, def'i veya itirazda bulunma imkanı olmamış olduğunu Buna göre kabul etmeyip itiraz ettiklerini hem işçilik alacakları hem de huzurdaki dava dosyası açısından ZAMANAŞIMI DEF'İNDE BULUNDUKLARINI. İşçilik alacaklarından idare ve davacı taraf sorumlu olup müvekkili davalı şirketlerin herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını. 4857 Sayılı İş Kanunu'nda kıdem tazminatı alacağı açısından düzenleme yapılmış ve Kanunun 112. maddesinde kıdem tazminatı ödemelerinden ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının sorumlu olduğu ve bu ödemelerin kamu kurumları tarafından yapılacağı hüküm altına alınmış olduğunu. İşçi ile müvekkil şirket arasında belirli süreli iş sözleşmeleri imzalanmış olup bu sözleşmelerde iş sözleşmesinin bittiği tarih önceden belirli olduğu için ihbara gerek bulunmadığını. Müvekkili davalı şirketin fesih ihbarında bulunma zorunluluğu olduğu kabul edilse dahi; müvekkil şirket tarafından işçiye fesih bildirimlerinde bulunulmuş, ihbar ve fesih bildirim tebligatları işçi tarafından da imzalanmış olduğunu. Söz konusu evrakları bu dilekçeleri ekinde sunulmuş olduklarını. Dava dışı işçi ise kendisine bu bildirim yapıldıktan sonra iş yerine gelmeyerek istifa etmiş, bunun üzerine de çıkışı yapılmıştır. Davadışı işçinin ihbar tazminatı alacağı olmadığı halde işçiye haksız yere ihbar tazminatı ödemesi yapılmıştır. Davacının, kendi kusurlu hareketleri ile aslında ödenmemesi gereken alacakları ödemesi nedeniyle müvekkili şirkete rücu hakları bulunmadığını. Ayrıca işçiye ödemelerin yapılmasına sebebiyet veren arabuluculuk tutanağını incelediğimizde fazla mesai, UBGT, yıllık izin ücreti için ödemelerinin yapıldığı görülmüş olduğunu Oysa adı geçen işçiye müvekkil şirketlerde çalıştığı süre boyunca ulusal bayram ve resmi tatillerde çalışma yaptırılmamış olup fazla mesai çalışması olmamış olduğunu. Çalışma yaptırılan dönem için ise hak etmiş olduğu ücreti derhal kendisine ödenmiş olup buna ilişkin dekont sunduklarını. Ayrıca müvekkil şirket bünyesinde çalıştığı süre bir yıldan daha az olduğundan yıllık izin hakkı doğmamış olduğunu. Bu durum işçi trafından dava açılmış olması ve müvekkili şirkete ihbar edilmesi halinde gerek yazılı delillerle gerekse tanık beyanlarıyla ispat edilebileceği halde, işçi tarafından dava açılmadan arabuluculuk anlaşma belgesi ile işçiye ödemeler yapılması kabul edilemeyeceğini. Ayrıca yine dava dışı işçi, bizzat imzaladığı ekte sunulu ibranamelerde de müvekkil bünyesinde çalıştığı dönemler için ödenmemiş işçilik alacağının kalmadığını, hiçbir alacak talebinin olmadığını kabul etmiş ve müvekkil şirketi ibra etmiş olduğunu. Davacı imzası ile kabul edilmiş olmasına rağmen işçiye ödeme yapılmış olması kabul edilebilir olmadığını. Yapılan ödemelerden veya işçinin talebinden dahi haberdar edilmeyen müvekkile rücu edilmesi mümkün olmadığını. Bu nedenle haksız ve hakkaniyete aykırı taleplerle açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DİĞER DAVALI ŞİRKETLERE USULÜNE UYGUN ŞEKİLDE DAVA DİLEKÇESİ İLE DURUŞMA GÜN VE SAATİNİ BİLDİREN ÇAĞRI KAĞIDI TEBLİĞ EDİLMESİNE RAĞMEN DAVALI CEVAP VERMEMİŞTİR.
