Trafik kazasında vefat eden kişinin ailesinin destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açtığı davanın istinaf kararı.
Özet: İki aracın çarpışması sonucu minibüste yolcu olarak bulunan davacıların kızının vefat etmesi üzerine açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasını inceleyen bu hukuki belge, davacıların kazada kusurlu olduklarını düşündükleri her iki aracın sürücüleri ile sigorta şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tazminat talebinde bulunduğunu belirtmektedir; davalılar ise yetki itirazları, kusursuzluk iddiaları, müteveffanın müterafik kusuru, daha önce yapılan ödemeler ve faiz başlangıcı gibi hususlarda savunma yaparak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ███████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO : ███████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 24.09.2024NUMARASI : ███████ Esas ████████ KararDAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1-VEKİLİ : Av : 2-VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ : 12.06.2026GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15.06.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 20.10.2023 tarihinde davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... yönetimindeki... plakalı minibüsün çarpması sonucu meydana gelen kazada minibüste yolcu olarak bulunan davacıların kızları olan ...'ın vefat ettiğini, kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün de kusurlu bulunduğunu, müteveffa ile desteğinden yoksun kalan davacıların ise herhangi bir kusurlarının olmadığını, davalıların davacıların maddi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı sigorta şirketlerine 23.11.2023 tarihinde başvurulmasına rağmen 8 iş günü içerisinde ödeme yapmayarak 06.12.2023 tarihinde temerrüde düştüklerini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi 06.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında 02.09.2024 tarihli dilekçe ile davalı ... yönünden ... için 77.990,17-TL, ... için 120.465,68-TL olacak şekilde dava değeri artırılmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesi halinde reddi gerektiğini, davadan önce yapılan başvuru sonrası davacılar için hesaplama yapıldığını ve ödeme teklif edildiğini, bilgi verildiğini, alacağın bilinebilir durumda olduğunu, müteveffanın dava dışı eşi ve iki çocuğu için arabuluculuk aşamasında 11.01.2024 tarihinde 840.521,00-TL ödeme yapıldığını, kabul anlamına gelmemek üzere bakiye poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumluluklarının bulunduğunu, kazanın oluşumunda davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığını, kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, kabul anlamına gelmemek üzere kazanın oluşumunda müteveffanın müterafik kusurunun bulunduğunu, emniyet kemeri takılı olsa idi bu denli ağır bir sonucun gerçekleşmeyeceğini, bu sebeple hesaplamada asgari % 20 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın davalı şirkete 21.03.█████████ tarihleri arasında 542662787 nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, bu kaza sebebiyle davalı şirket tarafından dava dışı eş ve çocuklara arabuluculuk yönetimiyle 214.000,00-TL ödeme yapıldığını, hesaplamada bunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, sigortacının sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevkini talep ettiklerini, müteveffanın kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veya gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespitini talep ettiklerini ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olaya ilişkin ceza dosyası kapsamında mevcut Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenmiş 02.02.2024 tarihli raporda sürücü ...'in idaresindeki minibüs ile seyri sırasında yola gereken dikkati vermediği, gündüz vakti görüşün açık olduğu mahalde orta şeritten sol şeride geçişi sırasında ışıklı yön levhalı platform ile yol üzerinde mevcut dubanın varlığını dikkate almayıp uygun fren ve direksiyon manevrasına başvurmaması, dikkatsiz ve kontrolsüz seyri ile yaklaşık 300 metre mesafede kamyonu gördüğünü belirtmesine rağmen güneşin gözünü alması ve hapşırması sonrası fren yapmadan kazanın meydana geldiğini belirtmesi karşısında asli derecede kusurlu olduğu, sürücü ...'ın ise kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, anılan raporun dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ile uyumlu bulunup hüküm kurmaya ve denetime elverişli görüldüğü, davacıların desteğinin ... plakalı araçta yolcu konumunda olması ve usul ekonomisi de gözetilerek yeniden kusur incelemesi yapılmadığı, 09.07.2024 tarihli hesap bilirkişi raporunda; TRH 2010 tablosu kullanıp %10 artırım ve iskonto uygulanmak suretiyle desteğin geliri asgari ücret kabul edilmek suretiyle ayrıca desteğin dava dışı eşi ile kızı ve oğlu da gözetilerek davalı sigorta şirketinin sorumluluğu garameten belirlenmek suretiyle hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporunda davacılardan ... için 120.465,68-TL, ... için 77.990,17-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davalılardan ... tarafından sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla anılan davalı bakımından davanın reddi gerektiği, davalılardan ... bakımından ise benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın talep artırım dilekçesi de gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerektiği, sigortalı aracın ticari nitelikte olması nedeniyle davacı tarafın avans faizi istemi de yerinde olduğu, davacı tarafça davalılardan ...'ye sigortalı aracın şehirlerarası taşımacılık yaptığı iddia edilerek teminat limitinin iki katı olarak uygulanması talep edilmiş ise de anılan iddiaya dava dilekçesinde yer verilmediği için iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı, iddianın somut delillerle kanıtlanamadığı belirtilerek, Davalı ... bakımından davanın reddine, davalı ... bakımından davanın kabulüne, davacı... için 77.990,17TL maddi tazminatın, davac ... için 120.465,68TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 06.12.2023 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan ...'den tahsili ile davacılara verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, karar verilmiş karara karşı davacılar vekili tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 20.10.2023 tarihinde ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı kamyon ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı sayılı minibüsün karıştığı iki araçlı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın sonucunda ... plakalı minibüste yolcu konumunda olan, davacıların kızı ...'