İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde davacının mevcut tescilli markalarına benzerliği ve kötü niyetle tescili iddiasıyla davalı markasının hükümsüzlük ve sicilden terkin talepli marka davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı tarafından kendi adına tescilli markalarına birebir benzer veya karıştırılma ihtimali olan markayı çeşitli sınıflarda tescil ettiren davalının markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ettiği bir marka hükümsüzlüğü davasını ele almaktadır; davalı ise yetki itirazıyla davanın usulden ret veya esastan reddini istemekte olup, mahkeme Sınai Mülkiyet Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde, davalı markasının kötü niyetle tescil edilip edilmediği dahil olmak üzere davacı iddialarını değerlendirmektedir.

T.C.

İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2024
Davacı vekili tarafından █████/2022 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... başvuru numarası ile 12. sınıfta, ... başvuru numarası ile 35. Sınıfta olmak üzere kendi adına Türk Patent Ve Marka Kurumu nezdinde, tüm alt gruplarda tescil ettirmiş olduğunu, Davalının ise, müvekkilin makalarına birebir benzer olan ... Numaralı başvurusu ile 12,17 ve 35. Sınıflarda kendi adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirmiş olduğunu,Müvekkili adına tescilli (... markası ile davalıya ait olan ve hükümsüzlüğü talep edilen (...) markasının aynı sınıflarda tescil edilmiş olduğunu, Davalının ayrıca 17. Sınıfta da tescil almış olduğunu, davalı adına tescili yapılan ... sayılı markanın, tescilli olduğu 12 ve 35. Sınıf yönünden tamamen, mahkeme aksi kanaatte olması halinde iltibas oluşturan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazı bulunması nedeniyle davanın öncelikle usulden reddine, ilk itirazlarının kabul görmemesi halinde yapılacak yargılama sonucunda esastan reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı adına ███████████ nolu markanın 12,17,35 sınıfları bakımından hükümsüzlüğüne bu markanın kötü niyetle tescil edilip edilmediğine ilişkin yapılan yargılama sonucunda;
Marka mevzuatı açısından: 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrası: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” hükmünü amirdir. 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 2.,3. Ve 4. fıkrası:(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir. İşaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif
edilmesi.
İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
c) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. 6769 s.lı SMK. "Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” başlıklı 29.maddesi-(7) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 s.lı SMK. “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” başlıklı 149.maddesinin 1.fıkrası: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması, Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması. (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
Madde 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanması iltibastır. İltibas için markanın aynı, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerinde aynı olması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde ise ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir, doktrinde ise bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vesair sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olarak tanımlanmaktadır.
Somut olayda; davacı adına ...nolu markaları ile davalı adına tescilli markanın karşılaştırması yapıldığında davacının markasında ...” ibaresinin yer aldığı davalının markasında ise “... ibaresinin yer aldığı görülmekte olup her iki markada asıl ve esaslı unsurun yasa ibaresi olduğu ...kelimesinin lastik anlamına geldiği dolayısıyla esaslı unsurun yasa olduğu davalının markasında ise bir ülke adı olduğu davalının markasında da yasa ibaresinin ön plana çıktığı davacı ve davalı marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olduğu tüketici nezdinde de karıştırmaya sebebiyet vereceği anlaşılmaktadır.
Davacının davasının tanımış marka olup başka ülkelerde de tescil ettirecek dosyada yeterli belge bulunmadığı gibi davalının markayı tescil ettirdiği esnada kötü niyetli olduğuna ilişkin dosyanın mevcut kapsamına göre yeterli mevcut delilin yeterli olmadığı davalı ve davacı markasında ortak olan 12. sınıflarda yer alan kavramlar ve transmisyon bağlantıları transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler ve frenler disk balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar, ve 35. sınıflarda yer alan(kauçuk, güteparke, lastik, amyant, mika veya onlardan mamul toz, levha, çubuk, ve folya halinde yarı mamül sentetiz malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-vingler (motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç). Lastikten plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılan dahil), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç). Sınırları bakımından benzerlik bulunduğundan davacının davasının kısmen kabulüne kötü niyet ve diğer nispi ret sebepleri oluşmadığından tüm sınıflar bakımından reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacının davasının kısmen kabulüyle, davalının davacıya ait markayla iltibası bulunduran davalı adına... nolu markanın 12. sınıflarda yer alan kavramlar ve transmisyon bağlantıları transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler ve frenler disk balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar, ve 35. sınıflarda yer alan(kauçuk, güteparke, lastik, amyant, mika veya onlardan mamul toz, levha, çubuk, ve folya halinde yarı mamül sentetiz malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-vingler (motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç). Lastikten plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılan dahil), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç). Sınıfları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2- Davacının kötü niyet ve diğer nispi ret sebepleri gerçekleşmediğinden tüm sınıflar bakımından reddine,
3-Alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından yatırılmış olan 80,70 TL harçtan mahsubu ile eksik 346,9 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 8.347 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 4.173 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan toplam 37,10 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 18,55 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, kalan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili yanlara iadesine,
9-Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. █████/2024
Katip...
E imza
Hakim...
eimza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!