İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde, şirketler arası unvan karışıklığı kaynaklı hatalı havale nedeniyle doğan sebepsiz zenginleşme alacağının tahsili amaçlı itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, unvan karışıklığı nedeniyle sehven davalıya gönderdiği 300.000 TLlik havalenin kısmen iade edilmesinin ardından kalan 120.000 TL alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, davalının e-posta ile borcunu ikrar edip ödeme sözü vermesine rağmen bakiye tutarı ödememesi ve yargılamada savunma sunmaması karşısında, sebepsiz zenginleşme ilkesine dayanarak itirazın iptalini, takibin devamını ve kötü niyet tazminatını talep etmiş, bilirkişi incelemesiyle davacının 120.000 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin her türlü sinema, radyo ve TV işleri ile reklam ve organizasyon ve yayımcılık faaliyetinde bulunan, alanında bilinen ve tanınan bir şirket olduğu, davacı şirketin ticari olarak faaliyette bulunduğu, ... Ltd. Şti...A. Ş. unvanlı iki ayrı şirket bulunduğu, davacı şirketin ...A. Ş. unvanlı şirkete 19.04.2024 tarihinde 300.000 TL havale yaparken sehven unvan karışıklığı nedeniyle ilgili ödemeyi ... Ltd. hesabına yaptığı, yapılan bu ödeme ilgili şirketlerin unvan karışıklıkları sebebiyle hataen ve sehven yapıldığı, akabin de konu ile ilgili olarak davacı şirket yetkililerinin davalı şirket ile iletişime geçtikleri, ödemenin iadesini talep ettikleri, davalı şirketin taraflar arasında yapılan muhtelif görüşmelerden sonra kendisine gönderilen 300.000 TL’nin 15.11.2024 tarihinde 100.000 TL’sini 13.01.2025 tarihinde ise 38.000 TL’sini davacı şirkete iade ettiği, bu arada şirket yetkilileri tarafından 18.10.2024 tarihinde davalı şirketten 12.000 TL tutarlı fatura karşılığı hizmet satın aldığı, sonuç olarak davacı şirketin davalıdan 150.000 TL alacağının kaldığı, bunun üzerine davalı ile yeniden iletişime geçilerek bu bedelin iadesinin talep edildiği, davalı şirketin 11.02.2025 tarihinde e- mail göndererek konu ile üzüntülerinin dile getirildiği, bedelin iadesi için ödeme günü bildirmelerine rağmen bu vadede sigorta ve vergi dairesi problemleri sebebiyle 150.000 TL’yi gönderemedikleri, ödeme için 2 ay süre talep edildiği, Nisan ayına kadar sorumluluklarını yerine getirecekleri ve ödemeyi yapacaklarını belirttikleri, bu ikrara ilişkin e- mailin dava dilekçesi ekinde olduğu, bu tarihten sonra en azından cari hesabı azaltma adına davacı şirket tarafından 13.01.2025 tarihinde davalı şirketten 30.000 TL tutarında fatura karşılığı mal alındığı, davacı şirkete iade edilmeyen tutarın 120.000 TL olduğu, ancak gelinen noktada ne Nisan 2025 ne de bu güne dek bakiye tutarın davacıya iade edilmediği, davalı şirketin sebepsiz zenginleşmiş olup ilgili tutarı davacıya iade etmesinin gerektiği, davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, ancak takibe haksız ve kötü niyetle itiraz edildiği, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek itirazın iptaline takibin takip talebindeki şartlar ile devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, ödeme dekontları, yazışmalar dosyamız içerisine alınmıştır.... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 120.000,00 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2026 tarihli raporda; davalının dosyaya bilgi sunmamış olması nedeniyle inceleme ve değerlendirmeler dosya muhteviyatı ile davacının sunduğu belgeler kapsamında yapılmış olup, sadece davacı kayıtlarına dayandığı, davacının delil niteliği taşıyan ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının düzenlediği fatura bedellerinin davacı tarafından ödendiği, 01.07.2024 tarihinde davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmamasına karşılık 300.000 TL havale gönderdiğinin görüldüğü, sehven gönderildiği ifade edilen havalenin iadesinin kısmen yapıldığı, iade tutarını azaltmak adına davalıdan mal alımı yapıldığı görülmekle birlikte 20.02.2025 tarihinde davacının ticari defter ve kayıtlarında davalıdan 120.000 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı cevap dilekçesi vermemiş, sadece icra dosyasına bir borcunun bulunmadığı yönünde beyanda bulunduğu, anlaşmazlık konusu havale ile ilgili herhangi bir beyan veya belge sunulmadığı, dosya muhteviyatı belgelerden davalının bu bedeli ödeme çabasını içeren yazışmalar bulunmasına karşılık para iadesinin yapılamadığı, bu çerçevede, davacının delil niteliği taşıyan ticari defter ve belgelere göre davalıdan 17.06.2025 takip tarihinde 120.000 TL alacaklı olduğu, asıl alacak tutarı olan 120.000 TL’ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından açıklanan değişken oranlarda avans faizi talep edilebileceği belirtilmiştir. Dava;Sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Öncelikle Mahkememizce celp edilen ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 120.000,00-TL alacağın tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, ödeme emrinin 22.06.2025 tarihinde davalı tarafa tebliği edildiği, davalının 20.06.2025 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği ve İİK 67.maddesi uyarınca işbu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacı vekili tarafından 17.06.2025 tarihinde ... 33. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası üzerinden 120.000,00 TL tutarında icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde itirazı ile takibin durduğu, 26.12.2025 tarihinde yapılan incelemeye sadece davacı tarafın katıldığı ve defter kayıtlarını sunduğu, davalı tarafın incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, davacının 2024 yılı envanter defterinin zamanında, 2025 yılı envanter defterinin ise gecikmeli olarak tasdik edildiği, 2024-2025 yıllarına ait e-defter beratlarının sunulduğu, bu haliyle davacı defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davacı kayıtlarında davalıya ait cari hesap ekstresinin incelendiği, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve davalının düzenlediği fatura bedellerinin davacı tarafından ödendiği, 01.07.2024 tarihinde davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen 300.000 TL tutarında havale gönderildiği, sehven gönderildiği iddia edilen bu havalenin iadesinin kısmen yapıldığı, iade tutarını azaltmak amacıyla davalıdan mal alımı yapıldığı, 20.02.2025 tarihi itibarıyla davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 120.000 TL tutarında alacaklı olduğu, davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve icra dosyasına borcu olmadığı yönünde beyanda bulunduğu, anlaşmazlık konusu havale ile ilgili herhangi bir belge sunmadığı, dosya muhteviyatındaki belgelerden davalının ödeme çabasına rağmen para iadesinin yapılamadığının anlaşıldığı, davacının takip tarihinde davalıdan 120.000 TL tutarında alacaklı olduğu, asıl alacak olan 120.000 TL tutarına takip tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği tespit edilmiş olup Mahkememizce de davanın kabulü ile ... 33. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile, takibin 120.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 44,25 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, cari hesap alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. ... E. ... K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile, ... 33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin 120.000,00-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 44,25 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında hesaplanan 24.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.197,20 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.449,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.747,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 1.449,30 TL peşin/nisbi harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 105,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.554,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır