İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, sözleşmeden kaynaklanan tazminat davasında, gizli ayıplı olduğu iddia edilen döküm yağmur suyu ızgaralarının bedel iadesi ve ayıp ihbarı süresi ihtilaflarını bilirkişi raporu ışığında değerlendirmiştir.
Özet: Davacının, davalıdan satın aldığı 150 adet yağmur suyu ızgarasından 100 adedinin gizli ayıplı olduğu iddiasıyla, sözleşmeden kaynaklanan tazminat talebiyle açtığı davada, ayıplı ürün bedeli olan KDV dahil 406.000 TLnin ticari faiziyle iadesi talep edilmiştir; davalı, ayıbın hatalı montajdan kaynaklandığını ve ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını savunurken, mahkemece yapılan inceleme ve bilirkişi raporu sonucunda, söz konusu 100 adet ızgaranın gizli ayıplı olduğu ve talep edilen bedelden hurda değerinin düşülmesi gerektiği tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ---- Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ---- ihale kayıt numaralı işi kapsamında davalıdan 17.01.2024 tarihli --- ve ---- numaralı faturalar ile toplam KDV dahil 609.000,00 TL bedelle 150 adet --- döküm yağmur suyu ızgarası satın aldığını, teslim alınan ürünlerden 100 tanesinin araç geçişlerinde yüksek ses çıkarması sebebiyle gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığını, ilgili belediyenin şikayetleri üzerine davalı ile iletişime geçilerek conta ve keçe gibi müdahaleler yapılmasına rağmen ayıpların giderilemediğini, ürünlerin sökülerek şantiye sahasında muhafaza altına alındığını, ayıbın ancak montaj ve kullanım sonrası ortaya çıkması nedeniyle gizli ayıp niteliğinde olduğunu, durumun davalıya derhal bildirildiğini, davalının 24.09.2024 tarihli ----- numaralı ihtarnamesi ile iddiaları reddettiğini, müvekkilinin 12.09.2024 tarihli ---- numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istediğini ancak davalının ayıpsız ürün temini veya zarar tazmini konusunda olumsuz tutum sergilediğini, 100 adet ayıplı ürünün bedeli olan KDV dahil 406.000,00 TL tutarının 17.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle iadesinin gerektiğini, ayrıca faizi aşan aşkın zararların da mevcut olduğunu, █████/2024 tarihinde arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek 100 adet ayıplı ürün bedeli olan KDV dahil 406.000,00 TL tutarının 17.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi, aşkın zarar, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ---- Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ihale işi kapsamında █████/2024 tarihli iki fatura ile satın alınan 150 adet --- döküm yağmur suyu ızgarasından 100 tanesinin gizli ayıplı olduğu iddiasıyla 406.000,00 TL tutarında bedel iadesi talep edildiğini, ancak ürünlerdeki hasarın gizli ayıptan değil davacı tarafından yapılan hatalı montaj ve uygulamadan kaynaklandığını, ızgaraların kilitlenmeden kullanılması ve menteşelerin zorlanması sonucu kırılmaların meydana geldiğini, müvekkil şirket personeli tarafından yapılan yerinde incelemelerde montaj hatasının tespit edildiğini, --- Noterliği'nin █████/2024 tarihli ihtarnamesi ile bu durumun davacıya bildirildiğini, davacının ürünleri teslim alırken veya sonrasında süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca açık ayıp iddiası için 2 gün, gizli ayıp iddiası için ise 8 gün içerisinde bildirim yapılması gerektiğini, davacının bu yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin----. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere süresinde yapılmayan ayıp ihbarı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, ürünlerin ayıplı olduğu kabul edilse dahi talep edilen 406.000,00 TL tutarından ürünlerin hurda değerinin düşülmesi gerektiğini, davacının kendi kusuruyla meydana gelen hasardan dolayı müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını belirterek haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davalıdan satın alınan ürünün ayıplı olduğu iddiasına dayalı açılan alacak davasıdır.Bilirkişi heyetinin rapor içeriğine göre; taraf beyanlarından, dava konusu uyuşmazlığın; davalı tarafından davacıya KDV dahil 609.000,00 TL satım bedeli karşılığında satılıp teslim edilmiş olan 150 adet ızgaradan 100 adedinin “gizli ayıplı” olmadığı;100.000 adedi gizli ayıplı ise, davacının, işbu 100.000 adet ürünün bedeli olan KDV dahil 406.000 TL'nin iadesini (TBK.md.209.1 ve bent 1) davalıdan talebe hak kazanıp kazanamadığı; davacının yasal süresi içinde (TBK.md.223/'.2) ayıp ihbarında bunulup bulunmadığı ya da davalıyı ayıplı izgara satımından dolayı sorumlu tutmaya kazanması için yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmuş olmamasının gerekli olup olmadığı; noktalarından olduğu kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye ait olduğu, davalı tarafından davacıya KDV dahil 406.000,00 TL satım bedeli karşılığında 150 adet adet ızgara satılmış olduğu, satım bedeli tutarının davacı tarafından davalıya ödenmiş olduğu; davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği 100 adet ızgaranın satım bedeli tutarının KDV dahil 406.000 TL olduğu hususlarında ihtilaf bulunmadığı, kanaatlerince, raporun teknik kısmındaki tespitlere göre, davalı tarafından davacıya satılıp teslim edilmiş olan 150 adet ızgaranın 100 tanesinin “gizli ayıplı” olduğu, davalı, davacı 100 adet ızgara bedeli olarak 406.000 TL'nin iadesini talep etmişse de, bu tutardan hurda değerinin düşülmesi gerektiğini, beyan ettiği, kanaatlerince, hurda değerinin düşülmesi