Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında, davacının yaralanması, iş göremezliği, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ve müterafik kusur iddialarını içeren ilk derece kararının istinaf incelemesini tamamladı.
Özet: Bu istinaf, trafik kazasında yaralanan bir yolcunun, davalı sigorta şirketine ait minibüste seyahat ederken uğradığı iş göremezlik zararı için maddi tazminat talebine ilişkin olup; davacı, sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ve kendi taburede oturmasına rağmen kusurunun olmadığını iddia ederken, davalı sigorta şirketi sorumluluk sınırları, muhtemel iş kazası niteliği ve davacının emniyet kemeri kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimini savunmuştur; ilk derece mahkemesi ise, yolcuda kusur bulmayarak ve müteselsil sorumluluk ilkesi gereği oransal kusur incelemesi yapmadan davalının tam kusurlu kabul edilmesiyle zararın belirlendiği, ancak bir tıbbi raporda davacının kalıcı maluliyetinin olmadığı tespitini yapmıştır.

T.C.

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2023
DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2019 tarihinde, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı minibüs ile sürücü ... ... yönetimindeki ... plakalı minibüsün çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davalı nezdinde sigortalı araçta yolculuk eden davacının yaralandığı, uzun süre tedavi gördüğü ve iş göremezliğe maruz kaldığı, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün hadisenin vukunda kusuru bulunduğu, daha fazla yolcu taşımak için koltukları sökülmüş araçta tabure ile seyahat eden müvekkilinin yolcu konumunda olması hasebiyle olaya etken bir kusurunun da olmadığı, dava öncesi sigorta şirketine yapılan başvuru sonrası ödeme alınmadığı, arabulucu görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla artırılmış haliyle 357.118,88 TL iş göremezlik tazminatının olay tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe limitiyle sınırlı olduğu, uyuşmazlığın iş kazası niteliği de olması hasebiyle davacının elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edilmesini, kusur iddialarının ve zararın da usulünce ispatı gerektiği, geçici iş göremezlik zararı, tedavi ve bakım giderlerinin poliçe kapsamında olmadığı, davacının araçta yolcu konumunda seyri sırasında kullanması zorunlu olan emniyet kemeri ve sair koruyu tertibat kullanmadığı, tabure üzerinde seyahat ettiğinden bu durumun müterafik kusur oluşturduğu ve TBK 52. madde gereği tazminattan indirim yapılmasını icap ettirdiği, davacı ile sigortalı araç sürücüsünün ceza soruşturması aşamasında uzlaşmış olması durumunda huzurdaki davanın dinlenemeyeceği, dava öncesi müvekkili şirkete yapılan başvuru sırasında tazminat hesaplamasına esas olan evrakların tam olarak iletilmediği, usulünce başvuru yapılmadığından dava öncesi temerrüt oluşmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER:
Denizli 15. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin adli trafik bilirkişisinden temin edilen kusur raporunda sürücü ... ...'in 2918 sayılı Yasa'nın 84/j ve ilgili Yönetmeliğin 67/b maddesinde düzenlenen kural ihlalinin olduğu, davacının ve davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığı, davalının içerisinde seyahat ettiği aracı kullanmaya yetkili kişinin ise 2918 sayılı Yasa'nın 30. maddesinde düzenlenen kurala riayet etmediğinin saptandığı, ancak tarafların kusur oranlarının raporda belirtilmediği, davalı nezdinde sigortalı araç içerisinde yolcu olarak seyahat eden kazazede davacının hadisinin vukuna etken kusurlu bir eylem sergilemediği, kazaya karışan aracın sürücü, işleteni ve trafik sigortacılarının davacıya karşı müteselsil sorumlu olduğu, 6098 sayılı Kanun'un müteselsil sorumluluğa ilişkin emredici düzenlemelerine ve bu sorumluluk ilkesine göre trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle uğradığı zararın tazminini davacının dilediği sorumludan talep edebileceği ve istemin teselsül ilkesine dayandırılarak tercih hakkının seyahat edilen aracın trafik sigortacısından yana kullanıldığı, bu itibarla oransal kusur incelemesi yaptırılmaksızın davalı yanın tam kusur durumuna göre zarar belirlemesi yoluna gidildiği, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden faydalanılarak uyuşmazlık konusu trafik kazası sonucu yaralanmasına bağlı arazının davcıda daimi maluliyete neden olmadığı, iyileşmesinin ise olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, itiraz üzerine Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi adli Tıp Anabilim Dalından alınan raporda alternatifli değerlendirme yapıldığı, daha önceki aynı yönetmelik hükümleri kullanılarak olay tarihindeki (52) yaşına göre davacının %22,2 oranında, muayene tarihindeki (55) yaşı itibariyle ise %23 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı, "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik" kapsamında yapılan değerlendirmeye göre ise davacının arazının %13 oranında daimi maluliyet oluşturduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 180 gün olarak tespit edildiği, iyileşme süresinin 30 günü başkasının sürekli bakımına ihtiyaç duyulduğunun belirtildiği, tazminat bilirkişisi raporunda davalı