Trafik kazası sonucu kasko poliçesi kapsamında reddedilen araç hasar bedeli, değer kaybı ve enflasyon kaynaklı munzam zararın sigorta şirketinden tahsiline ilişkin alacak davası.
Özet: Bu dava, kasko sigortalı aracın kazada hasar görmesi üzerine, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaktan kaçınması nedeniyle davacı tarafından karşılanan 205.860 TL hasar bedeli ile aracın uğradığı değer kaybı ve sigortacının gecikmesi sonucu oluşan munzam zararın ticari avans faiziyle tahsilini talep etmektedir; davalı sigorta şirketi ise beyan yükümlülüğüne aykırılık gibi nedenlerle ödeme yükümlülüğü olmadığını, tazminatın poliçe şartları ve yasal faizle sınırlı olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜşÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ..... plakalı ..... marka 2020 model araç, davalı sigorta şirketinin 10.11.2023 başlangıç tarihli kasko poliçesi ile sigortalandığını, 17.09.2024 tarihinde akşam saatlerinde araç, müvekkili şirket çalışanı ..... sevk ve idaresindeyken İstanbul Başakşehir ilçesi, ....kısım mahallesinde ..... kullanımındaki ..... plakalı araç ile çarpıştığını, kaza sonrası sürücüler tarafından kaza tutanağı tanzim edildiğini, fotoğraf çekilmiş ehliyet ve ruhsat fotokopileri alındığını, sonrasında araç servise gittiğini, davalı sigorta şirketine kaza ihbarı yapıldığını, sigorta eksperi tarafından değerlendirildiğini, ancak hiçbir haklı bir gerekçe olmaksızın ve sözleşme şartlarına aykırı olarak davalı sigorta şirketi, 11.10.2024 tarihinde iyi niyet prensibi çerçevesinde sigorta yükümlülüklerinin yerine getirilmediği hasarın kapsam dahilinde olmadığı gibi açıklayıcı olmayan genel geçer bir ifadeyle ödeme yapmayı reddettiğini, davalı sigorta şirketi hasar bedelini ödemekten kaçındığı için araçta oluşan 205.860-TL hasar bedeli, müvekkili şirket tarafından ödendiğini, ayrıca kaza nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğunu, kasko poliçesi çerçevesinde davalı sigorta şirketinin değer kaybından da sorumluluğu bulunmadığını, bunun yanı sıra, davalı sigorta şirketinin Kasım 2024 yılından bugüne kadar ödeme yapmaması nedeniyle müvekkilinini enflasyon farkından dolayı munzam zararı oluştuğunu, izah edilen nedenlerle kaza nedeniyle araçta oluşan ve müvekkili şirket tarafından ödenen 205.860TL hasar bedelinin fatura tarihi olan 19.11.2024 tarihinden itibaren enflasyon nedeniyle oluşan munzam zararında ana paraya eklenmesi suretiyle belirlenen ana paraya işleyecek ticari avans faizi ve ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, araçta oluşan değer kaybının belirlenmesi bilirkişi raporu ile netleşeceğinden şimdilik 2.000TL değer kaybının kaza tarihi olan 17.09.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafından ileri sürülen avans faiz talebine açıkça itiraz ettiklerini, başvuru konusu zarar, müvekkili sigorta şirketi ile başvuru sahibi arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesi kapsamında olup, taraflar arasındaki ilişki tamamen sözleşmesel nitelikte olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğu, yalnızca poliçede düzenlenen teminat ve ödeme şartlarıyla sınırlı olduğu, poliçede yer almayan bir faiz türüne dayanılarak ek bir ödeme talep edilmesi, sözleşmesel çerçevenin dışına çıkılması anlamına geldiğini, bu nedenle, kasko poliçesinde açıkça düzenlenmeyen avans faizi talebi hukuken geçerli olmadığını, sigortalı araçta meydana gelen zararın poliçe kapsamında karşılanamayacağı, beyan yükümlülüğüne aykırılık bulunduğu ve sair ret gerekçeleri yukarıdaki hususlarla ispat edildiği için haksız davanın