İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, reklam hizmeti alacağından kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davasındaki ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yapmıştır.
Özet: Bu hukuki evrak, bir televizyon kanalının, davalı şirketin tanıtım ve reklamlarını yayınlaması karşılığında doğan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; ilk derece mahkemesi, davalının yetki ve hizmetin verilmediği yönündeki itirazlarını, kendi defterlerine faturaları itirazsız kaydetmiş olması ve icra dairesinin yetkili olması gerekçesiyle reddederek takibin devamına, borcun tahsiline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmetmiş, davalı ise bu kararın kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████
KARAR NO: █████████
DAVA TARİHİ : █████/2021
KARAR TARİHİ: █████/2021
KARAR TARİHİ: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların davacının sahibi olduğu ...televizyon kanalında yayınlanan ...isimli programda davalının tanıtımının/reklamının yayınlanması konusunda anlaştığını, davacının üstüne düşen sorumluluğu yerine getirerek davalı şirketin tanıtımını/reklamlarını eksiksiz olarak yayınladığını, cari hareket raporundan da anlaşılacağı üzere davalının müvekkiline 12.360,00 TL borcu bulunması nedeniyle başlatılan .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasına davalının haksız itiraz ettiğini, davalının müvekkiline takipten sonra 15.12.2020 .... İcra ...Nolu dosya ödemesi açıklamasıyla 2.500,00 TL ödeme yaptığını beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra dairesine yaptıkları yetki itirazları hususunda usule ilişkin karar verilmesini talep ettiklerini, aynı zamanda yetkisiz yerde başlatılan takip nedeniyle işbu itirazın iptali davasının da yetkili mahkeme olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde açılması gerektiğinden davanın öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, davacının dava konusu faturaya karşılık olan emtianın teslim edilip edilmediğini de ispat etmesi gerektiğini, müvekkili tarafından davacıya 15.12.2020 tarihinde 2.500,00 TL ödeme yapılmış olduğunun davacı tarafça da kabul edildiğini, dava konusu alacağın likit de olmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki cari hesap alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada, borçlu davalının icra dairesi yetkisine usulüne uygun şekilde itiraz ettiği görüldüğü, bu nedenle icra dairesinin yetkisinin incelenmesine geçildiği, alacağın cari hesaba ve faturalara dayalı bir para alacağı olması nedeniyle, davacının takibi kendi yerleşim yerinde yani Küçükçekmece icra dairelerinde açmak hususunda seçme hakkına sahip olduğu, takibinde Küçükçekmece icra dairelerinde yapıldığı görüldüğünden, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığına ve geçerli bir icra takibinin mevcut olduğuna karar verildiği, davalı vekili CD içerisinde sunulan görüntülerin bilgilendirme amaçlı olduğu, tanıtım amaçlı olmadığı, ayrıca verilen hizmetler ile faturaların birbirleri ile örtüşüp örtüşmediğinin tespitinin yapılmadığını iddia etmişse de; davalının, davacının alacağına dayanak ve verilen hizmete ilişkin düzenlenen faturaları kendi defterine itirazsız kaydetmiş olması dikkate alındığında, hizmetin verilmediği iddiasının dayanağının bulunmadığı değerlendirildiği, bu kapsamda tarafların kesin delil ihtiva eden defterlerinde birbirlerinden olan alacak ve borç kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, hizmetin verilmediği itirazının faturaların davalı defterlerinde kayıtlı bulunması sebebiyle dayanaksız olduğu değerlendirildiği ve bu nedenle davanın kabulüne, davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle ise aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Davanın KABULÜNE, .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, asıl alacak miktarı olan 9.860,00-TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, Devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 9.860,00-TL toplam alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 1.972,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ...A.Ş., borçlunun ise ... A.Ş. olduğu, 12.360,00 TL asıl alacak üzerinden 05.10.2020 tarihinde başlatılan icra takibinde "Bakiye Cari Hesap Alacağı" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 08.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 14.10.2020 tarihinde yetkiye ve borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince basın yayın TV uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 11.11.2021 tarihli raporda:"...Davacı ve davalı 2019-2020 yılları ticari defterinin V.U.K ve TTK'a uygun tutulduğu, delil niteliği taşıdığı, Davacı ticari ve davalı defterlerine göre takip (█████/2020) tarihinde davacının davalıdan 9.860,00 TL tutarlı alacağı olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının uyumlu olduğu, Davacı tarafından davalı tarafa tanıtım hizmeti verildiği açıktır. Konuk doktorun çalıştığı kurumun sunucu tarafından zikredilmesi ve KJ'de adının altında çalıştığı kurumun yazması bir tanıtımdır. Davacı tarafından Davalıya tanıtım hizmeti verildiği söz konusu yayın bandında açıktır." şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Davalının icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yönelik istinaf sebebi yönünden; icra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş, para ve teminat borcu için takip hususunda usul kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı belirtilmiştir. HMK'nın 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, aynı Kanun'un 10. maddesinde sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği ifade edilmiştir. Ayrıca 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesinde para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğuna işaret edilmiştir. Davalı icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş İstanbul İcra Dairesinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Davalı tarafından dava para alacağından kaynaklandığı için davacının yerleşim yeri itibariyle takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığı tespit edilmiştir. Davalı tarafın cari hesap ekstresine konu faturaları defterine kaydederek ve takip alacaklısı davacıya takipten sonra önce ve sonra ödeme yaparak akdi ilişkiyi kabul ettiği anlaşılmakla HMK'nın 10. maddesi delaletiyle HMK'nın 89. maddesi uyarınca davacının muamele merkezinin bulunduğu Küçükçekmece ilçesindeki Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ve dava tarihi itibariyle Küçükçekmece İcra Dairesi'nin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetki alanınında olması dikkate alındığından takibin başlatıldığı İcra Dairesi'nin ve davanın açıldığı mahkemenin yetkili olduğu kanaatine varılmakla bu konudaki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Davanın esasına yönelik istinaf sebebi yönünden; tarafların ticari defter ve kayıtlarının HMK'nın 222. maddesi uyarınca birbiri ile uyumlu olduğu, takipteki cari hesap ilişkisine konu davacının düzenlemiş olduğu ...programı açıklamalı 6 ayrı 2.360,00 TL bedelli faturaların tamamının davalının da defterinde defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının 26.02.2020 tarihindeki 4.160,00 TL 15.12.2020 tarihindeki 2.500,00 TL ödemelerinin davacının defterinde de yer aldığı, netice itibariyle her iki taraf ticari defterlerinin aynı şekilde davacının davalıdan 9.860,00 TL alacaklı olduğunda dair kayıt içerdiği ve bu anlamda HMK'nın 222. maddesi uyarınca tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı ve davalı defterindeki takip konusu faturaların kayıtlı olmasının da davalının aleyhine delil teşkil ettiği, davacının üzerindeki ispat yükünü yerine getirdiği, İlk Derece Mahkemesince bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu konudaki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
İcra inkar tazminatına yönelik istinaf sebebi yönünden; İİK'nın 67/2. maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi yer almaktadır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Davalının kendi defterine kaydettiği faturalara konu bedellerin biliniyor olması karşısında likit bir alacak olduğundan, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yanlışlık olmadığından davalı vekilinin bu konudaki istinaf sebebine de itibar edilmemiştir.
Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1.b.1 alt bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazine'ye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan (80,70+168,30=)249,00 TL'den mahsubu ile bakiye 483,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!