ın vefat ettiğini, açılan dava ile diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere temerrüt tarihi olan 06.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle birlikte, işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 61., 2918 sayılı KTK’nın 88/1., 85/1-5. ve Türk Borçlar Kanunun 163/1 maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsili talep edildiğini, meydana gelen kazada ... ve ... plakalı araçların her ikisi de kusurlu olduğunu, söz konusu kazanın oluşumunda trafik kazası tespit tutanağına göre her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple hükmedilen tazminat miktarı her iki tarafında kusurlu olduğu halde hesaplanması gerektiğini, davalı ...'nin poliçe limiti 2.400.000,00-TL olarak kabul edilip hükmün buna göre kurulması gerektiğini, aracın şehirlerarası yolculuk yaptığı bilgisinin dava dilekçesinde de belirtildiğini, hakimin mevzuat gereği daha fazla olan poliçe limitini resen gözetmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle davacıların ZMMS poliçesi kapsamında destekten yoksun tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının davalılardan ... bakımından davanın reddine, ... bakımından davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde, müteveffanın ... plakalı minibüste yolcu konumunda olduğu belirtilmiş, dava dilekçesinin talep sonuç kısmında poliçe limit kapsamında davalıların sorumlu tutulması talep edilmiştir. Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de davalı ... yönünden poliçe limitinin iki katı şekilde uygunlanması gerektiğini ileri sürerek rapora itiraz etmiştir. Dosya kapsamında yer alan ifade tutanaklarını incelenmesinde müteveffanın yolcu olarak bulunduğu minibüsün Çermik Adana arasında yolcu taşımacılığı yaptığı beyan edilmiştir. 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile karayolu taşımacılığına ilişkin kurallar belirlenmiş ve yolcu taşımacılarının sorumlulukları yasanın 17 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş iken, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 Sayılı Kanun ile yapılan düzenlenmeler ile yolcu taşmacılığındaki taşmacının sorumluluklarına ilişkin 17. maddesinden 25. maddesine kadar olan hükümler yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükten kaldırılan düzenlemeler arasında taşımacının sorumlulukları yanı sıra yolcunun bedeni zararları için sorumluluk sigortası yaptırması zorunlu olduğuna ilişkin hükümler de yer almaktadır. 6704 Sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeye ilişkin ilgili maddenin yasama gerekçesinde "Sorumluluk sigortası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda zorunlu mali sorumluluk sigortası olarak düzenlendiği için, aynı konuda mükerrer düzenlemenin ortadan kaldırılması amacıyla 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununda düzenleme yapılmaktadır." denilerek, ilgili maddelerin kaldırılma gerekçesi açıklanmıştır. Yapılan düzenleme ile Karayolları Taşıma Kanunu çerçevesinde yolcu taşıması yapan araçlar yönünden ZMMS haricinde, ayrıca yolcular için taşımacılık zorunlu sorumluluk sigortası yapılması zorunluluğu kaldırılmışken, 22.05.2016 tarihinde Resmi Gazete de "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik" hükümlerinde değişlikliğe giderilerek, Yönetmeliğe eklenen 28/A maddesi ile "(1)4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirlerarası ve uluslararası taşımacılık yapan araçlar için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin teminat limitleri, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanır." denilmiştir. Yapılan yönetmelik düzenlemesinde, bu kapsamda alınacak primlere ilişkin bir belirleme yahut bu kapsamda taşmacılık yapan araçlar için düzenlenecek poliçelerin diğer araçlardan farklı bir şekilde düzenleneceğine ilişkin kurallar getirilmemiş, sadece "teminat limitlerinin iki katı uygulanacağı" belirtilmiştir. İlgili yönetmelik maddesinin yürürlükte olmasına, poliçe ve kaza tarihinin yönetmeliğin yürürlük tarihinden sonra olmasına göre şartları mevcut ise şehirler arası taşımacılık yapan araçlarda taşınan yolcuların zarar görmesi veya ölümü halinde yönetmelik hükmü gereğince teminatın iki katı uygulanacağı anlaşılmıştır. Somut olayda, müteveffa olay tarihinde kazaya sebebiyet veren davalı Neova Katılım sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı minibüste yolcu konumunda olup destekten yoksun kalma tazminatı talepleri yönünden, somut olayda 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirlerarası taşıma yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşturularak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in 28/a maddesi hükmü uyarınca poliçe limitinin iki katı uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, ondan sonra davalının iki kat limitle zarardan sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-(6). maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki usulü eksiklikler giderildikten sonra oluşacak, sonuca göre usulü kazanılmış haklar gözetilerek yeniden bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n