Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde sigorta şirketinin eski çalışanına karşı açtığı, müşteri verilerini kötüye kullanarak haksız rekabetle müşteri portföyü ayartma iddialarını içeren tazminat davası.
Özet: Davacı sigorta şirketi, eski çalışanı olan davalının istifasının ardından şifreli sisteme yetkisiz erişimle ticari sır niteliğindeki müşteri verilerini ele geçirip haksız rekabet eylemlerinde bulunduğunu, şirketi kötüleyerek müşteri ayarttığını ve haksız kazanç elde ettiğini iddia ederek tazminat talep etmiş; davalı ise bu iddiaları reddederek dayatılan gizlilik sözleşmesinin haksız olduğunu ve kendisinin mağdur edildiğini savunmuş; bilirkişi raporunda davalının büyük oranda haksız rekabet eylemlerini ispatlayan somut delil bulunmadığı belirtilmekle birlikte, davalının işten ayrıldıktan sonra eski bir müşteriye poliçe düzenlerken davacı şirketten ayrıldığını belirtmemesinin Türk Ticaret Kanununun genel haksız rekabet hükmü kapsamında dürüstlük kuralına aykırı bir davranış olabileceği kanaati sunulmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sigorta aracılık hizmetleri alanında köklü bir kuruluş olduğunu, davalı .....'nun █████/2017 tarihinden itibaren müşteri temsilcisi olarak çalıştığını ancak kişisel verilerin korunmasına ilişkin gizlilik sözleşmesini imzalamaktan imtina ederek 30.11.2021 tarihinde istifa ettiğini, davalının işten ayrılma sürecinde, şifreli ..... sistemine mesai arkadaşını oyalayarak usulsüz erişim sağladığını; müşterilerin kimlik, iletişim, sağlık ve araç poliçe bilgilerini içeren ticari sır niteliğindeki verileri ele geçirip depoladığını, davalının bu verileri kullanarak müvekkil şirketin müşterilerine yönelik agresif kampanyalar yürüttüğünü, müşteriler nezdinde halen davacı bünyesinde çalışıyormuş izlenimi uyandırarak haksız poliçe kesimleri yaptığını ve davacı şirketi kötüleyerek dürüstlük kuralına aykırı şekilde müşteri ayarttığını, davalının hiçbir emek ve masraf yapmaksızın müvekkilinin portföyü üzerinden haksız kazanç elde ettiğini, bu eylemlerin TTK m.54 vd. uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, davacı şirketin "güvenlik açığı bulunduğu" yönündeki beyanlarının müvekkilin ticari itibarına ve kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğunu beyan ederek; haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı şirkette müşteri temsilcisi değil, "şirket müdürü" sıfatıyla çalıştığını ve iddia edilenin aksine etik dışı bir veri sızıntısı gerçekleştirmediğini, müvekkilinin istifasının temel sebebinin, davacı tarafça dayatılan tek taraflı ve haksız hükümler içeren gizlilik sözleşmesi olduğunu, davacı tarafın, müvekkilinin içeride kalan işçilik alacağını banka üzerinden "borç" açıklamasıyla göndererek kötü niyetli bir icra takibine konu ettiğini, bu durumun taraflar arasındaki ..... yazışmalarıyla (işçilik alacağı olduğunun ikrarı ile) sabit olduğunu, Müvekkilinin dürüstlük kuralına aykırı bir davranışı bulunmadığını, sigorta şirketlerine ve müşterilere yapılan bilgilendirmelerin iyi niyetli olduğunu, asıl mağdurun müvekkili olduğunu savunarak; müvekkili aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememiz dosyasına SMM Bilirkişi, Sigorta Uzmanı, Haksız Rekabet Konusunda Uzmanı ve Yazılım-bilişim Uzmanından rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda özetle; "Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mali ve bilişim incelemeleri neticesinde, tanık beyanlarının ve sunulan yazışmalar vs. belgelerin delil olarak kabulünün takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; davacının, davalının iş ilişkisi sona erdikten sonra davacıya karşı, davacı tarafından ileri sürülen “TTK m.55'te haksız rekabetin başlıca halleri olarak öngörülen- sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, gereksiz yere incitici beyanlarla kötülemek, üretim ve iş sırlarını, müşterilere ait özel ve poliçe bilgilerini, ticari sırları hukuka aykırı olarak ele geçirmek-ifşa etmek, saldırgan satış yöntemleri kullanarak müşterinin karar verme özgürlüğünü sınırlamak şeklinde ifade edilen haksız rekabet eylemlerinden birini işlediğini ispat eden somut verilerin bulunmadığı yönünde kanaat hasıl olmuştur. Öte yandan, davalının ..... bey isimli şahısla yaptığı yazışmada, ..... isimli şahsın “Poliçem neden güler sigortadan kesilmedi, geçen