İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinden, sigorta şirketinin nakliyeci aleyhine, konteynerdeki sarı mercimek hasarı nedeniyle açtığı rücuen alacak ve itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigorta ettiği sarı mercimeklerin konteynerdeki delik nedeniyle nakliye sırasında hasar görmesi üzerine sigortalıya ödediği tazminatın taşıyıcı şirketten rücuan tahsili için başlattığı icra takibine taşıyıcı tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmiş; taşıyıcı ise aktif husumet yokluğu, malların CIF teslim şartlarıyla satılması nedeniyle riskin alıcıya geçtiği, konteynerin yükleyici tarafından mühürlü teslim edildiği (FCL/SLAC), dolayısıyla hasardan sorumlu olmadığı yönündeki savunmalarına rağmen yerel mahkemece davanın kabul edilmesi üzerine bu kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ███████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2022
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı ... A.Ş. vekili 23.08.2021 harç tarihli dava dilekçesinde; dava dışı sigortalı .... Şti. tarafından ... Limanı’ndan İtalya ...’ya sevk edilen 4 konteyner içerisindeki 96 çuval 96.128 kg sarı mercimek emtiasının 27.10.2020 tarihli – 109857945 numaralı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, emtianın 3.250 kg’lık kısmının ARKMER000013... nolu konşimento ve davalıya ait ARKU857.....nolu konteyner ile taşınması sırasında konteynerdeki delikten ıslanıp küflenerek hasarlandığını, yapılan incelemede sovtaj bulunmadığının tespit edildiğini ve dava dışı sigortalıya 23.558.95 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme % 10 zarar irabesi bulunduğundan bu miktarın mahsup edilmesiyle 21.417,23 TL asıl alacak ve ferilerinin davalıdan istendiğini, davacının TTK m. 1472'e göre sigortalının haklarına halef olduğunu, zararın tazmini için İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, borçlunun itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabulucuk başvurusunda uzlaşma sağlanamadığını belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar.... A.Ş. vekili 08.09.2021 tarihli cevap dilekçesinde; davacının sigortalısına ait yükün sigortalı firmanın adresinden Mersin Limanı'na dava dışı üçüncü kişi tarafından kara yoluyla Mersin Limanı'ndan Salerno / İtalya Limanı'na müvekkil şirket tarafından deniz yolu ile Salerno / İtalya Limanı'ndan alıcının bulunduğu adrese dava dışı üçüncü kişi tarafından kara yoluyla taşındığını, müvekkil şirketin, ARKMER000013... numaralı konşimento tahtında deniz yolu taşıma işini gerçekleştirdiğini, aktif husumet yönünden; davacının satış sözleşmesine konu malın faturasının CIF teslim şeklinde olması nedeniyle, risklerin malın gemiye yüklenmesinden itibaren alıcıya geçtiği bu nedenle sigortalı ve menfaat sahibinin alıcı olması gerektiği, dosyada alıcının bu hakkını davacının sigortalısına devrettiğine dair bir belge bulunmadığını, bu nedenle ödemenin ex gratia (hatır ödemesi) olduğunu, bu nedenle usulüne uygun halefiyet kazanmadığını, sigortalının ticari faturaya istinaden tüm mal bedelini tahsil etme ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle sigorta şirketinin yaptığı ödemenin ekstra bir ödeme olma ihtimali bulunduğundan davacının aktif husumeti bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, hasardan taşıyanın bir sorumluluğu bulunmadığını, taşıma senedinde açıkça görüleceği üzere taşıyanın sadece deniz taşımasını üstlendiğini, konteynerler yükleyici firma tarafından takılan mühür ile yükleyici firmanın adresinden Mersin Limanına kara yolu ile dava dışı 3. bir kişi tarafından aynı mühür ile taşındığını, davalı taşıyanın da malları mühürlü konteyner içerisinde yükleme limanından boşaltma limanına taşındığını ve mühürlü olarak alıcısına teslim edildiğini, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kanıtlanamadığını, taşımanın FCL / FCL (Full Container Load) olarak gerçekleştiğini, taşıyana mühürlü olarak teslim edildiğini, konşimento üzerinde "Slac Shippers Load, Stow, Eight, And Count" yani "Yükleyici Yükledi İstifledi Saydı Ve Mühürledi" klozunun yer aldığını, buna göre taşıyanın söz konusu yüklere hiçbir müdahalesi olmadığı, ayrıca konşimento da Free in / Free out klozunun bulunduğunu, taşıyanın yükleme ve boşaltma yükümlülüğünün bulunmadığını, meydana gelen hasarlardan sorumluluğunun bulunmadığını, konşimento "taşıma şart ve koşulları" 7.iii.