6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunundan kaynaklanan davada, kefil sıfatıyla ipotek veren davacının, kredi borcunun ödenmediği gerekçesiyle ipoteğin fekki ve borçlu olunmadığının tespiti davasının reddine ilişkin karar.
Özet: Mahkeme, davacının üçüncü bir kişinin kredi borçlarına kefil olarak teminat gösterdiği taşınmazı üzerindeki limit ipoteğinin fekki ile yeni krediler için borçlu olmadığının tespiti talepli davasını reddetmiştir; zira bilirkişi incelemesi sonucunda asıl borçlunun kredi borçlarının henüz tam olarak ödenmediği ve dolayısıyla ipoteğin kaldırılması şartlarının oluşmadığı tespit edilmiştir, davacının ilk kredinin ödendiği ve eş rızası olmadan yeni kredilerin geçersiz olduğu yönündeki iddiaları mahkemece kabul görmemiştir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili █████/2025 Tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili, dava dışı 3. Kişi Taraftar .... ile imzalanan sözleşmeye kefil olarak katıldığı, müvekkilin kefil sıfatıyla imzalamış olduğu kredi borcu tamamen ödenip kapatıldığı, Müvekkil yine dava dışı 3.kişinin kullandığı kedinin teminatını teşkil etmek üzere ... İli ... İlçesi, ... ada, ... parsel, ... no.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmazı üzerinde 28.03.2023 tarihinde anapara ipoteği tesis edildiği, ne var ki kredi borcu ödenmiş olmasına rağmen müvekkile ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edilmediği, dava dışı asıl borçlu şirket müvekkilin bilgisi olmaksızın yeni GKS imzaladığı ve yeni krediler kullanmış olduğu, ilk kullanılan kedinin ödenmiş olması nedeniyle ipoteğin fek edilmesi gerektiği, müvekkilin eşinin yeni kredi kullanımlara karşı eş muvafakatinin bulunmadığı, eş rızası olmadığı için ipoteğin geçerli olmadığı, müvekkilin dava dışı 3. Şahıs konumundaki taraftar ....'ne kullandırılan krediler nedeniyle borçlu olmadığına ve ipoteğin fek edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkil banka, mülkiyeti davacıya ait olan taşınmaz üzerinde limit ipoteği tesis edildiği ve kredi ilişkisinin halen devam ettiğini, mülkiyet davacıya ait olan ... İli ... İlçesi, ... ada, ... parsel, ... no.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmaz üzerinde 28.03.2023 tarihinde 1.derecede olmak üzere 5.000.000,00 TL limitli azami had ipoteği tesis edildiği, dava konusu ipotek limit ipoteği olup riskin halen devam ettiği, tesis edilen ipoteğin geçerli olduğu, Eş rızası şartı TMK'nun 194 kapsamına uygun olarak tesis edildiği, borcun sona erdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı.....belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.DELİLLER:İTSM yazı cevabı, Banka Kayıtları, Sözleşmeler, İhtarnameler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İş bu dava, Genel Kredi sözleşmesi kapsamında İİK. 72.maddesi uyarınca davacının borçlu olmadığının tespiti talebi ve bu kapsamda tesis edilen ipoteklerin fekki talebine ilişkindir.Somut olayda davalı banka ile dava dışı (asıl kredi borçlusu) .... firması arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, dava dışı şirkete sözleşme kapsamında kullandırılacak kredilere ilişkin olarak teminat olarak davacı ...'e ait ait olan ... İli ... İlçesi, ... ada, ... parsel, ... no.lu bağımsız bölüm üzerinde 1. Derecede olmak üzere 5.000.000,00 TL'lık limit ipoteği-üst sınır ipoteği tesis edildiği ve sözleşme kapsamında dava dışı şirkete muhtelif krediler kullandırıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce Bankacı bilirkişi eliyle yapılan inceleme neticesinde; davalı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırmış olduğu ve halen ödemeleri düzenli bir şekilde yapılan kredi borçlarının tamamen ödenmediği, dolayısıyla dava konusu edilen ipoteğin fek edilme koşullarının oluşmadığı takdir ve sonucuna varılarak, davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL red karar harcının mahkememiz veznesine yatırılan 615,40TL peşin harç, 84.772,10 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye kalan 84.655,50TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 660.370,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026 Başkan .......e-imzalı Üye .....e-imzalı Üye .....e-imzalı Katip .....e-imzalı