Ticaret ortaklığında haksız fiilden kaynaklanan tazminat ve icra takibine itirazın iptali davasının, zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği için usulden reddi kararı.
Özet: Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında davacı, yurt dışında tanıştığı davalılarla kurduğu fırın işletmesine 225.000 TL sermaye yatırarak %50 ortak olduğu halde, kâr payı ödenmediğini, yatırdığı sermayenin iade edilmediğini, şirketin kârlı olmasına rağmen gelirlerinin başka bir şirkete aktarıldığını ve ekipmanlarının satıldığını iddia ederek uğradığı zararın tazmini ve icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; ancak mahkeme, bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için dava şartı olan zorunlu arabuluculuk prosedürüne başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2020
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekil aracılığıyla İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu █████/2020 tarihli dava dilekçesi ile; yurt dışında yaşadığı, davalılardan ..... ve ..... ile tanıştığı, aralarında oluşan güven sonucu fırın açma konusunda anlaştıkları ve 450.000,00-TL sermaye gerektiği söylenince, sermaye ortağı olmak üzere tekliflerini kabul ettiği ve 225.000,00-TL'lik sermaye payını davalılardan ..... hesabına havale olarak gönderdiği ve ..... unvanlı fırın kurup paylarla orantılı .... Makineleri San. Ve Tic.. Ltd. Şti kurdukları ve bu şirketin %50 payını kendisine verdikleri, kalan %50 payı da diğer davalıların aldığı ve davalıların bu hisselerini davalılar ..... ve .....'ye devrettikleri, dolayısıyla kurulan şirketlerin %50 kendisinin %25 .....'un %25 ..... 'nin ortak göründüğü şekilde oluştuğu ve şirketin daha sonra unvanını "..... ve Unlu Mamuller San. Ve Tic. Ltd Şti" olarak değiştirdiği, şirketle ilgili önceki hissedarlardan bilgi alırken şirketin karda olduğu söylendiği ve zarar olmadığı bildirilmesine rağmen davalıların birlikte hareket ederek bu zamana dek kar payı göndermedikleri, bu kez sermaye olarak gönderdiği parayı istediği ancak, bu paranın da geri ödenmediği, şirketin kar etmesine rağmen elde ettikleri gelirleri başka bir şirket hesabına aktardıkları ve kurulan şirketin ekipmanlarını sattıklarını, yine davalı ...... 'in iş yerini devralacağını bildirdiği ve %50 oranında payın kendisine ait olduğunu beyanla, satın alması halinde satış bedelinin %50'sini kendisinin ödemesini istediği, ancak, .....'in bu ödemeyi yapmadığı ve şirketin ortaklarının el değiştirdiği, bu eylemler nedeniyle CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğu gerekçesiyle zarara uğradığından bahisle zararın tazmini için ortağı bulunduğu şirket ile eski ortaklar hakkında İzmir ..... İcra müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile açılan takibe haksız itiraz edildiği iddiası ile itirazın iptali ve takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... dışındaki diğer davalıların vekil aracılığıyla cevap verdikleri, alacak dayanağının belli olmadığı, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemenin, mahkeme yetkisine itiraz hakkını ortadan kaldırmadığı, ayrıca, alacağın açıklamaya muhtaç olduğu, ortaklıktan payına düşen kar payları veya ödenen sermaye bedeli isteniyorsa ticaret mahkemesinin görevli olduğu, kar payının ne olduğunun afaki bulunduğu gerekçeleriyle kar payı da ödenmediğinden dolayı istemde bulunulduğu ve şirketin mal varlığını başkalarına devretmek suretiyle zarara uğrattığını bahisle, uğranılan zararların tazminine dair işbu davanın reddini talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Dosyada ödenen sermaye payının iadesi istenmekte olup Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememiz esasına kaydedilmiştir.
Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında ve yapılan değişiklik sonucu menfi tespit ve istirdat davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Davacı tarafa kesin süre verilmişse de bu süre içerisinde arabuluculuk son tutanağı sunulmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı sabit olup davanın niteliği gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, TTK’nın 5/A ve 6325 SK'nun 18/A maddesi 2.bendi son cümlesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılamayacağı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00TL ilam harcından peşin alınan 54,40TL harcın mahsubu ile bakiye 677,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip .......
¸e-imzalıdır
Hakim .......
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!