İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı araç pert ve mahrumiyet zararı tazminatı talepli, ticari dava niteliğindeki haksız fiil uyuşmazlığı.
Özet: Davacının, davalının karıştığı trafik kazasında aracının pert olması sonucu oluşan maddi zararların ve araç mahrumiyet bedelinin haksız fiil faiziyle birlikte tahsili ile davalı aracına ihtiyati tedbir konulması talebiyle açtığı davada; davalı, yetki ve görev itirazı, arabuluculuk şartının eksikliği, sigorta şirketine husumet yöneltilmesi gerekliliği, kusur değerlendirmesine itiraz ve taleplerin ispatlanmadığı iddialarıyla davanın reddini savunurken, mahkeme, haksız fiilden kaynaklanan alacak istemini, Türk Ticaret Kanunu hükümleri ışığında ticari dava niteliği açısından değerlendirmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının işleteni ve sürücüsü olduğu ---------- plakalı araçla █████/2024 tarihinde -------- davacıya ait -------- plakalı araca çarptığını, meydana gelen kaza neticesinde davacıya ait aracın ağır hasar aldığını, aracın █████/2023-█████/2024 tarihleri arasını kapsayan--------- numaralı genişletilmiş kasko poliçesinin dava dışı ---------Ş nezdinde bulunduğunu, davacının araç onarımı için ----------- numaralı hasar dosyasını açtırdığını, sigorta şirketinin yaptığı inceleme neticesinde aracın onarımının ekonomik olmadığının ve tam hasar yani pert durumuna ayrıldığının kabul edildiğini, davacının kaza tarihinden itibaren aracın pert işlemlerinin tamamlanması ve emsal araç edinme sürecine kadar geçen dönemde araçtan mahrum kaldığını, davalının kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, davalının tacir olması sebebiyle haksız fiil tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, yargılama süreci sonunda verilecek hükmün alacağın karşılıksız kalma olasılığını doğurduğunu belirterek ---------- plakalı aracın üçüncü kişilere devrinin engellenmesi amacıyla sicil kaydına teminatsız ihtiyati tedbir konulmasını, HMK'nın 107. maddesi gereğince alacağın tespitiyle şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 26.09.2024 tarihinde ----------- plakalı aracıyla davacıya ait ---------- plakalı araçla maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, dava dışı ----------Ş. nezdinde ----------- nolu hasar dosyası açıldığını ve davacının aracının perte ayrıldığını belirttiğini, dava dilekçesinde davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılacağının belirtilmesine rağmen Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının görev itirazına sebebiyet verdiğini ifade ettiğini, talep edilen kazanç kaybının arabuluculuğa tabi olduğunu ve arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmasının dava şartı yokluğunu ortaya koyduğunu savunduğunu, davanın kabulü halinde görevli mahkemenin ----------- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu ileri sürdüğünü, mahrum kalınan kar tutarının sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiğini belirterek husumet itirazında bulunduğunu, 26.09.2024 tarihli Trafik Kaza Tutanağı kapsamındaki kusur değerlendirmesini kabul etmediğini beyan ettiğini, aracının zorunlu trafik sigortası ve kaskosu bulunduğunu ve davacının maddi zararlarının sigorta şirketi tarafından karşılandığını açıkladığını, davacının sigorta şirketine başvurmadan doğrudan kendisine dava yöneltmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ettiğini, talep edilen kazanç kaybının ispatlanması için davacının hizmet verme kapasitesinin dolu olduğunun ve araçsız kaldığının kanıtlanması gerektiğini belirttiğini, mahkemece davacının kasko poliçelerinin celbi ile ticari defterler ve Ticaret Sicil Kayıtları Ve Vergi Dairesi kayıtları üzerinden inceleme yapılması gerektiğini ifade ettiğini, kazanın niteliği gereği oluşan hasarda sürecin yavaş ilerlemesinin kendi kusuru olmadığını ve makul tamir süresi ile kiralama bedeli belirlendiğinde davanın haksızlığının ortaya çıkacağını savunduğunu, talep edilen tutarın teknik inceleme olmadan tespitinin mümkün olmadığını ve ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını belirterek davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Deliller Ticaret Sicil Gazetesine yazılan müzekkereye yanıt verilmiştir.--------- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Dava dışı ----------- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde,bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesine göre tarafların sıfatına veya bir ticari işletme olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari dava olarak sayılan davalar mutlak ticari dava; tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar ise nispi ticari davadır. Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ışığında somut olaya gelindiğinde; davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğu, dava türü bakımından TTK'da sayılan mutlak ve nispi ticari davanın şartlarının oluşmadığı, tüm bunların yanında dava dilekçesinin "Asliye Hukuk Mahkemesine" hitaben düzenlediği, kazaya sebebiyet veren aracın ticari araç olmadığı, davalının tacir olmadığı, sigorta şirketinin de davada taraf olarak yer almadığı, taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş olmaması sebebiyle haksız fiilden kaynaklanan alacak davasının davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği anlaşıldığından, davacı vekilinin 30.06.2026 tarihli celse için sunduğu mazeretinin, vekil-müvekkil arasında sonuç doğurmak ve talik sebebi olmamak üzere kabulüne karar verilerek yargılamaya devam olunmuş, netice olarak, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ----------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği usulden REDDİNE,2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,3-Görevli ve yetkili mahkemenin ------------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna, 4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakiben iki hafta içinde talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli mahkeme olan -------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (kararın tebliği ile ihtarat yapılmış sayılmasına), bu usuli kararın verilmesi ve bu kararla birlikte harç hususunun re'sen karara bağlanması hususlarının re'sen gözetilmesine; re'sen gözetilmesi gereken hususlar dışında kalan yönlerden ise gerekirse talebe bağlı olarak değerlendirme yapılmasına, 5-Süresinde başvuruda bulunulması halinde yargılama harç ve giderlerinin 6100 Sayılı HMK 331/2. maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemede verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine,Dair, davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde---------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026