İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik istinaf başvurusu.
Özet: Kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacılar vekilinin muris aleyhine başlatılan icra takibine ilişkin icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin, yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle yerel mahkemece reddedilmesi üzerine, vekil yeni deliller sunarak ödemenin murise yapılmadığını ve telafisi güç zararları önlemek adına bu tedbirin haklı ve ölçülü bir geçici hukuki koruma tedbiri olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:█████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2026
NUMARASI:████████ E.SAYILI ARA KARAR
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:TALEP: Davacılar vekili talep dilekçesinde; davalı tarafından İstanbul 18. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile yasal mirasçılar aleyhine başlatılan kambiyo takibinin gerçek bir temel borç ilişkisine dayanmadığını, takibe konu 800.000,00 TL bedelli senet kapsamında davalı tarafından ödeme yapıldığının ileri sürüldüğünü, ancak bu tutarın 91 yaşındaki murisin banka hesaplarına intikal ettiğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığını ve takibin devamı hâlinde davacılar yönünden telafisi imkânsız zararların doğacağını beyanla, icra takibinin teminat karşılığında durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise icra veznesine girecek paraların alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE DAİR KARAR:İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2026 tarihli ████████E. sayılı ara kararıyla; "...Eldeki dava; icra takibinden sonra açılmış olan menfi tespit davası niteliğinde olup İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği gözetilerek reddine karar vermek gerekmiş; icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik tedbir talebi yönünden ise dosya kapsamı itibarıyla haklılığın yaklaşık olarak ispat edilemediği dolayısıyla ihtiyati tedbir koşullarının gerçekleşmediği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelere binaen;
1-Davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE..."karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:Davacılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalı tarafından İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasına 21.04.2026 tarihinde 800.000,00 TL bedelli banka dekontu ve buna ilişkin beyan sunduğunu, Mahkemenin bu delillerden haberdar olmadan ihtiyati tedbir talebini reddettiğini, bu nedenle yaklaşık ispat standardının yanlış uygulandığını, güncel durum karşısında ihtiyati tedbir taleplerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini,Banka dekontu incelendiğinde; ödemenin muris adına yapılmadığını, yatıran olarak muris vekili ve aynı zamanda dosya kefili konumunda bulunan ...'nın yer aldığını, işlemde murisin adına veya vekaleten hareket edildiğine dair bir ibarenin bulunmadığını,Bu delille davalının murise bir ödeme yaptığı iddiasını ortaya koymadığını, illiyet bağının kurulamadığını,Davalının bu ödemenin şirket borcuna ilişkin olduğunu ileri sürdüğünü, şirket borcunun sona erdirilmesi halinde murisin rücu alacağının doğacağını, Bu durumun şirket defterlerine yansıtılması, muhasebe kayıtlarında izlenebilir olması gerektiğini, Ayrıca işlemin şirket yetkilisi sıfatının yanı sıra muris vekili ve dosya kefili sıfatlarını da haiz olan aynı kişi tarafından gerçekleştirilmiş olmasının, işlemin ekonomik sonucunun kime ve hangi sıfatla yöneldiğinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini,Murisin bu kadar yüksek meblağlı parayı kayıt dışı alıp, daha sonra vekile elden teslim etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını,Murisin bu sürece bilinçli ve serbest bir irade ile dahil olduğunun kabul edilemeyeceğini, ölünceye kadar banka dekontu içeriğine ve aleyhine sonuç doğuran senedin protesto edilmesine bir itirazda bulunmamasının da hayatın olağan akışına uygun olmadığını,İhtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşullarının mevcut olduğunu, aksi takdirde telafisi güç zararların doğacağını, müvekkillerinin hak kaybına uğrayacağını,
İstinaf taleplerinin yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin olduğunu,Bu talebin, icra takibinin durdurulması niteliğinde olmayıp, HMK'nın 389 ve İİK'nın 72. maddeleri kapsamında telafisi imkansız zarar riskini önlemeye yönelik sınırlı ve ölçülü bir geçici hukuki koruma tedbiri olduğunu,Uyuşmazlığın, imza aidiyetinden ziyade, senedin düzenlenmesine esas irade oluşumu, işlem süreci ve dayanak borç ilişkisinin hukuken geçerli, gerçek ve murise isnat edilebilir olup olmadığına ilişkin olduğunu belirterek, arz ve izah edilen ve Mahkemece re'sen göz önüne alınacak sebeplerle, █████/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasına, İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra veznesinde bulunan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ..., ... ve ... olduğu, 800.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.746.887,67 TL alacak için █████/2026 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 800.000,00 TL miktarlı, █████/2022 tanzim, █████/2023 vade tarihli senet olarak gösterildiği tespit edilmiştir.
Takibe konu senet örneği incelendiğinde; 800.000,00 TL bedelli, █████/2022 keşide ve █████/2023 ödeme tarihli bono olduğu, keşidecisinin ..., lehtarının ... olduğu, bedelinin nakden ahzolunduğunun yazıldığı, bononun arkasında ...'nın cirosunun mevcut olduğu tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E :Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır.Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin reddi kararına ilişkin olup, davacılar vekili tarafından karara karşı istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır Davacılar vekili istinaf talebinde, ilk derece mahkemesinin kararından bir gün önce İcra Hukuk Mahkemesinde devam eden başka bir dava dosyasına davalı tarafça sunulan banka dekontuna dayandırdığı ve Mahkemenin bu delilden haberdar olmadan karar verdiğini iddia ettiği, bu dekontun işbu dava dosyasına ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmeden önce sunulduğuna dair bir beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.Dairemizce yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının, karar tarihindeki mevcut delil durumuna göre yerinde olduğu, zira davacıların iddialarının yargılamayı gerektirdiği ve dosyaya iddialarını yaklaşık olarak ispat edecek delillerin sunulmadığı anlaşılmıştır.Mahkeme kararından sonra ortaya çıkan ve başka bir mahkeme dosyasına sunulduğu belirtilen banka dekontu işbu dosyaya sunularak ve bu delile dayanılarak Mahkemeden yeniden ihtiyati tedbir talep edilebileceğinden, davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacılar tarafından yapılan masrafların üzerlerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!