Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, taş yünü söve satışı kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasına yönelik istinaf inceleme kararı.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalıya sözleşme kapsamında sattığı taş yünü söve ve benzeri yapı malzemelerine ilişkin ödenmemiş faturalar nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının ticari defter kayıtlarına göre iddia edilen alacağın bir kısmının başka bir şirket carisine aktarılması ve borcun takipteki miktar kadar ispat edilememesi gerekçeleriyle davayı reddetmiş; bu ret kararı üzerine davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

T.C.

DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN :
MAHKEMESİ :DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU :İtirazın İptali
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ :█████/2026
Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında ... tarihinde sözleşme imzalandığını, imzalanan sözleşmenin, müvekkili şirketin davalı borçlu şirkete taş yünü söve, eps kat silmesi ve payanda ürünlerinin satışına ilişkin olduğunu, sözleşmede davacı şirketin sipariş geçtiği malzemelerin müvekkili şirket tarafından teslim süresi, sözleşme tutarı ve ödeme zamanı, malzeme birim fiyatları ve toplam fiyatı, malzemelerin irsaliyesi müvekkili şirket tarafından yapılacağı için faturalandırmanın da müvekkili şirket tarafından yapılacağı hususlarının belirtildiğini ve taraflarca imza altına alındığını, müvekkili şirketten istenen malzemelerin ... tarihinde satın alınmış cihazlarla ilgili olarak takip dayanağı faturaların kesildiğini, söz konusu cihazların ... tarihinde davalıya teslim edildiğini, düzenlenen faturalara konu borcun ödenmesi gerekirken herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla faturalara dayalı olarak ... TL asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının ... tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı borçlunun temerrüde düşürüldüğü gibi takibin dayanağı olan faturalara yasal süre içinde itiraz etmemek suretiyle faturaların münderecatını kabul etmiş olduğundan borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, taraflar arasındaki işin bağlantı sözleşmesinden kaynaklanan ve faturaya dayanan bir alacak olması hasebiyle ticari iş olduğunu, 3095 sayılı Kanun uyarınca uygulanması gereken faiz oranına uygun olarak hesaplama yapıldığını, ticari defterlerin delil niteliğinin 6100 sayılı HMK’nın 222. maddesinde düzenlendiğini, buna göre Mahkemenin ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğini, ticari defterler incelendiği takdirde davanın haklı olduğunun görüleceğini, davalı borçlunun kötü niyetli olarak söz konusu takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini belirterek ... İcra Müdürlüğünün ... E. numaralı dosyasına yapılan kötü niyetli itirazın iptaline, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötüniyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %...'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacının ... yılında davalıya 4 adet fatura ve toplamda ... TL tutarında fatura kesmiş oldukları ve kesilen bu faturaların ... ticari defterlerine usulüne uygun bir şekilde kayıt yaptıkları, davacının ... yılında davalıdan toplam ... TL tahsilat yapmış oldukları, davacının ticari defter kayıtlarına göre ... TL - ... TL = ... TL'nin ... yılına devir gelen alacakları olduğu, davacının ... yılında dönem başı devir gelen ... TL ve 2 adet kesilen ... TL ve toplamı (... TL + ... TL = ... TL) olduğu ve ticari defter kayıtlarında tek düzen muhasebe planına göre usulüne uygun kayıt yaptıkları, davacının ... yılı ticari defter kayıtlarına göre davalıdan ... TL mahsuplaşma yoluyla tahsilat yaptıklarının görüldüğünün rapor edildiği, bu durumda davacının ...-... yılı ticari defter kayıtlarına göre davalıdan ... TL tutarlı alacağın başkaca bir şirket carisine virman yaptıklarının ifade edildiği, anılan şirketin davacıların ortak şirketi olmasının Mahkemenin kanaatini değiştirmediği, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, neticeten davacının defter kayıtlarına göre davalının davacıya takip talebindeki tutar kadar borçlu olduğu hususunun davacı tarafça ispat edilemediği ve başkaca delil de sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... tarihinde taş yünü söve, EPS kat silmesi ve payanda ürünlerinin satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında teslim edilen ürünlere ilişkin faturaların düzenlenmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla ... TL asıl alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, İlk Derece Mahkemesinin müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarında yer alan virman işlemlerini mahsuplaşma ve ödeme olarak değerlendirerek davanın reddine karar verdiğini, bilirkişi raporunda açıkça görüldüğü üzere söz konusu virman işleminin müvekkili şirkete ait diğer şirkete yapılan muhasebesel bir aktarım olduğunu ve davalı borçlunun borcunu sona erdiren bir ödeme niteliğinde olmadığını, her iki şirketin de müvekkillerine ait olması karşısında davalının borçlu sıfatının devam etmekte olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirme ile karar verdiğini, ayrıca davalının takip dayanağı faturalara süresinde itiraz etmeyerek faturaların içeriğini kabul etmiş sayıldığını, ticari defterler ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının alacaklı olduğu sabit olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin aksi yönde hüküm kurmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi gereğince itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK m. 67/1 hükmüne göre; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davanın dayanağı takip dosyasının incelenmesinde; ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında davacı/takip alacaklısı tarafından davalı/takip borçlusu aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere ... TL para alacağı için Örnek No: ... ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı/takip borçlusuna ... tarihinde tebliğ edildiği, davalı/takip borçlu vekili tarafından ... tarihli dilekçe ile yetkiye, borca, faize, ödeme emrine ve borcun ferilerine itiraz edildiği, itirazın yasal (7) günlük sürede olduğu, takibin 2004 sayılı İİK m. 66(1) hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, alacaklı vekilinin ... tarihli dilekçe ile dosyanın ... İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiği, ... İcra Müdürlüğü tarafından ... tarihinde dosyanın yetkisizlik ile kapatılmasına karar verildiği, dosyanın yetkisizlikle gönderildiği ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında ödeme emrinin davalı/takip borçlusu asile ... tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrinin borçlu vekiline tebliğe çıkarılmadığı, icra dosyasında davalı/takip borçlusu veya vekili tarafından yetkili icra müdürlüğünde yapılan takibe karşı borca itiraz dilekçesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve 6100 sayılı HMK'nun 73, 81, 82 ve 83. maddeleri ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddesi gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu olup vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı hükmü emredici niteliktedir. Ancak belirtilen hükümlerinin işlerlik kazanabilmesi için 6100 sayılı HMK'nın 76. maddesi uyarınca vekilin dava dosyasına vekâletnamesini ibraz etmesi zorunludur. Emredici nitelikteki bu düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak vekili varken asile ya da vekaletnamesi bulunmayan bir avukata gönderilen tebligatlar yok hükmünde olup sonuç doğurmaz. Şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan asile ya da başka bir avukata yapılan tebligat sonuç doğurucu değildir.
Bu durumda, yukarıda değinilen maddeler uyarınca, ödeme emrinin vekaletname sunup yetki itirazında bulunmak suretiyle takip safahatına katılan borçlu vekiline tebliği zorunludur (Yargıtay 12. HD'nin █████/2017 tarih ve ████████ E., █████████ K. sayılı kararı).
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir. Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2016, s.190).
Dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı HMK'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında sıralanmış olup anılan Kanun'un ikinci fıkrası "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır" hükmünü içermektedir. 6100 sayılı HMK'nun 114 üncü maddesinde sıralananlar dışında başka kanunlarda da dava şartı olarak öngörülmüş hâller söz konusu olabilir.
İtirazın iptali davaları (2004 sayılı İİK m. 67); alacaklının takip talebi (2004 sayılı İİK m. 58) sonrasında borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine itirazı (2004 sayılı İİK m. 60, 61, 62) üzerine duran (2004 sayılı İİK m. 66/1) takibin devamını sağlamaya yönelik bir davadır. Buradan da anlaşılacağı üzere, itirazın iptali davasının koşulları; yetkili icra dairesinde girişilmiş geçerli bir ilamsız icra takibi, bu takip sebebiyle çıkarılmış ödeme emrine 7 günlük yasal süre içinde yapılmış itiraz, itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede dava açılmış olması şeklinde sıralanabilir.
Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına, Av. ... tarafından davalı/takip borçlusu adına düzenlenen .... Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye nolu vekaletnamesinin sunulduğu, icra dosyasının yetkisizlik ile gönderildiği ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasındaki ödeme emrinin davalı/takip borçlusu şirkete (asile) tebliğ edildiği, ödeme emrinin vekile tebliğe çıkarılmadığı, bu nedenle ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasından davalı/takip borçlusu ....'ne (asaleten) yapılan ödeme emrini içeren tebligat yok hükmünde olup hukuki sonuç doğurmayacağı, davalı/takip borçlusu yönünden geçerli bir ödeme emri tebliğinin ve buna bağlı olarak bir itirazın bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davasının açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 114(2) ve 115(2). maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerine yukarıda yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm tesis edilip davanın esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, kanun yolu incelemesi dâhil davanın her aşamasında re'sen araştırılması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf talepleri yerinde olmadığı görülmekle birlikte, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-2 hükmü uyarınca usulüne uygun bir ödeme emri tebliği ile borca itirazın bulunmaması ve bu suretle itirazın iptali davasına özgü dava ön koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle Dairemizce kamu düzeni ilkesi gereği re'sen kaldırılmasına, davanın, dava şartı yokluğundan 6100 sayılı HMK'nun m. 114(2) ve 115(2) hükümleri gereğince usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-) Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden REDDİNE,
II-) 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi gereği re'sen görülen kamu düzenine aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararın KALDIRILMASINA, HMK m. 353(1)-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;
1-)Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın itirazın iptali davalarına özgü dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacı tarafından yatırılan 351,06 TL harçtan MAHSUBUNA, bakiye 380,94 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA,
3-)İlk derece yargılaması esnasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-)Davalı tarafından ilk derece yargılaması esnasında yapılan herhangi bir yargılama gideri tespit edilemediğinden, bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5-) ... Arabuluculuk Bürosunun ... büro, ... arabuluculuk numaralı dosyasında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk masrafı olarak yapılan 1.320,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, bu hususta 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin İlk Derece Mahkemesince İCRASINA,
6-)Taraflarca yatırılan gider/delil avansından arta kısmın 6100 sayılı HMK'nın m. 333, HMK Yönetmeliğinin m. 207/1 ve HMK Gider Avansı Tarifesinin m. 5 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,
III-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının Hazineye GELİR KAYDINA, 179,90 TL maktu istinaf karar ve ilâm harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince istinaf eden davacıya İADESİNE,
IV-) İstinaf başvurusunun resen gözetilen sebeplerle kabul edildiği dikkate alınarak, istinaf başvurusu nedeniyle yapılan istinaf yargılama giderlerinin takdiren davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
V-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
VI-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361 ve Anayasa Mahkemesinin █████/2026 tarih ve ███████ E. ███████ K. sayılı kararı ile “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali” yönünden iptal edilen 6100 sayılı HMK m. 362(1)-a hükümleri gereğince, Dairemizin kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ KANUN YOLU AÇIK olmak üzere

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!