yanın tam kusur durumuna, davacının %13 daimi iş göremezlik oranı ile 6 aylık geçici iş göremezlik süresine, asgari ücret düzeyindeki gelirine, TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömürüne göre 10.974,12 TL geçici ve 325.129,40 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere davacı için toplam 357.1183,88 TL iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, raporun dosya kapsamıyla uyumlu olduğu ve hükme esas alınarak ıslah dilekçesi gözetilerek davanın sübuta erdiği, kazaya karışan araçların ticari nitelikli minibüs olması nedeniyle avans faizi uygulanması gerekse de dava dilekçesinde faiz türünün bildirilmediğinden tazminat için yasal faiz işletilmesi icap ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve 10.974,12 TL geçici ve 346.144,76 TL kalıcı iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 357.118,88 TL maddi tazminatın poliçe teminat limitiyle sınırlı olması kaydıyla █████/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunun usulünce taraflarına tebliğ edilmediği ve böylece savunma haklarının kısıtlandığını, dava öncesi sigorta şirketine yapılan müracaat sırasında tazminat hesaplamasına esas olan tüm evraklar eksiksiz sunulmadığından sigorta şirketine başvuru koşulunun usulünce yerine getirilmediğini, kazanın iş kazası niteliği de olduğundan zararın sıralı sorumluluk ilkesine göre öncelikle işveren mali mesuliyet sigorta poliçesinden karşılanması gerektiğinden öncelikle böyle bir poliçe mevcut olup olmadığının tespitini, bilirkişi raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün ve işletenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketinden dolayı verilen kusurdan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün trafik mevzuatına aykırı bir eyleminin tespit edilmediğini, sigorta hukuku ilkeleri ve mantığı uyarınca hakkaniyetsiz şekilde zarardan sorumlu tutulmalarının sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, iş kazası niteliğindeki bu olay nedeniyle SGK tarafından davacıya rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının da araştırılmadığını, kazaya ilişkin yapılan tüm ödemelerin araştırılarak poliçe teminat limitinden indirilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, zararın sigorta genel şartları uyarınca belirlenmesi icap ettiğini, davacının araç içerisinde taşınma biçimi, emniyet kemeri takmamış olması ve böylece maluliyetin oluşması veya zararın artmasına belirtilen durum neden olduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı, tedavi gideri ve bakıcı gideri gibi zarar kalemlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, dava öncesi sigorta şirketine eksik evrak ile müracaat edildiğinden KTK 97. maddede öngörülen şekilde usulünce başvuru yapılmadığından dava öncesi temerrüt oluşmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, içinde bulunduğu servis aracına başka bir aracın çarpması nedeniyle yaralanmıştır. Dava dışı ... davacının içinde bulunduğu aracın kayıt malikidir. Davalı sigorta şirketi ise bu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Davacı yaralanması nedeniyle uğradığı maddi zararlarını içinde bulunduğu ... plaka sayılı aracın trafik sigortacısı olan davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Somut olaya ilişkin olarak Denizli 15. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında verilen karar ile; davacının taksirle yaralanmasına ilişkin olay nedeniyle karşı araç sürücüsü ... ile işveren konumunda ve aynı zamanda davacının içinde olduğu aracın kayıt maliki olan ...'ın taksirle yaralamaya neden olma suçundan TCK'nın 89/1, 2/b-e 62 ve 52. maddeleri gereğince ayrı ayrı 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Davacının içinde olduğu aracın sürücüsü ...'ın ise beraatına karar verilmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı ve istinaf talepleri incelendiğinde;
1-Dava tarihinden önce davacının davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı ve davacının hastaneden aldığı engel raporunun da bu başvuru evrakıyla birlikte davalıya ibraz edildiği, bu haliyle davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun yeterli olduğu anlaşılmış olmakla, somut dosya açısından KTK 97. maddesinde yer alan dava şartının yerine getirildiğinin kabulünün zorunlu olduğu ve davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Öte yandan, somut dosya açısından davacının sigorta şirketine geçerli bir başvuru yaptığı kabul edildiğine göre başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüdün gerçekleşeceği anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüdün gerçekleştiği gözetilerek temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faize hükmolunmasının da isabetli olduğu kanaatiyle, davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelen istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin istinaf ilçesinde, aktüerya bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmediği ileri sürülmüş ise de; somut dosya kapsamı incelendiğinde, aktüer bilirkişi raporunun davalı vekili Av. ...'a █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, davalı vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin yersiz olduğu kanaatine varılmıştır.
