Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin, kooperatif genel kurul kararının usulsüz üye ihracı, vekaleten oy kullanımı ve çağrı eksiklikleri iddialarıyla iptaline ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir kooperatif ortağı olan davacının, genel kurul öncesi usulsüz üye ihraçları, bazı ortakların oy kullanmasının engellenmesi, kooperatif ortağı olmayan veya akrabalık ilişkisi bulunmayan kişilere vekaleten oy kullandırılması, ortaklar listesinin usulüne uygun hazırlanmaması ve çağrı prosedürlerinin eksikliği gibi birçok usuli aykırılık nedeniyle kooperatif genel kurul kararlarının ve seçimin iptali talebine karşılık, davalı kooperatifin genel kurul sürecinin yasalara, ana sözleşmeye ve teamüllere uygun yürütüldüğünü, davacının seçim sırasında itirazda bulunmadığını ve şeffaf bir seçim gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istediği hukuki bir uyuşmazlığın istinaf incelemesidir.

T.C. BURSA BAM .. HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .
KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .
NUMARASI :.
DAVACI : ... - ...
.
DAVALI : ... -
.
DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
KARAR TARİHİ : .
KARAR YAZIM TARİHİ : .
Bursa.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Kooperatifinin ortağı
olduğunu, Kooperatifin 2018-2019-2020 birleştirilmiş Genel Kurulunun 08.07.2021 tarihinde
yapıldığını ve bu genel kurulda kooperatifin mali genel kurulu seçimli genel kurulla
birleştirildiğini, genel kurulda alınan kararların Kanuna, Ana Sözleşmeye ve iyi niyet
kurallarına aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini, genel kurul öncesinde yönetim kurulu tarafından 200’den fazla kişinin usulüne uygun
herhangi bir ihtarat yapılmadan ortaklıktan ihraç edildiğini, ihraç kararlarının kesinleşmesi beklenmeden seçim için düzenlenen listede bu ortaklara yer verilmediğini ve ihraç sebebiyle genel kurula çağrılmayan ortakların oy kullanmalarının engellendiğini, genel kurula gelen bazı ortakların oy
kullanmalarının engellendiğini, 1163 Sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca vekaleten oy kullanabilecek kişilerin
kooperatif ortağı veya Kanun'un aradığı akrabalık ilişkisini taşıyan kişiler olması gerektiğini, fakat.tarihli genel kurulda kooperatif ortağı olmayan ve ayrıca kooperatif ortağı olup ortak ile eş ve birinci derecede akrabalık ilişkisi
taşımayan kişilere vekâleten oy kullandırıldığını, böylece genel kurula katılmaması
gereken kişilerin katılımı sağlanarak oy kullandırıldığını, başkan adayı olarak vekâletleri
incelemesine de müsaade edilmediğini,
genel kurul öncesi, yönetim kurulu tarafından ortaklar listesinin usulüne uygun bir biçimde
düzenlenmediğini ve başkan adaylarının erişimine engel olunduğunu, daha sonra ana sözleşmeye ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunda öngörülen
düzenlemelere aykırı bir şekilde (usulüne uygun bir biçimde çağrı işlemleri yapılmadan)
. tarihinde genel kurulun toplandığını ve seçim yapıldığını, ortaklar listesinin usulüne uygun bir biçimde düzenlenmemesi, başkan adaylarının bilgi
ve belge sahibi olmalarının engellenmesi nedeniyle genel kurulda toplantı ve karar
nisabının oluşup oluşmadığının da denetlenemediğini, bu sebeplerle davalı S.S. Mudanya Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinin
.tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların ve seçimin iptaline,
