T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari faturalara dayalı 100.000,79 USD alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasında delillerin değerlendirilmesi.
Özet: Ticari faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı şirket 100.000,79 USD tutarındaki e-faturalara dayanarak alacak iddiasında bulunmuş; davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığı ve faturalara itiraz belgesi ibraz etmediği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve bu faturaların defterlerde kayıtlı olduğu belirlenmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirket tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasında ticari faturalara dayalı toplam 100.000.79 USD asıl alacak ile asıl alacağa takip sonrası işleyecek faiz ve 11.938,32 USD geçmiş gün faizi toplamının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine faturaya dayalı genel haciz yoluyla icra takibi başlatılmış, davalı şirket tarafından 14.07.2025 tarihinde takibe itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur. Davalı tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasına yapılan İtirazın iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı tarafça herhangibir cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER:Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK 67 maddesi)Davaya dayanak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; alacaklı ... borçlu, ...’ye █████/2025 tarihinde ödeme emri gönderilmiş, cari hesap alacağından kaynaklanan 111.939,11 USD toplam alacak olmak üzere, alacağın tahsilde tekerrür olmamak şartıyla, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık oranında ve değişen oranlarda işleyecek avans faizi, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibi başlatılmış, TBK 100.madde gereği yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masrafın mahsup edilmesi talep edilmiştir. Davalı ödeme emrini bila tarihinde tebliğ almış, davalı vekilinin █████/2025 tarihinde, takip konusu borca ve tüm ferîlerine itirazı neticesinde, takip durmuştur.Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı tarafından iş bu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.İş bu dava, 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır.Somut olayda davacı taraf, davalı arasındaki kumaş ticareti kapsamında 100.000.79 USD ödenmemiş cari hesap alacağının bulunduğunu, alacağını tahsil için yapmış olduğu takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacı tarafın belirttiğinin aksine davacı tarafa borcunun bulunmadığını, bahsi geçen faturalar karşılığında mal teslimi olmadığını, fatura tek başına alacağın varlığına delil olmadığı gibi malın teslim edildiğini de göstermediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava konusu faturalara ilişkin ürünlerin davacı tarafından davalı tarafa teslim edilip edilmediği ve bu kapsamda dava konusu faturalardan kaynaklı olarak davacının alacaklı olup olmadığına ilişkindir.Somut olayda TMK 6. Maddesi uyarınca ispat külfeti davacı tarafta olup, davacı taraf ispat vasıtası olarak dava konusu faturalara, cari hesap dökümlerine ve ticari defterlerine dayanmıştır. Davacı tarafın dayanak olarak sunmuş olduğu faturalar ve cari hesap dökümleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21. Maddesi uyarınca başlı başına davacının alacaklı olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Bu yüzden mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına bilirkişi marifeti ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, belirlenen inceleme gününde sadece davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmuş olması nedeniyle davacı kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, davalı kayıtları üzerinde ise inceleme yapılamamıştır. Buna göre davacı şirket tarafından ibraz edilen 2022-2023 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları, davacı tarafından toplamı 100.000,79 USD olan dört adet fatura düzenlendiği, dava konusu faturaların e-fatura olarak düzenlediği, davalı tarafından bu faturalara itiraz edildiğine dair itiraz belgesi sunulmadığı, davacı tarafından ibraz edilen ve usulüne uygun tutulan ticari defterler çerçevesinde cari hesapta 175.464,40 TL tutarında avans mahsubu bulunduğu görülmüş olup, bu mahsup işlemi sonrasında davacı ticari defter kayıtlarına göre davalıdan olan cari hesap alacağının 1.697.750,39 TL olduğu tespit edilmiştir. Ticari defterlerin delil olması HMK md. 222. Maddesinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre ticari defterler, belirtilen şartların varlığı halinde, ticari uyuşmazlıklarda ispat aracı (kesin delil) olarak kullanılabilir. HMK 222/3 maddesine göre; ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu yasal düzenleme uyarınca HMK 222/3 maddesine göre ticari defterlerin sahibi lehine kesin delil teşkil etmesi için gereken şartlar maddenin lafzi yorumuna göre şöyle sıralanabilir: 1-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmalıdır. (HMK 222/2). 2-Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmamalı veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemiş olmalıdır.3-Diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamalıdır. Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakacak olursak; taraflara ticari defter ve belgelerini sunması için mahkememizce usulüne uygun olarak ihtarat yapıldığı, ancak davalının ibrazdan kaçındığı ve defterlerini ibraz eden davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla HMK'nun 222/3 maddesi uyarınca davacı defterlerinde yer alan kayıtlar lehine kesin delil niteliğinde kabul edilmiştir. İş bu tespit ve kayıtlar uyarınca; taraflar arasında yabancı para alacağı üzerinden ticari ilişki bulunduğu, faturaların USD olarak düzenlendiği, dolayısıyla alacağını USD olarak talep etmekte haklı olduğu, faturalardan kaynaklı olarak davacının 100.000,79 USD alacağının olduğu, davacı kayıtları uyarınca davalı tarafından 175.464,40 TL tutarında avans ödemesi yapıldığı, bu ödemenin ödeme tarihi itibariyle USD'ye çevrildiği ve yapılan mahsup neticesinde, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 90.643,37 USD alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı taraf, işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de, takip öncesi davalının temerrüte düşürüldüğüne dair delil bulunmadığından, davacının işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle davacı tarafın davasının kısmen kabulü ile, Bakırköy .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, 90.643,37 USD asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren USD cinsinden mevduata T.C. Merkez Bankasının uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin 21.295,74 USD talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın icra-inkar tazminatı talebine ilişkin olarak; İİK nun 67/2 maddesi gereğince alacağın likit olması ve itirazın haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalı tarafın Bakırköy .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, 90.643,37 USD asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren USD cinsinden mevduata T.C. Merkez Bankasının uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,2-Fazlaya ilişkin 21.295,74 USD talebin REDDİNE, 3-Alacak likit olduğundan ve itiraz kısmen haksız olduğundan asıl alacağın takip tarihindeki TL kur karşılığının (3.608.340,33 TL) %20 si oranındaki 721.668,06 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 246.807,08TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 53.889,06-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 192.918,02TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ile 53.889,06-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 1.200 TL posta masrafı ve 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.200,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 13.122,00-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 511.434,92-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,9-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 133.327,23 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,10-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.726,00-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026 Başkan ... e-imzalıÜye ...e-imzalı Üye ...e-imzalı Katip ...e-imzalı