3-İşveren mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı hadlerinin üzerinde kalan kısmı ve kendi sigorta poliçesindeki limitler oranındadır.
Somut dosyada ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu gözetilerek poliçe limiti oranında sorumluluğuna karar verildiği, davalı aleyhine limiti aşan bir tazminata hükmolunmadığı anlaşılmış olup, işveren mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğunun zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumululuk hadlerinin üzerinde kalan kısmına ilişkin olduğu gözetildiğinde ise, davalı vekilinin öncelikle işveren mali mesuliyet sigortacısına başvuru yapılması gerektiğine yönelik istinaf taleplerinin reddi gerekmişir.
4-Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre destekten yoksun kalma tazminatında; bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gereklidir.
Bu açıklamalara göre; ilk derece mahkemesince progresif rant yöntemine göre destekten yoksun kalma zararının belirlenmesi suretiyle alınan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde olduğundan, davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
5-Geçici iş göremezlik tazminatından, bakıcı giderinden ve davacı tarafça belgelendirilemeyip SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden, kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi de sorumlu olduğundan, davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıkları yönündeki istinaf talebi yersizdir.
6-Somut olaya ilişkin ceza dosyasında hükme esas alınan 1 trafik ve 2 iş güvenliği uzmanın kusur raporunda ve somut dosyada trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda aynı yönde kural ihlali tespiti yapılarak; hatalı geri manevra yapan karşı araç sürücüsü ... ile işveren konumunda olan ve aynı zamanda davacının içinde bulunduğu aracın kayıt maliki olan ...'ın kusurlu olduğu, davacı ile davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığının belirlendiği anlaşılmıştır. Aynı olaya ilişkin olarak Denizli 5. İş Mahkemesinin ... esas-... karar sayılı dosyasında alınan kusur raporunda ise, dava dışı iş yeri sahibi şirketin %60, karşı araç sürücüsü ...'nin %30, işveren konumunda olan ve aynı zamanda davacının içinde bulunduğu aracın kayıt maliki olan ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu, davacı ile davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığının belirlenmiş ve bu kusur durumuna göre verilen karar kesinleşmiştir. Bu haliyle, Denizli 5. İş Mahkemesinin ... esas-... karar sayılı dosyasında hükme esas alınan kusur raporu ile ceza dosyasında ve somut dosyada alınan kusur raporlarının, birbiriyle ve olayın oluş şekli ile diğer delillerle uyumlu olması nedeniyle, Denizli 5. İş Mahkemesinin ... esas-... karar sayılı dosyasında alınan oransal kusur raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik yoktur.
