Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satış kaynaklı e-fatura alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında, e-posta ile hesap mutabakatının Türk Ticaret Kanunu 21/3 maddesi uyarınca hukuki geçerliliği.
Özet: Bu hukuki belge, bir davacı firmanın ticari mal satışından kaynaklanan ödenmemiş fatura alacakları için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı, malların teslim edildiğini, davalının hesap mutabakatı talebi içeren e-postayı aldığını ve Türk Ticaret Kanununun 21/3. maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz etmeyerek borcu zımnen kabul ettiğini iddia etmektedir, davalının yanıt e-postasındaki imzanın geçerliliği konusundaki itirazının bu nedenle hukuki sonuç doğurmayacağını belirtirken, daha önce imza uyuşmazlığı nedeniyle kaldırılan ihtiyati haciz kararının istinaf aşamasında olduğunu da eklemektedir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil firma ile davalı firma arasında mal satım ilişkisi kurulduğunu, Davalıya satışı yapılan ürünlerden; 27.400,00 Kg Yüksek Proteinli ... satışına İlişkin, 16.02.2024 düzenleme tarihli ve .... nolu E-İrsaliye doğrultusunda düzenlenen, 16.02.2024 düzenleme tarihli ve 16.04.2024 son ödeme tarihli, .... nolu, 246.600,00 TL bedelli E-faturadan kaynaklı ve de, 22.840,00 Kg Yüksek Proteinli ... Satışına ilişkin, 22.02.2024 düzenleme tarihli ve ....nolu E- İrsaliye doğrultusunda düzenlenen, 22.02.2024 düzenleme tarihi ve 22.04.2024 son ödeme tarihli, ....nolu, 194.140,00 TL bedelli E-faturadan kaynaklı alacak bulunduğunu, Bu fatura bedellerinin, faturalarda yazılı son ödeme tarihlerinde ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla 03.05.2024 tarihinde .... E. Sayılı dosyasıyla, davalı aleyhine haciz talepli ilamsız icra takibi yapıldığını, borca itiraz sonucu takibin durduğunu, Davalı ile müvekkilin ticari ilişkisinin sadece davaya konu takip dosyasındaki E-Faturalar ve E-İrsaliyelerden ibaret olmadığını, müvekkilin alacağı olan toplam 14 ayrı E-İrsaliyeli E-Fatura bulunduğunu, Faturalarda ve irsaliyelerde belirtilen ürünlerin tamamının davalıya teslim edilmiş olduğunu, malların teslim edildiğine dair e-irsaliyelerin de düzenlenerek sistem üzerinden elektronik olarak davalıya gönderildiğini, Müvekkilin bu faturalardan kaynaklı olarak davalı taraftan olan alacaklarına istinaden davalı tarafa 02.04.2024 tarihinde *...” konulu e-mail gönderdiğini, müvekkil firmanın bu e-maili kendi kullandığı “...." adlı e-mail adresinden davalının muhasebecisi olan ...'in kullanmakta olduğu “...." adresine, yine davalı şirketin muhasebe biriminin kullandığı “...." adresine ve davalı şirkette çalışan ... isimli şahsın kullandığı “...." adresine gönderdiğini, davalı tarafından *..." şeklinde onaylandığını, Davalının ... e-mailindeki imzaya itirazının yasa önünde geçersiz olduğunu, şöyle ki, bu davaya konu olan alacaklar için tarafımızdan .... D.İş sayılı dosyasından 30.04.2024 tarihinde İhtiyati Haciz Kararı alınmış olduğunu, davalı tarafından İhtiyati haczi kararına yönelik yapılan itiraz dilekçesinde sadece müvekkile gönderilen cevap mailindeki ... yazısındaki kaşe üzerinde atılı olan imzaya itiraz edildiğini, kendilerine müvekkilin 02.04.2024 tarihinde hesap mutabakatı talebi gönderdiğine dair bir itirazları bulunmadığını, TTK'nın "Fatura ve Teyit Mektubu" başlıklı 21.maddesinin 3.fıkrası "Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır" hükmünü içerdiğini, davalı borçlunun 02.04.2024 tarihinde e-mail yoluyla müvekkilin gönderdiği hesap mutabakatı talebini aldığı noktasında uyuşmazlık bulunmadığını, şu durumda, kabul anlamına gelmemek üzere, her ne kadar müvekkile gönderilen ... yazısındaki imza davalı firma yetkilisine ait olmasa dahi, TTK'nın 21.maddesinin 3.fıkrası doğrultusunda 8 gün içerisinde yaptığı bir itirazda bulunmadığını, yasanın açık hükmü gereğince müvekkilin gönderdiği ... yazısının sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılması gerektiğinin kuşkusuz olduğunu, yani cevap e-mailindeki imzanın davalı firma yetkilisine ait olup olmamasının huzurdaki dava açısından önemli olmadığını, Bu arada davalının itirazı üzerine İhtiyati Haciz kararının kaldırılmasına karar verildiğini, bu kaldırma kararına karşı tarafımızdan istinaf kanun yoluna başvuru yapıldığını, zira yerel mahkemece hiçbir imza incelemesi dahi yapılmadan ve yukarıda bahsedilen yasa hükümleri dikkate alınmadan, sadece davalının sunduğu imza sirkülerindeki imza ile ... e-maili üzerindeki imzanın uyuşmaması nedeniyle İhtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ve. istinaf aşamasında olduğunu, TTK'nın "Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" başlıklı 1530.maddesinin 2.fıkrası "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer" hükmünü içerdiğini, davaya ve takibe konu faturada ödeme tarihinin açıkça belirtilmiş olup yasa maddesindeki "belirtilen ödeme süresinde" şartının gerçekleştiğini, yani davalı firmanın, faturada belirtilen ödeme tarihlerinde ödemesini yapmadığı takdirde, TTK'nın 1530.maddesinin 2 fıkrası gereğince ihtarname olmaksızın temerrüdün gerçekleştiğinin sabit olduğunu, .... nolu, 246.600,00 TL bedelli E-faturada belirten 27.400,00 Kg Yüksek Proteinli ... davalıya gönderilmesine ilişkin olan, 16.02.2024 düzenleme tarihli ve .... nolu E-İrsaliye incelendiğinde de görüleceği üzere, irsaliyenin en alt orta kısmında "Taşıyıcı Bilgileri" yazılı olan yerde "Araç Plaka Numarası: ..." ibaresi bulunduğunu, yani takibe konu E-faturada yazılı olan malların davalıya nakliyesinin ... plakalı araçla yapıldığını, Bu nakliye firmasının .... Tic.San.Ltd.Şti. olduğunu, bu firma tarafından davalı firma adına 17.02.2024 tarihinde ....nolu, 21.613,12 TL bedelli faturası tanzim edildiğini, yine davalı tarafından da bu nakliye faturasına 19.02.2024 tarihinde nakliye firması olan ....Tic.San.Ltd.Şti.'nin hesabına "... - ..." açıklaması ile 21.613,12 TL ödeme yapıldığını, .... nolu, 194.140,00 TL bedelli E-faturada belirtilen 22.840,00 Kg Yüksek Proteinli ... davalıya gönderilmesine ilişkin olan, 22.02.2024 düzenleme tarihli ve .... nolu E-İrsaliye incelendiğinde de görüleceği üzere, İrsaliyenin en alt orta kısmında "Taşıyıcı Bilgileri" yazılı olan yerde "Araç Plaka Numarası: ..." ibaresi bulunduğunu, yani takibe konu E-faturada yazılı olan malların davalıya nakliyesi ... plakalı araçla yapıldığını, Nakliye firmasının ... A.