Bakırköy Ticaret Mahkemesindeki menfi tespit davasında, eski eşin düzenlediği kambiyo senedindeki sahte aval imzası nedeniyle icra takibine itiraz değerlendiriliyor.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, hakkında yürütülen icra takibine konu kambiyo senetlerindeki aval imzasının eski eşi tarafından sahte olarak atıldığını ve borcunun bulunmadığını iddia etmiş; davalı taraf ise kambiyo senetlerinin soyutluğu ilkesi gereği davacının borçtan sorumlu olduğunu savunmuş, ancak savcılık soruşturması kapsamında alınan imza inceleme raporuyla söz konusu imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILMA TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacı, mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile aleyhine Bakırköy ....icra dairesinin ... esas sayılı dosyası Üzerinden kambiyo senetle ödeme emirli toplam 171.059,11 TL'lik icra takibi yaptığını, bu takibe ilişkin öneme emrinin muhtarlık makamına tebliğ edildiğini itiraz süresinin geçtiğini, bu nedenle menfi tespit davası açtığını, söz konusu icra takibine konu senet üzerinde kendisinin kefil olarak yazıldığını ve sahte imza atıldığını, takibe konu senede ilişkin borcunun olmadığını beyan ederek icra takibinin durdurulmasını, takibe konu senedin iptal edilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE;Davanın niteliği itibari ile kısmi dava olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığını, davacının her ne kadar senetteki imzayı inkar etmiş ve diğer davalı ile çocuğu arasında geçtiği iddia olunan mesajlar dosyaya sunulmuşsa da kambiyo senetlerinde soyutluk ilkesi gereğince davacının borçtan sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, davacının diğer davalı olarak husumet yönelttiği ve senetlerde imzası bulunan diğer borçlu ... ile boşanma davacısını ikame ettiği tarih ile senetlerde yer alan tarihler arasında yaklaşık 1,5 yıllık zaman farkı olduğu gözetildiğinde boşanma nedeniyle imza sahtecilği iddiası gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, icra dosyasındaki bonolar üzerindeki imzaya itiraza ilişkin menfi tespit davasıdır.Davacının dava dilekçesinden özetle; kendisine icra takibi yapıldığını, senet üzerinde kendisinin kefil olarak yazıldığı, kendi adına sahte imza atıldığını, takibe konu borcunun olmadığını, senette borçlu olarak gözüken ...'un eski eşi olduğunu, muhtemelen bu kişinin bu şekilde senet düzenlemiş ve davacı adına sahte imza attığını, diğer davalı ...'u tanımadığını, borçlu olmadığının tespitini talep ettiği,Davalı ...'un cevap dilekçesinden özetle; Davanın niteliği itibariyle kısmi dava olarak ikame edilmesinin mümkün olmayıp, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddini, aksi kanaat halinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının her ne kadar senetteki imzayı inkar etmiş ve diğer davalı ile çocuğu arasında geçtiği iddia olunan mesajlar dosyaya sunulmuşsa da kambiyo senetlerinde soyutluk ilkesi gereğince davacının borçtan sorumlu olduğunun kabulü gerekiğini, davacının diğer davalı olarak husumet yönelttiği ve senetlerde imzası bulunan diğer borçlu ... ile boşanma davasını ikame ettiği tarih ile senetlerde yer alan tarihler arasında yaklaşık 1,5 yıllık zaman farkı olduğu gözetildiğinde boşanma nedeniyle imza sahteciliği iddiası gerçeği yansıtmadığını davanın reddini talep ettiği, Davalı ...'un süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Bakırköy .... İcra D. ... E sayılı dosyasına konu senetler üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı, davacının eski eşi ...ûn davacı adına senet düzenleyip düzenlemediği, davacı ile diğer davalı arasında ticari ilişki olup olmadığı varsa davacının davalıdan borçlu olmadığı miktarın hesaplanmasına ilişkin menfi tespit davası olduğu, Dosyanın yapılan incelemesinde, iş bu davanın Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden görevsizlik kararıyla Mahkememize tevzi olduğu, davanın açıldığı tarihte arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, icra takibi tutarı çıkışı üzerinden 138.935,01TL, 13.11.2023 tarihinde harç eksikliğinin tamamlandığı, nüfus kaydının dosya arasına alındığı davacı ve davalı ...'nin boşandıkları, icra dosyasında takip dayanağı olarak 3 adet bonoya dayanıldığı, bu bonoların "dolar" para biriminden düzenlendiği, keşidecinin davalı ..., bonolarda lehtarın isminin geçmediği bu kısmın boş olduğu, davacı tarafın bonoda aval olarak gösterildiği, bonoların vadelerinin 