Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı cismani zarar tazminatında kalıcı iş göremezlik reddi ile kusur ve maluliyet raporlarına itiraz eden davacının istinafını değerlendirdi.
Özet: Bu hukuki belge, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar tazminatı davasında, ilk derece mahkemesinin kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesini konu almaktadır; davacı vekili, sigortalı aracın karıştığı kazada müvekkilinin sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderleri için tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesi ise sigortalı aracı %70 kusurlu bulmuş ancak daimi iş göremezlik tazminatını reddederek geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 27.321,84 TLnin yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetmiş olup, davacı vekili kusur ve maluliyet raporlarına yönelik itirazlarla kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20.11.2024
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 05.06.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 29.06.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.02.2023 tarihinde davalı tarafından Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan aracın, taşıt yolundan yaya olarak geçmekte olan davacıya çarparak yaralanmasına ve maluliyetine sebep olduğunu, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sürekli iş göremezlik için 100,00 TL, geçici iş göremezlik için 100,00 TL, bakıcı gideri için 100,00 TL olmak üzere toplamda 300,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, talep artırım dilekçesi ile de; geçici iş göremezlik tazminatını 23.819,04 TL, geçici bakıcı giderini 3.502,80 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: davalı şirkete sigortalı araca atfedilen kusur oranının kabul etmediklerini, davacının kalıcı maluliyeti var ise bunun yüzde oranında tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları ve eki olan "TRH 2010 Tablosu" ve "1,8 teknik faizin" uygulanması gerektiğini, davacının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın trafik kazasından kaynaklanan daimi ve geçici iş gücü kaybı ile bakıcı gideri nedeniyle tazminat istemi olduğu; alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde, sigortalı araç sürücüsünün %70 oranında kusurlu olduğu, alınan maluliyet raporuna göre, kaza neticesinde davacının daimi iş gücü kaybına uğramayacak, 4 aylık süreçte iyileşecek, 2 hafta süreyle başkasının bakımına ihtiyaç duyacak şekilde yaralandığının anlaşıldığı, aktüer bilirkişisinden alınan raporda; davacının daimi iş gücü kabı zararının oluşmadığı, maluliyeti ile orantılı olarak 3.502,80 TL bakım gideri, 23.819,04 TL geçici iş göremezlik tazminatı belirlendiği, maluliyet raporu, savcılık aşamasında alınan raporu doğrulayan kusur ve aktüer raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; Davacının daimi iş göremezlik tazminat talebinin reddine, davacının bakım gideri ve geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin kabulüne, 3.502,80 TL bakım gideri, 23.819,04 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere, 27.321,84 TL'nin temerrüt tarihi olan 31.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur raporunun oluşa uygun olmadığını, davalı tarafından sigortalı motosiklet sürücüsünün bölünmüş yolda ters yönden gelerek davacıya çarptığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını; maluliyet raporunu da kabul etmediklerini, raporun davacı dinlenilmeden tanzim edildiğini, yaşadığı şikayetlerin nazara alınmadığını, ağır şekilde yaralanan davacının uzun süre tedavi gördüğünü, ağırlarının ve şikayetlerinin devam ettiğini,... Tıp Fakültesi’nden alınan rapora karş...Tıp Fakültesi’nden rapor alınması taleplerinin değerlendirilmediğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş görmezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemidir. Mahkemece, davacının sürekli iş göremezlik tazminatının, kaza neticesinde yaralanması sonucu maluliyetinin olumaması nedeniyle reddine, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından kusur ve maluliyet raporuna yönelik olarak istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, davacının ışıklı yaya geçidine yakın bir mesafede olduğu halde ışıklı yaya geçidini kullanmaksızın trafik yoğunluğu nedeniyle duraklayan araçların arasından geçmek için taşıt yoluna girdiği esnada, yine gidiş yönünde yaşanan trafik yoğunluğu nedeniyle çizgi ile bölünmüş yolda, karşı yönden gelen araçların şeridine geçerek ilerlemeye çalışan, davalıya ZMMS ile sigortalı motosikletin, yolun sağından soluna geçmekte olan davacı yayaya çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağında, ışıklı yaya geçidini kullanmak yerine, trafik yoğunluğu nedeniyle duraklayan araçlar arasından geçen davacının kurallara aykırı şekilde taşıt yolundan geçmesi nedeniyle, davalı tarafından sigortalana araç sürücüsünün ise, trafik işaret ve kurallarına uymaksızın karşı yönden gelen araçların şeridine girerek kazaya neden olması nedeniyle kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece alınan kusur raporunda da, kazanın kaza tespit tutanağında tespit edilen şekilde olduğu kabul edilerek, ışıklı yaya geçidini kullanarak yolun karşısına geçmesi gereken davacının, duraklayan araçların arasında geçmesi nedeniyle tali düzeyde %30 oranında, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan raporun kaza tespit tutanağında belirlenen kusur durumu ile savcılık soruşturma dosyasında alınan kusur raporu ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Kaza neticesinde sol ayak bileğinden yaralanan davacının, tedavi evrakları incelenerek, muayenesi yapılarak ve son durumu değerlenmek suretiyle..., Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen raporda, davacının tedavi evraklarına göre yaralanmasının, Yönetmelikte belirtilen arazlardan birisine neden olmadan iyileştiği tespit edilerek, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle engelinin oluşmadığı, iyileşme süresinin 4 ayı bulacağı 2 hafta süresince bakıma muhtaç kaldığının tespit edildiği, alınan raporun mevcut yaralanması ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacı tarafından kusur raporuna itiraz etmiş ise de, kazanın oluş şekli nazara alındığında, ışıklı yaya geçidini kullanmak yerine trafik yoğunluğu nedeniyle duraklayan araçlar arasından geçen davacıya da kusur verilmiş olmasının olayın oluşuna göre uygun olmasına ve hükme esas alınan rapor ile ceza soruşturmasında alınan rapor ve kaza tespit tutanağında tespit edilen kusur durumu arasında çelişki bulunmaması karşısında, kusur durumuna yönelik istinaf sebeplerinin yerinde bulunmamasına, maluliyet raporunun da tüm tedavi evrakları incelenerek ve son durumu değerlendirilmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik çerçevesinde tanzim edilmiş olduğundan karar vermeye elverişli olmasına göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 05.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!