Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, vekalet görevinin kötüye kullanılarak müvekkil adına edinilen taşınmazlara usulsüz ipotek tesisi sonucu ipoteğin kaldırılması davası.
Özet: Davacı, arsa alımı için verdiği vekaletnameyi kötüye kullanan emlakçı davalı tarafından, adına alınan taşınmazların önce emlakçının çalışanına bedelsiz ve usulsüz devredildiğini, ardından bu taşınmazlar üzerine emlakçının kardeşi lehine ipotek tesis edildiğini ve sonrasında ipotekli olarak tekrar kendisine devredildiğini iddia ederek, taraflar arasında borç ilişkisi bulunmadığını belirtip ipoteklerin kaldırılmasını talep etmekte; mahkeme ise bu uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığını ve kendi görev alanına girip girmediğini değerlendirmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:1-
2-
3-
4-
DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin ... ... ilçesinde yatırım yapmak için arsa almak istediğini ve abisinin arkadaşı olan davalılardan emlakçı ...’ya satış ve alış yetkisi içeren vekâletname verdiğini, akabinde emlakçı ...'nın 2 adet taşınmazı müvekkili adına satın aldığını ve müvekkilin de bedellerini ödediğini, bu taşınmazların: “... ili ... ilçesi ... Mah. 3010 ada 259 parsel (eski 105 parsel)” ve “... ili ... ilçesi ... Mah. 1149 ada 17 parsel”’de kayıtlı taşınmazlar olduğunu, akabinde emlakçı ...'nın (vekalet görevini kötüye kullanarak) işbu taşınmazları kendi yanında çalışan diğer davalı ... usulsüz biçimde ve bedelsiz olarak devrettiğini, bu aşamadan sonra davalı ... adına kayıtlı olan bu taşınmazlar hakkında davalılardan ... adına ipotek işlemi kurularak borçlandırıcı işlem yapıldığını, davalılardan ... emlakçı ... ve ...'nın kardeş olduklarını ve diğer davalı ...'ın ise emlakçı ...'nın çalışanı olduğunu, davalı emlakçı ...'nın, kendi çalışanı olan davalı ... adına olan bu 2 taşınmazı , müvekkilinin emlakçıya verdiği vekaletnameyi yine usulsüz biçimde kullanarak ipotek yüküyle müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin bu işlemleri öğrenir öğrenmez davalı emlakçı ... ... 1. Noterliğinin 24.10.2016 tarihli ... nolu azilnamesi ile azlettiğini, Akabinde de ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, MÜVEKKİLİ İLE , davalılar arasında herhangi bir borç alacak ilişkisinin bulunmadığını, herhangi bir ticari ya da bireysel ilişki de söz konusu olmadığını tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, icra takibin durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, “... ili ... ilçesi ... mah. 3010 ada 259 parsel (eski 105 parsel)” ve “... ili ... ilçesi ... Mah. 1149 ada 17 parselde” kayıtlı olan taşınmazlardaki ipoteklerin fekkini/kaldırılmasını, tüm yargılama gider ve vekalet ücretlerinin de davalı taraflara müştereken ve müteselsilen tahmilini ve yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Taraflar arası uyuşmazlık ipoteğin fekki istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesi uyarınca, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.Asliye Ticaret Mahkemeleri 5235 sayılı Kanun'un üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi de Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinin 1. bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanun'da düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3 maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı ... arasında davacı adına taşınmaz alımı yapılması için taşınmaz satış ve alış yetkisi içeren vekâletname olduğu, bu vekaletname kapsamında davacı adına satın alınan dava konusu taşınmazların davalı ... adına tescil edildiği, davalı ... lehine genel kredi sözleşmesi kapsamında bu taşınmazlar üzerine ... Bankası lehine ipotek tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle icra takibinin başlatıldığı, borcun davalı ... tarafından ödenmesiyle ... Bankası ... Şubesi tarafından bu alacağın █████/2023 tarihli sözleşme ile davalı ...'a temlik edildiği, temlik sözleşmesinden önce ipotekli olarak taşınmazların davacı adına tescil edildiği, davanın “... ili ... ilçesi ... Mah. 3010 ada 259 parsel (eski 105 parsel)” ve “... ili ... ilçesi ... Mah. 1149 ada 17 parsel”’de kayıtlı taşınmazlar üzerine tesis edilmiş olan ipoteğin kaldırılması olduğu, davanın konusu itibariyle TTK kapsamında mutlak ticari dava olmadığı, nispi ticari dava yönünden ise taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, davanın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren dava olmadığı, bu itibarla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın mahiyeti itibariyle Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK’nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince dava şartlığı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
3-HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan biri süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)
4-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, talep halinde yargılama giderleri konusunda Mahkememizce ayrıca hüküm kurulmasına,
Dair, davalı vekilinin yokluğunda, davacı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!