İflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline muvazaa iddiasıyla yapılan itiraz davasında, asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararı vererek Asliye Hukuk Mahkemesini yetkili görmesi.
Özet: İflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz davasında, davacı, davalı tarafından üçüncü bir şirket aleyhine yürütülen takibin muvazaalı olduğunu iddia ederek bu takibin iptalini ve davalının alacağının sıra cetvelinden çıkarılıp kendisine ödenmesini talep etmiş, davalı ise takibin muvazaalı olmadığını ve davanın asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğini savunmuş; mahkeme, uyuşmazlığın muvazaa hukuksal nedenine dayanması ve mutlak ticari dava olmaması sebebiyle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna kanaat getirerek davayı görevsizlik kararıyla usulden reddetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının dava dışı şirket aleyhine ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı takip dosyası ile yürüttüğü takibin kesinleştiğini, aynı borçlu aleyhine davalı tarafından ---İcra Müdürlüğü'nün --- Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senedine dayalı alacak iddiası ile takip yürütüldüğünün----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı takip dosyasında düzenlenen sıra cetveli ile öğrenildiğini, sıra cetvelinde davalı tarafından yürütülen takibin 4. sıraya yerleştirilmesi nedeniyle davacının alacağına kavuşamadığını, gerçekte davalı tarafından dava dışı şirket aleyhine yürütülen takibin muvazaalı takip niteliğinde olduğunu belirterek davalı ile dava dışı borçlu arasındaki muvazaalı takibin iptali ile davalının yürüttüğü takibin --- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı takip dosyasında düzenlenen sıra cetvelinden çıkarılmasına ve davalıya ödenmesine karar verilen tutarın davacıya ödenmesine karar verilmesi isteminde bulunduğu görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görev nedeniyle usulden, olmadığı takdirde davalı tarafından yürütülen takibin iddia edildiği gibi muvazaalı olmadığı, usulüne uygun olarak kesinleştiği ve sıra cetvelinde yer aldığı göz önüne alınarak esastan reddine karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.İİK'nın 142/1 maddesinde "Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu hükümde belirtilen mahal mahkemesinin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda, uyuşmazlık davalı ve borçlu arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığından kaynaklanmaktadır. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan sıra cetveline itiraz davaları için görevli mahkeme (alacağın sıra cetveline göre düşen hissenin miktarına bakılmaksızın ) HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir----- Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Somut olayda; davacı, dava dışı üçüncü kişi ile muvazaalı olarak takibe konulduğu ve olmayan bir alacak için sıra cetvelinde dördüncü sıra geçtiğini belirterek, TBK'nın 19. maddesi gereğince açılmış muvazaa hukuksal nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davası olduğundan;, açılan davanın TTK'nın 4/1. maddesi kapsamında mutlak ticari dava olmadığı, iptali istenene sıra cetvelinin ve buna ilişkin takibin kambiyo vasfında bonoya dayanması da davayı mutlak ticari dava haline getirmeyeceği, davacının talebinin muvazaalı işlem ile konulan haciz ve sıra cetvelinin iptalini talep ettiği anlaşıldığından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer:---HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,2-Kararın kesinleşmesi halinde HMK.'nın 21. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3-Yargılama giderleri, vekalet ücreti ve karar ilam harcının yargı yeri belirlendikten sonra görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.