Ticari beton direk satışından kaynaklanan ödenmeyen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalıya yaptığı beton direk satışlarından kaynaklanan 473.913,50 TL alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini talep ederken; davalı şirket, taraflar arasındaki tek ticari ilişkinin Eylül 2024te gerçekleşen ve bedeli iki çek ile tamamen ödenen 853.000 TLlik sipariş olduğunu, davacının ikinci bir fatura ile talep ettiği alacağın gerçek bir teslimata dayanmadığını, aksine kendilerinin davacıdan 553.320 TL alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini ve tazminat ödenmesini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -----. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkili şirketin, beton direk, çit gibi ürünlerin üretim ve satış faaliyetinde bulunmakta olup, davalı şirkete beton direk satışı yapmış olup, işbu beton direklerin kullanıldığı inşaat alanı ----- kullanılmış olup, buna ilişkin resimleri ekte sunduklarını, müvekkili şirketin davalı şirkete yapmış olduğu bu satışın bedelini davalı şirketin ödemediğini, müvekkilin birçok kez şifaen de ödemesini talep etmesine rağmen davalı yanca ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine ---- İcra Müdürlüğü’nün----- sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, 07.08.2025 tarihli kapak hesabına göre müvekkilinin davalıdan 473.913,50 TL alacağının olduğunu, bu durumun, şirket defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de anlaşılacağını belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, borçlunun tespit edilecek menkul ve gayrimenkullerine dava süresince ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Taraflar arasında Temmuz 2024 sonu itibariyle ----- yazışmaları üzerinden gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde tek seferlik bir malzeme alımına ilişkin anlaşma sağlandığını, bu kapsamda davacı tarafından iletilen teklif formuna göre toplam 853.000 TL bedelli sipariş verildiğini,Bu çerçevede davacı tarafından 03.09.2024 tarihli, ----- no.lu ve 299.460,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği, akabinde 04.09.2024 tarihinde malzemelere ait fotoğrafların gönderilerek ürünlerin sevke hazır hale getirildiğinin bildirildiği, ayrıca 07.09.2024 tarihli --- yazışmalarında toplam sipariş bedelinin 853.000 TL olarak teyit edildiği ve ödemenin iki adet çek ile yapılmasının talep edildiğini, Davalı tarafça, bu talep doğrultusunda 552.780 TL ve 300.000 TL bedelli iki çek ile toplam 852.780 TL ödeme yapıldığını, bu suretle taraflar arasındaki hesap ilişkisinin kapandığını, söz konusu ödemenin ticari defter kayıtları, çek/banka hareketleri ve yazışmalar ile sabit olduğunu,
Buna karşılık davacı tarafından, aradan geçen süre sonrasında, herhangi bir yeni teslim veya ticari ilişki bulunmaksızın 22.04.2025 tarihli, ----- no.lu ve 360.002,88 TL tutarlı ikinci bir fatura düzenlendiğini, bu faturanın sanki yeni bir alım yapılmış gibi yanıltıcı şekilde ileri sürüldüğünü, ancak bu faturanın gerçek bir mal teslimine dayanmadığı ve tarafların Eylül 2024 tarihli tek sipariş ilişkisi dışında yeni bir borç doğurmayacağını,
Ayrıca, davalının kendi ticari kayıtlarına göre 03.09.2024 tarihli 299.460 TL tutarlı faturaya karşılık yapılan 852.780 TL ödeme nedeniyle davalı lehine 553.320 TL alacak bakiyesi oluştuğunu (852.780 – 299.460) ve bu nedenle davacının alacaklı değil, aksine borçlu konumda bulunduğunu,
Davacının dosyaya sunduğu fotoğraf ve yazışmaların tamamının Temmuz–Eylül 2024 dönemindeki tek siparişe ilişkin olduğunu, bu sipariş bedelinin tamamen ödendiğini, buna karşılık 22.04.2025 tarihli faturayı destekleyen herhangi bir sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, taşıma evrakı veya benzeri teslimi tevsik eden belge bulunmadığını, bu nedenle söz konusu faturanın tek başına borç doğurmayacağını, alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, ispat yükünün davacıda olduğu ve davacının iddialarını usulüne uygun delillerle ortaya koyamadığını belirtmiş olup, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, davacının haksız ve ağır kusurlu olduğu açık olduğundan davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava ; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacının ; ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra dosyası ile 473.913,50 alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin davalıya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ----İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Davacı vekili █████/2026 tarihli ön inceleme celsesindeki beyanında müvekkilinin ticari defterlerinin e-defter olmakla huzura inceleme için sunacaklarını bu sebeple talimat yazılmamasını talep etmiş mahkememizce de bu talep gibi defter inceleme kararı verilmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Raporumuzun 4.a.1.bölümünde açıklandığı üzere, davacı şirketin adresinin ----- olduğu, ancak davacının e-defterlerini usb bellek içerisinde mahkemeye sunacağını beyan ettiği, bunun üzerine davacı şirket vekilinin ----- mail adresine 16.02.2026 tarihinde e-posta gönderilerek rapor yazımı için gerekli belgelerin tarafımıza sunulması talep edilmiş, sonrasında belgelerin gönderilmemesi üzerine 25.02.2026, 04.03.2026, 14.03.2026, 24.03.2026 ve 31.03.2026 tarihli tekit mailleri gönderilmiş olmasına rağmen cevap verilmediğinden davacı şirket defterleri üzerinde usul ve hesap incelemesi yapılamadığı, davacı şirketin ticari defterlerinin ---- olduğu anlaşıldığından, e-defter kullanılması durumunda GİB onaylı berat ve e-defter kayıtlarının xml formatında usb bellek içinde sunulması halinde incelenebileceği, fiziki defter olması durumunda ise talimat mahkemesi aracılığıyla rapor aldırılmasının mahkemenizin takdirinde olduğu, Davalı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, 2024 yılı Envanter açılış noter tasdikinin süresinde yapıldığı, ancak 2025 yılı Envanter açılış noter tasdikinin ibraz edilemediğinden incelemediği, B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, Davacı şirket tarafından düzenlenen 22.04.2025 tarihli ----- no.lu 360.002,88 TL bedelli faturanın, e-fatura sistemi üzerinden ticari fatura senaryosu ile davalı şirkete iletildiği, davalı şirket tarafından ise 30.04.2025 tarihli iade faturası ile yasal süresi içerisinde itiraz edildiğinden e-faturaya ticari fatura senaryosu kapsamında süresinde itiraz edilmiş olması nedeniyle, ispat yükü kendisinde kalan davacının fatura içeriği malın/hizmetin davalıya teslim/ifa edildiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamındaki delil durumuna göre bu hususun ispata muhtaç kaldığı, C- Faiz: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k 2/2.maddesinde öngörülen faiz oranı üzerinden hesaplama yapılabileceği, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı şeklinde sonuç bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, █████/2026 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, davacının verilen kesin sürede defterlerini incelemeye sunmadığı, mazeret de bildirmediği, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile müvekkilinin muhasebecisinin değiştiğini, şirket merkezinin taşındığını ve nihayet müvekkilinin iflas ettiğini bu sebeple davacı olarak verilen kesin sürede ticari defterlerini incelemeye sunamadıklarını beyan etmiş ise de sicil gazetesi kayıtları incelendiğinde davacının iflasına dair herhangi bir kaydın yer almadığı, davacını süresinde incelemeye ticari defter ve dayanak belgelerini sunmadığı, davalının ise sunduğu, incelenen davalı defterlerinde davalının takip tarihi itibari ile 553.320,00-TL alacaklı olduğu, dava konusu alacağı █████/2025 tarihli 360.002,88-TL bedelli "beton direk ürünü" açıklamalı faturanın oluşturduğu, faturanın e-fatura sistemi üzerinden davacı tarafından davalıya ticari fatura senaryosu ile iletildiği, davalının da █████/2025 tarihli iade faturası ile iş bu faturaya itiraz ettiği, bu durumda fatura içeriği mal ve hizmeti davalıya teslim etiğini davacının kanıtlaması gerekeceği ancak mevcut dosya ve deli durumu itibari ile kanıtlayamadığı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın bu sebep ile reddine karar verilmiş, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispat edilememekle kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Davacının takipte kötü niyeti ispat edilememekle; kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-HARÇLAR
Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 6.293,25 TL harçtan mahsubu ile, artan 5.561,25 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
4-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 75.826,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 4.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!