İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, eserleri tescilli bir konsept sanatçısının dijital yapıtlarının izinsiz kopyalanması, internet üzerinden satışı ve fikri hak ihlalleri iddiasıyla açılan tecavüzün refi ve tazminat davası.
Özet: Dijital tekniklerle oluşturduğu, Kültür ve Turizm Bakanlığına tescilli eserlerinin davalı tarafından izinsiz kopyalanıp satıldığını iddia eden konsept sanatçısı davacının açtığı davada; davalının savunma yapmaması ve eser üzerindeki mali hakların devrine dair yazılı bir belge sunamaması üzerine, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun eser sahiplerine tanıdığı mutlak ve inhisari hakların ihlal edildiği tespit edilerek, tecavüzün meni ile birlikte maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.

T.C.
İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2024Davacı vekili tarafından █████/2023 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf, 11.04.2023 tarihli dava dilekçesinde, son bir sanat eseri oluşturmak için resim yaparken, fotoğraflar veya fotoğrafların belli kısımlarının kullanıldığı, gerektiğinde üç boyutlu modellenmiş objelerle birleştirmesini ve harmanlanmasını içeren “...” tekniği ile çalışan bir konsept sanatçısı olduğunu, eserlerini dijital ortamda üretip, kanvas üzerine baskı yaparak etsy.com ve kendi internet sitesi üzerinden dünya çapında satışını yaptığını, eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü nezdinde tescilli olduğunu, davalının eserlerinin bazılarını izinsiz şekilde kopyalayarak kullandığını,... üzerinden satışını yaptığını, maddi ve manevi haklarının ihlal edildiğini iddia ederek tecavüzün ref'ine, 50.000 TL manevi tazminatın ve şimdilik 100 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Tensip zaptı ve dava dilekçesinin, davalıya usulüne uygun olarak tebliğ yapılmasına rağmen, süresinde davaya cevap vermediği ve delillerini sunmadığı, bu şekilde dilekçeler teatisi aşamasının tamamlanmış olduğu görüldü.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDavacının... tekniği ile çalışan konsept sanatçısı olduğu eserlerini dijital ortamda üretip kanvas tabloya baskı yaptığı eserinin Kültür ve Turizm Bakanlığında tescilli olduğu eserine tecavüzün ref’i men’i ve tazminat taleplerinin haklı yerinde bir talep olup olmadığına ilişkin yargılaması sonucunda;FSEK 1. Maddesine göre bu Kanun'un amacı “Fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo- televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, esas ve usullere aykırı "yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir. ” şeklinde belirtilmiştir. Fikri hukukta, zihinsel bir çabanın sonucunda yaratılan her türlü ürünler değil, “eser” niteliğini haiz fikri ürünlerin korunması esastır. Zira, sıradan, herkes tarafından yaratılabilecek, her hangi bir özellik taşımayan ürünlerin korunması hem zor, hem de gereksizdir. Bu sebeple, fikri hukukta himaye göreceği kabul edilen fikri ürünlerin, bir takım özellikleri taşıması gerekmektedir. FSEK'nun “Tanımlar” başlıklı 1/B Maddesine göre “eser”; Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder. Bilgisayar programlarının, kendine özgü nitelikler taşısa da, FSEK'te belirtilen diğer. eserlerden belirgin bir farklılığı bulunmamaktadır. Bu sebeple FSEK'da sayılan diğer eserler gibi, yukarıda belirtilen “eser” ile ilgili genel özellikleri taşıması kaydıyla FSEK 'nun tanıdığı fikri korumadan yararlanır. FSEK 2. maddeye Madde 2 – İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: 1. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, 2. (Değişik: 1/███████ - 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri 3. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar.FSEK 52. maddeye göre Mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ferden gösterilmesi gerekmektedir. Yanlar arasında, bu koşula uyan bir devir bulunmadığı ve davalı da aksine kanıt göstermediğinden mali hakkın izinsiz kullanımla tecavüze uğradığının kabulü gerekmektedir.FSEK'te eser ve eser sahipliği tanımlanmakla birlikte eser sahibinin hakları da mali ve manevi haklar olarak ikiye ayrılmıştır. Eser sahibine tanınan bu haklar mutlak ve inhisari nitelikte olup, sahibine tek başına kullanma ve herkese karşı ileri sürebilme yetkisi sağlar. Eser sahibinin hakları mali ve manevi haklar olarak ayrılmış olsa da esasen eser üzerindeki bu hakları birbirinden ayırmak kolay değildir. Başka bir deyişle mali hakların manevi bir yönü, manevi hakların ise mali bir yönü daima mevcuttur.FSEK'te eser sahibine tanınan mali ve manevi haklar sınırlı sayı yöntemi ile belirlenmiştir. Bu kapsamda eser sahibine tanınan manevi haklar; eserin umuma arz yetkisi (m. 14), adın belirtilmesi yetkisi (m. 15/1), eserde değişiklik yapılmasını menetme yetkisi (m. 16 ve m. 17/2) ve eserin aslına ulaşma ve eseri sergileme hakkı (m. 17/1 ve 17/3) şeklindedir. Eser sahibine tanınan mali haklar ise; işleme hakkı (m. 