Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında kusur oranları ile tazminat miktarlarına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu babalarını kaybeden davacıların, sürücünün %100 kusurlu olduğunu iddia ederek destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepleriyle açtığı bir davayı ele almaktadır. Davalılar ise vefat eden yayanın alkollü ve asli kusurlu olduğunu savunmuşlardır. İlk derece mahkemesi, kazada sürücünün %25, yayanın ise %75 kusurlu olduğuna hükmederek, bir davacı için destekten yoksun kalma tazminatını kısmen kabul etmiş, her iki davacı için de düşük miktarda manevi tazminata karar vermiştir. Karara karşı, davacılar kusur oranının hatalı olduğunu ve manevi tazminatın yetersiz olduğunu, davalı taraf ise sürücünün kusursuz olduğunu belirterek istinaf başvurusu yapmıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ███████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO : ███████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 14.09.2023NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVACILAR : 1- 2-VEKİLİ : . DAVALILAR : 1 -VEKİLİ : : 2 -VEKİLİ : : 3 -VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ : 05.06.2026GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24.06.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 21.06.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıların babası ...'ın vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü...'ın %100 oranında kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsili ile ... için 200.000,00 TL, ... için 200.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar... ve ...'dan tahsilini istemiş, 25.07.2023 tarihli dilekçe ile, davacı ... için talebini 14.200,74 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, müteveffa yayanın kaza esnasında alkollü olduğunu ve asli kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı...vekili, kazanın meydana gelmesinde, 360 promil alkollü müteveffa ...'ın asli kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunmadığından davalı ...'ın tazminat sorumluluğunun söz konusu olmadığını, müteveffa ...'ın kazadan önce çocukları ile görüşmediğini, ailesinden ayrı olarak yaşadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücü...'ın %25, müteveffa yaya ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, müteveffanın oğlu davacı ...'ın kaza tarihinde 22 yaşında olduğu, SGK hizmet döküm cetveline göre fiili olarak çalıştığının ve sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağından ortaokul mezunu olduğu tespit edildiğinden destek alma çağını tamamladığı, alınan aktüer bilirkişi raporuna göre, davacı ... lehine 14.200,74 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davacı ...'ın destek tazminatına yönelik davasının reddine, davacı ...'a yönelik destek tazminat talebinin kabulüne, 14.200,74 TL destek tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, 25.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine, bakiye taleplerin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur raporunun hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü...'ın %100 oranında kusurlu olduğunu, davacı ...'ın destekten yoksun kalma payının yanlış hesaplandığını, abisi ... ve annesi ...'ın payları davacı ...'a aktarılmaksızın hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın da çok düşük olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü...'a atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, davacılar tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıların babası ...'ın vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücü...'ın %25, müteveffa yaya ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, müteveffanın oğlu davacı ...'ın kaza tarihinde 22 yaşında olduğu, SGK hizmet döküm cetveline göre fiili olarak çalıştığının ve sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağından ortaokul mezunu olduğunun tespit edildiğinden destek alma çağını tamamladığı, alınan aktüer bilirkişi raporuna göre, davacı ... lehine 14.200,74 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davacı ...'ın destek tazminatına yönelik davasının reddine, davacı ...'a yönelik destek tazminat talebinin kabulüne, 14.200,74 TL destek tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, 25.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine, bakiye taleplerin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.1-Kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, ... plakalı araç sürücüsünün, ... istikametine seyirle No... önü yaya geçidi bulunmayan kesimde istikameti belli olmayan yayaya çarparak aracını yolun en sağına alıp, kaza mahallinden firar ettiği kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesini ihlâl ettiği, yaya ...'ın, ...orta refüjle bölünmüş yolda No... önü yaya geçidi bulunmayan kesimde ... plakalı araç tarafından çarpıldığı kazada anılan Kanunun 68/1-c maddesini ihlâl ettiğinin belirtildiği, trafik kazası kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen 16.04.2023 tarihli raporda, davalı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki kamyonetin, meydana gelen trafik kazasında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b maddesini ihlâl ettiğinden %25, yaya ...'ın, anılan Kanunun 68/b maddesini ihlâl ettiğinden %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Ankara 37.Asliye Ceza Mahkemesinin ████████E.sayılı dosyasında, Adli Trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 25.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda da, müteveffa yayanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68/1-c, davalı sürücünün de anılan Kanunun 52/1-b maddesini ihlâl ettiğinin belirtildiği ve bahse konu rapor hükme esas alınarak sanık...'ın tali kusurlu olduğu belirtilerek sanığın takdiren ve neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bahse konu kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Ceza Dairesinin 23.01.2024 tarihli, ███████E.- ████████K.sayılı ilâmı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşıldığından, raporların kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.2-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yükseköğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yükseköğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Somut olayda davacıların babası ...'ın vefat tarihinde davacı ...'ın destek yaşının üzerinde olduğu ve çalıştığı anlaşılmakla destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olmasında ve davacı ... ve dava dışı diğer hak sahiplerine pay ayrılarak düzenlenen rapor ve ek rapordaki tespitler ile davacılar vekilinin talebi nazara alınarak davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 3-6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hâkim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, yaralanma hâlinde yaralanmanın kaza sonucu meydana gelmiş olması, maluliyet varsa oranı, iyileşme süresi, tedavi süresi ve tedavi süresince yapılan işlemler, varsa ameliyatlar, ölüm hâlinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacı için zenginleşme, davalı için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir. Somut olay, yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 21.06.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıların babası ...'ın vefat ettiği, kazaya ilişkin olarak mahkemece alınan 16.04.2023 tarihli raporda, davalı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki kamyonetin, meydana gelen trafik kazasında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b maddesini ihlâl ettiğinden %25, yaya ...'ın, anılan Kanunun 68/b maddesini ihlâl ettiğinden %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerinde etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2021) paranın alım gücü yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varıldığından davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacılar vekilinin ve davalı... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının HMK’nın 353/1.b.1maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin ve davalı... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 304,40 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalı...'tan alınması gereken 4.385,55 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.096,38 TL'nin mahsubu ile kalan 3.289,17 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 4-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 05.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.