İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde, tacir şirketin kurumsal banka hesabından bilgisi dışında gerçekleşen havalelerden kaynaklanan 99.980 TLlik zararın bankadan tazmin edilmesi talebiyle açılan dava.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının banka hesabından bilgisi ve rızası dışında 3. şahıs hesabına havale edilen toplam 99.980 TLlik mevduatın iadesi ve tazminat talebiyle açtığı davada, banka yetkililerine şüpheli işlem bildirimi yapılmasına rağmen transferlerin engellenmediğini ve bankanın kusursuz sorumlu olduğunu iddia eden davacıya karşılık, davalı bankanın mevzuata uygun kimlik doğrulama mekanizmaları kullanarak mobil şube aktivasyonu ile gerçekleştirilen işlemlerin davacının sorumluluğunda olduğunu, bankanın bir kusurunun bulunmadığını ve zararın giderilmesi sorumluluğunun kendilerine ait olmadığını savunmasını içermektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;-----Şirketi'nin ---- Şirketi nezdinde bulunan hesabından iki ayrı işlemle her biri 49.990,00 TL olan mevduatları müvekkilinin bilgisi ve rızası olmadan 3. Kişi ---- adına kayıtlı hesaba havale edildiğinin, aynı zamanda, ilgili işlemlerin şüpheli işlem olması sebebiyle davalı banka tarafından müvekkiline kayıtlı telefon numarasından ulaşıldığını, işlemi kendilerince gerçekleştirip gerçekleştirmediği sorulduğunu ve müvekkili tarafından işlemlerin tarafınca gerçekleştirilmediği bilgisi bankaya verildiğini, bunun üzerine müvekkili hesaplarını kontrol ettiğinde havalelerin gerçekleştirildiğini, işlemlerin kendileri tarafından gerçekleştirilmediğini beyan ettikten sonra davalı banka müşteri temsilcisi tarafından karşı banka ile iletişime geçilip ilgili mevduatların 3. Kişi hesabına geçmesinin engellenmesi ve mevduatların iadesi yönünde işlem yapılacağı temenni edildiğini ancak davalı banka mevduatların transferini engellemediğini ve ilgili mevduatların müvekkiline iadesini sağlamadığını, tüm bu olayların sonucu olarak müvekkili toplam 99.980,00 TL zarara uğradığını ve zararın giderilmediğini, bunun üzerine davalı bankaya uğranılan zararın giderilmesi ve hukuka aykırı olarak 3.kişiye gerçekleşen havalelerin iadesini talep ettiklerini ihtarname ile gönderildiğini, davalı banka ise bankanın sorumluluğunu gerektirecek bir davranış veya eksikliğin söz konusu olmadığını ve zararın giderilmeyeceğini belirttiğini, banka sorumluluğu kapsamında kusursuz sorumlu olan davalı banka, yaklaşık iki buçuk saatte gerekli engellemeleri yapmadığını, çekim işlemini engellemediğini, basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, mahkememizin re'sen gözeteceği nedenlerle; davalarının kabulünü, kısmi dava olarak ikame ettikleri 100 TL'nin, temerrüt tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini mahkememizden talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın hem usul hem de esas yönünden reddinin gerektiğini, davacı tarafından sunulan arabuluculuk anlaşmama son tutanağının dava şartını karşılamadığını, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, banka birimleri tarafından yapılan incelemelerde davaya konu para transferi işlemlerinde herhangi bir anormal durum tespit edilmediğini, bankanın internet ve mobil şube erişimlerinde mevzuata uygun kimlik doğrulama mekanizmaları kullandığını, 16.02.2024 tarihinde gerçekleşen işlemlerin davacının bankada tanımlı ----- numaralı telefonuna gönderilen SMS ile cihaz aktivasyonu sağlanarak yapıldığını, aktivasyon kodunun doğru girilmemesi halinde işlemin tamamlanmasının mümkün olmadığını, tüm şifre ve parola güvenliğinin davacının sorumluluğunda bulunduğunu, bankanın herhangi bir kusurunun veya güvenlik zafiyetinin olmadığını, işlemlerin bizzat davacı veya yetkilendirdiği kişilerce gerçekleştirildiğini, bankanın aktif özen yükümlülüğüne uygun hareket ettiğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca mevduata erişimin engellenmesinin suç teşkil ettiğini, davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın davacıya ait GSM operatörüne ve para transferi yapılan hesap sahiplerine ihbar edilmesini, davacı tarafından yapılmış bir suç duyurusu varsa soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını, faiz talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davacı şirketin davalı nezdinde bulunan mevduatının rızası ve bilgisi dışında 3. Kişi hesabına aktarılması iddiasına dayalı davacının oluştuğu iddia edilen zararının tahsili istemine ilişkindir.Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesi gerektiğinden dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi heyetinin rapor içeriğine göre; ----- arasında 05.08.2021 tarihinde Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ile Çek karnesi talep formunun imzalandığı, davacı firmaya ---- müşteri numarasının tanımlandığı----nolu vadesiz TL hesabının bulunduğu, 23.02.2021 tarihinde ----- yetkili olarak atandığı, 16.02.2024 tarihinde saat 12: 17'de mobil şube aktivasyonu için doğrulama kodu gönderildiği, saat 12: 18'de mobil bankacılık uygulamasının aktif edildiği, aynı gün 12: 18 ile 12: 20 saatleri arasında toplam 99.980 TL tutarında iki adet EFT işleminin gerçekleştirildiği, banka tarafından ---- nolu numaranın saat 12: 35 ve 12: 40'ta arandığı, bankanın BDDK gerekliliklerini yerine getirdiği, ancak yapay zeka destekli şüpheli işlem kontrol yazılımları gibi ek tedbirlerin alınabileceği, işlemin karşı hesaba geçmeden önce blokeye alınarak müşteriden teyit alınması gerektiği, bankanın ise işlem gerçekleştikten sonra müşteriye ulaştığı, bu nedenle sürecin baştan engellenemediği, kusur oranı ve hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığını beyan etmişlerdir.Ek raporda özetle; nihai takdir Mahkememize ait olmak üzere somut olayda dava konusu işlemlerin, davacının sadece kendisinin bilmesi gereken bankacılık bilgi/şifrelerini kullanarak kullanımında olan cep telefonu üzerinden işlemlerin yapıldığı, davalı bankanın BDDK gerekliliklerini yerine getirdiği, davalı bankanın 16.02.2024 12:17'de Mobil bankacılık kurulumu yapılan cihazdan 12:18 12:20 saatleri arasında 2 Adet (49.990 4 49.990 — Toplam 99.980 TL ) başka bankaya para gönderimi FAST işlemi işleyiş dikkate alınarak “dolandırıcılık veya şüpheli işlem” olma ihtimaline karşı ek bir güvenlik teyidi ile teknik olarak anlık para gönderim işlemi FAST sürecinde tutarın karşı bankaya geçmesini engelleme imkanı olmadığından, belirtilen nedenlerle bankaya atfedilecek kusur bulunmadığı, diğer konularda kök raporda varılan sonuçlarla bağlı kalındığı bildirilmiştir.Davacı vekilince █████/2026 tarihli beyan dilekçesi ile; dava konusu haksız fiile ilişkin --- Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde yürütülen ---- sayılı ceza soruşturması sonucu derdest ---. Asliye Ceza Mahkemesinin ----- sayılı ceza kovuşturması kapsamında, parayı ele geçiren şahıs tarafından dava konusu ana para tutarı müvekkiline haricen iade edildiği, davalı bankanın davanın açılmasına sebebiyet verdiği, HMK 331 madde kapsamında yargılama giderlerinin davalı aleyhine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Borcun ödenmesi ile davanın konusuz kaldığı, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarına göre somut olayda davalı bankaya atfedilecek kusur bulunmadığı tespitine göre davanın açılışı sırasında davalının haksız olmadığı anlaşılmakla HMK 331 madde kapsamında yargılama giderleri davacı aleyhine yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinden açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın esası hakkında konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gerekli karar harcı 732,00 TL’den peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile 304,40 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 2.080,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,7-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.