İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde, davacının borç ilişkisi olmaksızın tesis edildiğini ileri sürdüğü ipoteğin dayanağının geçerliliğine ilişkin menfi tespit davası istinaf kararı.
Özet: Davacının, kendi taşınmazı üzerine tesis edilen 150.000 TLlik ipoteğin, kendisi ile davalı arasında hiçbir borç ilişkisi veya acente sözleşmesi bulunmadığı, ayrıca üçüncü şahıs borcu için de kurulmadığı iddiasıyla açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesi davalı tarafın davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamaması ve davacının sözleşmenin tarafı olmaması gerekçeleriyle davacının borçlu olmadığına hükmetmiştir; bu kararı istinaf eden davalı ise, resmi ipotek senedinin güçlü delil teşkil ettiğini, senedin aksini ispat yükünün davacıda olduğunu ve ilk mahkemenin ispat yükünü hatalı değerlendirdiğini ileri sürmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2024İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkiline ait taşınmaz üzerine 02.11.2021 tarih ve ... yev.nolu ile kurulan 1. derece 150.000-TL bedelli ipoteğin resmi senedi incelendiğinde, düzenlenme nedeni, "... adına... vekaleten, ... ... AŞ’den aldığı 150.000-TL (yüzellibin TL) bedel mukabilinde, diğer kredi için .....AŞ lehine 1.derece faizsiz ipotek tesis ettiği"yazılı olduğu, müvekkilin davalıdan aldığı 150.000-TL karşılığı olarak ipotek tesis edildiğini, müvekkile ile davalı arasında, hiçbir şekilde borç ilişkisi yada teminat nedeni olacak acente sözleşmesi v.b sözleşme yapılmadığını, karşılığı olmayan bir bedel üzerine ipotek tesis edildiğini, üçüncü bir kişi lehine de (üçüncü kişinin borcu için) ipotek tesis edilmediğini, müvekkil aleyhine yapılan İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına, takip açıldıktan sonra takip aşamasında, ipotek senedi ve müvekkile ile hiçbir borç ilişkisi olmayan, üçüncü şahıs ...'un borçlu olarak eklendiğini, müvekkili tarafından, ... lehine ipotek tesis edilmediğini, davalı tarafın, üçüncü kişinin borcu nedeni ile, müvekkile aleyhine icra takibi yapmasının hukuki dayanağı olmadığını ileri sürerek ipotek ve icra takibi nedeniyle davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacının, dava konusu ipoteğin geçerli olmadığına ilişkin beyanları açıkça mesnetsiz olduğunu,... ile müvekkil şirket arasındaki acentelik sözleşmesine istinaden davacının kendi adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, icra takibine itiraz hakkını kullanmayan davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davalı vekili tarafından sunulan deliller kapsamında davacıya ait taşınmaz üzerine 02.11.2021 tarih ve ... yev.nolu ile kurulan 1. derece 150.000-TL bedelli ipoteğin dayanağının dava dışı ... ile aralarında akdedilen acentelik sözleşmesinden kaynaklandığı, acentenin borçlarını ödememesi sebebiyle çekilen ihtarname akabinde icra takibi başlatıldığının bildirildiği, ipotek senedinde ... adına... vekaleten, ... ... A.Ş.'den aldığı 150.000-TL bedel mukabilinde diğer kredi için ... lehine 1. dereceden ipotek tesis edildiği yazılı olduğu ,acentelik sözleşmesinde her ne kadar 150.000-TL bedel mukabilinde teminat alınacağı belirtilmiş ise de teminatın davacıya ait taşınmaz olacağının açıkça belirtilmediği,davacının sözleşmenin tarafı olmadığı anlaşılmakla işbu dosya ile emsal mahiyette olan Gaziantep BAM 11. HD'nin ████████ esas, ████████ karar sayılı, █████/2022 tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda ispat külfeti kendisinde olan davalının davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davacının İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; Yargıtay 11. HD’nin █████████ Esas - █████████ Kaynak Karar sayılı ve 05.11.2024 tarihli kararında" ipotek gerekçesinin davacı şirketin, davalıdan aldığı 10.000.000-TL bedel mukabili' olarak gösterildiğini, bunun aksinin davacı tarafça kesin delille ispatlanamadığının belirtildiğini,ilamın resmi senette yer alan beyanların, tarafların gerçek iradesini yansıttığına dair sarsılmaz bir karine teşkil ettiğini gösterdiğini, davacı Tapu Müdürlüğü’nde 150.000-TL bedel mukabilinde ipotek tesis