Mahkememizin tensip ara kararı ile .... müzekkere yazılarak dava dışı işçi ...'in ... unvanlı iş yeri hizmet cetvelinin gönderilmesinin istenilmesine, Davacı vekili tarafından; Hizmet alım sözleşmesi ile ekleri Teknik ve İdari Şartnamelerinin suretini, Dava dışı işçi ...'e işçi alacağı olarak bu işçiye yapılan ödeme belgesinin suretini dosyaya sunması için 2 hafta süre verilmiş olup gelen yazı ve belgeler dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında verilen ara karar ile Davalı ... şirket vekilinin arabuluculuğa yönelik itirazı ile davanın kısmi dava ile belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına yönelik itirazı ile davalı ... şirket vekilinin zamanaşımı def'i ile tanık dinletme taylebi değerlendirildiğinde; Davalı ... şirket vekilinin zamanaşımı def'i yönünden ise rücuen tazminat davaları, TBK.nun73 ve 146.maddesine göre ödeme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan ödeme makbuzu dikkate alındığında bu süre geçmediğinden davalı vekilinin zamanaşımı def'inin reddine. Ayrıca davalı ... şirket vekilinin arabuluculuğa yönelik itirazı ile davanın kısmi dava ile belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı yönelik itirazlarınında şartları oluşmadığından reddine, ayrıca davalı ... şirket vekilinin tanık dinletmesine yönelik talebi yönünden ise davanın niteliği ve değeri dikkate alınarak HMK.nun 200. Maddesine göre kesin delille ispatı gerektirdiğinden bu talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya iş ve sosyal güvenlik hukuku rücuen tazminat uzmanı bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 02.09.2024 tarihli raporda özetle; Dosya kapsamında dava dışı işçi ... in ... alt yüklenicilerde geçen toplam çalışma süresi bilinmemektedir. Davacı taraf Arabuluculuk tutanağına göre ödenen hakların dava dışı işçinin hangi dönemdeki çalışmasına istinaden ödendiğini açıklanması gereklidir (ilk işe giriş - son işten çıkış tarihleri şeklinde). Hesaplamaları yapabilmemiz için Çalışma döneminin başlangıcını ve sonunun belirtilmesi gereklidir. ... hizmet dökümü belgesi ve işe giriş işten ayrılış bildirgelerine göre işçinin toplam çalışma dönemini tespit etmemiz mümkün değildir, ... hizmet dökümü incelendiğinde işçinin çok fazla farklı farklı işverenlerde çalışması mevcuttur, bunların hangisinin davacı ... alt yüklenicisi olduğunu bilebilmemiz mümkün değildir. İşçinin dava dışı işverenlerde de çalışması mümkün olabilmekte, bazı dönemler ise Davacı ... bünyesinde çalışmalar olabilmektedir. Bu nedenle davacı tarafın dava dilekçelerinde işçinin haklarının ödendiği ilgili çalışma dönemini (ilk işe giriş - son işten çıkış tarihleri şeklinde belirtme zarureti vardır. Diğer taraftan Arabuluculuk tutanağı tarihi 20.02.2019 dur, Davalı olarak gösterilen ... Şirketi ile sözleşme tarihi ve işçinin çalışması bu arabuluculuk anlaşma tarihinden sonradır. Ayrıca, davalılara ait son dönem sözleşmeleri sunulmuş işçinin ... hizmet dökümünde davalılarda çalışması görünen 2007-2008- 2009-2011 yıllarına ait sözleşmeler sunulmamıştır. Belirtilen hususların davacı tarafından açıklanmasından sonra hesaplamalar yapılabileceği kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce eksik hususlar giderildikten sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli ek raporda: Davacı ... İşletmeleri Ltd. Şti. ile davalı şirketler arasında yardımcı işlerde hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığı, imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı; davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, Mahkemenin dava dışı işçinin davalı şirkette geçen çalışma süresine göre kendi dönemleriyle sorumlu olduğu, kanaatine varması durumunda; Dava dışı işçi ... ile ilgili olarak Arabuluculuk görüşmelerinde varılan anlaşma neticesinde dava dışı ... tarafından yapılan ödemeye istinaden 25.08.2022 tarihinde davacının hak edişinden kesilen işçilik alacağı 45.096,27 TL nin : toplam 37.068,08 TL sini aşağıda belirtilen miktarlarda davalılara rücu edebileceği kanaatine varılmıştır.
Davalıların Sorumlu Olduğu Miktarlar:
13.566,68 TL ... Şirketi,
3.223,51 TL ... Şirketi,
3.529,26 TL ... Şirketi,
16.748,64 TL ...
Limited Şirketi, TOPLAM: 37.068,08 TL olup
Dava dışı işçinin Davalılar-... Şirketi ve -... Şirketindeki çalışmaları Arabuluculuk anlaşma tarihi olan 20.02.2019 sonraki tarihlere ait olduğundan Arabuluculuk anlaşması neticesinde ödenen işçi alacaklarından davalıların sorumluluğu bulunmadığı kanaati belirtilmiştir.
Rapora davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine dosya bilirkişile tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen tarihli 20.01.2025 tarihli ek raporda özetle: Dosya kapsamında yeniden bir hesaplama yapılabilmesi için -Dava dışı .... Dava dışı işçi ... in 20.02.2019 tarihinde Arabuluculuk anlaşması neticesinde ödenen işçi alacaklarının (toplam 45.096,27 TL nin) işçinin hangi hizmet süresi için tekabül ettiği (ilk işe giriş - son işten çıkış tarihleri şeklinde sorulması, ... in .... alt yüklenicisi olan hangi işverenlerde hangi tarihlerde çalıştığının sorulması, ... belgelerine göre işçi ... çalışması tespit edilen dava dışı ... Şirketi ile Dava dışı .... TIC. LTD.STI.nin ... nın alt yüklenicisi olup olmadığı, sözleşmesi bulunup bulunmadığı ve bu şirketlerin ... ile bir alaksının bulunup bulunmadığın sorulması gerektiği kanaati belirtilmiştir.
Mahkememizce eksik hususlar giderildikten sonra dosya önceki bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen tarihli █████/2025 tarihli ek raporunda özetle: Davacı ... İşletmeleri Ltd. Şti. ile davalı şirketler arasında yardımcı işlerde hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığı, imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı; davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, Mahkemenin dava dışı işçinin davalı şirkette geçen çalışma süresine göre kendi dönemleriyle sorumlu olduğu, kanaatine varması durumunda; Dava dışı işçi ... ile ilgili olarak Arabuluculuk görüşmelerinde varılan anlaşma neticesinde dava dışı ... tarafından yapılan ödemeye istinaden 25.08.2022 tarinde davacının hak edişinden kesilen işçilik alacağı 45.096,27 TL nin : toplam 32.011,46 TL sini aşağıda belirtilen miktarlarda davalılara rücu edebileceği kanaatine varılmış olup,
Davalıların sorumlu olduğu miktarların aşağıda sunulmuştur.