(b) maddesine göre davaya konu hasardan taşıyanın sorumlu tutulamayacağını, konteynerlerde hasar bulunmadığını, bu konuda bir itirazi kayıt bulunmadığını, interchange raporu düzenlenmediğini, yine kara nakliyesi sırasında boşaltma limanı kapısından çıkarılırken konteynerin delik olduğuna ilişkin bir tutanak tutulmadığını, istiflemenin yükletenin sorumluluğunda olduğunu, taşıyanın TTK m. 1186'ya göre mal bedelini bilmediğinden sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek davanın aktif husumet yokluğu, usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasarı nedeniyle açılan rücuen takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir 7. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, nakliyat emtia sigorta poliçesi ve abonman sözleşmesi, konşimento ve tercümesi, mal faturası, çeki listesi ve tercümesi, hasar ihbarı, ekspertiz raporu ve hasara ilişkin fotoğraflar, navlun faturası, ödeme dekontu, ibraname ve temlikname, yansıtma faturaları, gümrük beyannamesi, dolaşım belgesi, liman ve gümrük evrakları, fatura, tarafların defter ve kayıtları incelenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
İzmir 7. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ....Şirketinin takip borçluları .....A.Ş. ve ..... A.Ş. aleyhine açtığı 26.07.2021 tarihli ilamsız takip talebinde (23.558,95 TL asıl alacak + 1.362,22 TL işlemiş faiz =) 24.921,17 TL alacak üzerinden takibe geçtiği, ödeme emrinin borçlulara 31.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 27.07.2021 tarihinde takibe, borca, faiz ve konu borcun ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
Davalılar ..... A.Ş.'nin aktif husumet yönünden yapılan itirazı değerlendirildiğinde; davacı sigortalısı .... Şti.'nin Türkiye Mersin limanından İtalya / Salerno Limanına emtianın taşınmasında taşımanın CIF kaydına göre yapıldığından hasar ve yararın alıcı .... firmasına geçtiği, hasar ve yararın alıcı üzerinde doğduğu, bu hakkın davacının sigortalısına devredildiğine ilişkin belge bulunmadığı itirazının incelenmesiyle; CIF şekliyle yapılan satışta satış sözleşmesi uyarınca eşya zararının alıcıda doğduğu belirtilmiş ise de hasarlı mal bedelinin iade edilmesi ya da bedelsiz ihracat yapılması veya cari hesap kaydından mahsup edilmesi halinde satıcının da zararının doğduğu ve böylece sigortalı olarak lehtar sıfatına sahip olduğu, uygulamada Yargıtay kararları da yerleşmiş olduğundan bu konuda Mersin Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak sigortalı .... Şti’nin belirtilen koşullarda zararın oluşup oluşmadığı ve sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin ex gratia olup olmadığı incelenerek rapor alınmıştır. 18.02.2022 tarihli bu raporda; davacı şirketin sigortalısı dava dışı .... Şti.’nin 2020-2021 yılı defter ve kayıtları incelenmesiyle .... tarafından ... dekontuyla .... firmasının 3.050 USD gönderildiği ve bunun defterlere kaydedildiği, böylece sigortalı şirketin aktif husumet şartlarının bulunduğu, belirlendiğinden bilirkişiler ...., .... ve ....’tan 15.06.2022 tarihli rapor alınmıştır.
Bu raporda taşıma konusu emtianın Mersin Limanına dava dışı üçüncü kişi tarafından kara yoluyla,Mersin limanında Salerno / İtalya limanında davalı şirket tarafından deniz yoluyla İtalya Limanında alıcının bulunduğu adrese dava dışı üçüncü kişi tarafından kara yolu ile 77.760 USD karşılığı 96.128 kg brüt 96.000 kg net mercimek emtiasının 4 konteyner içerisinde taşındığı, toplam hasar tutarının ekspertiz raporunda 3.250 kg karşılığı 2.632,50 USD olarak belirlendiği, bu bedele %10 ek bedelin eklenmesi ile (263,25 USD) sigortalıya 2.895,75 USD ödendiği, (23.558,95 TL) emtianın mercimek niteliğinde olduğu, hasarlı ürünlerin küflendiği ve sovtaja konu edilemeyeceği, hasarın
oluşma sebebinin ekspertiz raporunda konteynerdeki delikten olduğu belirlendiği, buna ilişkin fotoğrafların dosyada bulunduğu, ıslanmanın taşımanın yapıldığı tüm süreç boyunca liman beklemeleri ve gemi taşıması sırasında oluştuğu, davacı sigortacının TTK m. 1472’ye göre halefiyet şartlarının gerçekleştiği, ayrıca konteyner üzerindeki delik nedeniyle hasarın meydana geldiği, TTK m. 1186’ya göre yapılan hesaplamada da 1 ÖÇH’nin 12 TL olup, sorumluluk sınırının çuval başının 2 ÖÇH x 1.000 kg x 12 TL = 24.000 TL olup, 3.250 kg ürün zayii olduğundan 54.000 TL tazminatın talep edilebilieceği bu rakamında dava değerinin üzerinde olduğundan sınırlamanın uygulanması gerekmediği belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekili, beyanda bulunmamıştır.
Bu rapora karşı davalı vekili 29.06.2022 tarihli beyan dilekçesinde ispat yükünün davacıda olup, davasını kanıtlayamadığını, davacının tek delilinin ekspertiz raporu olması nedeniyle ekspertiz raporunun da doğru olduğunun saptanmasının gerektiğini, ekspertiz incelemesinde konteynerin hiç inceleme yapılmadığını, fotoğraflar ile hasarın nasıl ve kimin sorumluluğunda meydana geldiğini ispat edilebilir olmadığını, konteynere ait olduğu belirtilen fotoğrafların bu konteynere ait olup olmadığı belirlenmediğinden, bilirkişi incelemesi yapılmadan ekspertizin bu tespiti yaptığını, konteyneri delik olduğuna ilişkin bir tutanak bulunmadığını, zararın ne zaman meydana geldiğinin de anlaşılması mümkün olmadığından bu zarardan müvekkili taşıyanı sorumlu olamayacağı, ayrıca davacının aktif dava ehliyeti olmadığını, hasar ve yararın alıcıya geçtiğini, belirterek ek bilirkişi raporu alınmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre;
Dava konusu sigortalı ..... Şti.’nin Mersin Türkiye’den Salerno İtalya’ya 4 konteyner içerisinde 96 çuval 96.128 kg brüt 96.000 kg net Sarı Mercimek emtiasını ihraç ettiği ve gemiye yüklenen emtianın taşındığı, davacı sigortacıya sigortalı olan malın ARKU857...numaralı bir adet konteynerde 3.250 kg emtiada ıslanma, küflenme ve topaklanma meydana gelmesi nedeniyle hasar gördüğü, konteynerde delik bulunması nedeniyle hasarın oluştuğu, konteynerin davalı tarafın temin edilmesiyle teknik standartları taşımadığı ve içerisine su girerek bozulmaya sebebiyet verdiği, emtia üzerinde yapılan incelemede raporlar gözetildiğinde ekspertiz raporunda da belirlendiği üzere emtianın insan sağlığı için kullanılması mümkün olmadığı, 1.000 kg’lık Big Bag Çuvallara konulmuş 3.250 kg üründe hasar oluştuğu, 20.750 kg yükün ise sağlam ürün olduğu, hasarlı ürünlerin sovtaja tabii tutulamayacak derecede bozulduğu, davacı tarafın talebiyle bağlı kalındığında 3.250 kg x 0.810 USD =2.632,50 USD’lik zararın oluştuğu bu zarara eklenen %10 ilave bedelin ise sigortalıya sözleşme kapsamında ödenen bedel olması nedeniyle bu miktarın tazminat hesabında dikkate alınamayacağı, davacının da dava dilekçesinde 23.558,95 TL talebinden %10 indirim yaparak 21.417,23 TL talep ettiği, ancak davacının gerçek zararının 21.203,05 TL olduğu belirlenip, bu zararın davalıdan tahsilinin gerektiği belirlenmiştir.
Davacı sigortacının bu zarar miktarı üzerinden sigortalıya 12.03.2021 tarihinde ödemesiyle bu tarih üzerinden rücu hakkını kazandığı ve taşıyanlara rücu etme şartlarının oluştuğu belirlenmiştir.