30.7.2019, 30.08.2019 ve 30.09.2019 olduğu, icra takibinde alacaklının davalılardan ... olduğu, ... ile ...'a 20.05.2022 tarihinde icra takibi başlattığı, Bakırköy CBS'nin ... CBS Sorusturma Dosyasında, davacının şikayetçi olduğu, şikayet dilekçesine yazışmalarının GOP ... Aile Mahkemesi'nin ... Esas, ... karar sayılı 11.3.2022 tarihli boşanma kararını eklediği, savcılık dosyasında imza incelemesine ilişkin rapor alındığı, imzaların davacının eli ürünü olmadığının belirtildiği, savcılık dosyasında davalı ...'nin 13.09.2024 tarihli ifadesinde "Müşteki ... benim eski eşim olur. Müşteki ile yaklaşık 3 yıl önce boşandım. Bana sormuş olduğunuz ... ile boya alışverişimiz olmuştur. Bu alışverişlere ilişkin borcumu ödeyemediğim için bana zorla senet imzalattırdılar. Ancak senet ...'in imzası yoktur. İmzalara bana aittir. ... 'in beyanları doğrudur. ... 'in yanında çalışan Seçkin Bey ile irtibat halindeyim, yakında borcumu ödeyeceğim." dediği, ceza yargılamasının Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında devam ettiği, Savcılık dosyasındaki raporun taraflara tebliğ edildiği, davacının bu rapora karşı beyanda bulunmadığı, davalı ...'nin rapora karşı beyanda bulunmadığı, davalı ...'un rapora karşı itiraz dilekçesi sunduğu, bu itirazlara ilişkin ATK'dan rapor alınmasına yönelik 3 nolu celsenin 3 nolu ara karar kurulduğu, ara kararda belirtilen ücretin davalı ... tarafından kesin sürede yatırılmaması sebebiyle ATK'dan rapor alınamadığı, Somut olayın incelenmesinde; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; İspat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, kanuni bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında olduğu, kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın, kanuni karinenin aksini ispat edebileceğinin belirtildiği, Menfi tespit davasında da anılan yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerektiği, buna göre, menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalı tarafa düşeceği, zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren tarafın davalı olması sebebiyle TMK'nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfetinin davalı alacaklıda olduğu, kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davacı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerektiği, Davacı tarafça icra takibine konu edilen bonodaki imzaya itiraz edildiği, senetteki imza inkarın mutlak defilerden olduğu, ilgili kişinin her hamile karşı ileri sürebileceği, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu davalı tarafın ispat etmesi gerektiği, davacının keşidecinin avali olarak bonoda yer alması nedeniyle davalı ...'in kıymetli evrakın soyutluğu ilkesinin uygulanamayacağı, soruşturma dosyasında grafoloji bilirkişisinden rapor alındığı bu rapora sadece davalı ...'in itiraz ettiği, ATK 'dan rapor alınmasına ilişkin ücret bedelini yatırmadığı için davalının itirazlarına yönelik ATK raporu alınamadığı, soruşturma dosyasındaki raporun hükme ve denetime elverişli olduğu, raporda imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu tespitin davalı ...'nin savcılıkta verdiği ifade ile dosyaya sunulan yazışmalarla da uyumlu olduğu, ceza dosyasının sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı, davalı tarafın, imzanın davacıya ait olduğunu ispat edemediği değerlendirilerek açıla davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verildi.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Açılan menfi tespit davasının kabulü ile davacının davalılara Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu, davacının “kefil”, davalı ...’un “keşideci” olarak gösterildiği “30.07.2019 tediye tarihli 2.330 Dolar bedelli, 30.08.2019 tediye tarihli 2.330 Dolar bedelli, 30.09.2019 tediye tarihli 2.330 Dolar bedelli” üç adet bono nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ AYRI AYRI TESPİTİNE, 2- Karar kesinleştiğinde Bakırköy CBS’nin ... soruşturma sayılı dosyasından celp edilen (3 adet) senet asıllarının savcılığa iade edilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.490,65.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 80,70.-TL peşin harcın ve 2.321,44 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 7.088,51.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ve 80,70.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,5-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 2.139,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır