Davacı şirketin ticari mal satımından doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine, davalı şirket tarafından yapılan haksız itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ile ihtiyati haciz talepli dava.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, ticari alım-satım ilişkisi kapsamında davalıya teslim ettiği mallara ait fatura alacağının ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptalini talep etmiş; davalı, tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmazken, bilirkişi raporunda davacının defterlerinin usulüne uygun olduğu, davalının defter ibraz etmemesi nedeniyle davacı lehine değerlendirme yapılabileceği, GİB ortamında teslim edilen faturalara süresinde itiraz edilmediği, 62.639 TL anapara alacağının bulunduğu ancak temerrüt ispatı olmadığından takip öncesi faizin istenemeyeceği, takip sonrası avans faizinin uygulanabileceği ve icra inkar tazminatı hususunun mahkeme takdirinde olduğu tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında mevcut ticari alım-satım ilişkisi kapsamında teslim edilen mallara ilişkin faturaların düzenlendiğini, fatura konusu malların davalı şirketin yetkili personeline eksiksiz teslim edildiğini, ancak davalı tarafın cari hesap alacağını vadesinde ödemediğini, müvekkil şirketin borcun tahsili için gösterdiği iyi niyetli çabalara rağmen davalı tarafın ödeme yapmayarak müvekkili zarara uğrattığını, bu sebeple ---. İcra Müdürlüğü nezdindeki ----. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın genel ifadelerle yapıldığını ve borçsuzluğa dair hiçbir belge sunulmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin dava şartı arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı tarafın faturaları teslim almasından itibaren sekiz günlük yasal sürede içerik itirazında bulunmayarak borcu kabul etmiş sayıldığını, taraflar arasındaki e-mail ve ----- yazışmalarında da borcun varlığının ikrar edildiğini, alacağın likit olması ve davalının kötü niyetli tutumu nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının dava sürecinde mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, bu nedenle müvekkilin telafisi imkânsız zararlarının önlenmesi adına davalı şirket adına kayıtlı taşınmazlar veya araçlar üzerine ihtiyati haciz konulmasını, ihtiyati haciz talebinin uygun görülmemesi halinde üçüncü kişilere devir ve temlik yasağı getirilmesini, davalının Borçlunun ---- İcra Müdürlüğü nezdindeki -----. sayılı dosyaya yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.----.İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2025 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 96.880,49 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu, davalı şirketin ise inceleme günü gelmediği ve defterlerini ibraz etmediği, davacının defterlerinin HMK 222/2 şartlarını taşıdığı ve takip konusu faturaların kayıtlı olduğu, davalının kesin süreye rağmen defter ibrazından kaçınması nedeniyle HMK 222/3 hükmünün davacı lehine değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde bulunduğu, davalı defter sunmadığı için inceleme yapılamadığı ancak Ba-Bs formlarında ticari ilişkinin görüldüğü, davacı tarafından düzenlenen e-faturaların temel fatura senaryosunda olduğu ve elektronik ortamda reddedilemeyeceği, dosya kapsamında iade faturası veya Noter ihtarnamesi ile yapılmış bir itiraza rastlanmadığı, tüm faturaların GİB ortamında davalıya teslim edildiği, davacının 10.06.2025 takip tarihi itibarıyla 62.639,00 TL tutarında anapara alacağını talep edebileceği, davacının temerrüde düşürdüğüne dair ihtarname veya belge bulunmadığından takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, tarafların tacir olması ve işin ticari niteliği gereği takip sonrasında 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasının yerinde olduğu, icra inkâr tazminatı hususunun ise mahkemenin takdirinde bulunduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 62.639,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği (Yargıtay -----, davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği (Yargıtay -----. HD'nin █████/2016 tarih ve ---- Karar sayılı ilam), davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği (Yargıtay ---.HD'nin █████/2016 tarih ve ----Karar sayılı ilam), davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 62.639,00 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, fatura düzenlenmesinin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığı, fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği, iş bu davada davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının ---İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin takip tarihinden itibaren asıl alacak 62.639,00TL ye işleyecek avans faizi ile birlikte devamına,Aşan istemin reddine,
2-Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 4.278,87 TL’den peşin olarak yatırılan 1.654,48 TL'nin mahsubu ile 2.624,39 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.654,48 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 702,90 TL ilk dava masrafı, 10.000,00 TL bilirkişi, 91,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 10.793,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%65 kabul) 7.016,03 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%65 kabul)2.990,00 TL' sinin davalı taraftan, (%35 Ret) 1.610,00TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!