İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların ihlali iddiasıyla açılan tazminat davasında fotoğrafların eser niteliğinin değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser sahipliğinden doğan mali ve manevi haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle, eserlerinin izinsiz kullanımı karşılığında emsal sözleşme bedelinin üç katı tutarında maddi ve manevi tazminat talep ederken; davalı, söz konusu fotoğrafların hususiyet ve estetik değer taşımadığını, sıradan ve alelade olduğunu belirterek eser niteliği taşımadığını ve zamanaşımı itirazını öne sürmüş; mahkeme ise uyuşmazlığın, davacıya ait olduğu iddia edilen fotoğrafların FSEK kapsamında eser niteliği taşıyıp taşımadığı ve buna bağlı olarak mali ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı temelinde değerlendirileceğini belirtmiştir.

T.C.

İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2024
Davacı vekili tarafından █████/2023 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlali nedeniyle FSEK 68. Maddesi uyarınca eserlerin kullanımında telif bedeli için sözleşme yapılması durumunda elde edilecek emsal sözleşme bedeli tutarının, 3 katı kadar tazminata karşılık müvekkilinin lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminat, aynı zamanda müvekkilinin ihlal edilen manevi hakları bakımından 100.000,00 TL tutarında manevi tazminat talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; FSEK’te özel olarak bir kural belirlenmemesi sebebiyle hukuk davalarında TBK’nın zamanaşımı kuralları uygulanması gerektiğini, TBK m. 72 uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, Müvekkil şirket ,1987 yılından beri soğutucu makineler ve bu makinelerin yedek parça üreticisi olarak sektör içinde faaliyet göstermekte, tecrübesi, kurumsal yapısı, kalite ve güvenirliğiyle sektörün kalıcı firmalarından olmuştur.iddia edilen ilgili resim ve fotoğrafların bir sanat eseri olarak gerek Hususiyet gerek estetik şartını taşımadığı, sözde sunulan uzman görüşlerinde de yapılan incelemelerde fotoğraflarda estetik değerin tespitine ilişkin değerlendirmenin yer almaması, fotoğrafın kompozisyonu, çekim açısı, çekildiği an, fotoğrafçının fotoğrafı çekme üslubu vs değerlendirildiğinde emsal umumi fotoğraflara kıyasla ve bir çoğundan işleme yapılmak sureti ile de fotoğrafın sıradan ve alelade olduğu ve emsallerinden ayırmadığının ve davacının hususiyetini kattığını göstermediğinden, bu itibarla davacı fotoğrafının FSEK 4/5 maddesinde düzenlenen estetik değere sahip fotoğrafik eserlerden sayılmaması gerekmektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacının dava dilekçesinde sunduğu fotoğrafların eser niteliği taşıyıp taşımadığı, maddi ve manevi tazminat koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında yapılan yargılama sonucunda;
FSEK 1. Maddesine göre bu Kanun'un amacı “Fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo- televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, esas ve usullere aykırı "yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir. ” şeklinde belirtilmiştir. Fikri hukukta, zihinsel bir çabanın sonucunda yaratılan her türlü ürünler değil, “eser” niteliğini haiz fikri ürünlerin korunması esastır. Zira, sıradan, herkes tarafından yaratılabilecek, her hangi bir özellik taşımayan ürünlerin korunması hem zor, hem de gereksizdir. Bu sebeple, fikri hukukta himaye göreceği kabul edilen fikri ürünlerin, bir takım özellikleri taşıması gerekmektedir. FSEK'nun “Tanımlar” başlıklı 1/B Maddesine göre “eser”; Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder. Bilgisayar programlarının, kendine özgü nitelikler taşısa da, FSEK'te belirtilen diğer. eserlerden belirgin bir farklılığı bulunmamaktadır. Bu sebeple FSEK'da sayılan diğer eserler gibi, yukarıda belirtilen “eser” ile ilgili genel özellikleri taşıması kaydıyla FSEK 'nun tanıdığı fikri korumadan yararlanır.
FSEK 52. maddeye göre Mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ferden gösterilmesi gerekmektedir. Yanlar arasında, bu koşula uyan bir devir bulunmadığı ve davalı da aksine kanıt göstermediğinden mali hakkın izinsiz kullanımla tecavüze uğradığının kabulü gerekmektedir.
FSEK'te eser ve eser sahipliği tanımlanmakla birlikte eser sahibinin hakları da mali ve manevi haklar olarak ikiye ayrılmıştır. Eser sahibine tanınan bu haklar mutlak ve inhisari nitelikte olup, sahibine tek başına kullanma ve herkese karşı ileri sürebilme yetkisi sağlar. Eser sahibinin hakları mali ve manevi haklar olarak ayrılmış olsa da esasen eser üzerindeki bu hakları birbirinden ayırmak kolay değildir. Başka bir deyişle mali hakların manevi bir yönü, manevi hakların ise mali bir yönü daima mevcuttur.
FSEK'te eser sahibine tanınan mali ve manevi haklar sınırlı sayı yöntemi ile belirlenmiştir. Bu kapsamda eser sahibine tanınan manevi haklar; eserin umuma arz yetkisi (m. 14), adın belirtilmesi yetkisi (m. 15/1), eserde değişiklik yapılmasını menetme yetkisi (m. 16 ve m. 17/2) ve eserin aslına ulaşma ve eseri sergileme hakkı (m. 17/1 ve 17/3) şeklindedir. Eser sahibine tanınan mali haklar ise; işleme hakkı (m. 21), çoğaltma hakkı (m. 22), yayma hakkı (m. 23), temsil hakkı (m. 24), işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı (m. 25) şeklinde ifade edilmiştir. Bununla birlikte FSEK'in mali ve manevi hakları düzenleyen hükümlerinden farklı bir bölümde düzenseler de pay ve takip hakkı (m. 45), cayma hakkı (m. 58) ve vazgeçme hakkı (m. 60) da FSEK'in eser sahibine tanıdığı haklardandır.
FSEK'te eser sahibine tanınan mali haklar, eser sahiplerine ayrıca bu haklardan iktisaden yararlanma yetkisini de sağlamaktadır. Eser sahibi, eserinden yararlanabilmek için eserle ilgili kendisine tanınan mali haklar üzerinde üçüncü kişilere bazı yetkiler tanımak hatta hakları devir etmek durumundadır. Bu itibarla FSEK'te eser sahibine tanınan mali hakların veya bunların kullanım yetkisinin hukuki işlem ve tasarruflara konu edilebileceği kabul edilmiştir. FSEK'in 48/1 maddesi “Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler.” hükmünü haizdir. Ayrıca eser sahibi veya mirasçıları mali hakları devretmeyip sadece kulıanma yetkisini de ruhsat olarak isimlendirilen bir sözleşme ile diğer bir kişiye bırakabilirler. Bu durum ise FSEK'in 48/2 maddesinde “Mali hakları sadece kullanma salahiyeti de diğer bir kimseye bırakılabilir (Ruhsat).” şeklinde ifade edilmiştir.
FSEK'in 48. maddesinde sadece “mali hakların” veya “bu hakların kullanım yetkisinin” devrinden söz edilmekte; manevi hakların devrinden ise söz edilmemektedir. Dola''ısıyla FSEK'in 48 vd. maddelerinde düzenlenen husus manevi hakların veya bunların kullanım yetkisinin devri değildir. FSEK'in 48. maddesi gereğince eser sahibi, sahip olduğu mali hakları tek tek veya bir bütün olarak devredebilir; zira mali haklar birbirine bağlı olmadığından bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmemektedir (FSEK m. 20/1). Örneğin eser sahibi eserin çoğaltma ve yayma haklarını bir yayınevine, temsili hakkını bir tiyatro grubuna, temsilin bulunduğu yerden yayın yoluyla umuma iletimi hakkını bir yayın kuruluşuna, eserin tercüme edilerek işlerimesi hakkını bir başka kişiye devir edebilir.
Bununla birlikte malt hakkın tamamının devredilme zorunluluğu bulunmayıp; yalnızca bir parçası dahi, üçüncü bir kişiye devredilebilir. Örneğin eser sahibi FSEK'in 24. maddesi gereğince yazılı eserinin temsil hakkı kapsamında olan okumak, çalmak, oynamak ve göstermek yetkilerinden yalnızca göstermek veya oynamak biçimindeki temsil hakkını; yine FSEK'in 25/1 maddesi gereğince yazılı yayın yoluyla umuma iletim hakkı kapsamında olan sadece televizyon yoluyla göstermek suretiyle umuma iletim hakkını başkasına devredebilir. Bu hâllerde temsil ve umuma iletim hakkının devir edilmeyen kısımları eser sahibinde olmaya devam eder. Herhangi bir mali hak devir olunduğunda eğer tasarruf işleminde ayrıca bir sınırlama yapılmamışsa hak, mevcut kapsamdaki tüm yetkilerle birlikte devralana intikal eder. Örneğin çoğaltma hakkında herhangi bir sınırlama olmaksızın devir olunmuş ise eserin baskı usulü ile yahut dijital biçimde veya plak, CD, DVD gibi ortamlara çoğaltılması da hakkın kapsamında sayılır. Görüldüğü üzere mali hakların devri, hiçbir kayıt ve şarta tabi tutulmadan süre, yer ve muhteva itibariyle sınırlandırılmadan yapılabileceği gibi süre, yer ve muhteva itibariyle sınırlandırılarak da yapılabilmektedir. Öte yandan malt hakkın devrine FSEK'in 48. maddesinde yazılı süre, yer ve muhteva dışında örneğin kitap veya konser biletinin satış fiyatının belirlenmesi, dağıtımın şekli gibi sözleşmesel sınırlandırmalar da getirilmesi mümkündür. Sözleşmenin taraflarıyla doğrudan ilgili olan sözleşmesel sınırlamalar FSEK'in 48. maddesi kapsamından olmadığından bu durumlarda FSEK uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Eser üzerindeki mali ve manevi hakları ihlal edilen kişi, FSEK'nun 66. maddesi uyarınca, tecavüz edene karşı tecavüzün ref'ini (ortadan kaldırılmasını), 69. madde uyarınca muhtemel devam eden tecavüzlerin men'ini (önlenmesini), 68. madde uyarınca, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
Somut olayda; davacının davaya konu ettiği fotoğrafların ve bunlardan üretilen kolaj fotoğraflar olduğu bir fotoğrafın FSEK 4/5. Maddesi kapsamında güzel sanat eseri sayılabilmesi için estetik değere sahip olması yanında sahibinin hususiyetini de taşıması gerekmektedir. Fotoğraf sanatında nesnenin mekana yerleştirilmesidir. Göze hitap eden beğenme ve kullanma isteği fotoğrafçının profesyonel olduğunu gösteren doğru yerleştirme ile sağlanmakta olup, fotoğrafların açısının estetik değere katkısı olmalıdır. Ayrıca fotoğraf sanatında ışık, yön, ritm, denge, doku çalışmaları da öneme haizdir. Fotoğrafta aktarılmak istenen araştırma, zaman, mekan tespiti, kadraj, uygun ışık, uygun pozlama, objenin öne çıkarılması gibi unsurların aktarılması gerekmektedir. Davacının davaya konu ettiği fotoğrafların yukarıda sayılan kriterleri taşımadığı gibi sahibinin hususiyetini de taşımadığından FSEK kapsamında olmadığı ancak dijital çekim ücretinin alınması gerektiği ve bu kapsamda belirlenen maddi zarar içerisinde talep edilecek olan dijital çekim ücreti olarak bir fotoğraf bedeli olan 500,00 TL maddi, 5000,00 TL de manevi zararın oluştuğu kanaati dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacının davasının kısmen kabulüyle davacının davaya konu ettiği fotoğrafların Fsek kapsamında eser niteliği taşımadığı ancak dijital çekim ücreti kapsamında değerlendirmek suretiyle 1 adet fotoğraf bedeli olan 500,00 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatının çekim tarihinden ( █████/2021) itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 3.415,69 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
3-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 5000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettird iğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettird iğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 5000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 10.915 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 545 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan toplam 145,25 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 137,98 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, kalan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili yanlara iadesine,
10-Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. █████/2024
Katip ...
E imza
Hakim...
eimza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!