Ş. tarafından işletilmekte olduğunu, malların davalıya tesliminden sonra, bu firma tarafından, ... araç plakası da açıkça belirtilmek suretiyle 22.840,00 Kg ... nakliyesine ilişkin olarak davalı adına 23.02.2024 tarihli, .... nolu, 21.195,52 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, bu firma ile yapmış olduğumuz harici görüşmede fatura bedelinin ödendiği şifahen belirtildiğini, üzerinden zaman geçmiş olması nedeniyle ve hesaplarına çok fazla para giriş-çıkışı olduğu gerekçesiyle ödeme dekontunun bulunamayacağının belirtildiğini, Müvekkilin davalı firma aleyhine toplam 14 ayrı E-faturadaki alacağı nedeniyle 6 farklı takip dosyası açıldığını, bu takip dosyalarından ilk ikisi; 09.04.2024 tarihinde .... E. Sayılı dosyası ve 16.04.2024 tarihinde .... E. Sayılı dosyası olduğunu, Faturalarda yazılı olan Son Ödeme Tarihlerinde ödeme yapılmaması üzerine ve ödeme tarihlerinin geçmesi beklendiğinden takiplerin ayrı ayrı başlatıldığını, şu an derdest olarak 6 farklı takip dosyası bulunduğunu, yukarıda ilk ikisinin takip tarihleriyle birlikte belirtlmesinin nedeninin davalının bu takipler başlatıldıktan sonra, diğer faturaların da günleri geçtikçe takip yapılacağını anladığı için, gerçeğe aykırı olarak iade faturası kesmeye kalkıştığını, Davalının düzenlediği ilk iade faturasının düzenlenme tarihinin 18.04.2024 olduğunu, görüleceği üzere yukarıda belirtilen takip tarihlerinin hemen sonrası olduğunu, iade faturalarına karşı yasal süre içinde noter kanalı ile itiraz edildiğini, Davalının sürekli ve her itirazdan sonra tekrar İade Faturası kesmeye kalkıştığını, toplam 11 adet iade Faturasını tam 10 Kez düzenlediğini, her seferinde de tarafımızdan noter vasıtasıyla ve süresi içerisinde itirazlar yapıldığını ve kayıtlara alınmayacağının bildirildiğini, Açıkça görüleceği üzere davalı firma tamamen kötüniyetli bir şekilde, takipler başlatıldıktan sonra iade faturası düzenlemeye başlandığını, hatta düzenlediği 11 adet iade faturasının 8 tanesinde davalıya satılan ürünlerin ....'lu ürünler olduğunu yasal mevzuat gereğince ...'lu ürünlerin ülke içinde dolaşımının izlenmesi için hem alıcının hem de satıcının .... bildirim yapılmasının zorunlu olduğunu, davalı tarafından ...'ne bu bildirimleri yaparak müvekkilden malları aldığını resmi mercilere beyan etmesine rağmen İade Faturası kesmeye kalkıştığını, .... ile yapmış olduğumuz yazışma ve verdikleri cevap sureti de dilekçe ekinde ibraz edildiğini, ...'lu mallara ilişkin olarak tanzim edilmeye çalışılan iade faturalarının dosyamızdaki uyuşmazlıkla bir alakası olmadığını, sadece resmi kurumlara bile bildirim yapmış olmasına rağmen iade faturası düzenlemeye kalkışan davalının açıkça kötüniyetli olduğunu ispat sadedinde konudan bahsedildiğini, Yukarıda açıklanan nedenlerle; .... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamını, davalının açıkça haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiği aşikar olduğundan alt sınır olan %20 ile bağlı kalınmaksızın davalının icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını, Talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle huzurdaki dava açılmadan önce müvekkilin temerrüde düşürüldüğünü gösterir herhangi bir evrak sunulmadığından takip öncesi faiz talebinin reddi gerektiğini, Davacı her ne kadar faturanın sol alt kısmında son ödeme tarihinin yazdığını bu yüzden TTK'nın 1530/2 maddesi uyarınca müvekkilin kendiliğinden temerrüde düştüğünü ileri sürmüş ise de bu ibare davacı tarafından tek taraflı olarak yazıldığından taraflar arasında böyle bir anlaşma yapıldığının kabulünün mümkün olmadığını, Asıl alacak yönünden ise müvekkil firmanın davacıdan en son 17.01.2024 ve 23.01.2024 tarihli faturalar ile ürün satın aldığını bunların bedelini de 02.04.2024 ve 15.04.2024 tarihlerinde eksiksiz olarak ödediğini, davacı bu iki faturadan sonra aralarında yine 16.02.2024 ve 22.02.2024 tarihli