Davalı taraf sigortalısı olduğu ... plaka sayılı aracın kayıt maliki ve işleteni konumunda olan ...'ın kusurundan dolayı, davacı tarafından talep edilen tazminattan sorumludur. Ancak somut davada kazaya karışan her iki aracın sürücüleri ve işletenleri ile zorunlu mali sorumluluk sigortacıları, ayrık bir durum olmaması kaydıyla, davacı tarafından talep edilen tazminattan müteselsilen sorumludurlar. Bu durumda, davalı sigorta şirketi davacının müttefik kusuru dışında kalan tazminat miktarından müteselsilen sorumlu olduğundan ve kusur durumuna ilişkin hususları rücu davasında ileri sürme imkanı bulunduğundan, davalı vekilinin kusur oranında tazminata hükmedilmesi gerektiğine yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Öte yandan yukarıda açıklandığı üzere, davalı taraf sigortalısı olduğu ... plaka sayılı aracın kayıt maliki ve işleteni konumunda olan ...'ın kusurundan dolayı, davacı tarafından talep edilen tazminattan sorumlu olduğundan, davalı vekilinin aracın sürücüsünün kusurlu olmaması ve kayıt malikinin de kazaya ilişkin bir kusuru olmayıp işveren olmasından kaynaklanan kusurunun zorunlu mali sorumluluk sigortacısına tesir etmeyeceğine yönelik istinaf taleplerinin de reddi gerekmiştir.
Buna karşın;
7-Somut dosyaya konu olan olaya ilişkin olarak somut dosya davacısı tarafından somut dava dışı ... Tekstil .. Ltd. Şti., ..., ... ve ... ... aleyhine Denizli 5. İş Mahkemesinin ... esas-... karar sayılı dosyasında dava açılmış ve davacı lehine olacak şekilde meslekte kazanma gücü kaybından (sürekli iş göremezlik) kaynaklanan 1.042.475,21 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu karar, tarafların istinaf etmemesi üzerine █████/2025 tarihinde kesinleşmiştir.
Az yukarıda da açıklandığı üzere, somut davada kazaya karışan her iki aracın sürücüleri ve işletenleri ile zorunlu mali sorumluluk sigortacılarının, ayrık bir durum olmaması kaydıyla, davacı tarafından talep edilen tazminattan müteselsilen sorumlu oldukları dikkate alındığında, somut dosyada davalı olan sigorta şirketi ile birlikte müteselsilen sorumlu olan dava dışı diğer sorumlular hakkında Denizli 5. İş Mahkemesinin ... esas-... karar sayılı dosyasında hükmolunan tazminat ile somut davada verilen sürekli iş göremezliğe ilişkin tazminatın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsili gerektiğinden, ilk derece mahkemesince somut dosyada hükmolunan tazminat ile Denizli 5. İş Mahkemesinin ... esas-... karar sayılı dosyasında karar verilen maddi tazminatın tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde tahsili gerektiğine yönelik olarak şerh düşülmeden hüküm kurulması yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.
8-SGK tarafından kazazedeye geçici iş göremezlik ödemesi yapılması halinde, bu ödemenin hükmolunan maddi tazminattan mahsubu gerekmektedir. Somut dosyada, davacıya SGK tarafından 7.198,39 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapılmasına rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından hükmolunan geçici iş göremezlik tazminatından bu ödeme mahsup edilmeden hüküm kurulması yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.
9-Zarar görenlerin koruyucu tertibat takmaması (kask yahut emniyet kemeri), alkollü olduğunu bildiği kimsenin veya ehliyeti bulunmayan kişinin sürücülüğünü yaptığı araca binmesi gibi hususlar mutazarrır açısından müterafik kusur oluşturur (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 gün ve ██████████ esas, ██████████ karar; █████/2018 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı içtihatları). Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi ██████████- █████████). Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalı tarafın bu hususu savunma olarak ileri sürmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre müterafik kusurun belirlenmesi halinde mahkemece kendiliğinden gözetilmesi, tazminattan usulünce tenkis yapılması gerekir (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih, █████████ - █████████ E.K. sayılı içtihadı).
TBK'nın 52/1. maddesinde, "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yüklümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." hükmü getirilmiştir.
Maddeye göre, açıklanan özel hallerin gerçekleşmesi durumunda, mahkeme, tazminatı indirebilir veya kaldırabilir. Özel haller ise, zarar görenin zarara razı olması, zararın doğumunda zarar görenin müterafik kusuru, zararın artmasında ortak kusuru ve sorumlunun durumunu ağırlaştırıcı ortak kusuru veya aynı maddenin 2. fıkrasında açıklanan zarardan sorumlu kişinin "ağır kusurunun" bulunmadığı ve zararın tamamının tazminine hükmedilmesinde sorumluyu zor duruma düşürecek olması hallerinde tazminattan indirim yapılabilir.
