İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, davacının tanınmış markasının esas unsuruyla benzerlik gösteren rakip markanın hükümsüzlüğünün istendiği bir dava.
Özet: Davacı şirket, davalının "..." markasının, kendi uzun yıllardır tanınmış, yoğun kullanımla dünya çapında milyarlarca dolar gelir elde etmiş ve Türkiye dahil pek çok ülkede bilinen "..." markasıyla esas unsur ("...") açısından benzer veya aynı olduğunu, ek ibarelerin ayırt edicilik sağlamadığını, karıştırılma ihtimali yarattığını ve bu durumun Sınai Mülkiyet Kanununun ilgili maddeleri uyarınca hükümsüzlük nedeni teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmektedir.

T.C.

İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ███████
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya ve müvekkiline ait tescilli markalara ait Türk Patent kayıtları incelendiğinde, davalı tarafın 41. sınıfta tescilli markası “...” ibarelerinden oluşan ve esas unsuru "..." ibaresi olan bir marka olduğunu, Müvekkilinin şirketinin hükümsüzlük talebine dayanak, Türk Patent nezdinde 09, 25, 28, 38 ve 41 sınıflarda tescill... sayı ile kayıtlı markalarının tümünün esas unsuru da aynı şekilde ...” ibaresi olduğunu, markalara ayırt edici nitelik kazandıran unsurun esas unsur olduğu ve mahkemelerce değerlendirmenin esas unsura göre yapılması gerektiği doktrin ve Yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu, davalı tarafın tescilli “..." markasında, "..." kelimesinin sonrasında yer alan “...” ibareleri, ilgili markanın tescilli olduğu hizmetler için ayırt ediciliği olmayan, markanın esas unsuru olan ... ibaresini sadece destekler nitelikte ibareler olduğunu, ayrıca hem ...baresinin markadaki yeri ve konumu hem de bu ibarenin büyüklüğü itibariyle markada ön plana çıkarılmış olması sebebiyle davalı tescilli markalarının esas unsuru sayın mahkemenizin de takdir edeceği gibi “...” ibaresi olduğunu, bu nedenle sadece destekleme unsuru olan bu ibareler, davalı marka tesciline ayırt edici özellik kazandırmamakta olduğunu, davalı markasında olduğu gibi, esas unsuru müvekkil markası ile aynı/benzer olan "..." ibareli marka, Ankara... FSHHM'nin... K. Sayılı kesinleşen ilamında, SMK'nın 6/1 madde hükmü anlamında benzer bulunmuş ve hükümsüzlüğüne karar verilmiş olduğunu, Ankara... FSHHM'nin... K. sayılı kararını düzelttiğini Ankara BAM'a ait dilekçe ekinde yer alan... K. Numaralı kararda da dava dışı üçüncü kişiye ait... başvuru numaralı "..." marka başvurusunun kapsamındaki bütün hizmetler için reddine karar verilmiş olduğunu, aynılık ve benzerlik, SMK’nın 6. maddesi kapsamında tescil engeli ve 25. maddesi kapsamında ise hükümsüzlük nedeni olarak belirlenmiş olduğuru, her iki kavram da, marka hukukunun temel prensibi olan ayırt edicilik kriterini temel almakta; tescil için başvuruda bulunulan markanın daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış markalardan farklı olması gerekliliğini ortaya koymakta olduğunu, buna göre, markayı oluşturan asli unsurları arasında ayniyet veya küçük farklılıkların bulunması durumunda, markanın tescil edilmesi mümkün olmadığını, “Benzer” kavramı mülga 556 sayılı KHK da tanımlanmadığı gibi 6769 sayılı SMK'da da tanımlanmamış olduğunu, karıştırılma ihtimalinden yola çıkılmak suretiyle ortaya konulmasının yapıldığının, klasik ölçülerdeki benzerliğin bulunmaması; ancak bağlantı olduğunu da içeren karıştırılma ihtimalinin varlığı, işaretleri benzer kılmaya yetmekte olduğunu, davalının hükümsüzlüğü istenen markası, müvekkilinin tanınmış "..." markaları ile 41. Sınıfta yer alan emtiaları kapsaması itibariyle aynı sınıflarda aynı/benzer emtialar için tescil edilmiş olduğunu, müvekkilinin