Ticari ilişki kaynaklı 39.999,98 TL cari hesap alacağının tahsili için açılan dava ve ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi süreci.
Özet: Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye dayalı alacak davasında, davacı, davalının 39.999,98 TL tutarındaki cari hesap borcunu ihtarlara rağmen ödemediğini, bu borcun ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğunu iddia ederek tahsilini talep etmiş; davalı ise, ilgili mal veya hizmetlerin tam sağlanmadığını, borcun ödendiğini veya faturaya itiraz edilmemesinin tek başına ispat teşkil etmediğini savunmuş, ilk derece mahkemesi davacının ticari defter kayıtlarıyla ispatlanan alacak talebini, davalının savunma genişletmesi itirazını dikkate almayarak ticari avans faiziyle birlikte kabul etmiş, davalı ise bu kararı istinaf etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında sipariş usulü ile yürütmekte oldukları ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin aralarında bulunan cari hesap ilişkisine aykırı davranarak, bakiye borcunu ödememesi üzerine, davacı şirket tarafından davalıya Ankara ..... Noterliğinin 20 Haziran 2018 tarih, ..... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, bakiye borcunu ödemesi gerektiğinin bildirildiğini, söz konusu ihtarnamede, davalının 2017 yılından kalan 39.999,98 TL borcunun ödenmesi hususunda defalarca gerek sözlü gerek yazılı olarak uyarılmalarına rağmen ödemelerini yapmadıklarını, ihtarnamede borcun doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesi gerektiği, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, ihtarname sonrası da herhangi bir ödemenin gerçekleşmediğini ve geri dönüşün olmadığını, davaya konu alacağın tarafların ticari defter kayıtlarında, faturalar ve muavin defter kayıtları ile de sabit olduğunu, söz konusu alacak için davalıya karşı Ankara ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi dosyasının █████/2018 tarihinde açıldığını, söz konusu takip dosyasının davalı tarafça borca ve yetkiye itiraz edilmesi sebebi ile durdurulduğunu, davaya konu alacak nedeni ile arabuluculuk sürecinin başlatıldığını, sürecin anlaşmama nedeni ile sonuçlandığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, 39.999,98 TL alacağın, borcun doğduğu █████/2017 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; █████/2018 tarihli ve 036054 seri numaralı, █████/2018 tarihli ve ..... seri numaralı faturalara konu hizmetlerin davacı tarafından davalı şirkete tam ve eksiksiz olarak tahsis edilmediğini, davaya konu mal satımına ilişkin bedelin tamamen ödendiğini, davalının başkaca bir borcu bulunmadığını, davacının kendisinin düzenlemiş olduğu faturanın ispat aracı olmadığını, davaya konu mal alımı kapsamında, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya tedarik edilen mal karşılığında davacıya ödeme yapıldığını, buna karşılık davacının tedarik edilen mallara ilişkin belirlenen bedelden fazlasını talep ettiğini, talep edilen fazla ödemeye ilişkin kısma davalı tarafça itiraz edildiğini, davacının tahsis etmediği mallara ilişkin de ödeme talep ettiğini, talep edilen miktara karşılık hangi malın satıldığı ve bu malın bedelini ispatla davacının yükümlü olduğunu, davacı şirketin varlığı ispatlanamayan ve/veya muaccel olmayan bir borca ilişkin mahsup beyanının da hukuken geçerli olmadığını, faturaya itiraz edilmemiş olmasının, davaya konu mal veya malların tedarik edildiğini tek başına ispatlamadığını, yapılan ödemeler dışında davalı şirketin, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının vermediği mal ve yapmadığı işler için ücret talep etmesinin haksız olduğunu, öncelikle yetki yönünden itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine, haksız ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, davalı şirketin Ankara ..... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı takibine yapmış olduğu itirazının kabulüne, davacının icra inkâr tazminatı hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2020 tarihli ..... Esas ..... karar sayılı kararı ile dava konusu edilen 39.999,98 TL tutarındaki cari hesap alacağının hem davalının hem de davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 39.999,98 TL alacağının bulunduğu, ilk bilirkişi raporu sonrası davalı tarafça getirilen davaya konu alacağın muaccel olmadığı yönündeki savunmanın, savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu ve davacı tarafça rıza gösterilmemiş olması nedeniyle bu savunmaya itibar edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, hükmedilen alacakla ilgili olarak davalının █████/2018 tarihinde (İhtar tebliğ tarihi olan █████/2018 tarihine üç gün ilave edilmek suretiyle ulaşılmıştır) temerrüde düştüğü değerlendirmesi yapılarak bu tarihten itibaren avans faizi işletilmesi gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2020 tarihli ..... Esas ..... karar sayılı kararının davalı tarafından istinaf edilmiş olduğu, Ankara BAM ..... Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarihli ..... Esas .... Karar sayılı ilamı ile "Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 6. Maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi yetkili olduğu gibi, sözleşmenin icra olunacağı yer mahkemesinde de dava görülebilir (m. 10). Öte yandan, HMK'nın 17. Maddesi uyarınca tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılır. Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. Bu yer belli ise, dava o yerde açılabilir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davada kesin hesabın çıkartılması ve davacının davalı nezdinde teminat olarak tutulan alacağının iadesi talebinin haklı olup olmadığının tartışılması gerekmektedir. Para borçlarının alacaklının ikametgahında ifa edileceğine dair BK'nın 73. maddesindeki kural salt para alacakları ile ilgili olup eser bedeline ilişkin alacak istemleri yönünden uygulanamayacağı Yargıtay Özel Dairesinin istikrarla uygulanan kararları ile kabul edilmektedir. Öte yandan tacir olan taraflar arasında düzenlenen ve davaya konu uyuşmazlığa esas olan █████/2015 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin 40/1. Maddesinde, işbu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinde görüleceğine dair yetki sözleşmesi düzenlenmiş olduğundan ve bu sebeple dava sadece yetki sözleşmesi ile belirlenen bu yer mahkemesinde görülebileceğinden ve davalı vekili de esasa cevap süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuş olduğundan davalının yetki ilki itirazının kabulü ile İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğundan ve davalı da yetki ilk itirazında yetkili mahkeme olan Bakırköy Mahkemelerini yetkili olarak gösterdiğinden mahkemece davalının yetki ilki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yetki ilk itirazının reddine karar verilmiş olması sebebi ile davalı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusu dairemizce haklı görülmüştür. (Yargıtay Kapatılan 15.H.D. █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı)" denilmekle, mahkeme kararlarının kaldırılmış ve mahkemelerince kaldırma ilamından sonra dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Akabinde mahkememizin işbu esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Yetkisiz mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi sırasında tespit edilen eksikliklerin tamamlanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve dosyaya sunulan █████/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Mali Yönden; davacının ve davalının 2015,2016,2017 ve 2018 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2018 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 