Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde taşıma sözleşmesinden kaynaklı 1.250 Euro alacağın tahsili ve komple yük yerine parsiyel yük taşıma ihlali nedeniyle haksız itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, taraflar arasındaki taşıma anlaşmasından kaynaklanan 1.250,00 Euro bedelli alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı şirketin haksız itirazı üzerine, itirazın iptali ile alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir; zira davalı, komple yük taşıma sözleşmesi çerçevesinde Almanyadan İstanbula yapılan nakliyede, yükün teslimatında gecikme, yanıltıcı bilgi verme, gümrük evraklarını eksik teslim etme gibi yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, davacının bilgisi ve izni olmaksızın araca başka bir yük alarak parsiyel taşıma yapmış, bu durum gümrük incelemesinde tespit edilmiş ve haksız kazanç elde etmesi nedeniyle davacı şirketin ticari ve maddi zarara uğradığı iddia edilmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine, taraflar arasında taşıma anlaşmasından kaynaklanan ve tanzim edilen fatura ile sabit 1.250,00 EURO bedelli borcun tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, başlatılan icra takibinde ödeme emri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı borçlu icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz etmiş ve takip durmuş olduğunu, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu taraflarınca yapılmış olup arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, haksız, dayanaktan yoksun ve kötüniyetli yapılan itirazın iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında yük taşıma işine ilişkin ticari ilişki bulunmadığını, davalı borçlu tedarikçi firma olduğunu, .... Langenhagen yükleme adresli, İstanbul Erenköy Gümrük Müdürlüğü'ne bağlı ..... Antrepo varış adresli yük taşıma işi konusunda taraflar anlaşmış olduğunu, taşıma işleminin teslim tarihinin yaklaşmasıyla davalı şirket, müvekkilinden teslimat antreposu olarak kararlaştırılan ..... Antrepo'nun yoğun olması sebebiyle destek talep etmiş olduğunu, alternatif olan Erenköy Gümrük Müdürlüğü'ne bağlı ..... Antrepo'ya teslimin gerçekleştirilebileceği önerilerek taraflar bu hususta anlaşmış olduklarını, teslim tarihi geldiğinde müvekkili şirket davalıdan aracın konumu, durumu ve teslimat ile ilgili bilgi talep etmiş olduğunu, gün içerisinde müvekkili şirket, davalıdan aracın güncel durumu hakkında talepte bulunmasına rağmen davalı yanlış, eksik bilgiler vererek müvekkili şirketi oyalamış olduğunu, yükün bulunduğu dorsenin gümrüklü bir şekilde tır parkında boşta olduğu ve çekicinin başka taşıma işi için ayrıldığı bilgisi verilmiş olduğunu, bu sebeple de müvekkiline yükün davalı tarafından ayarlanacak olan başka bir çekici ile teslimatın daha sonra yapılacağı iletilmiş olduğunu, ilerleyen tarihte yükün bulunduğu dorseyi taşıyan başka bir çekici ile ..... Antrepo'ya varışı gerçekleştirilmiş olduğunu, fakat ilgili çekiçi sürücüsü yükün bulunduğu dorseyi teslimat noktasına bırakıp başka bir taşıma işi için bulunduğu yerden ayrılmış olduğunu, tüm bu anlatılanlar davalı şirket tarafından müvekkiline bildirilmemiş olduğunu, süreç içerisinde müvekkil şirketi oyalanmış olduğu, bilgi akışı sağlanmamış ve tarafların anlaşmış olduğu iş gereği gibi yerine getirilmemiş olduğunu, yük teslimat adresine vardığında ve gümrük işlemleri yapılacağı sırada taşınılan yük ile beraber teslim edilmesi gereken orijinal evrakların teslimat anında mevcut olmaması davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğinin bir diğer ispatı olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında anlaşılan taşıma işi komple yük olarak kararlaştırılmış olduğunu, komple yük taşımacılığı bir firmaya ait yükün tek bir taşıma aracına yüklenerek nakliyesi olduğunu, komple yük taşımacılığına başka bir firmaya ya da kişiye ait yük yüklenemez ve taşınamaz olduğunu, ekte sunacaklarını delillerle de sabit olduğu üzere davalı ile bu hususta anlaşılmış olduğu ve buna göre ücret kararlaştırılmış olduğunu, fakat davalı komple yük ücretine parsiyel yük taşımacılığı gerçekleştirerek müvekkilinden haksız kazanç sağlamış olduğu, yükün teslimatı sırasında gümrük yetkilisinin incelemesi neticesinde davalı şirketin anlaşma şartlarını bir kez daha ihlal ederek taşımacılığı gerçekleştirdiği T2 Belgesi ile tespit edilmiş olduğunu, T2 Belgesi, AB ülkeleri arasında taşınan mallar için kullanılan bir transit