firmaya Ait “..." Markaları, Paris Sözleşmesi ve 6769 Sayılı SMK nın 6/4 ve 6/5. Maddeleri Anlamında tanınmış marka olduğunu, davalıya ait markanın 6/5 uyarınca davacı markasına zarar vermesi halinde dikkate alınacak hususlara dair Bakırköy.... FSHHM tarafından... E. Sayılı dosyada verilmiş olduğu ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin █████/2024 Tarih, ...Karar sayılı ilamı ile onanan kesinleşme şerhli gerekçeli karar da dilekçe ekinde mahkemenize sunulmuş olduğunu, müvekkilinin şirketi, dava konusu "..." markalarını, uzun yıllar önce yaratmış olduğunu, ülkemizde kendi adına tescil ettirmiş ve markayı yoğun ve yaygın biçimde kullanarak ülkemiz de dahil olmak üzere dünya çapında meşhur hale getirmiş olduğunu, müvekkilinin şirketi, ilki 1993 yılında olmak üzere, özellikle 2000 yılından itibaren dünya çapında milyonlarca kişi tarafından izlenen dövüş müsabakalarını düzenlemiş, bu müsabakaların yayın ve diğer fikri mülkiyet hakları sayesinde büyük gelirler elde etmiş olduğunu, Avustralya, Asya, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yeni pazarlarda yaptığı TV anlaşmaları ile büyüyen ve 2015 yılında tüm... organizasyonlarından toplam 609 milyon dolar gelir sağlayan müvekkilinin şirketi, temmuz 2016 tarihinde ... grubuna 4,2 milyar dolara satılmış olup, müvekkilinin şirketinin piyasa değeri 2016 yılı itibariyle 5 milyar dolar civarında olduğunu, 2019 yılından itibaren başlayacak olacak yeni yerel TV hakları anlaşması için 5 yıl için 1.5 milyar dolara anlaşan müvekkilinin şirketinin tüm gelirleri sahibi olduğu "..." markalarından elde edilmekte olduğunu, müvekkilinin şirketinin organizasyonlarını gerçekleştirdiği... dövüş müsabakaları, uzun yıllardır ülkemizde çeşitli tv kanallarında gösterilmekte olduğunu, 2017 yılından itibaren... D ... vd. gibi dijital TV platformlarında yer alan... kanallarından ülkemiz izleyicisiyle buluşmakta olduğunu, müvekkilinin tanınmış “... markaları dünya çapında 50’den fazla ülkede tescil ettirilmiş ve müvekkil tarafından yüksek bir korumaya tabi tutulmak istenmiş olduğunu, dünya çapında birçok ülkede ve OHIM nezdinde yapılan tescil belgeleri ve müvekkilce kayıt altına alınan tescil bilgilerine ait belgeler ile, sundukları, müvekkili ile ilgili basında yer alan haberler ve diğer dokümanlar sayın mahkemenizce incelendiğinde müvekkilinin markasının hem Paris Sözleşmesi hem de SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddeleri anlamında tanınmış marka olduğu net olarak anlaşılmakta olduğunu, davalı basiretli bir tacir gibi davranmamıştır, ötü niyetli olduğunu, davalı tarafın, müvekkiline ait tanınmış “...” markalarının ününden sektöründe edindiği yerden, haksız ve hukuka aykırı biçimde istifade etmek maksadıyla hareket etmiş ve müvekkiline ait bu tanınmış markaların ayırt edilemeyecek derecede benzerini tescil ettirme yoluna gitmiş olduğunu, basiretli tacir olarak, aynı sektörde çalışan faaliyet gösteren bir tacirin bu marka ile iltibasa yol açmayacak bir markayı seçip tescil ettirmesi gerektiğini, davalı taraftan daha önce aynı piyasaya girmiş olan ve belli bir ölçünün üzerinde tanınmışlığa ve bilinirliğe ulaşan bir markanın varlığı mevcutken oluşturulacak markada, tacirin kendisinden beklenen özeni ve dikkati göstermek suretiyle farklılıklar yaratması gerektiği, iş bu dava da, davalı şahsın markasını seçerken TTK md 20/II de belirtilen basiretli bir tacirin göstermekle yükümlü olduğu özeni göstermediği, M.K.’nun 2. maddesinde yer alan iyi niyet kuralları çerçevesinde hareket etmediği hususu izahtan vareste olduğu, davalının kötü niyetini kanıtlamak açısından önemlidir ki, davalı tarafa ait olduğu,
* ...
Adlı sosyal medya ve internet adresleri incelendiğinde, davalının kişisel spor ve dövüş sanatları antrenörlüğü yaptığı görülecek olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın, dövüş sanatları ve spor antrenmanları alanında hizmet verdiği çekişmesiz olduğu, müvekkil şirket ile aynı sektörde yer aldığı aşikar olduğu, davalının marka tescili, haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili, dava konusu “...” ve “...” markalarını uzun yıllardır 41. sınıf kapsamında yer alan hizmetler üzerinde eylemli biçimde kullanmakta olduğunu ve Türkiye ve dünya genelinde etkin bir şekilde faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkilinin, markasına zaman içinde yüksek meblağlarda yatırımlar yapmış ve kaliteli hizmet anlayışı sayesinde “...” markalarını sektöründe haklı bir üne kavuşturmuş olduğunu, bu hususun aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından bilinmemesi mümkün olmadığı türk hukukunda dürüstlük ve iyi niyet esas olduğunu, davalı tarafın, müvekkilinin şirketinin tek ve gerçek hak sahibi olduğu, dünyaca ünlü ilgili sektörde tanınmış markalarının benzerini, TPMK nezdinde tescilli olduğu sınıflarda ve ilgili benzer hizmetler üzerinde başvuruya konu etmiş, açıkça müvekkilinin markasının piyasada edindiği yerden ve bilinirliğinden faydalanmayı amaçlamış olduğunu, basiretli bir tacirin, aynı sektörde, dünya çapında faaliyet gösteren bir şirketin markasını bilmesi; en azından marka tescil başvurusunda bulunmadan önce gerekli inceleme ve araştırmayı yapması gerekmekte olduğunu, davalı ise aksi yönde hareket etmiş; markanın gerçek sahibinin müvekkili olduğunu bildiği halde, müvekkilinin markasının benzerini TPMK nezdinde tescil başvurusuna konu etmiş olduğunu, somut olayda davalının marka olarak sınırsız tercih seçeneği varken, müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan davaya konu markayı tescil başvurusuna konu etmesinin tesadüfi olmadığı ve basiretli bir tacir gibi hareket etmediği, TTK 18/2 ve Medeni Kanunun 2. maddesine aykırı davrandığı aşikar olduğunu, sadece bu nedenle dahi davalı markasının emtia listesinde yer alan tüm mallar için hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekmekte olduğunu, ayrıca, bu noktada en önemli husus dava konusu markanın esas unsuru olan "..." ibaresinde kullanılan ... markasının müvekkilinin şirketine ait marka tescilleri ile birebir aynı yazı tipi ile hem de eğik olarak yazılmış olduğu gerçeği olduğu, davalı şahıs, faaliyet gösterdiği sektörden de zaten bilmekte olduğu, müvekkiline ait markayı İnternet üzerinden bire bir kopyalamış ve altına her bir harf için kendince kısaltma izlenimi vermek niyetiyle "..." şeklinde bir açıklama eklemiş olduğunu, "..." kelimesi davalının faaliyet / ikamet adresini göstermekte olduğunu, Türkçe'de "..." anlamına gelen "..." ibaresi de söz konusu hizmetler için doğrudan tanımlayıcı olduğunu, müvekkilinin şirketi zaten bizzat dövüş müsabakaları için bu markayı tescil ettirmiş ve kullanmakta olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yana usulüne uygun tebligat yapılmış ancak cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Markanın hükümsüzlüğüne ilişkin mahkememizde görülmekte olan davada, davalının █████/2025 tarihli kabul dilekçesiyle davayı kabul ettiğini mahkememize sunduğu görülmüştür. Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağına ilişkin yasal düzenleme kapsamında davalının kabul beyanı yasal şarta uygun olduğu kanaatiyle davalının davayı kabul etmesi nedeniyle davacının davasının kabulüne dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının, davalının davayı kabul etmesi nedeniyle kabulüne ve davalı adına kayıtlı ...nolu "... ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine
2- Dava ön inceleme aşaması olması nedeniyle 40.000 TL olan AAÜT yasal ücretinin 1/2 oranında 20.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubuyla eksik 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 683,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili yanlara iadesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
7-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. █████/2025
Katip... ¸
E imza
Hakim ...
eimza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!