39.999,98 TL alacaklı oldukları, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2018 tarihi itibariyle, davalının davacıya 40.000,- TL borçlu oldukları, Teknik Yönden aylık Hakekedişlerden %5 (%2,5 İş Güvenliği, %2,5 İş Proğramı) oranında kesintisi yapılacağı-kesinti 2 ve geri ödeme ayrıca yapılacak protokolle belirleneceği karar verildiği, belirtilen kesintilere ilişkin protokol tespit edilememiş, ancak bu kesintilerin Genel uygulamalara göre geçici kabul tarihi olan 04.01.2017 tarihinde davacıya iadesi gerektiği, hakedişlerden %5 Nakit Teminat kesintisinin-Kesinti-1, uygun olduğu ve bu kesintilerin Geçici kabulden itibaren Garanti süresi olan 24 ay sonra iade edilmesi gerektiği ve Bu sürenin 04.01.2017 olan geçici kabulden 24 ay sonrası 04.01.2019 Tarihi olduğu aradan geçen iki yıl içinde davalı davacıya eksikle ilgili bir bildirimde bulunmadığı için bu tarih itibariyle teminat kesintilerine davacının hak kazanmış olduğu, taraflar arasında yapılan alt yüklenici sözleşmesine göre; dava tarihi olan 31.05.2019 tarihinde davacı yaptığı işlerden dolayı yapılan hakedişlere tüm kesintilerin iade edilmiş olarak kesintisiz haketmiş olduğu görülmüş olduğu, nitelikli hesaplamalar bakımından; nakit teminatın iadesi bakımından, sözleşmeye bakıldığında, kesin teminat mektubunun iadesinin kesin kabulden sonra borcun olmamasına binaen mektubun iadesini gerektirirken, nakit teminat kesintisinin ise kesin kabule değil kesin hak edişe, kesin teminat mektubunun verilmesine ve iş güvenliği kapsamında bir riskin olmamasına bağlandığı, dosyaya sunulan belgelere bakıldığında, davacı yüklenicinin 31.05.2026 ve 03.01.2017 tarihlerinde kesin hak ediş belgelerini sunduğu, dosya içindeki belgelere göre 28.09.2016 tarihinde de kesin teminat mektubu sunduğu, dosya içerisinde iş güvenliği açısından kesin hak ediş sırasında ya da sonrasında nakit teminatlarının iadesini engelleyecek iş güvenliği risklerine rastlanılmadığı, iş güvenliği kesintilerinin iadesine ilişkin taraflar arasında düzenlenmiş bir protokol de görülemediği, yine davalının beyan ettiği üzere garanti süresince nakit teminatın iade edilemeyeceğine dair bir sözleşme kaydına da rastlanılmadığı, bu kapsamda mevcut verilerle davacının nakit teminat kesintilerinin iadesini talep edebileceği, alacak miktarı bakımından, davacı ilgili tutarı 20.06.2018 tarihli ihtarnamede tebliğden itibaren 3 gün süre verdiğinden, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas-..... Karar sayılı hükmünde belirtildiği üzere, ilgili tutarın █████/2018 tarihinden itibaren muaccel olacağı, bu durumda taraflar tacir olduğundan ilgili alacağa takip tarihine kadar ticari faiz işletildiğinde, davacının davalıdan 39.999,98 TL asıl alacak, 2.329,31 TL Faiz olmak üzere, toplam 42.329,29 TL alacaklı olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; açılan dava, taraflar arasındaki asar sözleşmesi kapsamında nakit teminat kesintilerinin iadesi istemine ilişkin alacak davasıdır. Davacı taşeron, davalı ise alt yüklenici olup Dava konusu ..... Çimento San.Türk A.Ş. Projesi Fırın Gurubu Montaj işleri alt Yüklenici Sözleşmesi kapsamında Davacı Alt Yüklenici .... Makine San. İnş. San. İnş. Tic. Ltd.Şti. ile Davalı İşveren .... Makine San. Ve Tic. A.Ş. firması 03.12.2015 Tarihinde 810.000 TL bedelli Alt Yüklenici sözleşmesi İmzalandığı, İşin başlangıç tarihinin 05 Aralık 2015 ve İşin bitiş tarihinin 01 Nisan 2016 olarak kararlaştırıldığı, sözleşme hükümleri incelendiğinde ödemeler başlıklı 4.2 maddesinde "Onaylı aylık hak edişlerin ödemesi, fatura tarihini müteakiben 30 gündür. Hak edişin işveren” e sunumu her ayın 25'idir, Hazırlanan hak ediş onay için işveren” e verilecek ve işveren tarafından azami 10 (on) gün içinde incelenecektir ve alt yüklenici' ye sonuç bildirilecektir. işveren somut ve hesaba dayalı olmayan hiçbir durum için sonuca itiraz edemez." Garanti başlıklı 5,maddesinde "alt yüklenici" in işbu sözleşme ve ekleri uyarınca yapmayı taahhüt ettiği işler için garanti süresi kesin kabul tarihinden itibaren 24 aydır." Nakdi teminat baylıklı 6.3 maddesinde " işveren, ilave teminat olarak, alt yüklenici" in aylık hak edişlerinden *»5 nakit teminat kesintisi yapacaktır." 