Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesince sigorta şirketine karşı açılan kaza sigortası kaynaklı rücu davasında, poliçe muafiyeti ve zamanaşımı savunmalarının incelendiği gerekçeli karar.
Özet: Davacı sigortalı şirket, 2015 yılında meydana gelen bir kaza sonucunda üçüncü şahsa ödemek zorunda kaldığı tazminat ve dava masrafları toplamı 546.502,12 TLden, üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesindeki 10.000 USD muafiyet bedeli düşüldükten sonra kalan 156.774,12 TLnin, ticari avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden rücuen tahsilini talep ederken; davalı sigorta şirketi, davanın zamanaşımına uğradığı, taleplerin poliçe teminatı dışında kaldığı ve muafiyetin altında olduğu gerekçeleriyle sorumluluğu kabul etmeyerek davanın reddini istemektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi ve ... aleyhine dava dışı ... tarafından █████/2015 tarihli olay neticesinde tazminat davası açıldığını ve nihai olarak ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/ Esas 2023/ Karar sayılı dosyası ile karara çıktığını ve kararın kesinleştiğini, alacaklı ... tarafından ... 3.Genel İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve müvekkili tarafından icra dosyasına █████/2025 tarihinde 445.504,70 TL (alacaklı vekili stopajı hariç) ve █████/2025 tarihinde 76.975,47 TL olmak üzere toplam 522.480,17 TL yatırıldığını, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve süre gelen yargılama boyunca müvekkili şirketin yargılama gideri,harç ve yargılama dolayısı ile bir takım harcama/masraf yapmış olup bu harcamalar toplamının 24.021,95 TL olduğunu, nihai olarak bu olay nedeni ile müvekkilinin uhdesinden 546.502,12 TL harcama yapıldığını, müvekkili ile sigorta şirketi arasında █████/2015-█████/2016 dönemi, ... nolu 3.Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunduğunu, bu poliçe gereği hasar ödemeleri için ödeme tarihindeki satış kuru baz alınacağı ve 10.000 dolar muafiyet kaydı bulunduğunu, müvekkili tarafından icra dosyasına █████/2025 tarihinde 445.504,70 TL yatırılmış olup bu tarihteki döviz satış kurunun 38.9728 TL olup muafiyet miktarının 389.728 TL olduğunu, muafiyet düşüldüğünde geriye kalan miktarın 55.776,70 TL olduğunu, İcra dosyasına █████/2025 tarihinde 76.975,47 TL ödendiğini, icra dosyasına yansımayan ve müvekkili tarafından rücuya konu dava için yapılan harcama toplamanın 24.021,95 TL olduğunu, 3 adet alacağın toplamının ise 156.774,12 TL olup poliçe gereği sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar olduğunu, davalı sigorta şirketi ile ... Arabuluculuk Bürosunun 2025/ dosyası ile yapılan başvurunun olumsuz sonuçlandığını, 55.776,70 TL muafiyet sonrası talep edilen alacağa icraya ödeme tarihi olan █████/2025,76.975,47 TL talep edilen alacağa icraya ödeme tarihi olan █████/2025,24.021,95 TL talep edilen alacağa ise arabuluculuk son tutanak tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsil talebi bulunduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle ve fazlaya dair her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, 55.776,70 TL alacağa icraya ödeme tarihi olan █████/2025; 76.975,47 TL talep edilen alacağa icraya ödeme tarihi olan █████/2025; 24.021,95 TL talep edilen alacağa ise arabuluculuk son tutanak tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, TBK 72/1. Maddesinin "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmünün yer aldığını, yine TTK 1420. maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" düzenlemesinin mevcut olduğunu, işbu talebe konu mezkur kazaların 28.09.2015 tarihlerinde gerçekleştiğini, bu sebeple davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketine yöneltilen taleplerin teminat dışı olduğunu, poliçede yer alan muafiyet kaydı gereği hasar, poliçe muafiyeti tutarının altında kaldığından müvekkili şirket yönünden herhangi bir sorumluluğun söz konusu olmadığını, sorumluluklarının poliçe teminatları kapsamında kalmak kaydı ile poliçe limitleri ile sınırlı olarak sadece 3. şahıslar için muafiyet tenzili dahilinde geçerli olduğunu, teminat kapsamına giren her bir olayda minimum genel sorumluluk hasarlarında olay başı 10.000,00-USD tenzili muafiyet uygulanacağını, muafiyet tenzilatının sigorta şirketinin riskin bir bölümünü üstlenmemesi olarak tanımlandığını, sigorta şirketi ile sigorta ettiren, tespit olunan bir miktara veya sigorta bedelinin belli bir yüzdesine kadar olan hasarların ya da hasarın belli bir yüzdesinin sigortacı tarafından tazmin edilmeyeceğini poliçede düzenlendiği, genelde hasarın belli bir bölümünün ödenmemesi şeklindeki muafiyete tenzili muafiyet denildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bahsi geçen poliçede her hasar için maddi bedeni ayrımı yapılmaksızın her bir hasarda uygulanacak min. 10.000,00-USD tutarında muafiyet bulunmakta olup sorumluluğun ve limitin değerlendirilmesinde muafiyet tutarına kadar hasar taleplerinin teminat harici değerlendirileceğinin gözetilmesi gerektiğini, muafiyet uygulaması sigorta şirketi tarafından yapılacak ödemeleri kapsamakta olup; poliçede belirtildiği üzere hasar ödemelerinin prim, muafiyet ve tazminat değerleri belirlenirken hasar ödeme günündeki ... Bankası döviz satış kurunun esas alınacağını, anılan klozda hasar ödemelerinden kastın müvekkili sigorta şirketinin hasar ödemesi olup; bu doğrultuda belirlenecek döviz kurunda davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından yapılan ödeme tarihinin ... döviz satış kurunun baz alınması söz konusu olmamak kaydı ile; müvekkili sigorta şirketinin hasar ödemesi tarihindeki döviz satış kurunun dikkate alınması ve poliçede Türk Lirası dışında döviz cinsinden yazılı muafiyetlerin tazminat ödemesinin yapıldığı tarihteki ... döviz satış kuru üzerinden hesaplanarak tazminat ödemesinden tenzil edilmesi gerektiğini, muafiyet miktarının asıl alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini, muafiyet tutarının tazminat asıl alacağından mahsubu ile hesaplama yapılması gerektiğini, somut olayda tazminat asıl alacağı muafiyet altı kaldığından asıl alacağa bağlı feriler yönünden de sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmayacağını, poliçenin manevi tazminat teminatını havi olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere poliçe incelendiğinde manevi tazminat klozunun poliçede bulunmadığını, manevi tazminat teminatının 3. şahıs sorumluluk poliçelerinde ek prim karşılığı satın alınabilen bir teminat olup poliçemiz bu teminatı havi olmadığını, bu nedenle müvekkil sigorta şirketinin manevi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, 28.09.2015 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle hak sahibi tarafından açılan ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/ E. - 2023/ K. Numaralı dosyada mahkemece davacı lehine 143.742,23-TL maddi; 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedildiğini, ilamın icrası amacıyla başlatılan ... 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı icra dosyasına davacı şirket tarafından 27.05.2025 tarihinde 445.504,70-TL, 04.06.2025 tarihinde 76.975,47-TL ödeme yapılarak dosya borcun infaz edildiğini, 445.504,70-TL'lik ödemeye ödemenin yapıldığı tarihteki kurun 1 USD=38,97-TL esas alınarak 10.000,00-USD muafiyet tenzil edildiğini ve akabinde toplam 156.774,12-TL için talepçi olunduğunu, poliçede manevi tazminat teminatı bulunmadığından maddi tazminat üzerinden muafiyet indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirkete karşı ikame edilen işbu davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte günümüz tarihinde ödeme yapılsa dahi poliçe kapsamında uygulanacak muafiyette 14.11.2025 tarihinde ... tarafından efektif satış kuru 1 USD =42,25-TL olup, 10.000,00-USD muafiyet kaydı günümüz itibariyle toplamda 422.500,00-TL olduğunu, poliçedeki muafiyet kaydı ile birlikte maddi tazminat tutarının belirlenen muafiyet sınırları dahilinde olduğunu, hiçbir şekilde davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydı ile; muafiyet hesabında davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemede, ... tarafından yapılan ödeme tarihindeki güncel kur 1 USD=38,9728-TL esas alınsa dahi hükmedilen 143.742,23-TL maddi tazminatın ilgili tarihlerde yine muafiyet sınırlarının içerisinde yer aldığını, tarafların serbest iradelerine göre kararlaştırılan poliçe gereğince davacı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, poliçenin tanzimi öncesindeki müzakerelerde poliçeye eklenmesini veya poliçeden çıkartılmasını talep ettiği hususları önceden bildirmesi gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak, her bir hasarda uygulanacak olan 10.000,00-USD muafiyet klozunun geçerliliğini etkileyen bir durumun bulunmadığını, muafiyetin müvekkili şirket tarafından yapılan/yapılacak ödemelerde ödeme tarihindeki ... döviz satış kurunun baz alınması gerektiğini, anılan muafiyet klozuna göre davacı ...'ın talep ettiği tazminat miktarının poliçe muafiyeti sınırları içinde kalması sebebiyle davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu ve haksız açılan davanın reddini Mahkemeden talep ettiklerini, avans faiz talebinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu talebin haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkin olup avans faiz talep edilemeyeceğini, avans faizinin ancak işin ticari nitelikte olması ve yine ticari işletmeye ilişkin olması halinde talep edilebilen faiz türü olduğunu, dava dışı zarar görenlerin davacı sigortalıdan avans faiz talep edemeyecek ise yine onun sorumluluğunu üstlenen müvekkili sigorta şirketinden de avans faiz talebinin mümkün olmadığını, talebin reddi gerektiğini, itiraz ve savunmaları baki kalmak ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi içinde yer alan 3. Şahıs Sorumluluk teminatı ile sigortacı 3. şahıs konumundaki zarar görenlere ait tazminat taleplerini genel şartlarda yazılı teminatlar çerçevesinde poliçede yazılı limitlere kadar temin ettiğini, işbu sigorta türü ile belirtildiği üzere teminat altına alınmak istenen rizikonun teminat altına alınan rizikodan tamamen bağımsız olan kişilerin doğrudan bir şekilde sigortalının kusuru nedeni ile zarar görmesi olduğunu, buradaki 3. şahıstan kastedilen işveren ya da sigortalı olmayan herhangi bir kişi olmayıp işveren ya da sigortalıya hizmet akdi ile bağlı olmayan, sigortalı ile sözleşmesel dahi olsa bir bağlantı halinde olmayan, sigorta konusu edilen yapım işi ile hiçbir bağlantısı olmayan kişiler olduğunu, yine 3. kişi sayılma halinde dahi sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olduğunu, müvekkili şirket nezdinde düzenli poliçe notlarında bildirilen gerekli önlem ve tedbirlerin alınmaması halinde taleplerin teminat dışı olduğunu, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun ihbar yapılmadığını, müvekkili ... Sigorta A.Ş.' nin konu davadan/kazadan ilk kez aleyhine yapılan takip ile haberdar olduğunu, öncesinde müvekkili sigorta şirketine herhangi bir başvuru ya da usulüne uygun ihbar yapılmadığını, ihbar yapılmadığından konu davada müvekkilinin savunma ve davaya dahil olma imkanı bulunmadığını, kurulan hükmün taraflarınca kabulü ve şirkete rücusunun mümkün olmadığını, yargılama aşamasında alınan hiçbir raporun taraflarınca kabul edilmediğini, müvekkili sigorta şirketinin davacı yan tarafından yapılan usulüne uygun başvuru ile temerrüde düşürülmediğinden dolayı dava tarihi itibariyle mütemerrit duruma düşeceğini, bu husus gözetilmeksizin davacının müvekkili şirketin ödeme tarihi itibariyle faiz ve fer'ilerden sorumlu tutulmasına yönelik taleplerinin açıkça yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket TTK. Md. 1446 gereği rizikoyu ihbar yükümlülüğüne uymadığını, TTK md.1446'da "Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. (2) Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir." şeklinde belirtildiğini, Sigortacının mali sorumluluğunu gerektirecek bir vakıa meydana gelmesi halinde sigortalının, sigortacıyı haberdar