Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, kazı sırasında teleferik kablolarına verilen zararın tazmini ile kablo döşeme standartlarına uyulmaması sorumluluğunu inceleyen itirazın iptali davası hakkında karar.
Özet: Davacı, davalının kazı çalışmaları sırasında teleferik sistemlerine ait fiber iletişim ve enerji kablolarına zarar vermesi nedeniyle oluşan toplam 539.624 TLlik (tamir masrafı ve hizmet verememe kaynaklı kazanç kaybı) maddi zararın tazmini amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; davalı ise kazı ruhsatına sahip olduğunu, zararın davacının kabloları standartlara uygun olmayan (en az 50 cm derinlik ve koruyucu katmanlar olmadan) ve tehlikeli bir şekilde döşemesinden kaynaklandığını, bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını ve talep edilen zararların fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesi ise davayı kısmen kabul etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ EsasKARAR NO : █████████KARAR TARİHİ : █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.04.2023 tarihinde ...İstasyonda sinyalizasyon arızasının meydana geldiğini, yapılan istasyon ve hat kontrolleri sonucunda, diğer taraf olan şirketin... üzerinde yapmış olduğu kazı esnasında Teleferik sistemlerine ait fiber iletişim kabloları, enerji kabloları ve diğer sinyalizasyon kablolarına zarar verdiğinin tespit edildiğini, kazanın akabinde meydana gelen zararın faturayla da sabit olduğu üzere 269.824,00-TL kuruluş zararı olduğunun tespit edildiğini, ayrıca söz konusu hasarda teleferik işletmelerinin toplam 71 saat hizmet veremediğini, saatlik ortalama yolcu sayılarının 400 kişi olup bir tam bilet tutarının 9,5-TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda toplam maddi kayıplarının 269.800,00-TL olduğunu, hesaplanan toplam 539.624,00-TL lik zararın tazmini için karşı tarafla müvekkili kuruluş arasında yapılan yazılı ve sözlü görüşmelerden bir netice alınamadığını, kuruluşları zararının tazmin edilmesi amacıyla karşı tarafa karşı Ankara 6.Genel İcra Müdürlüğü'nün ███████████ E.( Eski 10. İcra Müd. ██████████ E.) sayılı dosyası ile asıl alacağın kaza tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile alacağın likit olması ve borçlunun kötü niyetle ve müvekkili kuruluşun alacağını tahsil etmesini geciktirmek için borca itiraz etmiş olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, haksız fiilden kaynaklanan zararın giderilmesi olduğundan davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğunu, müvekkili şirketin yapımını üstlendiği 61180/3 Ada/Parselde kain inşaat işinin elektrik bağlantısı kazı çalışması sırasında meydana gelen kaza ile ilgili olarak, davalı müvekkili şirketin Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ... Şube Müdürlüğünün 230673 nolu Altyapı Tesisi Açım Ruhsatı bulunduğunu, yine ...A.Ş. tarafından da aynı kazı için kazı ruhsatı bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan kazı çalışması esnasında, teleferik hattına ait kabloların standartların çok üzerinde bir seviyede ve standart dışı malzemeler serilmesi neticesinde kabloların zarar gördüğünü, teleferik hattına ait kabloların zemin seviyesinden 30-35 cm alttan götürüldüğünün görüldüğünü, "Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumunun Elektronik Haberleşme Altyapı Tesisleri Referans Dökümanı" yer altı tesisleri için altyapı kazı standartlarında belirtilen kaplamalı ana/tali yollarda (asfalt vb.) zorunlu asgari derinliğin ise en az 50 cm olması gerektiğinin belirtildiğini, ayrıca söz konusu kabloların döşendikten sonra 5 cm sıkıştırılmış kum, üzerine dolgu malzemesi, onun üzerine ikaz bandı, onun üzerine 10 cm C20 beton ve en son 7 cm asfalt payının bırakılması gerektiğini, belirtilen tüm derinlik ve malzeme standartlarının amacının kazı yapan operetörün profesyonelce çalışarak her bir katmanda kablolara ne kadar yaklaştığını farketmesi ve kablolara zarar vermemesi olduğunu, olay anında çekilen fotoğrafta görülenin ise, kabloların döşenme derinliğine, ikaz bandına ve katmanların malzeme çeşitlerine hiçbir şekilde uyulmadığı, kaldı ki; insan taşıyan ve yüksek öneme haiz bir teleferik hattı kablosunun standart güvenlik hattından çok daha derine döşenmesi gerekirken, standartlara dahi uyulmadan hemen yüzeye döşenmesinin davacı kurumun sorumluluğunda olduğunu, bu sebeplerle müvekkili şirketin yapmış olduğu kazıda, herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sunulan standartlara uygun bir kablo döşeme işine ait fotoğrafta, kablo altına ve üstüne gelecek şekilde ince kum dolgu malzemesi, onun üzerine ytong marka malzeme, onun da üzerine ikaz bandı yerleştirildiğinin görüldüğünü, yapılan tamirata ilişkin 269.824,00 TL gibi yüksek bir rakamın da izaha muhtaç olduğu kanaatinde olduklarını, yine teleferik hattında saatte 400 yolcu taşındığı, hattın 71 saat hizmet veremediği yönündeki açıklamalara dair hiçbir delil sunulmadan 269.800,00 TL talep edilmesini de kabul etmediklerini, talep edilen 556.215,59 TL ve 16.591,59 TL faizin açıkça müvekkili şirketin ekonomik yıkımına sebebiyet vereceğini, yapılan kazı nedeniyle ortaya çıkan zarar sonrası, davacı kurum yetkililerine defaatle kablo döşeyen firmanın kusurunun açıkça ortada olduğu belirtilmesine rağmen, ısrarla asıl sorumluluğu bulunan bu şirkete karşı bir işlem yapılmamasının sebebinin anlaşılamadığını, meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğun hangi firmada olduğu bilinmesine rağmen kötü niyetli olarak bu firmaya karşı hiçbir işlem yapmadan doğrudan müvekkiline karşı haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...davalının davacıya ait alanda ,Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı'ndan aldığı ruhsat ile alt yapı kazı çalışması yaptığı anlaşılmış ise de;davacı tarafın tüm kurumlar gönderdiği yazı uyarınca davalının davacıdan teknik personel talep etmeksizin kazı çalışması yaptığı ve hasara sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.Kazı çalışmalarının yönetmelik hükümlerine göre belirli standartlarda yapılması gerektiği halde davalı tarafça yönetmeliğe aykırı olacak şekilde kabloların döşendiği bilirkişi raporu ile detaylıca tespit edilmiştir.Hasar tarihi ve zamanı nazara alınarak 71 saat hizmet veremeyen teleferik sebebi ile ortalama bile fiyatı üzerinden toplam 269.800,00 TL gelir kaybı ile 269,824,00 TL hasar onarım bedeli tutarı toplamı 539.624,00 TL kadri maruf bulunmakla;davacının kip tarihi itibari ile davalıdan 539.624,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla asıl alacak yönünden davanın kabulü ancak işlemiş faiz yönünden davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin denetime elverişli bir hesap raporunun tebliği bulunmadığı böylelikle işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı bu hali ile davanın kısmen kabulüne- kısmen reddine ve de İİK 67/2 uyarınca alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi ile ..." şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, rapora karşı yapılan itirazların değerlendirilmediğini, Elektronik Haberleşme Altyapı Tesisleri Referans Dökümanın da açıkça fiberoptik kablonun yerin en az 50 cm altından geçmesi gerektiği belirtilmesine rağmen bilirkişi raporunda 17 cm derinliğin yeterli olacağı sonucuna ulaşıldığını, keşif talebi yerine getirilmeksizin başka yerlere ilişkin kablo döşeme işinin fotoğraflarına itibar edildiğini, bilirkişice müvekkilinin ...'den kazı için izin aldığını, bu kuruluşun ...'ya kazıdan haberdar etmediğinin tespit edildiğini, bu durumda kusurun...'de olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, zira kazı yapacak kişilerin buradan teleferik kablolarının geçtiğini bilmesinin mümkün olmadığını, ... tarafından...'ye yapılacak kazıların bildirilmesi hususunu tebliğ ettğini, ancak bu bilgilendirmenin yapılmadığını, teknik personelin kazı izni veren kurum tarafından görevlendirilmesi gerektiğini, mahkemece kabloların usulüne uygun döşenmediği tespiti yapılmasına rağmen müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulan fotoğrafların kazı alanına ilişkin olmadığını, kaza mahallinde çekilmiş fotoğrafların müvekkilince sunulduğunu, teleferik hattının imar mevzuatına aykırılıktan kapatıldığını, bu sebeple altyapı tesislerinin toplanma ihtimali bulunduğunu, keşif talebinin ivedilikle yerine getirilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen keşif talebinin yerine getirilmediğini, ihale dökünamlarının da dosyaya kazandırılmadığını, ayrıca oluşan hasarda kabloların tamiri mümkün iken 36 ve 37. direkler arasının tamamının yenisi ile değiştirildiğini, bu yönde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen tüm hattın değiştirilmesi masraflarının müvekkilinden talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, Elektronik Haberleşme Altyapı Tesisleri Referans Dökümanı 7/c maddesi gereği her 150 merrede ek odaları bulunması gerektiğini, kaza nedeniyle yapılan tadilata 560 metrelik kablo yenilenmesi yapıldığını, oysa menhol odalarından yapılacak bir tamiratla hasarın 2 saat içerisinde giderilebileceğini, bu konuda alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, saatlik 400 yolcu taşındığı ve 71 saat hizmet veremediğine ilişkin yeterli araştırma yapılmadan davacının tek taraflı hazırlayabiceği belgelere istinaden hesaplama yapıldığını, daha az maliyetle ve daha kısa sürede hasarın giderilmesinin mümkün olup olmadığı yönündeki itirazlarını karşılar bilirkişi raporu alınması gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; alacağın