İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari nitelikteki buhar blöfü mühendislik hizmeti kaynaklı fatura alacağının tahsili için açılan itirazın iptali davasında tarafların sulh olmasıyla davanın konusuz kaldığına karar verildi.
Özet: Ticari nitelikteki buhar blöfü mühendislik hizmetinden kaynaklanan alacak sebebiyle başlatılan icra takibine davalının haksız itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı eksiksiz ifa edilen hizmete rağmen ödenmeyen faturayı delil göstererek 5735 USD bakiye alacağın faiziyle tahsilini ve icra inkar tazminatını talep ederken, davalı hizmetin ayıplı olduğunu, yetki itirazını ve alacağın likit olmadığını savunmuş; ancak taraflar duruşmada sulh olduklarını, davacının alacağını tahsil ettiğini beyan etmesiyle dava konusuz kalmış, yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinden karşılıklı vazgeçilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı ...'ne buhar blöfü mühendislik hizmeti sunulduğunu, hizmetin davalı tarafından imzalanan sipariş onay formu ve final raporu ile sabit olduğunu, 10.04.2025 tarihli satın alma emrine istinaden 06-05-2025 ve 14-05-2025 tarihleri arasında hizmetin eksiksiz ifa edildiğini, verilen hizmet karşılığında düzenlenen iki adet e-faturadan 17.04.2025 tarihli ve ---- numaralı faturanın ödendiğini, 16.05.2025 tarihli ve ---- numaralı 14.040,00 USD tutarındaki faturanın ise ödenmediğini, ---- Noterliği'nin █████/2025 tarihli ve --- yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen borcun tamamının ödenmediğini, davalı tarafından yapılan kısmi ödeme sonrası bakiye alacak için ----. İcra Dairesi'nin ---- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 16.12.2025 tarihli dilekçesiyle takibe haksız itiraz ettiğini, taraflar arasındaki e-mail yazışmalarında borcun kabul edildiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının ticari defterlerini ibraz etmesi gerektiğini, TTK 21. madde uyarınca faturaya süresinde itiraz edilmediğini, alacağın likit olması nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının mal kaçırma tehlikesi bulunduğunu belirterek öncelikle teminatsız veya uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, Davalı Borçlu Hakkındaki ----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, 5735,00 USD tutarındaki asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık kamu bankalarınca bir yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz oranı ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ----İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı takibine karşı süresi içinde yetki itirazında bulunulduğunu, müvekkil şirketin merkezinin ---- olması sebebiyle yetkili icra dairesinin ----- İcra Daireleri olduğunu, yetki itirazı giderilmeden açılan davanın usulen mesnetsiz olduğunu, HMK m. 6 uyarınca tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olması nedeniyle mahkemenin de yetkisiz olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafından sunulan buhar blöfü hizmetinin sözleşmeye ve teknik icaplara uygun şekilde tamamlanmadığını, müvekkil şirket tarafından yapılan kısmi ödemenin fiili emeğin karşılığı olduğunu, bakiye tutarın ödenmemesinin hizmetin ayıplı ve kusurlu ifasından kaynaklanan yasal bir def’i olduğunu, hizmetten beklenen teknik faydanın sağlanamadığını, faturaya itiraz edilmemiş olmasının borcun mevcudiyetini veya hizmetin kusursuz ifa edildiğini kanıtlamadığını, alacağın likit olmadığını ve hizmetin niteliğinin ancak teknik bilirkişi incelemesiyle netleşebileceğini, bu nedenle şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, takibe konu edilen yabancı para alacağının TL karşılığı ile uygulanan faiz oranlarının hatalı olduğunu, davacının tek taraflı ve mevzuata aykırı kur hesaplamalarının kabul edilmediğini, öncelikle yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibe dayalı davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazının Abulüne Ve Dosyanın Yetkili -- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davanın esastan reddini, icra inkar tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ---İcra Müdürlüğünün---- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fatura alacağından kaynaklanan alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davacı vekili █████/2026 tarihli duruşmada beyanında; karşı taraf ile sulh olduklarını, ödemelerini aldıklarını, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri ve icra inkar tazminatı taleplerinin olmadığını, davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir. Davalı vekili █████/2026 tarihli duruşmada beyanında; davacı taraf ile sulh olduklarını, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
HMK'nın 331/1 maddesinde "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmü düzenlenmiştir. Davanın konusuz kalması halinde HMK'nın 331/1 maddesine göre mahkeme davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedecektir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça yapılan ödeme sonunda davanın konusuz kaldığı anlaşılmış, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmiş, hükümde tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığı gözetilmiş, davalının ödeme yapması nedeni ile davacının dava açılışında haklı olduğu kanaati ile suçüstü ödeneğinden karşılanan ara buluculuk ücreti davalı tarafa yükletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken alınan 3.080,24 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 2.348,24 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin talep olmadığından davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 6.000,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!