Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, tek taraflı trafik kazasında vefat eden jandarma uzman çavuşun anne babasının sigortadan talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı davasının istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bir trafik kazasında vefat eden jandarma uzman çavuşun anne ve babasının, sigortalı aracın karıştığı kazadan kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talepleri üzerine sigorta şirketine karşı açtığı asıl ve birleşen davalarda, davalı sigorta şirketinin önceki feragat nedeniyle kesin hüküm itirazına rağmen, ilk derece mahkemesi aktüer bilirkişi raporları ve poliçe limitlerini dikkate alarak davacıların taleplerini haklı bulmuş; anne ve baba için toplamda yüz binlerce Türk Lirası tutarında destekten yoksun kalma tazminatının kaza veya dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsiline karar vermiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04.01.2024
NUMARASI : ███████ Esas ███████ Karar
ASIL DAVA DOSYASINDA;
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
BİRLEŞTİRİLEN ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
████████ ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 05.06.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 30.06.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl davada davacılar vekili, 21.08.2012 tarihinde, davalı sigorta şirketine Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın tek taraflı ve tam kusurlu olarak yaptığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacıların oğlu...’nun vefat ettiğini, müteveffanın kaza tarihinde 26 yaşında, Jandarma Uzman çavuşu olup aylık gelirinin 2.969,15 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik davacı anne ... için 5.000,00 TL, baba ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 04.08.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, davacı anne ... için talebini 129.112,20 TL, baba ... için 95.887,80 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacıların dava konusu olay nedeniyle daha önce Uludere Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtıklarını, mahkemenin ████████ Esas ███████ Karar sayılı ilamı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, kararın 04.09.2013 tarihinde kesinleştiğini, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğurduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Birleşen davada davacılar vekili, 21.08.2012 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza nedeniyle davalının, düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında maddi tazminat yükümlülüğünün bulunduğunu, derdest olan dava dosyasında maddi zararın ... için 393.926,94 TL, ... için 530.419,64 TL olarak tespit edildiğini, dava dosyasının Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyası olup derdest olduğunu, ancak sigorta poliçesinin teminat kapsamında zararın tamamının karşılanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 30.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, davacı anne ... için talebini 131.658,90 TL, baba ... için 93.341,10TL olarak ıslah etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 24.12.2021 tarih, ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; asıl davanın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklı destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkin olduğu, birleşen davanın da asıl dava dosyasında dayanılan Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasından karşılanmayan kısım yönünden aracın sigorta şirketine karşı açtıkları destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, davacıların müteveffanın ölümü sebebiyle destekten yoksun kaldığı sabit olmakla destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, bu bağlamda yukarıda anılan ilkeler gözetilerek dosyamıza sunulan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda haklılığı sabit olan destekten yoksun kalma talebine yönelik olarak, sıralı sorumluluk ilkesi, poliçe limiti ve davacıların destek payları da dikkate alınarak, poliçe limiti de buna göre garameten dağıtılarak, asıl davanın kabulü, birleşen davanın da kabulü gerektiği belirtilerek asıl davanın kabulü ile, davacılardan ... bakımından 129.112,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine, davacılardan ... bakımından 95.887,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine, Birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyası bakımından davanın kabulü ile, davacılardan ... bakımından 131.658,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine, davacılardan ... bakımından 93.341,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece davalı sigorta şirketinin kazaya karışan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortacısı ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu belirtilerek karar verilmiş ise de, davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenmiş bir zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin bulunmadığını, kaza tespit tutanağında aracın 502741911 numaralı poliçe ile...Sigorta Şirketine sigortalı olduğu belirtildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 2330 sayılı Kanun kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığının ve müteveffanın nüfus kaydının incelenerek başkaca hak sahibinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamanın da PMF Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, asıl davada Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesine dayanarak, birleşen davada da Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulü ile davacılar lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş, hükme karşı davalı vekili, davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunmadığı ve yapılan hesaplamanın hatalı olduğu belirtilerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528E.-412K.sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır.
Somut olayda, müteveffa...'nun kaza tarihinde 27 yaşında ve bekar olduğu, 3269 sayılı Uzman erbaş Yasasının 5.maddesi gereğince, 52 yaşına kadar çalışacağının kabulü ile, muhtemelen 29 yaşında evleneceği, 2017 yılı başında ilk çocuğunun, 2020 yılı başında da 2.çocuğunun doğacağı kabul edilerek TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak Yargıtay uygulamalarına uygun olarak yapılan hesaplamanın hükme esas alınarak asıl davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Davacılar vekili, birleşen davada davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında maddi tazminat yükümlülüğünün bulunduğu belirtilerek destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu olduğu düzenlenmiş, aynı kanunun 85/1 maddesinde ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” düzenlemesi yapılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacıların maddi zararından davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatından kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumlu tutulabilmesi için davalı sigorta şirketi tarafından olay tarihini kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlenmiş olması gerekir.
Davacılar vekili birleştirilen dava dosyasında dava dilekçesinde davalı sigorta şirketinin 0001 0210 0402 9609 poliçe numarasının kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçe numarası olduğunu ve poliçenin davalı ... tarafından düzenlendiğini belirtilmiş, davalı vekili tarafından yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesi ile davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmediğini savunmuştur. Dosya kapsamında desteğin yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunmadığı anlaşılmış, dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin ... Şirketi tarafından düzenlendiği, 25.11.2011-2012 dönemini kapsayan 502741011 poliçe numaralı poliçe olduğu yazılmıştır.
Dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sırasında davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin dosyada bulunmaması, kaza tespit tutanağında belirtilen poliçe ile davacıların dava dilekçesinde belirttiği poliçelerin farklı olması nedeniyle Dairemizce Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ile davalı ...'ne yazılan müzekkerelere verilen cevapta, 0001 0210 0402 9609 numaralı poliçenin davalı ... tarafından düzenlendiği ancak poliçenin ... plakalı araç için düzenlenen Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi olduğu anlaşılmış, dava konusu kazaya neden olan ... plakalı aracın olay tarihi kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin 25.11.2011-2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 324214-502741011 0 poliçe numarası ile... Sigorta tarafından düzenlendiği, davalı ... tarafından düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunmadığı anlaşılmış olmakla dava konusu kaza tarihi itibariyle kazaya neden olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığından davalı sigorta şirketinin davacıların destekten yoksun kalma zararından sorumlu tutulamayacağından birleşen davada davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuş, davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince kesinleşen yönler gözetilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
Buna göre;
A)Asıl dava dosyası bakımından;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacılardan ... bakımından 129.112,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine,
Davacılardan ... bakımından 95.887,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 15.369,75 TL harçtan peşin ve ıslahla yatırılan 802,65 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 14.567,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacıların yatırdığı 31,40 TL başvurma harcı, 34,16 TL peşin harç, 4,60 vekalet harcı ve 768,49 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 838,65 TL harcın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
4- Davacıların bozmadan öncesi ve bozma sonrası dosya gideri, posta-davetiye gideri, bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği toplam 1.045,00 TL yargılama gideri ile 165,70 TL istinaf başvuru ve harç giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
6-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T. uyarınca davacı ... için hesaplanan 20.657,95 TL, davacı ... için hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile ayrı ayrı davacılara verilmesine,
B)Birleşen Ankara 8. ATM'nin ████████ Esas sayılı dava dosyası bakımından,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 853,88 TL peşin harç ve 597,71TL ıslah harcı olmak üzere 1.445,59TL harçtan mahsubu ile kalan 713.59TL'nın talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
5-Davalı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı ...'dan 45.000,00TL , davacı ...'dan 45.000,00TL vekalet ücretinin tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 298,70 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsil edilerek davalıya verilmesine,
3-Başvuran tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 05.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!