21), çoğaltma hakkı (m. 22), yayma hakkı (m. 23), temsil hakkı (m. 24), işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı (m. 25) şeklinde ifade edilmiştir. Bununla birlikte FSEK'in mali ve manevi hakları düzenleyen hükümlerinden farklı bir bölümde düzenseler de pay ve takip hakkı (m. 45), cayma hakkı (m. 58) ve vazgeçme hakkı (m. 60) da FSEK'in eser sahibine tanıdığı haklardandır.FSEK'te eser sahibine tanınan mali haklar, eser sahiplerine ayrıca bu haklardan iktisaden yararlanma yetkisini de sağlamaktadır. Eser sahibi, eserinden yararlanabilmek için eserle ilgili kendisine tanınan mali haklar üzerinde üçüncü kişilere bazı yetkiler tanımak hatta hakları devir etmek durumundadır. Bu itibarla FSEK'te eser sahibine tanınan mali hakların veya bunların kullanım yetkisinin hukuki işlem ve tasarruflara konu edilebileceği kabul edilmiştir. FSEK'in 48/1 maddesi “Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler.” hükmünü haizdir. Ayrıca eser sahibi veya mirasçıları mali hakları devretmeyip sadece kulıanma yetkisini de ruhsat olarak isimlendirilen bir sözleşme ile diğer bir kişiye bırakabilirler. Bu durum ise FSEK'in 48/2 maddesinde “Mali hakları sadece kullanma salahiyeti de diğer bir kimseye bırakılabilir (Ruhsat).” şeklinde ifade edilmiştir.FSEK'in 48. maddesinde sadece “mali hakların” veya “bu hakların kullanım yetkisinin” devrinden söz edilmekte; manevi hakların devrinden ise söz edilmemektedir. Dola''ısıyla FSEK'in 48 vd. maddelerinde düzenlenen husus manevi hakların veya bunların kullanım yetkisinin devri değildir. FSEK'in 48. maddesi gereğince eser sahibi, sahip olduğu mali hakları tek tek veya bir bütün olarak devredebilir; zira mali haklar birbirine bağlı olmadığından bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmemektedir (FSEK m. 20/1). Örneğin eser sahibi eserin çoğaltma ve yayma haklarını bir yayınevine, temsili hakkını bir tiyatro grubuna, temsilin bulunduğu yerden yayın yoluyla umuma iletimi hakkını bir yayın kuruluşuna, eserin tercüme edilerek işlerimesi hakkını bir başka kişiye devir edebilir.Bununla birlikte malt hakkın tamamının devredilme zorunluluğu bulunmayıp; yalnızca bir parçası dahi, üçüncü bir kişiye devredilebilir. Örneğin eser sahibi FSEK'in 24. maddesi gereğince yazılı eserinin temsil hakkı kapsamında olan okumak, çalmak, oynamak ve göstermek yetkilerinden yalnızca göstermek veya oynamak biçimindeki temsil hakkını; yine FSEK'in 25/1 maddesi gereğince yazılı yayın yoluyla umuma iletim hakkı kapsamında olan sadece televizyon yoluyla göstermek suretiyle umuma iletim hakkını başkasına devredebilir. Bu hâllerde temsil ve umuma iletim hakkının devir edilmeyen kısımları eser sahibinde olmaya devam eder. Herhangi bir mali hak devir olunduğunda eğer tasarruf işleminde ayrıca bir sınırlama yapılmamışsa hak, mevcut kapsamdaki tüm yetkilerle birlikte devralana intikal eder. Örneğin çoğaltma hakkında herhangi bir sınırlama olmaksızın devir olunmuş ise eserin baskı usulü ile yahut dijital biçimde veya plak, CD, DVD gibi ortamlara çoğaltılması da hakkın kapsamında sayılır. Görüldüğü üzere mali hakların devri, hiçbir kayıt ve şarta tabi tutulmadan süre, yer ve muhteva itibariyle sınırlandırılmadan yapılabileceği gibi süre, yer ve muhteva itibariyle sınırlandırılarak da yapılabilmektedir. Öte yandan malt hakkın devrine FSEK'in 48. maddesinde yazılı süre, yer ve muhteva dışında örneğin kitap veya konser biletinin satış fiyatının belirlenmesi, dağıtımın şekli gibi sözleşmesel sınırlandırmalar da getirilmesi mümkündür. Sözleşmenin taraflarıyla doğrudan ilgili olan sözleşmesel sınırlamalar FSEK'in 48. maddesi kapsamından olmadığından bu durumlarda FSEK uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Eser üzerindeki mali ve manevi hakları ihlal edilen kişi, FSEK'nun 66. maddesi uyarınca, tecavüz edene karşı tecavüzün ref'ini (ortadan kaldırılmasını), 69. madde uyarınca muhtemel devam eden tecavüzlerin men'ini (önlenmesini), 68. madde uyarınca, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.Somut olayda; davacının davaya konu ettiği fotoğrafların davacının özgün çalışmasının ürünü olan bir tasarım olmadığı Fsek 2/3 maddesinde düzenlenen bedii vasfı olmayan teknik ve ilmi mahiyetinde fotoğraflar eserler kapsamında ilim ve devlet eserlerinden olmadığı 4. Maddesi uyarıncada estetik değere sahip fotoğrafik eser sayılamayacağından Fsek kapsamında değerlendirilmeyeceği dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporu kapsamında kanaati hasıl olmuş olup aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 853,87 TL harçtan mahsubu ile fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan toplam yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından ve kendini vekille temsil ettirmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine, 6-Dair, davacı asilin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. █████/2024Katip ...E imza Hakim...eimza