İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, sağlık hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ilk derece kararının parasal kesinlik sınırı nedeniyle istinaf edilemeyeceğine hükmetti.
Özet: Sağlık hizmeti sunucusu ile sigorta şirketi arasındaki ticari sağlık hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş faturalara dair icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin görevsizlik nedeniyle davayı usulden reddetmesi üzerine, istinaf mahkemesi, 2026 yılında açılan davadaki 34.302,66 TLlik alacağın o yıl için belirlenen 50.000,00 TLlik istinaf kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle, ilk derece mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğuna ve istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:█████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2026
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin sözleşme bulunduğunu, bu sözleşmenin hastalara sunulan sağlık hizmetine ilişkin olduğu, işbu sözleşmeye göre müvekkili tarafından sağlık hizmeti sunulduğunu, sunulan sağlık hizmetine ilişkin fatura düzenlendiğini, bu faturaların davalıya iletilmesi ile birlikte davalı tarafından ödemesi yapılması gerektiğini, davalının, Sözleşme'nin tarafı olarak sunulan sağlık hizmetleri sonucu oluşan giderlerin sağlık kurumuna ödenmesi yükümlülüğü altında bulunduğunu, müvekkili tarafından faturaların sözleşmeye uygun olarak düzenlenip davalı sigorta şirketine iletilmesine rağmen sigorta şirketi tarafından sözleşmeye aykırı hareket edilerek müvekkiline ödeme gerçekleştirilmediğini, davalının sözleşmeden doğan asli edim yükümlülükleri ihlal etmesine dayalı olarak borcun ifası ve müvekkilinin zararını gidermek amacıyla İstanbul 31. İcra Müdürlüğü.... Sayılı icra dosyasından takip başlatılmış, davalı tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya henüz tebligat yapılmamıştır. İlk derece Mahkemesi █████/2026 tarihli kararı ile; görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.Karar, davacı vekili tarafından yasal süresinde istinaf edilerek ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılması talep edilmiştir. Dava, davalı vakıf mensuplarına sağlık hizmeti verilmesi konusunda taraflar arasında yapılan protokolden kaynaklı faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul 31. İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyasında; davacının, davalı aleyhine 34.302,66 TL toplam alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.█████/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken █████/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.Somut davada, kararın verildiği █████/2026 tarihi itibariyle yürürlükte olan 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen değişiklik gereği parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması gerekir. Buna göre dava 2026 yılında açılmış olup yeniden değerleme sonucunda 2026 yılı için kesinlik sınırı 50.000,00 TL olmuştur.HMK'nun 352. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda karar verilecek haller sayılmış olup bu hallerden birisi de kararın kesin olması olarak gösterilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği belirtilmiştir.Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda, davanın, 34.302,66 TL üzerinden açıldığı, bu miktarın, dava tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (50.000,00 TL) altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davacının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06.07.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!