etmesi (ihbarda bulunması) yine tazminat talebi ile karşılaşan sigortalının talebe ilişkin evrakı (davetiye, ihbarname, ihtarname, adli tebligat, dava arzuhali, mektup ve diğer bilcümle vesika) derhal sigortacıya bildirmesi amir hüküm mahiyetinde belirlendiğini , meydana gelen kazaların davacı şirket tarafından süresinde müvekkili şirkete bildirilmemiş olup Kanun hükmü gereği geç ihbar nedeniyle tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilmesi hususunun hesap ve karar aşamasında dikkate alınması gerektiğini, işbu beyan ve savunmaları saklı kalmak kaydıyla ve kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte kazaya ilişkin ceza soruşturması veya kovuşturması olup olmadığı araştırılarak var ise ceza yargılaması bekletici mesele yapılması gerektiğini, poliçede her bir hasar için maddi bedeni ayrımı yapılmaksızın 10.000,00-USD tenzili muafiyet uygulanacağına, 10.000,00-USD tenzili muafiyet uygulandığında bakiye alacak kalmadığı, haksız olarak açılmış bulunan davanın reddine, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunmakla; tüm dava masrafları, faiz ve sair fer'i taleplerinin reddine, ücreti vekaletin ve masrafların davacı tarafa tahmiline karar verilmesini ve varsa sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/ Esas 2023/ Karar sayılı dosyası( istinaf kaldırma kararı öncesi 2018/ Esas 2021/ Karar sayılı dosyası), ... 3.Genel İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası, ... Sigorta A.Ş. işveren mali mesuliyet sigorta poliçesi ve hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 28.09.2015 tarihli haksız fiil nedeni dava dışı kişiye ödenen tazminatın Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir. ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/ Esas 2021/ Karar sayılı dosyasında; dava dışı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine, miras bırakanı olan babası ...'in davalılar ... miras bırakanları adına kayıtlı taşınmazdaki cevizlerin silkenelerek indirilmesi işi için davalıların miras bırakanları ile yaptığı anlaşma gereği ağaca çıktığında ağaçların üzerinden geçen elektrik tellerinin akımına kapılarak ölmesi sebebiyle destekten yoksun kalması nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemli dava açmış olup, yapılan yargılama sonucunda, maddi tazminata ilişkin davanın kabulüne, 75.708,06 TL'nin kaza tarihi █████/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan kusur oranında müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne, 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi █████/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan kusur oranında müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ve 2021/ Esas 2023/ Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verilerek dosyanın ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevdi edildiği, Mahkememce 2023/ Esasına kaydedilen dosyada yeniden yapılan yargılama soncunda 2023/ Karar sayılı karar ile maddi tazminat isteminin kabulü ile, 143.742,23 TL maddi tazminatın █████/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan kusurları oranında müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan kusur oranında müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, kararın 16.04.2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dava dışı ... tarafından ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı gereğince ... 