Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, bankanın müşteriye teslim edilmeden kaybolan boş çek defteri için TTK 82/7 ve 757 hükümleri uyarınca zayi belgesi talebinin reddi kararını onadı.
Özet: Bir bankanın, müşterisine teslim edilmeden şubede kaybolan boş çek defteri için Türk Ticaret Kanununun 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi talepli davasında, ilk derece mahkemesi talebi hatalı olarak kıymetli evrak iptali davası kapsamında değerlendirerek reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise, boş çek defterlerinin bankanın saklamakla yükümlü olduğu defter veya belge niteliğinde olmaması ve çek vasfı taşımaması nedeniyle TTK 82/7nin bu duruma uygulanamayacağı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmuştur.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO :.KARAR NO : .T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : .ÜYE : .ÜYE : *KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ..ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : NUMARASI : . DAVACI : DAVA : Zayi Belgesi VerilmesiKARAR TARİHİ :KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Talep eden vekili dava dilekçesinde, müvekkili bankanın... Sitesi Şubesi müşterilerinden ...ya verilmek üzere boş olarak basılan 1 adet 10 adet çek yaprağını içeren ... numaralı çek defterinin, 02.09.2024 tarihli kargo ile şubelerine ulaştıktan sonra stoğa alınma ve teslim aşamasında kaybolduğunu, şubede ve müvekkili bankanın ilgili birimlerinde yapılan bütün aramalara ragmen herhangi bir sonuca ulaşılamadığını, bu suretle söz konusu çek defterinin müşteriye verilmeden evvel kaybolduğunu beyanla ...seri no'lar arasındaki 10/luk 1 adet çek defterinin zayi olduğuna dair Türk Ticaret Kanunu uyarınca taraflarına zayi belgesi verilmesini vekaleten talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, "Dosya kapsamına göre, dava konusu çek hesabının bulunduğu muhatap banka tarafından müşterisine ait ....seri no'lar arasındaki 10/luk 1 adet çek defterinin banka şubesi nezdinde kaybolduğundan bahisle TTK.'nun 82 md uyarınca zayi belgesi verilmesi iptali talep olunmuş ise zayi olunan belgenin kıymetli evrak niteliği ve talep içeriğine göre mahkememizce kıymetli evrak iptali olarak değerlendirilen uyuşmazlıkta; TTK'nın 757/1 maddesine göre kıymetli evrakın iptalini ancak lehtar veya yetkili hamilin isteyebileceği, davacının yasal hamil sıfatının olmadığı, keşidecinin ise hamilinin ortaya çıkmasından sonra ancak menfi tespit veya istirdat davası açabileceği, bu halde talep edenin TTK m.818/1-s yollamasıyla 757 ila 763 ve 764/1 çek iptali davası açma hakkı bulunmadığı, ayrıca boş çek yaprağının kambiyo vasfına haiz olmadığı, çekin iptaline dair aranan yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemece davanın yanlış nitelendirildiğini, TTK 82 gereğince davanın açıldığını, dava açmakta menfaatleri bulunduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Dava, TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar vermiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. Madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren afet halleri sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.Somut olayda, zayii belgesi talep eden banka dava dışı ...adına düzenlenen 10 yapraklı boş çek defterinin şubede kaybolduğunu, buna dair tutanak tuttuklarını belirterek zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.Çek defteri talep halinde Banka tarafından müşteri adına düzenlenip imza karşılığı teslim edilen bir defterdir. Çek defterindeki yaprakların herbiri için sistem kaydı oluşturalarak bu kayıt üzerinden çekler takip edilir. Buna göre çek defteri gerek 5411 sayılı yasa gerekse TTK 64 maddesi uyarınca bankanın saklamakla yükümlü olduğu defterlerden olmayıp, çek defterinin henüz müşterinin eline ulaşmaması hali de defterin bu niteliğini ortadan kaldırıp saklanması gereken defter niteliği kazandırmaz. Ayrıca boş çek defteri içindeki çek yaprakları TTK 780. Maddesi uyarınca çek vasfında olmadığından somut olayda iptale ilişkin TTK'nın 757 vd. Maddelerinin de uygulanma olanağı bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, her ne kadar mahkeme gerekçesinde, talepten farklı olarak TTK'nın 757 vd. maddelerine değinilerek karar verilmiş ise de, bu yanlışlığın sonuca etkisi bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine oy çokluğuyla karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-) İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OY ÇOKLUĞUYLA karar verildi. █████/2025 ...Başkan... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Katip... ¸e-imzalıdır MUHALEFET ŞERHİ İlk derece mahkemesinin davayı yorumlamakta hata yaptığı konusunda heyetimizde görüş birliği vardır. Dava daha baştan "zayi belgesi verilmesi" talebiyle açılmıştır. Nitekim ilk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığında da dava türü bu şekildedir. Ancak gerekçe kısmında dava bir "zayi sebebiyle kıymetli evrak (çek) iptali" gibi algılanarak karar verilmiştir. Dava bir kambiyo senedinin iptaline ilişkin olsaydı gerekçe haklı olurdu. Dairemiz heyetinin çoğunluğu, müzakere esnasında sonuç kararın doğru olduğu kanaatiyle istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Bu konuda sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum. Zira çek karneleri veya yaprakları mudinin yani, çeki keşide edecek kişinin elinde ise henüz kambiyo vasfı kazanmamıştır. Keza çek keşide edecek banka mudii, aynı zamanda tacir ise çek yaprakları saklanması gereken ticari kayıt ve belgelerden değildir. Çek yapraklarının saklanması veya muhafazası daha çok kötü niyetli insanların ele geçirmesini ve mudi aleyhine işlem yapmasını önlemeye hizmet eder. Muhafaza görevini yapamayan, sonuçlarına katlanır ve üçüncü kişiler hukuku zedelenmesin diye çekin iptalini isteyemez. En fazla çekler ortaya çıktığında menfi tespit ve istirdat isteyebilir. Ancak banka yönünden durum farklıdır. Bankalar, çalışma sistemleri ve uymak zorunda oldukları kurallar açısından normal anonim şirketlerden farklıdır. Nitekim Türk Ticaret Kanunu dışında özel bir kanuna ve değişik birçok mevzuata uygun işlem yapmak zorundadırlar. Saklamakla mükellef oldukları evrak da normal tacirlerden farklıdır. O kadar ki, ödenip bankaya dönen, artık kambiyo vasfını yitirmiş çekler dahi belli bir süre saklanır. Bu meyanda çoğu zaman ilk bakışta bir anlam ifade etmeyen dekontlar, hesap dökümleri, protesto evrakları, basit mudi talepleri bile belli bir müddet muhafaza edilir. Bu bankacılığın tabiatından kaynaklanır. Mahkemeler dahi çoğu durumda, taraf olmasa bile banka kayıtlarına delil olarak müracaat eder. Bu güven ilkesinin bir sonucu olarak banka kayıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli sayılır. Ödenip bankaya dönmüş, kambiyo vasfını yitirmiş çek yapraklarının dahi muhafaza edildiği bir uygulama geleneğinde, mudie teslim edilmek üzere basılmış, henüz teslim edilmemiş, seri numarası ve karekod alıp sisteme girmiş çek karnelerinin de muhafaza edilmesi gerektiği tartışmasızdır. Mudie teslim anına kadar bankanın muhafaza yükümlülüğü ciddi ve ağır bir mükellefiyettir. Keza mudie teslim anında alınacak imzaları içeren belgeler dahi ileride delil vasfını taşıyacaktır. Tüm bunların bankanın ticari kayıt ve defterlerine dahil olduğu gayet açıktır. Kaldı ki bir tacir açısından fatura koçanları ne anlama geliyorsa, çek koçanları da banka için o anlama gelir. İleride gayrinakdi kredi uyuşmazlığı çıksa, çek karnesinin teslim belgesi aranacak, çekler piyasaya sürülse, mahkemeden bilgi sorulacaktır. Bankanın bu bilgilere cevap verebilmesi gerekir. İşte zayi belgesi talebi de bu işe yarayacaktır. Uyuşmazlık halinde mahkemeden sorulduğunda tek taraflı bir beyan verip dolaylı sorumluluğa katlanmak yerine şimdiden zayi halini mahkeme kararı haline getirmekte hukuki yarar vardır. Banka hem kendini hem de mudii koruyacak işlem yapma gayretindedir. Diğer şartlar oluşmuşsa, bu konuda zayi belgesi verilmesini engelleyen hiç bir şey yoktur. Çek yaprakları banka açısından muhtemel kambiyo evrakı da değildir, banka tarafından kambiyo evrakına dönüştürülemez. Bu belgeler ancak keşideci adayının elinde bir anlam ifade eder. İmzalanıp tedavüle sunulduğunda da bankadan çok mudiin zararına bir sonuç doğurur. Davacı tarafın almak istediği karar en çok mudiin korunmasına hizmet edecektir. Kanaatimce ortada bir kanun boşluğu yoktur. Özellikle banka açısından böyledir. Ancak bir an için boş çek yapraklarının akıbetinin kanunda düzenlenmediğini var sayacak olursak hakime düşen, bu kanun boşluğunu "kendisi kanun koyucu olsaydı, ne şekilde karar verecek idiyse ona göre" doldurması gerekir. Ortada kayıp çek koçanları vardır ve her an için sahte imza ile tedavüle sunulması muhtemeldir. Mahkemenin üçüncü kişilerin en az zarar göreceği bir çözümle, ön alıcı bir karar verilmesi, daha çekler çıkmadan zayi halinin bir mahkeme kararına bağlanması, hukuk güvenliğine hizmet edecektir. Kaldı ki çekler bulunduğunda zayi kararı kendiliğinden hükümsüz kalacaktır. . Başkan ... .