beyannamesi olduğunu ve gümrük kontrolünden geçmeden AB ülkeleri arasında taşınan malların takibini ve kontrolünü sağladığını, söz konusu bu belge gümrük yetkilisi tarafından incelendiğinde araca müvekkilinin izni ve bilgisi olmadan başka bir yükün yüklendiği, öncelikle söz konusu yükün teslimatının gerçekleştirildiği ve aracın tekrar mühürlendiği tespit edilmiş olduğunu, yargılamanın ileriki aşamalarında T2 belgesi üzerinde bilirkişi marifeti ile yapılacak olan inceleme neticesinde araca farklı bir yük yüklendiği tespit edileceğini, işbu sebeplerle parsiyel taşıma yaparak fazla ücret alan davalı şirketin haksız kazanç sağladığı sabit olduğunu, ekte görüleceği üzere davalı şirket durumun bilincinde olması sebebiyle müvekkiline navlun bedelini ödememek gibi bir durumun söz konusu olmayacağı indirim yapılabileceğini dile getirmiş olduğunu, davalı şirketin süreç boyunca profesyonellikten uzak, eksik ve hatalı eylemleri sebebiyle müvekkili şirket ticari ve maddi anlamda büyük bir kayba uğramış olduğunu, işin anlaşıldığı şartlarda yerine getirilmemesi, bilgisi ve izni olmadan işlem yapılması, eksik evrak teslimi bunlardan birkaçı olduğunu, davalının bu eylemleri sebebiyle dava dışı olan ...... Uluslararası Taşımacılık Tic. A.Ş. Tarafından 1250,00 Euro tutarında fatura kesilmiş olduğunu, fatura müvekkili şirket tarafından davalıya yansıtılmış olduğunu, açıklanan hususlar doğrultusunda davalı şirketin özen yükümlülüğünü ihlal etmesi, anlaşma şartlarına uymayarak komple yük olarak anlaşılan taşıma işini parsiyel yük olarak gerçekleştirmesi, müvekkili şirketten haksız kazanç sağlayarak fazla ücret talep etmesi ve müvekkilinin dava dışı müşterisinin işinin aksaması sonucunda müvekkiline 1250,00 Euro tutarlı fatura düzenlenmesi sebebiyle maddi olarak zarara uğramış olduğunu, müşteri ve iş kaybetmiş olduğunu, işbu sebeple müvekkilinin davalı şirketten alacağı bulunduğunu belirterek davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamını, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşımacılık uluslararası nakliye hizmeti kapsamında gerçekleşmiş olduğunu, CMR hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiğini, CMR Madde 30/3 ile düzenlenen yasal 21 günlük sürede müvekkiline herhangi bir gecikme zararı bildirilmemiş olduğunu, yük alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde durum yazılı olarak taşımacıya bildirilmemiş ise, teslimdeki gecikmeler için tazminat ödenmez olduğunu, davacı tarafça da açıkça kabul edildiği üzere müvekkilinin taşımacılık hizmeti ürünleri ..... Antrepo'ya teslim etmesiyle sona ermiş olduğunu, dilekçe ekinde sunulan CMR belgesinde açıkça görüldüğü üzere ürünler ..... Antrepo'ya 05.07.2024 tarihinde teslim edilmiş olduğunu, davacı taraf taşıma işine ilişkin bir gecikme zararını taraflarına ihtar etmemiş olduğunu Büyükçekme İcra Dairesinin ..... E. Sayılı takibini 22.08.2024 tarihinde başlatmış olduğunu, davacının takip dayanağı olarak gösterdiği 23.07.2024 tarihli fatura içeriğinde de gecikme kaynaklı bir zarar kaydı bulunmamakta olduğunu faturanın gerekçesi davacı tarafça ancak huzurdaki dava ile açıklanmış bulunduğunu, söz konusu anlam verilemeyen faturaya karşı müvekkili tarafça 14.08.2024 tarihinde iade faturası kesilmiş olduğu, açıklanan nedenlerle davanın hak düşürücü sürenin geçirilmesine bağlı olarak hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili dava konusu ürünleri makul süre içinde makaroğlu antrepoya teslim etmiş olduğunu ürünler davacının kabullendiği tarihten çok daha erken sürede antrepoya tahliye edilmiş olduğunu, müvekkilinin görevi ürünleri .... Antrepo'ya teslim ederek sona erecek iken antrepodaki yoğunluk nedeniyle yaşanacak gecikmelerin önlenmesi için yine müvekkilinin rica ve çabalarıyla teslim adresi ..... Antrepo olarak değiştirilmiş olduğunu, aracın ..... Antrepoya girmesi halinde bekleme yaşanacağı, antrepoya varışta 7 gün sıra beklenebileceği, bu konuda müvekkili lehine bekleme ücreti doğabileceği konusunda davacı taraf uyarılmış olduğunu, davacı firma bünyesinde çalışan ..... isimli personel ise, müşteriyi ikna edemediklerini, ..... Antrepo'ya varış yapılmasını, evrak teslim sonrasında 48 saat geçmesine rağmen tahliye sağlanamazsa müvekkili davalı firmanın davacı şirkete bekleme faturası rücu edebileceğini ifade etmiş olduğunu, davacı taraf işbu beyanını 03.07.2024 tarihinde ifade etmiş olduğunu aynı tarihteki 7 günlük gecikme yaşanabileceğine ilişkin uyarıyı