3.Genel İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, takip dosyasında, davacı tarafça icra dosyasına █████/2025 tarihinde 445.504,70 TL ve █████/2025 tarihinde 76.975,47 TL olmak üzere toplam 522.480,17-TL yatırıldığı, dosyada yapılan kapsak hesabına göre yekun alacak 522.119,84-TL, yatan para 522.480,17-TL olmak üzere 360,33-TL borçluya iade edilecek tuta olarak hesaplandığı görülmüş olup, davacı tarafça toplam 522.480,17-TL ödeme ile ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapıldığı belirtilen yargılama gideri toplamının 24.021,95 TL'nin davalıdan üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında tahsilini talep etmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdi ile, dava dosyası ve ibraz edilen deliller kapsamında, davacının sigorta poliçesi kapsamında varsa alacaklı olduğu miktarın tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda █████/2026 tarihli raporun düzenlendiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; davacı ... enerji ve dağıtım sitemi faaliyet konusunda davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı, █████/2015-█████/2016 vadeli, Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, poliçede 3. şahıs mali mesuliyet maddi bedeni ayırımsız 50.000,00 USD olduğu, 3.Şahıs Mali Sorumluluk olay başı ve toplam 10.000.000,00 USD olduğu, poliçede ayrıca 3. Şahıs mali sorumluluk 10.000,00 USD muafiyet tenzili kaydının yer aldığı, poliçe ile faaliyet konusu nedeniyle üçüncü şahısların Üçüncü Şahıs mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları dahilinde meydana gelebilecek kazalar sonucu uğrayabilecekleri zararları teminat limiti dahilinde teminat altına alındığı, bu kapsamda üçüncü şahısların ölmesi, yaralanması veya sağlığının zarara uğramasının teminat kapsamında olup, bu nedenle davaya konu olayın teminat kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Poliçede manevi tazminat 3. şahıs mali mesuliyet istisnaları arasında düzenlenmiş olup, manevi tazminat talebi poliçe kapsamında olmadığından davacının maneni tazminata yönelik yapılan ödeme nedeniyle davalıdan rücu talebi bu nedenle yerinde görülmemiştir. Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan gerçek zararı gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi masraflarını da karşılamakla yükümlü olduğu, ayrıca, ihbar yükümlüğünün yerine getirilmiş olması kaydıyla sigortalının üçüncü şahsa ödediği tazminatın temerrüt faizinin tamamının da sigortacı tarafından karşılanması gerektiği, bu kapsamda dava konusu tazminata ilişkin ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/E. 2021/K. sayılı davanın davalı sigorta şirketine ihbarının talep edildiği, ihbar dilekçesinin davalı sigorta şirketine tebliğe çıkarıldığı ancak tebligatın iade geldiği, daha sonra davanın davalı şirkete ihbar edilmediği görülmekle, bu durumda davalı sigorta şirketi ihbar tarihinden itibaren faizden sorumlu olacağından işlemiş faizden sorumlu olmadığına karar verilmiştir. Yine dava konusu poliçede 10.000 USD muafiyet bulunduğu, poliçede muafiyet miktarının yabancı para birimi (USD) cinsinden belirlenmiş olup, poliçede özelşartlarında hasar ödemeleri için ödeme tarihindeki satış kuru baz alınacağının düzenlendiği, muafiyet (█████/2025 tarihli kura göre) = 10.000 USD x 38,9608 = 389.608 TL olduğu, görüleceği üzere, maddi tazminat yönünden asıl alacak olan 143.742,23 TL, muafiyet tutarı olan 389.608,00 TL'nin oldukça altında olduğu, sigorta şirketinin sorumluluğu, asıl borcun teminat kapsamında olması şartına bağlı olup, asıl borç (maddi tazminat) poliçedeki muafiyet sınırını aşmadığından bu borca bağlı olarak fer'i nitelikteki faiz, vekalet ücreti ve masraflardan da sigortacı sorumlu
tutulamayacağına karar verilmiştir.Sonuç olarak her ne kadar dava konusu olay davalı sigorta şirketi tarafından tanzim olunan 3. şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi teminatı kapsamında olsa da, davalı şirketin davacı şirketin kusuru nispetinde asıl alacak ve yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/E. 2021/K. sayılı davanın davalı sigorta şirketine ihbar edilmediği, davada davacı şirketin %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kusur ve muafiyet tenzil edildiğinde davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu asıl alacak tutarının bulunmadığı, bu nedenle yargılama ve icra giderlerinin de sorumlu olmadığından Mahkememizce davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.677,32-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.945,32-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!