Somut olayda davacının servis aracında yolcu olduğu ve taburede oturduğu sırada kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Araçta taburede oturan davacının, taburede oturması ve kaza anında herhangi bir yere tutunmamış olmasından dolayı zararın artışına sebep olduğu anlaşılmakla, somut olayda davacının müterafik kusurunun bulunduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı taraf, kazanın meydana geldiği aracın servis aracı olduğunu ve aracın dolması nedeniyle taburede oturmak zorunda kaldığını ve kendisinin kusuru olmadığını ileri sürmüşse de; zorunlu olarak taburede otursa dahi en yakında bulunan tutunulabilecek bir yere tutunmak suretiyle zararın önlenmesi veya en aza indirgenmesinin mümkün olduğu kanaatine varıldığından, davacının müterafik kusurunun olmadığı yönündeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince somut olayda davacının müterafik kusurunun bulunduğu gözetilerek hükmolunan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması yoluna gidilmiş olması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm tesis ile; ilk derece mahkemece hükmolunan 10.974,12 TL geçici iş göremezlik tazminatından, SGK tarafından yapılan 7.198,39 TL geçici iş göremezlik ödemesi mahsup edilerek, kalan 3.775,73 TL'den de %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle neticeten 3.020,58 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi, yine ilk derece mahkemesince hükmolunan 346.144,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak neticeten 276.915,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmolunması ve somut dosyada hükmolunan bu tazminatlar ile Denizli 5. İş Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasında karar verilen maddi tazminatın tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin dava öncesi sigorta şirketine başvuru koşuluna ilişkin dava şartının yerine getirilmediğine, bilirkişi raporu tebliğine ve savunma haklarının kısıtlandığına, teminat limitinin aşıldığına, kusur ve tazminat bilirkişisi raporlarına ve hesaplama yöntemine, geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamında olmadığına, faizin başlangıç tarihine, trafik kazasının iş sahasında gerçekleşmesi ve kaza yapan aracın kayıt malikinin iş veren olmaması münasebetiyle sürücünün kusurunun sigortalıya tesir etmeyeceğine yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin Denizli 5. İş Mahkemesinin ... esas-... karar sayılı dosyasında davacı lehine ve davalı dışındaki diğer müteselsil sorumlular aleyhine hükmedilen sürekli iş göremezlik zararından kaynaklı maddi tazminatın iş bu dava ile tahsilde tekerrür oluşturmaması gerektiğine, SGK tarafından trafik kazası nedeniyle davacıya yapılan geçici iş göremezlik zararının hesaplanan tazminattan mahsubu icap ettiğine ve müterafik kusura yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,
3-İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, █████/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,
4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
a)Davacının açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 3.020,58 TL geçici iş göremezlik zararı ve 276.915,80 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 279.936,38 TL maddi tazminatın (Denizli 5. İş Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında davacı lehine hükmedilen maddi tazminat ile somut dosyada davacı lehine hükmolunan sürekli iş göremezlik tazminatı açısından tahsilde tekerrür oluşturmaması kaydıyla) █████/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
b)Davacının peşin ve ıslah yolu ile ödediği (54,40 TL + 6.091,00 TL) 6.145,40 TL karar harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, bakiye 12.977,05 TL karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine,
c)Davacı tarafından sarf edilen 54,40 TL ıslah harcı, 54,40 TL peşin harç ve 6.091,00 TL ıslah harcı ile 2.037,35 TL gider avansı (tebligat, posta, kep, bilirkişi ücreti) olmak üzere toplam 8.237,15 TL yargılama giderinin harçlar oranlama dışı tutularak hesap edilen kabul ret oranına göre 8.186,07 TL tutarındaki kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
ç)Davacı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Davalı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, ret edilen miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e)Dosyanın arabuluculuk aşamasındaki kısmında Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin kabul red oranına göre 1.286,90 TL'sinin davalıdan alınarak, kalan bakiye kısım olan 33,09 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
f)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,
5-Davalı tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, (269,85 TL + 5.828,85 TL) 6.098,70 TL istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,
6-Başvuru sırasında davalının sarf ettiği 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 203,00 TL istinafa dosya gönderme posta masrafı olmak üzere toplam 941,00 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda █████/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!