gerekli yasal prosedürün uygulanmasına ve seçimin tekrarlanmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev itirazında bulunduklarını, dosyanın Bursa Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini,...Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi seçimlerinin seçim yazılı ve yazısız demokratik kurallar ve teamüllere uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacının hem üye hem de başkan adayı sıfatıyla seçim sürecine ilişkin şimdi dayandığı iddialar yönünden herhangibir itirazı olmadığını, genel kurul sırasında hiçbir şekilde tutanak tutturmayan veya itirazlarını şerh ettirmeyen davacının seçimin sonucunda 1003 geçerli oyun %2'sine tekabül eden bir oy alması sonrasında dava açtığını, 2018 -2019-2020 yılında üyelikten ayrılmaların nedenlerinin belirlendiğini ve genel kurula sunulduğunu, buna göre toplam 171 üyenin 7 tanesi vefat nedeniyle, 26 tanesi maliye kaydı olmaması nedeniyle 138 üye ise kendi isteği ile üyeliğinin sonladırıldığını, bu kararın davacının ve diğer adayların da katıldığı şekilde Oybirliği ile alındığını, davacının iddia ettiği gibi geçersiz bir şekilde oy kullandırılmadığını, her oy sahibinin usulüne uygun olarak oyunu kullandığını ve kullandırdığını, herhangi bir üyenin vekalet vermediği bir kişi tarafından oyunun kullanıldığına dair ne bir itiraz ne de beyanda bulunmadığını, Genel Kurul tutanağında itiraz eden bir üye olmadığının da zapta geçirildiğini, ayrıca Kooperatif yönetiminin üye listesini talep eden herkes verdiğini,il müdürlüklerine de bu listeleri verdiğini, 1426 üyenin tamamına postane kayıtlarından anlaşılacağı üzere bilgilendirmenin Ana Sözleşmenin 28. maddesine uygun şekilde ilk toplantı ve çoğunluk olmadığı takdirde 2. toplantı genel kurul tarihi, yeri ve saati ile çağrı ve gündemin gönderildiğini, Yerel Gazetede 10 Haziran 2021 tarihinde yayınlanan Genel Kurul Çağrı ve gündeme ilişkin ilanın yapıldığını, seçim esnasında hem hükümet temsilcilerinin hem de adayların ve bu adayların gözlemcilerinin seçimi denetlediği bir ortamda davacının seçim esnasında dile getirmediği ve aksine oy birliği ile seçimin sonuçlandığı gerek divan üyelerinin gerekse de hükümet temsilcileri tarafından genel kurulun idare edildiğini; ne divana ne de hükümet temsicilerine bir iddia veya itiraz veya beyanda bulunan kimsenin olmadığını, genel kurulda davacıya kendisini tanıtma imkânı verildiğini, davacının hem kooperatif yönetiminden hem de Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünden listelere ulaşma imkanını kullandığını, toplantı yeter sayısı ile karar yeter sayısının sağlandığını, belirterek davanın reddini talep ederek ayrıca HMK 329 gereğince davacı yönünden hüküm kurulmasına ve davalının uğramış olduğu zararın kötüniyetli davacıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; tüm dosya kapsamı ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere Genel Kurul tutanağında hazır bulunanlar listesinde 1426 kişinin olduğunun belirtilmiş
olduğu, bu durumda davalı kooperatif tarafından PTT aracılığı ile tüm üyelere G. Kurul Davetiyesinin
gönderildiği kanaatine varıldığı, toplantıya davet işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı,
ortaklıktan çıkarılan-ayrılan ortakların durumunun ihraç şeklinde olmadığı, vefat, maliye kaydının silinmesi ve ortaklıktan çıkma sebebiyle üyeliklerin sona
ermiş olduğu, bu yönde genel kurulun iptalini gerektirir bir hususun bulunmadığı,
2018 yılında davalı kooperatiften 1 kişinin ölüm nedeni ile 1 kişinin Maliye
Kaydının kapanması nedeni ile kalan 22 kişinin ise de kendi isteği ile ortaklıktan ayrıldığı, 2019 yılında davalı kooperatiften 2 kişinin ölüm nedeni ile kalan 66 kişinin ise de
kendi isteği ile ortaklıktan ayrıldığı,
2020 yılında davalı kooperatiften 4 kişinin ölüm nedeni ile 25 kişinin Maliye
kaydının kapanması nedeni ile kalan 50 kişinin ise de kendi isteği ile ortaklıktan ayrıldığı, Genel Kurul tutanağının incelenmesi sonucunda davacının iddiasında yer alan
üyelikten çıkanlar ile ilgili toplantı tutanağına alınmış herhangi bir itirazın mevcut olmadığı,
ortaklıktan çıkarılmaları ile ilgili genel kurul toplantısının 7. maddesinde üyelikten
çıkarılmalarının oylamaya sunulduğu ve kararın oy birliği ile alınmış olduğunun tespit edildiği, ...Kooperatifinin ana sözleşmesi madde 33’de
toplantı nisabının 1/10 olarak belirlendiği, Genel Kurul toplantısına toplam 1009 kişinin katıldığı,