reddine, ret talebininin kabul edilmemesi halinde, mevzuat, poliçe genel ve özel şartları ile muafiyetlere göre sigortanın sorumluğunun belirlenmesine, ret talebininin kabul edilmemesi halinde, yukarıda belirttiğimiz çerçevede tazminat hesabı yapılmasına ve tüm belgelerin ibrazı ile gerçekleştirilen hasar başvurusundan itibaren 45 gün sonrasına göre hesaplanacak tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına, ret talebininin kabul edilmemesi halinde, davacıya ait aracın zararının karşılanıp karşılanmadığının tespiti için makine mühendisi, otomotiv bilirkişisi ve sigorta bilirkişisinden oluşan heyet tarafından davaya konu araç üzerinde fiili olarak keşif yapılmasına, aracın gerçekten bir zararının bulunması halinde ise bunun üzerine bilirkişi raporu tanzimine, değer kaybı talebinin poliçe teminat dışında olmasından kaynaklı her halükarda reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklı hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
█████/2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında kusur durumu, davacı tarafından yapılan ödemenin kasko sigorta şirketinden istenip istenemeyeceği, kasko sigorta şirketinin ödeme yapmamakta haklı olup olmadığı, hasar ve değer kaybı bedeli ile munzam zararın oluşup oluşmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Sigorta sözleşmeleri, sigortalının malvarlığına yönelik risklerin gerçekleşmesi durumunda, meydana gelen zararın tazmin edilmesini amaçlayan sözleşmelerdir. Sigorta şirketi, riskin gerçekleşmesi durumunda, poliçede belirtilen azami tazminat tutarını aşmamak kaydıyla, sigortalının uğradığı zararı karşılamakla yükümlüdür. Bu ödeme, sigortalıya yapılan “tazminat” olarak adlandırılır. Zarar meydana geldiğinde, sigorta eksperleri tarafından yapılan tespitler doğrultusunda, oluşan hasarın değeri belirlenir. Sigorta tazminatı ise bu hasarın karşılığı olarak sigortalıya ödenir. Buradaki temel amaç, sigortalının zarar sonucu haksız kazanç (sebepsiz zenginleşme) elde etmesini önlemektir. Bu çerçevede sigortanın fonksiyonu, zarar gören kişiyi zarardan önceki ekonomik durumuna döndürmek, yani eski hale getirmek (restitutio in integrum) ile sınırlıdır.
Taraflar arasında tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre 17.09.2024 tarihinde 21.00 saatinde İstanbul ili Bahçeşehir ilçesi .... caddesi ile .... sokak kavşağı mevkisinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, meydana gelen kazada ..... plakalı Mercedes A 180 markalı araç sürücüsü ...... KTK Madde 57/b-3 ve 57/b-6: Tali yoldan gelen araç ana yoldaki araca ilk geçiş hakkını vermek maddesini ihlalden asli kusurlu olduğu, .... plaka sayılı .... markalı araç sürücüsü ......’un atfı kabil kusurunun görülmediği, ..... plakalı ......A 180 markalı aracın onarımında sol far 52.000, sol çamurluk 14.250, ön tampon 25.000, sol tampon uç braketi 400, silecek su bidonu 5.100, ön panel 15.900, kaput fişeği 5.150, kaput menteşesi 1.950, park sensörü 6.300, ön sol davlumbaz 5.500, kaporta boya genel onarım bedeli 40.000, olmak üzere toplam bedel KDV hariç 171.550,00 TL olarak fatura oluşturulduğu, faturadaki malzeme ve işçilik bedellerinin kaza tarihindeki reel piyasa fiyatlarıyla uyumlu olduğu, ancak davacı şirketin bu faturaya ilişkin olarak, █████/2024 tarihinde KDV Dahil 85.860,00.-TL’lik ..... no’lu fatura ile fiyat farkı faturasının tamirciye geri fatura edildiği, kalan net ödeme tutarının da bu kapsamda KDV Dahil 120.000,00.