likit olduğunu bu sebeple icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, haksız fiil nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla diğer bir kimseye zarar vermesidir. Bu tanıma göre haksız fiilin unsurları; fiil (davranış), zarar, kusur, fiil ile zarar arasında illiyet bağı ve hukuka aykırılıktır. Bir fiilin tazminat borcu doğurabilmesi için en önemli unsur zarardır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Somut uyuşmazlıkta, davacı, davalı tarafından altyapı sistemlerine zarar verdiğini ileri sürerek zararın tazmini talep etmiştir. Davalı tarafça, davacının altyapı tesislerinin yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, ayrıca zarar miktarının fahiş hesaplandığını, zararın başka şekilde giderilmesi mümkün iken bu yol seçilmeyerek zararın artmasına sebep olunduğunu savunmuştur. Mahkemece alınan teknik bilirkişi raporunda, davacının altyapı tesislerinin yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu belirtilmiş ise de, anılan rapora karşı davalı tarafça somut itirazlar ileri sürülmüş, özellikle yapının yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı, bilirkişi raporunda dayanak fotoğrafların zarar gören kabloların döşenmesine ilişkin olmadığı, yönetmelik hükümlerinin yanlış yorumlandığı, boruların zemin seviyesinden 50 cm altta olması gerektiği belirtilmiştir. Gerçekten de alınan bilirkişi raporunda davalı tarafça sunulan fotoğraflar ile cevap dilekçesinin eki incelendiğinde tesisin yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı belirtilmiş ise de, anılan eklerin neler olduğu, fotoğrafların zarar gören kabloların inşasına ait olup olmadığı hususları dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Ayrıca, bilirkişi raporunda, dava konusu olay sebebiyle alt yapı kablolarının tamiri için ihale yapıldığı ve ihale bedeli kadar zarar oluştuğu belirtilmiştir. Yapılan ihalede 36 ve 37. direkler arası altyapı kablolarının onarılması işi olduğu, 560 metrelik kablonun yenisi ile değiştirildiği bu kabloların tamirinin de mümkün olduğu belirtilmiştir. Gerçek zarar ilkesi gereği, bu kabloların tamiri mümkün iken 560 metrelik kısmının değiştirilmesi nedeniyle yapılan ödemelerin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru değildir. Yine kabloları zarar gören teleferiğin günde 15 saat çalıştığı ve günlük ortalama yolcu sayısının 6001, saatlik ortalama yolcu sayısının 400 kişi olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu olay sebebiyle teleferiğin 71 saat çalışamadığı kabulü ile hesaplama yapılmış, bu 71 saat sürenin teleferiğin günlük 15 saat çalıştığı dikkate alınarak toplam çalışamadığı süre olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, teleferiğin kaç gün çalışmadığı, arızanın başlangıç saati ile teleferiğin tekrar çalışmaya başladığı tarih ve saat hususunda bir delil sunulmadığından davacının bu beyanı doğrultusunda hesaplama yapılması da doğru olmadığı gibi teleferiği sadece tam bilet yolcularının kullandığı, indirimli bilet kullanımı olmadığı şeklinde bir kabul ile hesaplama yapılması, teleferiğin çalışmaması sebebiyle elde edilen tasarrufların dikkate alınmaması da hatalıdır. O halde mahkemece yapılacak iş alanında uzman bilirkişilerden tekrar rapor alınarak, öncelikle zararın meydana gelmesinde tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığı, zarar gören tesisin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususlarının teknik ve bilimsel veriler ışığında, taraflarca sunulan delillerin tamamı birlikte değerlendirilerek (davalı tarafça sunulan fotoğrafların zarar gören kablonun yapımına ilişkin olup olmadığı hususu da netleştirilerek) gerekirse keşif yapmak suretiyle denetime elverişli şekilde tespit edilmesi, bundan sonra, zarar gören kabloların tamirinin ya da daha az kısmın değiştirilmesi suretiyle zararın giderilmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise ne şekilde ve hangi zaman diliminde ne kadar masraf ile zararın giderilebileceğinin tespitinden sonra dava konusu işin bitirilebileceği süre zarfında teleferiğin kaç saat çalışamadığı, ( günlük 15 saat çalıştığı dikkate alınarak) çalışmaması sebebiyle tasarruf ettiği bir tutar olup olmadığı belirlendikten sonra gerçek zarar ilkesi kapsamında belirlenen tutarların hüküm altına alınmasından ibarettir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda ilkeler çerçevesinde araştırma ve değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1)Davalının istinaf başvurularının duruşma yapılmadan KABULÜ ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin 6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3) Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Başkan e-imza Üye e-imza Üyee-imza Katip e-imza