ettiğini beyan ettiğini, resmi senedin varlığı durumunda, alacaklı olan müvekkil şirketin ayrıca bir ödeme belgesi sunma yükümlülüğü bulunmadığını, paranın alınmadığını ispat yükü, resmi senedin aksini iddia eden davacıda olduğunu, davacı resmi senedin hükmünü ortadan kaldıracak hiçbir yazılı delil sunamadığını, mahkeme ise davacının bu ispat yetersizliğini, ispat yükünü müvekkil şirkete kaydırarak telafi etmeye çalıştığını, resmi senedin içeriği herhangi bir yazılı delil sunulmadan, sadece "alacaklı ödemeyi ispatlayamadı" denilerek geçersiz sayılabilecekse, o halde tapu sicilinin ve resmi senetlerin hiçbir hukuki güvenliği kalmayacağını, müvekkil şirketin sunduğu acentelik sözleşmesi ve ticari defterlerin ipoteğin neden kurulduğunu açıklayan destekleyici unsurlar olduğunu, müvekkil şirket ile dava dışı ... arasında müvekkil şirketin "..."sinin işletilmesi konusunda Acentelik Sözleşmesi akdedildiğini, ...'un acentelik sözleşmesinden doğmuş/doğacak borçlarını teminat altına almak adına davacı kendi taşınmazı üzerinde müvekkil şirket lehine dava konusu edilen ipoteği tesis ettirdiğini, ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE :Dava ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacıya ait İstanbul İli Küçükçekmece ... Mahallesi... Ada .. Parselde Kain Taşınmaz üzerine 02.11.2021 tarih ve ... yev.nolu ile kurulan 1. derece 150.000 TL bedelli ipoteğin "... adına... vekaleten, ... ... A.Ş.'den aldığı 150.000- TL bedel mukabilinde diğer kredi için ... lehine 1. Dereceden ipotek tesis edildiği" belirtilmiştir. Başlatılan icra takibinde asıl borçlu olarak dava dışı ... gösterilerek adı geçenin borçları için ipoteğin paraya çevrilmesinin istenildiği, icra takibinde ipotek senedinde teminat altına alınmadığı halde acente üçüncü şahsın borçlarının gösterildiği, dosya kapsamından davacı ile davalı şirket arasında alınan bir kredi veya borç ilişkisi olmadığı davalı tarafın başlattığı takip ve davaya cevap dilekçesi ile kabulünde dlduğu üzere taraflar arasında ipoteğin bağlı olduğu bir alacağın mevcut olmadığı belirlenmektedir.İpotek hakkı, alacağa bağlı (fer’i) bir haktır. Teminat haklarının güvence altına aldıkları alacağa olan tek yönlü bağlılığı genel olarak alacağa bağlılık veya fer’ilik olarak adlandırılmaktadır. Geçerli olmayan bir alacak için kurulan ipotek geçerli olmayacaktır. Tek yönlülüğün diğer görünümü olarak ise, hukuken bir anlam taşımayan ve kuruluşu sakat olan ipotek alacağın geçerli olduğu hususunu etkilemeyecektir. Başka bir deyişle, ipoteğin maddi yönden doğumu, varlığı, miktarı, sona ermesi alacak hakkına bağlıdır; teminat altına alınan alacağın hukuki durumu doğrudan doğruya rehin hakkını da etkiler. Hakkın kullanılmasında ipoteğin alacağa bağlılığı mutlaktır. Rehin alacaklısı, rehin hakkını kullanmak için kişisel alacağını ispat etmelidir. Yani, rehin hakkının kullanılmasının zorunlu şartı, paraya çevrilebilir bir alacağın mevcudiyetidir.Senette bizzat davacının borcu nedeniyle ipotek verildiği yazılı ise de ,ipotek ile teminat altına alınmayan ...'un borcu için paraya çevrilmesi istenmektedir.İpotek tescil edilmiş olsa bile, rehin sözleşmesinde belirtilen alacak hiç doğmazsa, alacaklı lehine ipotek hakkı da doğmaz. Bu nedenle, ipotek hakkının varlığı için geçerli bir alacak şarttır. Tescil, rehinli alacaklının ayni hakkının varlığına dair bir kanıt oluşturur ve bu bağlamda bir karine ortaya çıkarır. Açıklanan nedenlerle; somut olayda davalı tarafça üçüncü şahsın borçlarına davacı tarafça teminat verildiği ileri sürülse de ipotek davacının aldığı kredi borcuna karşılık verilmiş olup, davalı şirketin takibi üçüncü şahsın borcu nedeniyle başlattığı anlaşılmakla davacının da ipotek kapsamında teminat altına alınan davalıya karşı doğmuş bir borcu olmadığı kabul edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamış istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 5.594,54-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.398,63-TL harcın mahsubu ile kalan 4.195,91-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 75-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026