için, davacının ayıplı ızgaralardan hurda değeri menfaati elde etmesi (örneğin bunları harda değerine satıp hurda değerini/bedelini tahsil etmiş olması) gerektiği, ancak dava dosyası içeriğinden böyle bir durumun gerçekleştiği anlaşılmadığı, davacı, ayıplı ızgaraların davalı tarafından geri alınmasını talep ettiği, (TBK.md.229/f.1) bu sebeple davacının talebe hak kazandığı satım bedeli tutarından hurda değerinin düşülmesine gerek olmadığı kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye ait olduğu, davalı tarafından davacıya keşide edilmiş olan 24.09.2024 tarihli ihtarnamede yer alan davalı beyanlarından, davacı tarafından davalıya keşide edilmiş olan 12.09.2024 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunulmuş olduğu, satım konusu malların “gizli ayıplı” olması halinde, TBK.md.223 uyarınca “hemen” ayıp ihbarında bulunulması gerektiği, doktrinde haklı olarak kabul edildiği üzere, kanunda yer alan “hemen” ibaresi, dürüstlük kuralına (TMK.md.2) göre belirlenecek “uygun bir süre” olarak anlaşılması gerektiği, dolayısıyla da davacılalıcıya, ayıp ihbarında bulunması için dürüstlük kuralarına göre belirlenecek “uygun bir süre" tanınması gerektiği, davacının yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki, TBK.md.225'e göre, satıcının ayıplı mal tesliminde “ağır kusurlu” olduğu hallerde, satıcı, alıcının yasa süre içinde ayıp ihbarında bulunmadığını ileri sürmek suretiyle sorumluluktan kurtulamayacağı, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıbın varlığı halinde satıcı “ağır kusurlu” sayılacağı, davalının dava konusu ızgaraların satımını meslek edinmiş bir kişi (tacir) olduğu anlaşıldığından, davacının yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulma durumunun olmayacağı, davalının davacıya sattığı 150 adet ızgaradan 100 adedinin ayıplı olduğu, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, 406.000 TL tutarındaki bedelin 17.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle iadesinin gerektiği, davacının ayıplı malları hazır bulundurma yükümlülüğü altına girdiği, bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiğini beyan etmişlerdir.
Bilirkişi ek raporunda özetle; dava konusu ürünler üst üste düzensiz olarak yerleştirildiği, en üst kısımda bulunan yağmur suyu ızgarasının kapakları açılarak gerekli tespitler yapıldığı, yaklaşık 90 kg olan bu tek kişi olarak imkan dahilinde yere indirip incelemek imkanı olmaması nedeni ile olduğu noktada ve tehlikeye sebep vermeyecek şekilde kapakları açılıp bakılabildiği, döküm parçalar üzerinde , döküm işlemi sonrasında taşlama ve temizleme işleminin yetersizliği ile çapaklar açıkça görüldüğü, ızgara takımlarının bağlantı noktalarında paslanmaya karşı dayanıklı ürün kullanılmadığı, -- standardına — göre pim, cıvata, kilitleme sistemi, menteşe parçaları vb. korozyona dayanıklı malzemeden yapılmalıdır.) ızgara takımlarında araç üzerinden geçişlerde ses oluşumunu engelleyen yada azaltan herhangi bir conta kauçuk parça görülmediği, yağmursuyu ızgaraları ( özellikle üst kısımdakilerde ) daha önce montaj yapılıp belediye tarafından davacıya söktürülmesi sonucu üzerlerinde beton artıkları ve söküm esnasında özellikle kilit kısımlarında deformasyonlar olduğu görüldüğü, sadece depo sahasındaki demonte şekilde duran yağmur suyu ızgaralarının üzerinde tespitler yapılmamış, belirtilen adresteki davalı ----- firmasının imalatı olan ve davacı tarafndan montajı yapılan yağmursuyu ızgaraları üzerinde de teknik incelemeler yapıldığı, kök rapordaki görüşler muhafaza edildiği bildirilmiştir.
TBK madde 219" Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
Madde 229" Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:
1. Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi.
2. Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi.
3. Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi.
Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür." hükümlerine amirdir.
Tüm dosya kapsamı ve denetime ve yasa yolu denetimine açık hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriklerine göre; davalı tarafından davacıya KDV dahil 609.000,00 TL satım bedeli karşılığında 150 adet adet ızgara satıldığı, satım bedeli tutarının davacı tarafından davalıya ödenmiş olduğu, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği 100 adet ızgaranın satım bedeli tutarının KDV dahil 406.000 TL olduğu, rapordaki teknik bilirkişi tespitlerine göre, davalı tarafından davacıya satılıp teslim edilmiş olan 150 adet ızgaranın 100 tanesinin gizli ayıplı olduğu, davacının yasal süresinde ayıp ihbar bildiriminde bulunduğu, davacının sözleşmeden döndüğü, davacının TBK 227, 223 ve 229. Maddeler kapsamında dava ile talep ettiği talebinin yerinde olduğu, davacının dava dilekçesinde aşkın zarar talebi olarak ileri sürdüğü taleple ilgili açıklama yapmadığı ve gerekli harcı yatırmadığı, bu yönde açılmış bir dava olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile, 406.000,00 TL nin █████/2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 27.733,86 TL’den peşin olarak yatırılan 6.933,47 TL'nin mahsubu ile 20.800,39 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 6.933,47 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 20.000,00 TL bilirkişi, 158,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 25.646,90 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 64.960,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!