Olaya konu olan yük zararı taşımada kullanılan konteynerin denize elverişsizliğinden kaynaklanmaktadır. Şayet konteyner taşıyan tarafından tedarik edilmiş ise bu taşıma kabı aynı zamanda geminin alonju sayılır. Konteynerdeki elverişsizlik bu halde geminin denize elverişsiz olmasına neden olacaktır. Dolayısıyla taşıyan ortaya çıkan zarardan TTK m. 1141 (taşıyanın geminin elverişsizliğinden doğan sorumluluğu) uyarınca sorumlu olacaktır. Buna göre taşımaya konu ARKU857.... numaralı konteyner taşıyan .... AŞ sorumluluğunda taşındığı, konteyneri temin eden ..... AŞ’nin temin ettiği ve gemiye yüklenen konteynerdeki delikten su girmesi sonucu yükteki hasarın oluştuğu belirlenmiş olduğundan geminin alonju niteliğindeki konteynerdeki bu delik nedeniyle 6102 sayılı TTK m.1141’e göre taşıyıcı sorumlu olacaktır. Konteynerdeki elverişsizlik bu halde geminin denize elverişsiz olmasına neden olacaktır. Dolayısıyla taşıyan ortaya çıkan zarardan (6102 sayılı TTK m. 1141) (taşıyanın geminin elverişsizliğinden doğan sorumluluğu) uyarınca sorumlu olacaktır.
Olaya konu olan yük zararının taşıyan açısından sorumluluğunun belirlenmesinde bugüne kadar uygulanan sorumluluk kuralları dikkate alındığında gerek eski Alman Hukukunda ve mahkememiz uygulamasında; taşımada kullanılan konteynerin denize elverişsizliğinden kaynaklandığı kabul edilerek şayet konteyner taşıyan tarafından tedarik edilmiş ise bu taşıma kabı aynı zamanda geminin alonju sayılmıştır. Konteynerdeki elverişsizlik bu halde geminin denize elverişsiz olmasına neden olduğu kabul edilerek taşıyanın ortaya çıkan zarardan TTK m. 1141 (taşıyanın geminin elverişsizliğinden doğan sorumluluğu) uyarınca sorumlu olduğu ve sorumluluğunun sınırsız olduğu kabul edilmiştir. Ancak bu sorumluluğunun değişen doktrin ve Uluslararası sözleşmede ki sorumluluk sınırlamaları ve uygulaması (Rotterdam Kuralları m. 14’e göre bu davranışlar artık konteynerin yüke elverişli hâle getirilmesi borcu kapsamında değerlendirilmektedir) göz önüne alındığında konteynırın taşıyan tarafından tedarik edilmesi halinde (ki somut olayda ki taşıma bu şekilde gerçekleşmiş olup, davalı vekilinin ön inceleme duruşmasında ki beyanında yer aldığı üzere) taşıyanın sorumluluğu taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasına yardımcı olmak amacıyla konteyner tedarik etmeyi taahhüt etmesi navlun sözleşmesinden doğan yan edim yükümlülüğü kabul edilmektedir. Bu halde taşıyan konteynır tedarik ederek tek bir sözleşme niteliği taşıyan ve karma sözleşme olmayan navlun sözleşmesinde taşıma ediminin yanında yan edim olarak sağlam, taşımaya ve yüke elverişli bir konteynır tedarik etmeyi yükümlenmektedir. Bu edim yan edim yükümlülüğü olmakla edimin yerine getirilmemesi halinde sorumluluğu doğmakta olup bu sorumluluk navlun sözleşmesinden ortaya çıkmakta ve sözleşmenin ihlalinden doğan (taşıyan yüke elverişli konteyner tedarik etme borcunun ihlâlinden (kötü ifa) ötürü yükle ilgililere karşı sorumlu olacaktır). TBK m. 112 ve devamına göre borcun ifa edilmemesinden dolayı sorumluluğu bulunacaktır. Taşıyanın hâkimiyet alanında bulunduğu dönemde konteynerin elverişsizliği sebebiyle ortaya çıkan eşya zararları (zıya ve hasar) için ise yüke özen borcunun ihlâlinden doğan sorumluluk kuralları (TTK m. 1178 vd.) uygulanacaktır. Yükümlülüğün ihlâl edilmesi halinde taşıyanın hâkimiyet alanı içerisinde eşya zıya veya hasara uğrarsa, yüke özen borcunun ihlâlinden doğan sorumluluk hükümleri uygulanmalıdır ([e]TTK m. 1061 vd., TTK m. 1178 vd). Konteynırda ki zıya veya hasarın taşıyanın hâkimiyet alanı dışında gerçekleşmesi hâlinde ise, navlun sözleşmesinin ihlâlinden ötürü taşıyan sorumluluk sınırlamasına tâbi olmadan ortaya çıkan bütün zararlardan sorumlu olması söz konusu olacaktır (BK m. 112 vd.).
Taşımayı FCL kaydıyla yapmakla konteynerin su geçirmezliği için gerekli denetimlerin taşıyan tarafından zorunlu denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi bundan kurtuluş için gerekli ispat vasıtalarını da ortaya koymamıştır. 6102 sayılı TTK m.1141’e göre gerek taşıyanın geminin başlangıçtaki elverişsizliğinden sorumluluğu sınırsız olduğundan ya da konteynırın taşıyan tarafından temin edilmesiyle hâkimiyet alanı içinde veya dışında olmakla birlikte meydana gelen zarardan sorumludur. Meydana gelen zarar taşıma sırasında oluşmuş olup bu zarardan dolayı taşıyanın sorumluluğu gerek TTK m. 1186’da ki yer alan sınırlamalar ve gerekse BK m.112 gereğince TTK da ki sınırlamalara tabi olmasa da bu sınırlar içerisinde kaldığından TTK m. 1186’ya göre bilirkişi raporunda da taşıyanın sorumluluk miktarı karar tarihi itibari ile meydana gelen zararın TTK m. 1186’ya göre hüküm tarihine en yakın tarihteki değeri “koli” başına (666,67 ÖÇH x 1 konteyner (koli) x 23.8845 TL=) 15.923,07 TL olduğu ve yine “kilogram” başına (2 SDR x 3.250 kg x 23.8845 USD=) ‭155.249,25‬ TL olduğu ve meydana gelen zarar miktarının (21.203,05 TL’nin) ekspertiz ve bilirkişi raporunda belirlendiği üzere bu sınırların altında kaldığı..." gerekçesi ile, Davacının davasının KABULÜ ile, Davacı sigorta şirketinin davalı .... AŞ aleyhine İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası ile yaptığı takibe itirazın iptali ile takibin taleple bağlı kalınarak 21.203,05.TL asıl alacak ve 214,18.TL faiz olmak üzere toplam 21.417,23.TL üzerinden takibin devamına, Takip konusu asıl alacak miktarı olan 21.203,05.TL’ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, Alacak likit olup itiraz haksız olmakla 21.417,23.TL’nin % 20 icra inkar tazminatı olan ‭4.283,45.TL'nin davalı borçlu .... AŞ’den tahsili ile davacıya ödenmesine,‬ Ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, CIF teslim şekline göre yükten doğabilecek risklerin, malın gemiye yüklenmesinden itibaren alıcıya geçmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için malın deniz taşıması esnasında hasarlandığı kabul edildiğinde bile riskin, gemiye yüklemeden itibaren alıcıya geçmiş olduğundan davacı satıcının malda doğan hasardan sorumluluğunun bulunmadığını, malın gemiye yüklenmesi anından itibaren malda meydana gelebilecek hasarlardan davacının sigortalısı olan satıcı değil, dava dışı alıcının sorumlu olduğunu, taşıyanın dava dışı alıcıya karşı olan sorumluluğunun devam etmekte olduğunu, dava dışı alıcının iddia edilen hasar için taşıyana karşı hukuki işlemlere girişmesi halinde, taşıyanın tek hasar dosyası için iki ayrı tarafa iki ayrı ödeme yapma riski bulunduğunu, davaya konu olayda eşyadan doğan riskin CIF kaydına göre gemiye yüklendikten itibaren alıcısı "...." firmasına geçtiğini, davacının, sigortalısı .....firmasına yaptığı ödemeye istinaden müvekkili taşıyandan talepte bulunduğunu ancak sigortalı .... hak sahibi olmadığından kendisine yapılan ödemenin davacıya halefiyet hakkı kazandırmadığını, iddia olunan hasarın davacının sigortalısının aktifinde azalmaya sebep verdiğine dair bir iddia ve delilin bulunmadığını yani davacı sigorta şirketi tarafından gerekmediği halde hatır ödemesi gerçekleştirildiğini, sigortalı satıcının sigortalanabilir bir menfaati bulunmadığından davacının alacağın temliki suretiyle dahi taraf sıfatını kazanamayacağından öncelikle davanın aktif husumet yokluğunden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının usulüne uygun süre içerisinde hasar ihbarında bulunmadığından davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunun davacının iddialarını ispatlar niteliğine haiz olmadığını, konteynerlerde hasarın bulunmadığını, konteynerler boşaltma limanında indirildikten sonra alıcı tarafından teslim alındığını, alıcının konteynerleri teslim alırken imzaladığı ordino ve konşimentolarda herhangi bir ihtirazi kayıt bulunmadığını, ayrıca konteynerin herhangi bir yerinde hasar