Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde taşıma sözleşmesi kaynaklı itirazın iptali davasında, davacı cari hesap alacağını talep ederken davalı hileli fatura ve hisse devri anlaşmazlığına dayanarak itiraz etmektedir.
Özet: Davacı şirket, taşıma hizmetlerinden kaynaklanan 4.589.339,62 TL alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep ederken, davalı taraf, söz konusu alacağın hileli olduğunu, önceki şirket sahibinin hisse devri sürecinde şirketler arasındaki anlaşmaya aykırı olarak, kendi bünyelerindeki bir çalışanın görevi kötüye kullanmasıyla davacı şirketin bilanço zararlarının ve davalıya ait araçlarla yapılan taşıma hizmetlerinin usulsüzce kendi şirketlerine fatura edildiğini, bu faturaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve iade faturası düzenlenmesine rağmen kabul edilmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ( Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı şirketin taşıma ve nakliye işlerini yüklendiğini, bu işe karşılık tanzim edilen faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini, müvekkilinin mal ve hizmetten kaynaklı düzenlediği faturalar nedeniyle davalı şirketten 4.589.339,62 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, davalı şirkete ..... Noterliğinin █████/2022 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesiyle borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, belirtilen süre içerisinde borcun ödenmemesi nedeniyle .... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 13.09.2022 tarihinde borcun tamamına, faize, faiz oranına ve her türlü fer’ilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; .... sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve itiraz eden borçlu aleyhine % 20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firmanın %100 pay sahibinin ... olduğunu, müvekkili firmanın da 03.03.2022 tarihine kadar %100 pay sahibinin de ... olduğunu, ...’ın 28.12.2021 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ve 03.03.2022 tarihli Kapanış Sözleşmesi ile davalı firmadaki %100 hissesini ... A.Ş. firmasına sattığını, uyuşmazlığın, haksız ve firmaların sahipleri arasındaki hisse devir sözleşmesi ile kararlaştırılan anlaşmaya aykırı şekilde kesilen fatura ve cari hesaptan kaynaklandığını, ...’ın devir alanları aldatarak hileli satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, ilgili şahsın, 28.12.2021 tarihli hisse devir anlaşmasından itibaren 03.03.2022 tarihine kadar şirket yönetimini elinde bulundurduğu süreçte müvekkili firmayı kendisine ait davacı firmaya dolaylı yollar ile borçlandırdığını, ilk hisse devir anlaşması tarihi olan 28.12.2021 tarihinden sonra ... tarafından davacı firmaya ait olan bilanço zararlarınn müvekkil firmaya hileli şekilde fatura edilerek ödettirildiğini, satış sonrasında müvekkil firma tüzel kişiliğinde çalışan ...'un, görevini kötüye kullanarak ...’ın talimatları ile hileli işlemler ile müvekkili firmayı davacı firmaya borçlandırdığını, 28.12.2022 tarihli hisse devir sözleşmesinin akdedilmesinden sonra ve hisse devir işlemlerinin devam ettiği 03.03.2022 tarihine kadar ve hatta sonrasında davacı tarafından müvekkili firmaya hiçbir yasal gerekçeye dayanmayan birtakım faturalar kesildiğini ve bu faturaların müvekkilin muhasebe müdürü olarak çalışan ... tarafından müvekkil firmanın ticari defterlerine yasal olmayan şekilde işlendiğini, davacı tarafından kesilen faturaların 28.12.2021 tarihli hisse devir sözleşmesi ile mülkiyeti müvekkil firmaya ait olduğu kabul edilen araç, ...., tır ve kovalara dair nakliye bedelleri olarak düzenlendiğini, mülkiyeti müvekkil firmaya ait olan araçlardan kaynaklı alacak talep edilmesinin mümkün olmadığını, mülkiyeti 28.12.2021 tarihli sözleşme öncesi davacı şirkete ait olan, ancak 28.12.2021 tarihi itibariyle mülkiyeti müvekkiline geçen araçlar ile yapılmış olan taşımacılık hizmetleri ile ilgili olarak düzenlenen faturaların hileli olduğunu, bu faturaların müvekkil firma kayıtlarına alındığının anlaşılması ve faturaların fark edilmesi ile müvekkil firma yetkilileri tarafından ...’un müvekkili firmaya iş akdi ile bağlı olduğu düşünülerek ve görevi kötüye kullandığı bilinmeksizin, tüm faturalar yönünden iade faturası düzenleyip davacı firmaya gönderilmesinin talimatlandırıldığını, ... hakkında .... şikayette bulunulduğunu, müvekkili firma yetkilisi ... tarafından 16.03.2022 tarihli e-mail ile ...’a ... A.