-11.080,00 TL -... Şirketi,
2.632,66 TL -... ve Tic. A.Ş.,
2.882,37 TL “... Şirketi,
15.416443 TL -... Şirketi Toplam : 32.011,46 TL.
Dava dışı işçinin Davalılar-... Şirketi ve -... Şirketindeki çalışmaları Arabuluculuk anlaşma tarihi olan 20.02.2019 sonraki tarihlere ait olduğundan Arabuluculuk anlaşması neticesinde ödenen işçi alacaklarından davalıların sorumluluğu bulunmadığı sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
İtiraz üzerine bilirkişi tarafından düzenlenen tarihli 10.04.2025 tarihli raporda; Mahkeme tarafından yazılan müzekkere gereği dava dışı ... tarafından 29.01.2025 tarihli mahkemeye sunulan sözleşme ve evraklar incelenmiştir. 29.01.2025 tarihli Cavapta : “Dava dışı işçi ...'in çalışması tespit edilen dava dışı .... Şirketi ile Dava dışı .... TİC. LTD. ŞTİ.' nin Şirketimizin alt yükleniciliğini yaptıklarına ilişkin hizmet alım sözleşmeleri” sunmuştur. Bu şekilde ... in ... kayıtlarına göre çalışmasının tespit edildiği: Dava dışı işverenler .... VE ..... TIC.LTD.STI. ile Davacı ... nın alt işverenleri olduğu anlaşılmıştır. Dava dışı ... tarafından 07.01.2025 tarihli yazıda dava dışı işçi ... hizmet süresi 17.11.2000-28.12.2018 olarak mahkemeye bildirilmiştir. ... tarafından işçinin 17.11.2000-28.12.2018 çalışma döneme ait işçi alacakları için toplam 45.096,27 TL ödenmiştir. 9.01.2025 tarihli Bilirkişi raporunda görüleceği üzere bu ödemenin bir kısmı davalı şirketler bir kısmı ise dava dşı şirketler dönemine aittir. Tarafından 29.01.2025 tarihli Bilirkişi raporunda ... hizmet dökümü belgelerine göre işçinin davalı şirketlerin yanında geçen hizmet süresine göre sorumlu olduğu miktarlar hesaplanmıştır. Önceki Görüş ve kanaatinde bir değişiklik bulunmadığı belirtmiştir.
Davacı vekili Av. ....'ın dosyaya sunduğu █████/2025 tarihli ISLAH DİLEKÇESİNDE özetle; Dosyanın 29.01.2025 tarihli bilirkişi raporu kapsamında dava değerimizin ıslahla arttırılması zorunluluğu hasıl olduğunu. Davalılardan ayrı ayrı 100,00.er TL olan taleplerini 11.080,00.TL ... Şirketinden, 2.632,66.TL ... Şirketinden, 2.882,37.TL ... Şirketinden, 15.416,43.TL ... Şirketinden, 100,00.er TL Davalı ... Şirketi ile 100,00.er TL davalı ... Şirketinden olmak üzere toplamda 32.211,46.TL'nin ödeme tarihi olan 25.08.2022 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıların sorumluluk miktarları kapsamında alınarak tarafımıza ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; dava dışı işçinin işçi alacaklarından dolayı ödenen tazminatların davalı şirketlerden tahsili için açılan rücuen tazminat davasına ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. ( ....)
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Bu kapsamda, toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta davacı ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olup, 4857 sayılı Kanunun 2/6. maddesine göre, davacı asıl işverenin davalı alt işverenlerin dava dışı işçisi ...'e karşı, o işyeri ile ilgili İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulduğu, yani kanun kapsamında, asıl ve alt işverenlerin dış ilişki itibariyle işçiye karşı müteselsil sorumlu oldukları, söz konusu düzenlemenin işçi alacağını güvence altına alma amacı taşıdığı, asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise, Borçlar Kanunun ve sözleşmeler hukukunun esas alınacaktır.