-TL olduğu, bu tutarın ise davacının kaza kaynaklı brüt maddi hasar kaybı tutarı olduğunun ticari defterlerinden mali olarak tespit edildiği, taraflar arasında akdedilen .... poliçe numaralı ..... kasko genişletilmiş kasko poliçesinin, anlaşmalı yetkili servis şartı maddesinde ..... sigorta ile anlaşması olmayan yetkili serviste onarılması durumunda ödemesi gereken tazminat tutarından %15 oranında tenzili muafiyet uygulanacaktır maddesi gereği toplam 100.000,00 TL'nin %15'i olan 15.000,00 TL tenzil-i muafiyet uygulandıktan sonra kalan 85.000,00.-TL’ye, %20 KDV olan 20.000,00.-TL’nin de ilavesi ile 105.000,00.-TL davalı ...... Sigorta A.Ş.’ nin kaza tarihi itibariyle, davacıya ödemesi gereken hasar tazminatı olarak hesaplanabildiği ve hesaplanan bu bedelin kasko şirketinden istenebileceği alınan bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir.
Değer kaybı tazminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi uyarınca trafik kazası sonrası aracın piyasa değerindeki azalmayı karşılamaya yöneliktir. Bu tazminat yalnızca Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigortası kapsamında değerlendirilir; kasko sigortası teminatı kapsamında değildir. Kazanç kaybı ve mahrumiyet zararları, dolaylı zarar sayıldığından, Kasko Sigortası ve Zorunlu Trafik Sigortası genel şartlarına göre sigorta teminatı kapsamında değildir. Özellikle Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.6. maddesi k bendinde bu tür zararların açıkça teminat dışında bırakılmıştır. Sigorta şirketinin bu tür talepler bakımından sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına sunulan eksper raporu ile araştırma raporunda, “çalışmalarımız hasar uyumsuzluğu hususunda olumsuz değerlendirilerek sonuçlandırılmıştır” şeklinde kanaat bildirilmiş ise de bu kanaati destekleyen teknik ve somut delillerin dosyaya ibraz edilmediği görülmektedir. Hasar uyumsuzluğu iddiasının kabul edilebilmesi için; kazanın oluş şekli ile araç üzerindeki hasar izleri arasındaki teknik çelişkilerin, fotoğraf, ölçüm, hasar analizi, parça uyumu incelemesi, olay yeri tespitleri veya sair objektif verilerle ortaya konulması gerekmektedir. Salt kanaat bildirimi niteliğindeki değerlendirmeler, somut ve denetlenebilir teknik bulgularla desteklenmediği sürece ispat bakımından yeterli olmadığı, iddiaları ispatlar somut ve teknik delillerin dosyaya sunulamaması sebebi ile hasar bedelinin ödenmesi gerektiği, ispatlar belgelerin sunulması halinde ise hasar talebinin ödenmemesi gerektiği tespit edilmiştir.
Bu kapsamda davacının 105.000,00 TL hasar bedeli talebinde bulunabileceği hükme elverişli bilirkişi raporuyla da tespit edilmiş olup hasar bedeli talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Değer kaybı talebi ve munzam zarar talebi sigorta teminatı kapsamında bulunmadığından bu talebin reddine karar verilerek aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;
1-Hasar bedeli talebi yönünden davanın KSMEN KABULÜ ile; 105.000,00TL'nin █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Değer kaybı talebi yönünden davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 7.172,55TL ilam harcından peşin alınan 3.549,73TL harcın mahsubu ile bakiye 3.622,82TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL başvuru harcı, 3.549,73TL peşin harç olmak üzere toplam 4.165,13TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.323,67TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.276,32TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 30.000,00TL bilirkişi ücreti, 92,50TL posta masrafı olmak üzere toplam 30.092,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 15.201,15TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!