takibe dayanak faturanın da olduğu soyut nitelikte bir çok faturayı kestiği ve müvekkile herhangi bir ürün teslimatında bulunmadığını, Müvekkil de bunun üzerine huzurdaki dava açılmadan önce ..... Noterliği'nin 30.04.2024 tarihli ve .... yevmiye sayılı işlemiyle davalıya ihtar göndererek; davalıdan en son 23.01.2024 tarihli fatura uyarınca ürün alındığını, bu tarihten sonra kesilen faturaların soyut nitelikte olduğunu, herhangi bir teslimat yapılmadığını, bu yüzden gerekli iade faturalarının kesildiğini, herhangi bir fatura borcu olmadığının bildirildiğini, bu ihtardan hemen sonra takibe dayanak faturanın iade edildiğini, Bilindiği üzere fatura konusu hizmetin verildiğinin ya da malın teslim edildiğinin ispat yükünün satıcıya düştüğünü somut olaydaki fatura miktarının senetle ispat sınırını aştığından davacının yazılı ispatla yükümlü olduğunun açık olduğunu, Durum böyle olmasına rağmen davacı tarafın, takip dayanağı fatura içeriği malların müvekkile fiilen teslim edildiğine dair hiçbir yazılı evrak (teslim fişi, imzalı sevk irsaliyesi, .... kaydı vs.) sunmadığını, davacının bu noktada teslimatın yalnızca ... plakalı araçla yapıldığını ileri sürdüğünü, oysa ki takibe dayanak fatura içeriği malların, bu araca davacı tarafından yüklendiğine dair herhangi bir delil sunulmadığı gibi söz konusu araçtan müvekkile fili olarak teslim yapıldığına dair de herhangi bir yazılı delil sunulmadığını, ayrıca bu araçtaki yükün, takibe dayanak fatura içeriğindeki mallardan oluşup oluşmadığının da belirsiz olduğunu, Davacı tarafın bu yüzden Sayın Mahkemede hatalı bir kanaat uyanması amacıyla 02.04.2024 tarihli bir sözde hesap mutabakatına dayandığını, ne var ki bu hesap mutabakatının müvekkili bağlayıcı olmadığının ...., .... ve .... sayılı dosyalarında zaten ortaya konulduğunu, Davacının herhangi bir Islak imzalı ... sunamadığı gibi ibraz edilen ekran görüntüsündeki imzanın da firma yetkilisine ait olmadığını, bu yüzden sözde mutabakatın şekil ve içerik olarak geçersiz olduğunu, Yukarıda izah edilen sebeplerden ötürü davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, Talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Davanın, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi kapsamında davacının davalıya dava dışı nakliye firmaları vasıtasıyla teslim ettiği malların karşılığı kesmiş olduğu faturalardan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının takibe konu ettiği faturalar karşılığı malları teslim edip etmediği, iade edilip edilmediği, davacının takibe konu alacağının olup olmadığı, alacak varsa miktarı, davalının takibe itirazda haklı olup olmadığı, taraflar arasında hesap mutabakatı olup olmadığı, varsa geçerli olup olmadığı, icra inkar tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLER: İlgili İcra dosyasının dosyaya kazandırıldığı, ...., ...., ....'ye, ...., .... tarafından gerekli evrakların dosya içerisine kazandırıldığı, ...'ya müzekkere yazılarak █████/2024 tarihi itibariyle davalı şirketin ... isimli bir çalışanları olup olmadığının mahkememize bildirilmesinin istenildiği ve ilgili cevapların dosyaya kazandırıldığı ve dosyanın mahkememiz █████/2024 tarihli ön inceleme duruşması 6 no'lu ara kararı ile dosyanın tespit edilen uyuşmazlıklar konusunda rapor düzenlenmesi için SMMM ve Borçlar mevzuatında nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdine, karar verilmiş ve dosya bilirkişi heyetine teslim edilmiştir.