toplantıya katılmadığı ve ihraç edildiği belirtilen kişi sayısının toplantı nisap sayını ve karar sayısı
etkilemediği, davacının veya başka bir üyenin bakanlık temsilcilerinin gözetiminde yapılan toplantıya, oy
kullanıma veya başka bir hususa ilişkin toplantı tutanağında herhangi bir gündem maddesi
ile ilgili muhalefet şerhi veya itirazın yer almadığı,...Kooperatifinin ... tarihinde yapılan
genel kurulunun iptalini gerektirir bir hususun tespit edilmediği dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin eksik inceleme sonucu karar verdiğini, hiçbir inceleme araştırma yapılmadığını, yerel mahkemece hükme esas alınan raporda isabet bulunmadığını, raporun sadece davalı tarafın sunduğu yanıltıcı evraklar dikkate alınarak hazırlandığını, müvekkilinin toplanmasını talep ettiği hiçbir delilin celp edilmeden karar verildiğini, görevsizlik ile gelen dosya ön inceleme duruşması yapmadan ve deliller toplanmadan dosyanın bilirkişiye gönderilmesinde isabet bulunmadığını, Genel Kurula çağrı işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığını, mahkeme kararında ve bilirkişi raporunda PTT tarafından kesilen faturanın dikkate alınarak tebligatların yapılmış olduğunun varsayımının yerinde olmadığını, kimlere ve hangi adreslere ne zaman tebligatların yapıldığına dair dosya da tek bir delil dahi bulunmadığını, çoğu kişinin gelmesinin bu şekilde engellendiğini yerel mahkemece tanıklarının d dinlenmediğini, genel kurulda kooperatif ortağı olmayan ve ayrıca kooperatif ortağı olup ortak ile eş ve birinci derecede akrabalık ilişkisi taşımayan kişilere vekâleten oy kullandırıldığını, bu iddialarının değerlendirilmediğini, oy kullandığı iddia edilen ... isimli üyenin yatalak olup oy kullanmış olması mümkün olmadığını, ancak oy kullandığının gözüktüğünü, sonradan fark edilen ve usulsüz olduğu ortaya çıkan durumlarla ilgili olarak itirazın sonradan yapılmış olmasının, usulsüzlüğü ortadan kaldırmayacağını, yerel mahkemecede yine muhalefet şerhinin olmamasını kararda gerekçe olarak göstermiş ise de bu değerlendirmenin yerinde olmadığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, ...Esnaf Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifinin ...tarihli Genel Kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler, ilk derece mahkeme gerekçesinde dayanılan deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,alınan bilirkişi raporu ile genel kurul tutanağında hazirun listesinde 1426 kişinin olduğu, davalı kooperatif tarafından sunulan fatura ile PTT aracılığı ile tüm üyelere G. Kurul Davetiyesinin
gönderildiği kanaatine varıldığı, toplantıya davet işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı, Genel Kurul Tutanağı ve Hazirun Cetveline göre toplam 397 ortağın asaleten, 73 ortağın vekaleten iştiraki ile toplam 470 ortağın toplantıda hazır bulunması ile toplantının açılması için gerekli çoğunluğun sağlandığı, Genel Kurulda kararların oybirliği ile alındığı, Genel Kurul tutanağının incelenmesi sonucunda davacının iddiasında yer alan
üyelikten çıkanlar ile ilgili toplantı tutanağına alınmış herhangi bir itirazın mevcut olmadığı, ortaklıktan çıkarılmaları ile ilgili genel kurul toplantısının 7. Maddesinde üyelikten
çıkarılmalarının oylamaya sunulduğu ve kararın oy birliği ile alındığı, Genel Kurul kararlarının Kooperatif Ana Sözleşmesinin 33. maddesinde yer alan hüküm gereğince kayıtlı ortaklardan 1/10'nun şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması ve ortaklar cetvelinde imzası bulunan yarısından fazlasının olumlu oyu ile karar altına alındığı, davacının alınan kararlara ilişkin itiraz ve muhalefet şerhinin bulunmadığı, alınan kararlarda açıkça yasaya aykırılığın ispatlanamadığı, davacının aday olması nedeniyle kendisine liste verilmediği yönündeki iddialarının da ispat edilemediği, bu suretle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usule ve esasa aykırılık bulunmadığı, anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!