T.C. İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan personel ve yolcu taşımacılığı hizmeti alacağı için açılan itirazın iptali davasında taraflar ödenmemiş fatura bedelleri ve icra takibine itiraz hakkında savunmalar sunmaktadır.
Özet: Davacı tarafça, davalı ile akdettiği personel ve yolcu taşımacılığı hizmet sözleşmesinden kaynaklanan, toplam 267.787,84 TL tutarındaki ödenmemiş fatura alacakları için başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatını talep etmesi; davalının ise yetkisizlik, icra takibindeki usul eksiklikleri, davacının hizmeti eksik ifa etmesi, faturaların vadesinin gelmemesi ve müvekkilinin alacak üzerinde hapis hakkı bulunması nedenleriyle davanın reddini istemesi üzerine bu itirazın iptali davası açılmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı firma arasında personel ve yolcu taşımacılığı hizmetine ilişkin sözleşme akdedildiğini, verilen hizmet karşılığında tanzim edilen ---- numaralı 49.420,80-TL, ---- numaralı 79.094,40-TL, ---- numaralı 65.894,40-TL, ---- numaralı 65.894,40-TL tutarındaki faturaların ödenmediğini, ----- numaralı faturadan ise 7.483,84-TL bakiye alacak bulunduğunu, toplam 267.787,84-TL alacağın tahsili amacıyla ----. İcra Dairesi ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olması sebebiyle uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanına girdiğini, faturaların usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen yasal süresinde itiraz edilmediğini, davalının borcu bulunmadığına dair yazılı bir delil sunamadığını, itirazın haksızlığı nedeniyle takibin durduğunu, bu nedenle davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması sebebiyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA:Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından ---. İcra Müdürlüğü -----. sayılı icra takibi dosyası ile müvekkil aleyhine başlatılan takibe yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğü nezdinde başlatıldığını, ------ Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiğini, takip talebinde harca esas değerin gösterilmemesi nedeniyle şekli noksanlıklar bulunduğunu, bu sebeple takibin iptali gerektiğini, davacı tarafın takip dayanağı faturaları icra dosyasına ibraz etmediğini, ödeme emri ekinde herhangi bir belge gönderilmediğini, usulüne uygun bir tebligatın mevcut olmadığını, davacının taşıma işini gereği gibi ifa etmeyerek işi bıraktığını ve müvekkili zarara uğrattığını, ticari itibarın zedelendiğini, davacının gereği gibi ifa etmediği işin ödemesini talep etmesinin hukuken himaye edilemeyeceğini, takip dayanağı faturaların vadesi gelmeden takibe konu edildiğini, Türk Ticaret Kanunu madde 1530 uyarınca fatura ibrazından itibaren 30 günlük vade beklenmeden yapılan takibin haksız olduğunu, davacının hak ettiği alacakları aldığını, müvekkil şirketin zarara uğratıldığını, iddia edilen alacak üzerinde müvekkilin hapis hakkı bulunduğunu, bu hususların tanık ve diğer delillerle ispat edileceğini, vadesi gelmeden talep edilen alacakların kötü niyetli olduğunu, takipte uygulanan faiz oranlarının fahiş olduğunu, ticari temerrüt faizi oranının %44,25 olması gerektiğini, henüz muaccel hale gelmemiş borçlar için cebri icraya başvurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Taraflar arasındaki itirazın iptali talebine konu icra takip dosyası incelendiğinde; davacının tacir kaydı araştırması yapılmış, dosyaya alınan vergi dairesi, ticaret sicil müdürlüğü cevaplarına göre davacının tacir olmadığı, esnaf kaydının bulunduğu anlaşılmakla eldeki dava ticari dava olmadığından ticari olmayan itirazın iptalinden kaynaklanan davalarda 6100 sayılı Kanun gereğince görevli Mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin ----- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli ---- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,4-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,5-Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.