İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinden, sigorta şirketinin kargo terminalinde hasar gören cam ve ayna emtiası için ödediği tazminatın rücu talebi ve %10 ilave bedel tartışmasına ilişkin itirazın iptali kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısına ait cam ve ayna emtiasının yükleme sırasında hasar görmesi nedeniyle yaptığı ödemeyi, kusurlu olduğunu iddia ettiği yükleme-boşaltma hizmet sağlayıcısından rücuen talep etmiş; ilk derece mahkemesi, emtianın araçtan alınırken hasarlandığını ve kusurun davalıda olduğunu tespit ederek, gerçek zarar tutarı olan 13.928,01 TLnin ticari faiziyle tahsiline karar vermiş, ancak sigortalıya ödenen %10 ilave bedelin gerçek zarar olmadığı gerekçesiyle reddetmiştir; her iki taraf da bu kararı, kusurun tam tespiti, hasar bedelinin doğru hesaplanması ve sigortacının kanuni halefiyet kapsamında %10 ilave tazminatı talep etme hakkı olup olmadığı konularında itiraz ederek istinafa taşımıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2017İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi ile sigortalanan...'e ait muhtelif cam ve ayna emtialarının ...'ndan Kigali, ...'ya uçak ile sevki için yükleme ve ... işlemlerini yapan ...'da yükleme sırasında 1 kap yükün araç içinden ... ile alınması sırasında aracın yan kapağı üzerine devrildiğini, ambalaj hasarı ile ilgili tutanak tutulduğunu, alıcı firmaya ulaştığında 22 parça aynanın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, düzenlenen ekspertiz raporuna göre sigortalıya 19.771,18-TL ödeme yapıldığını, rücu hakkının doğduğunu, davalının ödeme yapmaması üzerine yapılan icra takibine, itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili; icra takibinin ... AŞ aleyhine yapıldığını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının sigortalısı ... AŞ.'ye ait eşyayı taşıyan hava yolu şirketi ... adına eşya kabulünün kendilerine ait ...kargo terminalinde yapıldığını,sigortalıya geçici depolama hizmeti verildiğini, davacının rücu talebinin kabul edilmeyeceğinin ihtaren bildirildiğini, 25.03.2016 tarihinde davacı sigortalısına ait eşyada hasar meydana geldiğini, tutanağın taraflarca imzalandığını, rücu taleplerinde herhangi bir açıklama olmadığını, haricen temin edilen ekspertiz raporunda 2 ayrı hasar olduğunu, rücu edilen bedel içinde bir kısım navlun olduğunun tespit edildiğini, navlundan sorumlu olmadıklarını, malın hasarlanmasının hangi aşamada gerçekleştiğinin bilinmediğini, davacı sigortalısının kendilerinden talebinin olmadığını bildirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; takip dava dışı şirkete yapıldığından davanın alacak olarak ıslahı üzerine hasar tutanağı, alınan raporlar gözetilerek hasarın emtianın aracın içinden alınırken meydana geldiği, kusurun davalıda olduğu, bilirkişi tarafından özel çekme hakkı sınırının hesaplandığı, davacı talebinin daha az olduğu gözetilerek 19.771,19-TL'nin dava tarihinden ticari faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra mahkemece ; alınan bilirkişi raporu; dosya kapsamına göre 07.04.2016 tarihinde ...'da gerçekleştiği tespit edilen 1 kap, 22,15 m2 ve 1.569,91 kg emtia nedeniyle gerçek zararın 13.928.01- TL olarak hesaplandığı hükme esas alınan bilirkişi raporuyla %10 ilave bedel, sigortalı ile davacı sigorta şirketi arasında yapılan anlaşma nedeniyle ödenmiş olup gerçek zarar olmadığından iş bu husus dikkate alınarak alınarak hesaplanan zarar bedeli yönünden davanın kısmen kabulü ile; 13.928,01-TL sigorta tazminatı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacı vekili; TTK'nın 1472. maddesi gereği kanuni halefiyet müessesesi dahilinde sigortalısının yerine geçeceğinden sigortalı ile davalının arasındaki ilişkinin araştırılması gerektiğini, halef sigortacı da davalı taşıyandan kazanç kaybına dayanan anılan %10 ilave tazminatı rücuen talep edebileceğini, davalı konumunda taşıyan/fiili taşıyan yerine üçüncü kişi, örneğin haksız fiil faili ya da yükleme-boşaltma şirketi yer alıyorsa sigortacının rücuu, taşıyanın sorumluluğu müessesesi yerine TBK hükümlerine dayanacağından, bu durumda sigortacı %10 ilave tutar hakkında rücu hakkına sahip olduğunu (Yük Sigortalarında Yüzde On İlave Tutar, Dr. Öğr. Üyesi Sami Aksoy) müvekkilinin TTK'nın 1472 maddesi hükümlerine göre sigorta tazminatını ödeyerek sigortalının yerine geçtiğini,halefiyet ve temlik esasına göre sigortalının haklarını devralan müvekkilin davalıya rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı vekili; bilirkişi raporunda herhangi bir inceleme yapılmadan ihracat sevkiyatı olması sebebi ile ihracat faturası üzerinden belirlenen bedelin hasar bedeli olarak kabul edilmesi yönünde görüş beyan edildiğini, hasarı kesinlikle kabul etmemekle birlikte oran belirlemeksizin belirtilen bu görüşe katılmanın mümkün olmadığını, bahse konu raporun hükme dayanak alınmamasının taraflarınca talep edildiğini, davaya cevap dilekçesinde belirttikleri gibi, davacının iddiasında olduğu gibi malın hasarlanmasının hangi aşamada gerçekleştiğinin bilinmediğini, böyle olunca müvekkil şirkete kusur isnat edilemeyeceğinden davacı tarafından sigortalısına ödenen sigorta bedelinin de müvekkil şirketten talep edilmesi mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE :Davanın kabulüne ilişkin kararın istinaf incelemesi Dairemizin █████/2023 tarihli, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile yapılmış olup "dava, davacının sigortalısına ait emtianın geçici depolama alanında ... çarpması nedeniyle hasarlanması nedeniyle davalı depolama hizmeti veren davalıdan rücuen tazminine ilişkindir.Emtianın havayolu ile Türkiye'den ...'ya sevk edilmek üzere davalı tarafından işletilen geçici depolama alanında araca yüklenirken hasarlandığı,sunulan tutanakta ".... Konişmento muhteviyatı 1 kap kargonun araç içinde ... ile alınması sırasında aracın yan kapağı devrilmiş olup, kargonun ambalajında hasar tespit edildiği"nin davalı depo memuru, güvenlik sorumlusu ve davalı şirket çalışanı ... operatörünün imzaları ile tespit edildiği, davalının düzenlediği 22.4.2016 tarihli faturanın "ardiye, etiketleme geliri ve ..." olarak düzenlendiği,hasarlı kabın miktarı hususunda bir açıklık yok ise de toplam emtianın 23 kap toplam ağırlığın 24.000- kg olduğu hasarlanan kabın 1.043,47 kg olduğu kabul edilebilecektir.Dava konusu hasarın geçici depolama hizmeti sırasında meydana geldiği, davalının sigortalıya karşı sorumluluğunun TBKnın 561 vd maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Saklayan kusursuz olduğunu ispat etmedikçe, saklamak üzere aldığı eşyayı geri vermemekten veya daha kötü bir durumda geri vermekten doğan zararı tazmin etmek zorundadır. Davalı çalışanlarınca düzenlenen tutanak ile hasarın düşmeden kaynaklı olup davalı bu hasardan sorumludur. Davalının hava taşıyıcısının ifa yardımcısı olduğunun kabulü halinde de yukarıda hesaplanan emtia ağırlığına göre talep olunan miktar üst sınırın altında olacağı belirlidir.Talebe göre, üst sorumluluk sınırının aşılması mümkün olmadığından her halde davalı gerek hava taşıyıcısının ifa yardımcısı, gerekse akdi sorumluluğu olması halinde sorumluluğuna etkili bulunmadığından davacıya karşı bir kap emtianın hasarı nedeniyle uğranılan gerçek zarar miktarınca sorumlu tutulmalıdır. 