Ş. firması tarafından kesilen faturaların iade edilmesi ve bundan sonra yeni fatura gelmesi halinde bilgi verilmesinin talimatlandırıldığını, 16 Mart 2022 tarihli ... tarafından ...’a gönderilen e-mail ile davacının faturalarının kabul edilmeyeceğinin bildirildiğini, ...'un ... no.lu 4.214.527,37 TL bedelli iade faturasını tanzim ettiğini, ancak aynı zamanda davacı firmanın muhasebe yönetiminin de aynı şahısta olması nedeniyle faturanın sistemden belli etmeden reddedildiğini, tüm mail yazışmalarından da görüldüğü üzere karşı yan firmanın sahibi ...'ın eski çalışanı olan ...’un müvekkil firmadaki çalışmasını kullanarak taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı fatura tanzimlerini müvekkili firma kayıtlarına işlediğini, ...'un müvekkili firmaya çalışırmış gibi görünse de aslında karşı yan firmaya çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, fatura kaynaklı cari hesap alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce davacı tarafın delilleri toplanmış, BA/BS formları istenilmiş, .... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
....Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı şirket tarafından davalı borçlu şirket hakkında █████/2022 tarihinde, 4.589.339,62 TL asıl alacak, 205.954,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.795.294,09 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, süresi içerisinde mahkememize dava açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi yönünden ....Mahkemesine yazılan talimat sonucu bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporda sonuç olarak; incelenen davacı şirketin 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin ... onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, takip konusu alacağı oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, 09.09.2022 icra takip tarihi itibariyle, 4.589.339,62 TL alacaklı gözüktüğü, işbu faturaların davalı şirketin bağlı bulunduğu ....'ne Ba (alım) olarak bildirildiği, davalı şirket defterleri incelendikten sonra nihai değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, davacının alacağını talep edebileceğine karar verilmesi halinde davacı şirketin takip öncesinde 205.954,47 TL'lik işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu açıklanmıştır.
Mahkememiz tarafından görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde 14.03.2022 tarihi itibariyle kayıtların birbirini teyit ettiği ve davacının davalıdan 4.532.975,16 TL alacaklı olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu tespit edilen davacının, davalıdan (4.532.975,16 + 37.225,76) 4.570.200,92 TL alacaklı olduğu, ....tarafından dosyaya kazandırılan █████/2023 tarihli yazı ekinde bulunan excel dosyasının incelenmesinde, 2017 yılından 2022 yılının Haziran ayına kadar ... A.Ş. tarafından ... A.Ş. adına taşıma işlemlerinin yapılmış olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda sonuç olarak; Taraflar arasında pay devri yoluyla devralma sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin isimsiz bir sözleşme olması sebebiyle sözleşmede hakkında hüküm bulunmayan hallerde TBK'nın taşınır satımına ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, taşıma işinin yapıldığı ve Kapanış sözleşmesine konu motorlu araçların ... A.Ş.'nin faaliyetleri açısından oldukça önemli olduğu, bu araçlarda bulunan herhangi bir ayıbın, taşınır satımı kapsamında devredilen payları da ayıplı hale getirdiği, 2017 yılından 2022 yılının Haziran ayına kadar ... A.Ş. tarafından ... A.Ş. adına taşıma işlemlerinin uyuşmazlık konusu olan ve bunun dışındaki araçlarla yapılmış olduğu, Devir Sözleşmesinin imzalanmasının, özel sicilindeki (Trafik Sicili) kayıtların kurucu olduğu motorlu taşıtların mülkiyetinin tescilsiz iktisabı sebebi olmayacağı; uyuşmazlık konusu araçların mülkiyetinin devrinin Trafik Sicili'nde hala yapılmadığı; işbu dosyaya kazandırılan belgelerde, bu hususta hangi tarafın tam olarak kusurunun bulunduğu, kusurun ağırlığı veya türüne ilişkin tespite yönelik yeterli bilginin bulunmadığı, dosya kapsamında yalnızca e-mail yazışmalarının, uyuşmazlığın tarafları her iki şirkette de muhasebe müdür olarak çalışan ...'un kötüniyetli olduğu ve ...'ın talimatıyla dolanlı işlemlerle faturalar düzenleyip davalı şirketi zarar uğrattığı çıkarımlarında bulunmak için yeterli güçte delil teşkil etmedikleri, tarafların ticari defter kayıtlarının şu haliyle tam olarak birbirini teyit etmediğine, taraflar arasındaki borç – alacak ilişkisinin hiçbir şüpheye yer verilmeyecek şekilde tespit edilebilmesi açısından davacı şirket tarafından bahse konu 320.00.03.04 – Satıcılar hesabı ile birlikte davalı adına yapmış olduğu başkaca kayıt var ise o kayıtların da muavin defter dökümü ve bu döküme ilişkin mahsup fişlerinin tasdik ve kaşeli olarak sunulması gerektiği açıklanmıştır.
Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyan ve itirazları ile dosyaya gelen belgeler de incelenmek suretiyle bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ikinci ek raporda sonuç olarak; 2017 yılından 2022 yılının Haziran ayına kadar ... A.Ş. tarafından ... A.Ş. adına taşıma işlemlerinin uyuşmazlık konusu olan ve bunun dışındaki araçlarla yapılmış olduğu, Devir Sözleşmesinin imzalanmasının, özel sicilindeki (Trafik Sicili) kayıtların kurucu olduğu motorlu taşıtların mülkiyetinin tescilsiz iktisabı sebebi olmayacağı; uyuşmazlık konusu araçların mülkiyetinin devrinin Trafik Sicili'nde hala yapılmadığı; dolayısıyla bu araçların mülkiyetinin hala davacı şirkette olduğu, yetkilisi ... tarafından imzalanan Devir ve Kapanış Sözleşmelerinde kararlaştırıldığı üzere, bu araçların devrini gerçekleştirmeyen ve uyuşmazlık konusu araçlara malik olan davacı ... A. Ş.'nin kusurlu kabul edilebileceği, hiç kimsenin kendi kusuruyla sebep olduğu bir hukuka aykırılıktan kendisi yararına sonuç çıkaramayacağı genel ilkesine ("kimse kusurundan yararlanamaz") uygun şekilde, uyuşmazlık konusu tır, kamyon ve dorselere işbu dava görülürken malik olması gereken davalı ... A. Ş.'nin bu araçların salt kullanımından ötürü öngörülen giderleri ödememesi gerektiği, dosya kapsamında yalnızca e-mail yazışmalarının, uyuşmazlığın tarafları her iki şirkette de muhasebe müdür olarak çalışan ...'un kötüniyetli olduğu ve ...'ın talimatıyla dolanlı işlemlerle faturalar düzenleyip davalı şirketi zarar uğrattığı çıkarımlarında bulunmak için yeterli güçte delil teşkil etmedikleri, uyuşmazlığa taraf şirketlerde imza yetkisi olmayan ve organ sıfatını taşımayan, halihazırda uyuşmazlığa taraf her iki şirketçe, diğer şirkete de 'bağımlı' olduğu bilinen bir muhasebe müdürünün tarafsız olmadığını sonradan ileri sürmenin, hakkın kötüye kullanılması kapsamında olduğu ve bu hususun hukuken korunmaması gerektiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde; davacının davalıdan 4.589.339,62 TL alacaklı göründüğü, ancak yukarıda da belirtildiği üzere davacı yan tarafından davalı adına kesilen faturaların hangisinin araçların salt kullanımından ötürü öngörülen giderleri kapsadığı, dosya içerisinde faturalar bulunmadığından tespit edilemediği, mahkeme aksi kanaate olunması ve davacının davalıdan 4.589.339,62 TL alacaklı olduğu düşünülür ise
bu alacağa temerrüt tarihi olan 28.05.2022 tarihinden icra takip tarihi olan 09.09.2022 tarihine kadar .... avans faizi oranları üzerinden yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği faiz tutarı 205.954,47 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; .... yazısına göre 2017 yılından 2022 yılının Haziran ayına kadar davacı şirket tarafından, davalı şirket adına taşınma işlemlerinin yapıldığı, dava dışı muhasebe elemanı ... hakkında yapılan şikayet sonrasında .... tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bilirkişi raporunun dosya içeriğine ve denetime uygun bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalının icra takibine itirazı haksız olarak değerlendirildiğinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM:
Davanın kabulü ile,
Davalının .... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullarla devamına,
Alacağın %20 'sı oranında hesaplanan 959.058,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 327.566,54 TL harçtan, dava açılışında alınan 57.915,17 TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 269.651,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 57.915,17 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 906,75 TL tebligat ücreti, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 69.001,82 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 515.764,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,
Dair, davacı vekillerinin ve davalı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde .... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Başkan ....
¸e-imzalıdır.
Üye ....
¸e-imzalıdır.
Üye ....
¸e-imzalıdır.
Katip ....
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!