Buna göre somut olayda, davacı ... LTD.ŞTİ. davalı şirketler ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığı görülmüş olup, tarafların, sorumlulukların belirlenmesinde kanuna açıkça aykırı olmadıkça öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki teknik şartname ve ihale dokümanları nazara alınacaktır. Sözleşme eki genel şartname uyarınca, yüklenicinin istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusunun yüklenici olmasına, yüklenicinin işçilerine ödemesi gereken kıdem tazminatı, izin ücreti gibi ödemelerdeki aksamalarda her türlü yasal sorumluluğun yükleniciye ait olmasına göre davacının asıl işveren olarak yaptığı ödemeden, işçinin davalı şirketlerde çalıştığı döneme isabet eden kısmı ile sınırlı olmak üzere davalının sorumlu oldukları kanaatine varılmış olmak ile karar vermeye elverişli █████/2025 tarihli ek raporu ile birlikte davacı vekilinin HMK.nun 26.maddesine göre ıslah dilekçesindeki talebine bağlı kalınarak hakim talepten fazlasına hükmedilmeyeceğinden, davalının hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Her bir davalının hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere karar vermiş olup ayrıca feshe bağlı hak olan ihbar tazminatından son alt işveren sorumlu olacağından davacı tarafından ödenen ihbar tazminatının son alt işveren ... şirketi'nden rücuen talep edilebileceği anlaşılmakla, bu davalı şirket sorumlu tutulmuş olup Davalı ... Şirketi ile davalı ... Şirketi hakkında açılan davaların ise Arabuluculuk anlaşma tarihi olan 20.02.2019 sonraki tarihlere ait olduğundan Arabuluculuk anlaşması neticesinde ödenen işçi alacaklarından davalıların sorumluluğu bulunmadığından REDDİNE karar verilmiştir. Ayrıca taraflar tacir olduğundan, rücen tazminat alacağa, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile, 32.011,46.TL rücuen tazminatın her bir davalının hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere,
A-)11.080,00.TL ... Şirketinden,
B-)2.632,66.TL ... Şirketinden,
C-)2.882,37.TL ... Şirketinden,
D-)15.416,43.TL ... Şirketinden,
Olmak üzere, ödeme tarihi olan 25.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek olan AVANS Faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsili ile davacıya ödenmesine,
E-) Davalı ... Şirketi ile davalı ... Şirketi hakkında açılan davaların REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.186,70.TL karar ve ilam harcının dava açılışında davacıdan alınan 427,60.TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 550,00.TL ıslah harcı olmak üzere toplam 977,60.TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 1.209,00.TL karar ve ilam harcının;
A-)418,47.TL ... Şirketinden,
B-)99,43.TL ... Şirketinden,
C-)108,86.TL ... Şirketinden,
D-)582,24.TL ... Şirketinden,
Olmak üzere davalılardan ayrı ayrı tahsili ile HAZİNEYE gelir kaydedilmesine,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 3.280,00.TL arabuluculuk ücretinin 20,37.TL.sinin DAVACIDAN, 3.259,63.TL'sinin de aşağıda isimleri belirtilen DAVALARDAN olmak üzere;
A-)1.128,24.TL ... Şirketinden,
B-)268,08.TL ... Şirketinden,
C-)393,50.TL ... Şirketinden,
D-)1.569,81.TL ... Şirketinden,
Olmak üzere davalılardan ayrı ayrı tahsili ile HAZİNEYE gelir kaydedilmesine,
4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 427,60.TL başvuru harcı.3.335,00.TL tebligat ücreti, 4.000,00. TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 7.762,60.TL 'nin davanın kabul oranına göre hesaplanan 7.714,40.TL ile 427,60.TL peşin harç ile 550,00.TL ıslah harcı olmak üzere TOPLAM 8.692,00.TL yargılama giderinin;
A-)3.008,53.TL ... Şirketinden,
B-)714,84.TL ... Şirketinden,
C-)782,64.TL ... Şirketinden,
D-)4.185,99.TL ... Şirketinden,
Olmak üzere davalılardan ayrı ayrı tahsili ile davacıya ödenmesine,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00.TL vekalet ücretinin;
A-)10.383,78.TL ... Şirketinden,
B-)2.467,24.TL ... Şirketinden,
C-)2.701,25.TL ... Şirketinden,
D-)14.447,73.TL ... Şirketinden,
Olmak üzere davalılardan ayrı ayrı tahsili ile davacıya ödenmesine,
6)Davalı .......şirketi yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından red edilen miktar üzerinden yürürlükte bulunan Avukatlık AAÜT'sinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 100,00.TL vekalet ücretinin; DAVACIDAN alınarak belirtilen davalıya verilmesine,
7)Davalı ......şirketi yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından red edilen miktar üzrerinden yürürlükte bulunan Avukatlık AAÜT'sinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 100,00.TL vekalet ücretinin; DAVACIDAN alınarak belirtilen davalıya verilmesine,
8) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı ... şirket vekilinin yüzlerine karşı, davalı ... şirket vekili ile diğer davalı şirketlerin yokluğunda olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!