16.06.2016 tarihli ... raporu ile emtianın ...'ya gönderilmek üzere, davalının işlettiği geçici depolama alanına getirildiği, içinde cam cinsi emtia bulunduğu yapılan tespitlerde 2 ayrı hasarın bulunduğu, toplamda 22 adet (38,80 m2) hasar olduğu, ... meydana gelen hasarın 22.15-m2 miktarda olduğu, Kongo'da meydana gelen hasarın sigortalı sorumluluğunda olduğu, hasarlı emtianın 2.750 kg olduğu, hasarlı emtiaya düşen navlun bedelinin 5.665-Usd olduğu, (bu tespitlere ilişkin Ek/6-11, Ek.8, Ek-2, Ek-14 ekli evrak ve tutanaklar bulunduğu belirtilmiştir.) toplam emtia hasarının (22 adet 38.80-m2) 1.457,98-Euro olduğu, navlun ilavesiyle toplamda hasar bedelinin 6.482,82-Euro olduğu, %10 ilave bedel ilavesiyle 6.035,73-Euro karşılığı 19.430,22-TL hesaplandığı, bu miktarın davacı tarafından sigortalıya ödenerek rücu davası açıldığı belirlenmektedir. Davacı sigorta şirketince emtianın Kongo kara taşıması için teminat verdiği anlaşılmakta ise de; Kongo'da meydana gelen ... raporunda 16.65-m2 emtia için davalıya rücu mümkün olmadığından bu miktarın ve bu miktara isabet eden navlun bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. ... tarafından birim fiyatlar belirtilmiş ise de davacı sigortalısının satış faturası dosyaya sunulmadığından denetlenememektedir.Mahkemece yapılan bilirkişi incelemelerinde gerçek zarar hesabının yapılmadığı, mahkemece de; talep olunan meblağın sorumluluk üst sınırının altında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır. O halde;bir kap emtianın hasarı nedeniyle uğranılan zararın belirlenmesi için ... raporu ekinde bulunan tüm evrakların getirtilerek,davalının sebep olduğu gerçek zarar belirlenerek hükmedilmesi gerekmektedir. Rücuan talep olunan bedelin içinde hasar tutarına ilave olunan %10 ilave bedel de bulunmaktadır. %10 ilave bedel, sigortalı ile davacı sigorta şirketi arasında yapılan anlaşma nedeniyle ödenmiş olup davalıya yansıtılması mümkün değildir. Davalının sorumluluğunda olan bir kap hasar nedeniyle ödenen tazminata hükmedilmesi gerekirken,tüm zarardan davalının sorumlu tutulması yerinde görülmemiştir.Yapılan tespitler doğrultusunda eksiklikler giderilerek sonucuna göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına " karar verilmiştir.Kaldırma kararı üzerine mahkemece; ... rapor ekleri dosyaya getirtilerek bilirkişi raporu alınmış olup, %10 ilave bedel ile ...'da meydana gelen ve davalının sorumlu tutulayacağı hasar hariç tutularak hesaplanan zarar miktarına hükmedilmiştir.Davacı davanın kabulü gerektiğini ileri sürmekte ise de; davacının iki ayrı hasar için tazminat ödediği ... raporu içeriğinde belirlenmiş olup, davalı antreposunda 107 numaralı düşürülen sandık içinde ki cam emtia hasarı ... ve kaldırma kararı akabinde alınan ek raporda hesaplanmıştır. Davalının taşıyıcı olmadığı halde ...'da teslimat sırasında belirlenen hasardan sorumlu olmadığı açıktır. ...'da meydana gelen hasar ayrık tutularak; haksız fiil failinin de sorumlu tutulamayacağı sigortacı ile sigortalısı arasında anlaşma gereği ödenen %10 ilave bedelden davalı sorumlu olmayacağından aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle her iki taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Alınması gereken 951,43-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 732-TL harcın mahsubu ile kalan 219,43-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026