BİLİRKİŞİ ... VE ... TARAFINDAN MAHKEMEMİZE SUNULAN KÖK RAPORDA ÖZETLE; Davacı ve davalı tarafın E-Defter mükellefi oldukları, defter beratlarının süresi içinde ... sistemine yüklendiği, defterlerin bu yönü ile TTK ve VUK hükümlerine aykırı bir hususu bulunmadığı, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamına ilişkin sözleşme vb bir belge dosya kapsamına sunulmamış olmakla birlikte incelenen defter kayıtlarından cari hesap şeklinde ticari ilişki bulunduğu, Taraf defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, Takip konusu edilen 16.02.2024 ve 22.02.2024 tarihli faturalardan kaynaklı davalının davacıya 440.740,00 TL borcu bulunduğu, sonuç ve kanaatine vardıklarını bildirir raporlarını sundukları görüldü.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşması 2 no'lu ara kararı ile Tarafların beyan ve itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdine, karar verilmiş ve dosya tekrardan bilirkişi heyetine teslim edilmiştir.
BİLİRKİŞİLERİN EK RAPORUNDA ÖZETLE; Bilirkişi heyeti kök rapordaki görüşlerini değiştirecek herhangi bir husus olmadığını beyan eder şekilde rapor düzenlemişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı ve davalı tarafın E-Defter mükellefi oldukları, defter beratlarının süresi içinde ... sistemine yüklendiği, defterlerin bu yönü ile TTK ve VUK hükümlerine aykırı bir hususu bulunmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamına ilişkin sözleşme vb bir belge dosya kapsamına sunulmamış olmakla birlikte incelenen defter kayıtlarından cari hesap şeklinde ticari ilişki bulunduğu, taraf defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, takip konusu edilen 16.02.2024 ve 22.02.2024 tarihli faturalardan kaynaklı davalının davacıya 440.740,00 TL borcu bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen faturalarda son ödeme tarihi belirtilmiş olmakla birlikte taraflar arasında ”faturanın son ödeme tarihinde ödemelerin yapıldığına ilişkin” bir teamül oluşup oluşmadığı tespit edilemediği, ayrıca taraflar arasında TTK 1530 md gereği süregelen bir mal ve hizmet tedariki olup olmadığı da saptanamadığından takip tarihine kadar faiz hesabı hesaplanmaması yerinde görülmüş ve TTK madde 1530'un somut olayda uygulanamayacağı anlaşılmış olup işlemiş temerrüt faizi oluşmadığından işlemiş fazi yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1-a-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının ....Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin 440.740,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren takipte belirtilen avans faizi ile birlikte tahsili ile takibin devamına,
b-Fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin REDDİNE,
2-Davalı haksız olarak takibe itiraz ettiğinden devamına karar verilen alacağın %20'si oranında olan 88.148TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 md. Uyarınca davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
3) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 30.106,95 TL harçtan, dava açılışında alınan 5.415,69 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 24.691,26 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 61,59 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN, 3.538,41 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5) Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 485,50 TL posta gideri ile dava açılışında alınan 5.415,69 TL peşin harç toplamından oluşan 15.328,79TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alındığında (7671,██████.411,30) 262,00TL'sinin davacı üzerinde bırakılarak bakiye 15.066,79TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 70.111,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 7.671,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ....
¸
Hakim ....
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!