6.6 maddesinde " Ayrıca; işveren, alt yüklenici aylık hak edişlerinden %5 (%2,5 iş güvenliği, %2,5 iş programı) kesinti yapacaktır. Bu kesintinin geri ödeme takvimi işveren ve alt yüklenici arasında ilave bir protokolle yürürlüğe girecektir." Kesin Hakediş Raporu Düzenlenmesi Ve Hesap Tasfiyesi başlıklı 32.maddesinde " Bütün işlerin bitirilmesi ile geçici kabul işlerinin tamamlanmasından sonra; alt yüklenici en geç 2 liki) ay içinde kesin hakedişi hazırlayıp işveren 'e onay ve kontrol için sunacaktır. işveren, alt yüklenici ile karşılıklı olarak kesin hesaplarla kesin sitüasyonu kontrol ve imza ederler. Kesin hesapların ve hakkedişlerin burada belirtilen sürede verilmemesi halinde işveren bunları alt yüklenici hesabına yapar veya yaptırır. alt yüklenici bunları en geç (kırk) 40 gün içinde inceler ve imzalar, varsa itirazını bildirir. Aksi halde kesin hesap alt yüklenici tarafından aynen kabul edilmiş olacak ve kesin sitüasyonu işleme konulacaktır. Daha sonra yapılan itirazlar dikkate alınmayacaktır. alt yüklenici bir itirazı olduğu takdirde, itiraz konusu kısımlara ait ödemeler uyuşmazlığın sonuçlanmasına kadar işveren tarafından tutulur. " şeklinde düzenlemeler içerdiği, Tarafların birbiri ile örtüşen ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğu üzere nakdi teminatın hak edişlerden kesilmiş olduğu ve bu kapsamda Davacının Davalıdan 39.999,98 TL alacaklı olduğu, uyuşmazlığın nakdi teminatın iade koşullarının oluşup oluşmadığı üzerinde toplandığı, -Davacı ve Davalı 04.01.2017 Tarihinde geçici Kabul Belgesi düzenledikleri ve Geçici kabul anında bir eksikliğe ait bir kayıt bulunmadığı, ibraz edilen mail yazışmalarına göre kesin hak ediş faturasının kesilmesinin Davalı tarafça kabul edildiği ve İSG kesintisinin yapılmayacağının bildirilmiş olduğu, ibraz edilen faturalara göre kesin hak ediş faturalarının düzenlenmiş olduğu, sözleşmenin 32.maddesine göre Davalı tarafça yerine getirilen işlerle ilgili her hangi bir itiraz olmadığı, Taraflar arasında nakdi teminat hariç tüm faturaların ödenmiş olduğu, 32.maddeye uygun olarak geçici kabulden 2 ay sonra kesin hak edişin Davalının onayına sunulduğu ve yapılan yazışmalara göre kesin hak edişe onay verildiği anlaşılmış olmakla Davacının garanti süresinin sona ermesiyle nakdi teminat alacağının iadesini talep etme hakkının bulunduğu, her ne kadar ihtarnamenin tebliği ve verilen sürenin sona ermesiyle Davalının temerrüde düşürülmesi amaçlanmış ise de garanti süresinin ihtarname tebliğ tarihinden sonraki bir tarihte dolması nedeniyle Davalının ihtarnamede verilen sürenin sonunda değil dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla 39.999,98-TL alacağın dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-39.999,98-TL alacağın dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
2-Alınması gereken 2.732,39-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 683,10-TL peşin harcının indirilmesi ile geriye kalan 2.049,29-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 683,10-TL peşin harç ve 44,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 727,5-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 22.170,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 39.999,98-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip .....
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ....
☪ e-imzalıdır. ☪

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!