olması halinde limanda tutulan bir interchange raporu (Konteyner Hasar Raporu & El Değiştirme Evrakı) bulunmadığından bu delillerin, konteynerin deliksiz olarak boşaltma limanına indirildiğini ispatlamakta olduğunu, konteynerın hasarsız ve taşımaya uygun standartlara sahip olarak shippera teslim edildiğini, konteyner üzerindeki "Güvenlik onay sertifikası" (CSC safety approval certificate) konteynerin hasarsız ve taşıma standartlarını karşılar olduğuna karine olduğunu, konteynerın hasarsız olarak shippera teslim edildiğini, shipperın konteyner içini yükleyerek konteyner kapaklarını mühürlediğini ve fabrikasından yükleme limanına kadar kara taşımasının gerçekleştirildiğini, ekspertiz incelemesinde konteyner üzerinde bir inceleme yapılmadığın
hasarlı olduğu iddia edilen emtiaları da görmediğini, salt fotoğraflar ile hasarın nasıl ve kimin sorumluluğunda meydana geldiğinin nasıl ispat edilebildiğinin anlaşılamadığını, ekspertiz raporundaki görsellerin hangi konteynere ait olduğunun, nerede ve ne zaman çekildiğinin de anlaşılamadığını, eksper raporunun hiç bir güvenilirliliğinin bulunmadığını, ekspertiz raporu dışında konteynerin delik olduğuna dair hiçbir delilin bulunmadığını, hem ekspertiz raporunda hem de bilirkişi raporunda, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin tespit edilemediğini yani emtiada olduğu iddia edilen hasarın, yükleme öncesinde, yükleme sırasında, istifleme sırasında, boşaltma limanına taşınmasında, indirme bindirmede ve de boşaltma limanında, tahliyede, tıra yükleme, tırdan tahliye veya konteynerden boşaltılmasında meydana gelip gelmediğinin anlaşılamadığını, ayrıca taşımaya konu eşya olan sarı mercimek emtiasının doğası gereği kapalı ortamda kendi kendine yoğuşma ile rutubet oluşturarak küf, mantar vs. oluşturarak bozulabileceğini, iddia olunan hasarın göndericinin bozuk veya bozulmaya başlamış eşyayı konteynere yüklemiş olabileceğini, bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini, hükme esas teşkil eden bilirkişi raporundaki kanaate esas alınan ekspertiz raporunun somut ve bilimsel bir şekilde hasarın nedenini ortaya koyamadığının dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca, konşimento "Taşıma şart ve koşulları" hükümleri incelendiğinde 6.A.i maddesindeki "Taşıyanın mallara ilişkin sorumlulukları malların yükleme limanında gemi küpeştesine kabul edilmesiyle başlayacak ve tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edilmesiyle sonlanacaktır. Taşıyan her ne şekilde olursa olsun, her nasıl kaynaklanırsa kaynaklansın yükleme limanında geminin küpeştesine kabul edilmeden önce veya tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edildikten sonra mallara (kendi sorumluluğu veya dolaylı zilyetliğinde olsun olmasın) gelebilecek her nevi zarardan veya gecikmeden dolayı sorumlu olmayacaktır." hüküm gereğince davaya konu hasardan taşıyanın sorumlu tutulamayacağını, TTK'nın taşıyana sorumluluğu ile ilgili hükümleri incelendiğinde bunların sırasıyla geminin başlangıçtaki elverişsizliğinden [TTK m. 1141], yükün gemiye yüklenmesinden [m. 1151], yüke özen gösterme borcundan [TTK m. 1178], haksız sapmadan [TTK m. 1220] kaynaklanan sorumluluk olduğunun görülmekte olduğunu, taşıyanın bu hükümler gereği yükle ilgiliye karşı sorumlu tutulması halinde taşıyan eşyanın zıyaı, hasarı ve teslimde gecikmeden kaynaklanan sorumluluğunu TTK m. 1186 gereği kural olarak sınırlama hakkına sahip olduğunu, yerel mahkemenin sorumluluk sınırı aşılarak konteynerin elverişsizliğine ve dolayısıyla taşıyanın sınırsız sorumlu olduğu kanaatinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, deniz yolu ile taşımadan kaynaklı olarak sigortalı emtianın hasar görmesinden dolayı rücuen tazmini için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 1.463,01.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 366,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.097,01.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!