sene öyle kesilmiş.” şeklinde soru yönelttiği, kendisine gönderilen poliçe tarihinin 04.01.2022 yani davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonraki bir tarih olduğu görülmüş olup, davalının işten ayrıldıktan sonra söz konusu 1320 TL bedelli poliçeyi düzenlerken kendisinin davacı şirketten ayrıldığını belirtmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirketin bu hareketi yönünden, eyleminin TTK m.54/f.2'de öngörülen genel haksız rekabet hükmü olan “aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı” kapsamında değerlendirilebileceği düşünülmektedir. Maddi tazminatın tespiti için komisyon tutarı belli olmadığından tazminat tutarı hesaplanamamış olmakla birlikte, dosyadaki poliçe raporlarından komisyonun *610 olduğu anlaşılmıştır. Takdir mahkemenindir. Son olarak; davacı tanığı ......'ın mahkeme huzurunda verdiği beyanında belirttiği *2022 yılı içerisinde” ifadesinden, davalının adı geçen şahıs ile davacı şirketten ayrıldıktan sonra irtibata geçtiği yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır. Fakat ..... ile ilgili olarak 2022 yılında düzenlenmiş bir poliçeye dosyada rastlanmamıştır. Bu sebeple değerlendirme yapılamamıştır." şeklinde belirtmişlerdir.Tarafların itiraz etmesi üzerine dosya ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.Bilirkişi heyeti sunmuş olduğu █████/2025 tarihli ek raporunda özetle; ''Tarafların kök rapora itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde, kök raporda yapılan tespit ve değerlendirmelerden dönülmesini gerektiren bir durum tespit edilmemiştir, Davalının haksız rekabeti (TTK m.54/f.2) Sayın Mahkeme tarafından kabul edilirse, ilgili poliçe tutarının tamamının elde edilmesi mümkün görülen menfaat olarak tazminat tutarının belirlenmesinde esas alınması hususu Sayın Mahkeme'nin takdirindedir.'' şeklinde belirtmişlerdir.Tarafların itiraz etmesi üzerine dosya ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.Bilirkişi heyeti sunmuş olduğu █████/2026 tarihli ek raporunda özetle; ''Bakırköy ..... İş Mahkemesi'nin ..... E. sayılı dosyasında ve Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'nın ..... Sor. No.lu sayılı dosyasında verilen kararların tekrar değerlendirilmesi ve davalının itirazının da değerlendirilmesi neticesinde, kök raporda ve birinci ek raporda yapılan tespit ve değerlendirmelerden dönülmesini gerektiren bir durum tespit edilmemiştir.'' şeklinde belirtmişlerdir.Dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ve davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, bu eylemlerin meni, haksız rekabetin ortadan kaldırılması ile işlenmesinde etkili olan araçların imhası istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı şirkette çalışan davalının işten ayrılırken davacı şirketin müşterilerinin özel bilgilerini depolayarak kendisinin işten ayrıldığını müşterilerden saklamak suretiyle farklı acentelerden poliçe keserek haksız rekabet eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediği, bu eylemler sebebiyle davacının kazanç kaybı, maddi manevi zarara uğrayıp uğramadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.6102 Sayılı TTK'nun 54/2 maddesinde; "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü düzenlenmiş, yine aynı Kanunun dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlıklı 55/1-a maddesinde; "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek", aynı Kanunun 55/1-c maddesinde; "Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, aynı Kanunun 55/1-d maddesinde; "Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olacağı aynı Kanunun 55/1-e maddesinde; "İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olacağı" hüküm altına alınmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini isteyebileceği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda; davacı şirketin sigortacılık alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğu, davalının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde davacı şirket bünyesinde █████/2017-█████/2021 tarihleri arasında sigortacı ünvanı ile çalışan kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Dosyada mübrez davalı tarafça da içeriği itiraz konusu edilmemiş davalının ..... isimli şahısla yaptığı ..... yazışması içeriğinden anlaşıldığı üzere bu yazışma neticesinde █████/2022 tarihinde davalı tarafından ..... adına poliçe kesme işleminin davacının davalı şirketten ayrıldıktan sonra gerçekleştirilmiş olduğu, davacı şirket müşterisi olduğu anlaşılan dava dışı bu kişiye, davalının davacı şirket bünyesindeki işinden ayrıldığını ifade etmeden poliçe kesme işlemini gerçekleştirmiş olduğu, bu bakımdan davalının bu eyleminin TTK m.54/f.2'de ifadesini bulan genel haksız rekabet hükmü olan “aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı” kapsamında bir haksız rekabet eylemi olarak değerlendirilebileceği ve bu eylem bakımından davacı şirketin haksız rekabetin tespitine yönelik isteminin haklı olduğu, bu eyleme yönelik maddi tazminat istemi bakımından yapılan değerlendirmede ise ..... yazışma içeriğinin devamından ve davalının mezkur poliçeye yönelik ..... isimli şahsın beyanları karşısında poliçenin kesilmesinin hemen akabinde iptal işleminin gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşılması karşısında davalının elde ettiği bir menfaatin bulunmadığına kanaat getirilmiş ve haksız rekabet teşkil eden bu eylem bakımından maddi tazminat koşullarının somut olayda sabit olmadığı anlaşılmıştır. Davacının ileri sürdüğü davalının sair eylemleri bakımından yapılan değerlendirmede ise; davacının, davalının iş ilişkisi sona erdikten sonra davacıya karşı, davacı tarafından ileri sürülen “TTK m.55'te haksız rekabetin başlıca halleri olarak öngörülen sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, gereksiz yere incitici beyanlarla kötülemek, üretim ve iş sırlarını, müşterilere ait özel ve poliçe bilgilerini, ticari sırları hukuka aykırı olarak ele geçirmek-ifşa etmek, saldırgan satış yöntemleri kullanarak müşterinin karar verme özgürlüğünü sınırlamak şeklinde ifade edilen haksız rekabet eylemlerinden birini işlediğini ispat eden somut verilerin bulunmadığı, dosya kapsamında davacının bu yöndeki iddialarına yönelik somut herhangi bir delile rastlanmadığı anlaşılmıştır. Bu bakımdan davacının yukarıda tespiti yapılan haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine ulaşılan poliçe kesme eylemi dışında başkaca bir haksız rekabet olarak nitelendirilecek eylem içerisinde bulunmadığı, bu bakımdan davacının poliçe kesme şeklindeki davalının haksız rekabet niteliğindeki eyleminin tespiti bakımından tespit istemi dışındaki sair taleplerinin reddinin gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Manevi tazminat istemi bakımından yapılan değerlendirmede; manevi tazminat isteminin temelinde, davalının haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere haksız eylemin unsurları hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve fiil ile zarar arasında illiyet bağı bulunmasıdır. Somut olayda davalının haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine ulaşılan poliçe kesme işleminin davalıda manevi bir zarara yol açacağının kabul edilemeyeceği, zaten kesilen poliçenin yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından kısa süre içerisinde de iptal edildiği, bu bakımdan manevi tazminata hükmolunma şartlarının somut olayda mevcut olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu belirtilen esaslar çerçevesinde de davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE,Davalının █████/2022 tarihinde Yusuf DOĞUŞ adına poliçe kesme işleminin TTK. m.54/f.2 hükmü uyarınca HAKSIZ REKABET TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE,2-Davacının maddi, manevi tazminat ve sair tüm taleplerinin reddine 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 683,10 TL ilam harcından peşin alınan 341,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 341,39 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 80,70 TL Başvuru Harcı, 341,71 TL Peşin Harç olmak üzere toplam 422,41 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 780,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 780,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 16.253,00 TL bilirkişi ücreti, 515,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 16.768,00 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 8.384,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davalı tarafından sarf edilen 10.450,00 TL bilirkişi ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 5.225,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı üzerine bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır