Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı tazminatı davasında sigorta şirketince yapılan ödeme sonrası davanın reddi kararını onadı.
Özet: Bölge adliye mahkemesi, davacının trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminatı talebini reddeden ilk derece mahkemesi kararını onamıştır; zira uzman bilirkişi tarafından aracın özellikleri, kazadaki hasarın ağırlığı ve piyasa rayiç değerleri dikkate alınarak belirlenen 20.000 TLlik değer kaybının, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenmiş olduğu ve böylece davacının zararının tamamen karşılandığı tespit edilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ███████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO : ███████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 08.10.2024NUMARASI : ████████ Esas █████████ KararDAVACI : VEKİLİ : Av.DAVALI :VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 12.06.2026GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 19.06.2026İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.07.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacıya ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, aracın değer kaybına uğradığını, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya sadece 20.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK 107/1-2 md. uyarınca şimdilik 100,00 TL bakiye değer kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, davalı sigorta şirketince davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı için davacı tarafa 05.01.2024 tarihinde 20.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığından sorumluluklarının kalmadığını, davalı tarafça, davacıya ait araçta meydana gelen 18.850,00 TL hasar bedelinin de 08.09.2023 tarihinde davacı vekilinin hesabına yatırıldığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacıya ait araç değer kaybının Genel Şartlar hesaplama yöntemine göre belirlenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacının aracında meydana gelen değer kaybının hesaplanması yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, araçtaki değer kaybının 20.000,00 TL olarak belirlendiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile davacının değer kaybı zararının karşılandığı gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişinin konusunda uzman olmadığını, aracın değer kaybının çok düşük belirlendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davacının değer kaybı zararının dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile karşılandığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde; özellikle, dava konusu kaza sonucu davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesi yönünden konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış olmasına, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde davacıya ait aracın özelliği, markası, model yılı, kazada oluşan hasarın ağırlığı, hasarlanan parçaların niteliği gözetilerek öncelikle aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değerinin belirlenmiş olması ve kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmiş olmasına, belirlenen değer kaybı 20.000,00 TL’nin, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiği sabit olduğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.