da işbu tarihte kabul etmiş olduğunu, davacı taraf açıkça en erken 10.07.2024 tarihine kadar yaşanabilecek gecikmeyi kabul edip müvekkilinin keseceği bekleme faturası hakkında pazarlığa girişmiş olduğunu, ekte sunulan CMR senedi üzerinde de açıkça görüldüğü üzere ürünler 24 Haziran 2024 tarihinde alıcıdan teslim alınmış olduğunu ve 05 Temmuz 2024 tarihinde ...... Antrepo'ya hasarsız şekilde teslim edilmiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı taraf ürünlerin müşteri talebi doğrultusunda ..... Antrepo'ya teslimi için talepte bulunmakta iken personel ..... hanımın ...... Antrepo'da aracın 7 gün evrak sırası bekleyeceğine ilişkin uyarıları ve .....) beyin bu ihtimalde ..... hanımın açıkladığı şekilde bir gecikme olacağını kabul ettiği, davacının paylaştığı yazışmada da açıkça görülmekte olduğunu, işbu halde, yükü en erken şekilde teslim etme gayreti içinde olan tarafın müvekkili şirketten başkası olmadığı açık olduğunu, davacı taraf 7 günlük evrak sırası beklenilmesi ve bu doğrultuda oluşacak gecikmeleri kabullenmiş durumdayken müvekkili şirketin gayretleri sayesinde ürünler kabul edilen teslim tarihinden 5 gün daha erken olacak şekilde 05.07.2024 tarihinde antrepo sahasına getirilerek tahliye edilmiş olduğunu, davacı tarafın gecikme iddiaları tamamıyla mesnetsiz, haksız ve kötü niyetli olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafla yükün termin süresi, gecikmeye bağlı cezai bedel, yükün komple olarak taşınacağı hususlarında varılmış bir anlaşma bulunmadığını, davacı taraf da işbu nedenle iddialarını ispat eder bir belge sunamamış olduğunu, müvekkilinin taşıma süresi olağan süre sınırını aşmamış ve açıklanan nedenlerle ürünler beklenen süreden daha erken şekilde antrepoya teslim edilmiş olduğunu, davacı taraf müvekkili personellerine baskı ve mobbing uygulayarak kendi lehine maddi kazanç elde etmeye çalışmış olduğunu, davacı taraf gümrük beyannamesi açtırmayarak tahliye sürecini geciktirmiş olduğunu haksız iddialarla müvekkilini suçlamış olduğunu, davacı taraf ileri sürdüğü zarar iddiasını ispat edememiş olduğunu, hiç bir suretle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının tutarı ve haklılığı anlaşılamayan belirsiz faturaları kabul etmesinin müvekkilini sorumlu kılacak hiç bir yönü bulunmadığını, davacının sözde müşterisinden zarar iddiası ileri sürüldüğünde bunu kabul etmesi, her halde taşıyıcının gecikmesinin zarara yol açtığı manasına gelmeyeceğini, davacının kendi müşterisi ile vardığı mutabakat nispi olarak kendisini bağlayacağını, belirterek davanın müvekkili şirket yönüyle hak düşürücü sürenin geçirilmesi ve veya zamanaşımı nedeniyle ve aksi takdirde esas yönüyle reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, İTO kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına alınmış, ...... Antrepo ve Erenköy Gümrük Müdürlüğü kayıtları celbedilerek bilirkişi incelemesi yapılabilmesi için mahkememizce 29.01.2026 tarihli ara karar kurularak taraflara tebliğ edilmiştir. Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; açılan dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı zarar kalemlerine havi yansıtma faturasının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki taşıma anlaşması gereğince davalının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği yansıtma faturasından dolayı davalının sorumlu olup olmadığı icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılabilmesi için mahkememizce 29.01.2026 tarihli ara karar kurularak taraflara tebliğ edilmiş fakat tüm ihtaratlara ve verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretlerinin yatırılmadığı ayrıca 23.09.2025, 03.02.2026 ve 12.05.2026 tarihli duruşmalara Davacı tarafın sürekli mazeret bildirerek davayı takip etmediği, somut davada bilirkişi ücretleri kesin sürede yatırılmadığı için bilirkişi incelemesinden vazgeçilmiş olduğundan mevcut delil durum itibariyle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-İspatlanamayan davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürülükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00- TL karar harcının, dava açılırken yatırılan 719,43-TL peşin harcın indirilmesi ile 12,57-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.600,00 TL' nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) tarafların yokluklarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ..... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim .... ☪ e-imzalıdır. ☪